Polonya'nın güneyinde, Krakow şehrine yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Auschwitz toplama kampı, Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Almanyası’nın işlediği en büyük savaş suçlarından birisi olarak insanlık tarihindeki en karanlık olaylardan birisi oldu.
İşgal edilmiş Polonya’da Naziler tarafından 14 Haziran 1940’ta kurulan Auschwitz, toplama kampları arasında en büyük olan ve en çok kaybın yaşandığı toplama kampı olarak biliniyor.
NAZİ REJİMİNİN SOYKIRIMI
Resmi kayıtlara dayanarak, gaz odaları ve krematoryumlarda Auschwitz’de hayatını kaybeden 1 Milyon 100 bin kişinin içinde Yahudilerin yanı sıra eşcinseller, Romanlar, siyasi mahkumlar ve zihinsel engelli bireyler de Nazi rejminin gözünde yok edilmesi gerekenler arasındaydı. Nazilerin 1933-1945 yılları arasında toplam 6 milyon Yahudi’yi öldürdüğü tahmin ediliyor.
KURTARILANLARIN AKIBETİ NE OLDU?
Sovyet Kızıl Ordusu, 27 Ocak 1945’te Auschwitz kampına girdiği zaman hayatta kalan 7 binden fazla mahkumu kurtardı. Fakat kurtarılanlar açlık, hastalık ve fiziksel ve psikolojik eziyetler ve toplama kampında aldıkları kalıcı hasarlar nedeniyle hayatta kalma mücadelesi veriyordu.
KOLLEKTİF HAFIZAYA SAHİP ÇIKMANIN ÖNEMİ
Kampın kurtuluşu, dünya kamuoyuna Nazilerin sistematik imha politikalarının boyutlarını gösterdi. Holokost’un yaşamış mağdurların verdikleri ifadeler de bu insanlık suçunun kayıt altında tutulması ve tarihsel belleğe yerleşmesinde önemli bir rol oynadı.
Bu yıl gerçekleşecek anma töreninde resmî bir heyetin yanı sıra hayatta kalan az sayıdaki Auschwitz tanığı ve ailelerinin de bulunması bekleniyor. 75. yıldönümü törenlerine hayatta kalan 200’den fazla kişi katılmışken, geçtiğimiz yıl bu sayının 40-50 civarında olduğu açıklandı. Kurtulanların gittikçe yaşlanması, Holokost tanıklığının artık giderek tarihin yazılı kaynaklarına ve toplumsal hafızaya emanet edilmek zorunda olduğunu hatırlatıyor.
HOLOKOST’A RAĞMEN ALMANYA’DA ANTİSEMİTİZM YENİDEN YÜKSELİYOR
Almanya'nın Auschwitz ile daimi hesaplaşması, insanlığı hissettiği sorumluluk duygusunu ve geçmişini sahiplenme çabasını gösteriyor. Almanya’da antisemitizmle mücadele ve geçmişle yüzleşme, Auschwitz anmalarında sıkça altı çizilen konular içerisinde. Holokost tarihine dair eğitimler, anıt projeleri ve Auschwitz gibi yerlerin korunması, Almanya’nın toplumsal hafızasının unutulmaması gereken bir parçası olarak ön planda bulunuyor.
Ancak Yahudi düşmanlığı olarak adlandırılan antisemitizm, Almanya’da hala endişe verecek kadar yaygın. Ekim 2024'te Almanya Yahudileri Merkez Konseyi tarafından yapılan bir ankete göre, Yahudi cemaatlerinin yüzde 42'si antisemitik olaylar yaşadıklarını bildirdi. Bu olaylar arasında duvar yazıları, tehdit telefonları ve hakaretler bulunurken, katılımcıların yüzde 82'si Almanya'da Yahudi etnik kimliğiyle yaşamanın her gün daha güvensiz hissettirdiğini belirtti.
Friedrich Ebert Vakfı tarafından yapılan bir araştırma da antisemitizmle ilgili kaygılandıran sonuçlar ortaya çıkardı. Anket katılımcılarının yüzde 5,7’si açık bir şekilde antisemitik ifadeleri desteklediğini belirtti.
Katılımcıların yüzde 12’si “Bugün bile Yahudilerin etkisi çok büyük” ifadesine katıldığını, yüzde 22’si yani toplumun neredeyse dörtte biri Yahudilerin “istediğini elde etmek için diğer insanlardan daha fazla kötü yöntemlere başvurduğu” fikrini destekledi.