Boş Lafları Bırakın Niyetinizi Söyleyin

İzne çıkmadan önce Anayasa tartışmaları üzerine iki yazı yazdım. (13 ve 14 Eylül’de yayınlandı) özetle dedim ki…

Anayasa’nın hangi maddelerinden memnun değilsiniz. Ne istediğinizi açık seçik söyleyin…

2010’da darbe Anayasası değişiyor diye meydanlar inledi, sandıktan Fethullah Anayasası çıktı!

2017 yılında vesayet düzenine son veriyoruz denildi, tek adam rejimine geçildi…

Şimdi 2023 Anayasası lafıdır gidiyor…

Bu kez amaç ne? Hedef ne?

İki gündür konuşulanları, tartışılanları, söylenenleri izledim…

Diyorlar ki…

12 Eylül Anayasası’ndan kurtulmamız lazım…

Sivil Anayasa yapalım…

Cumhuriyetin 100 yılını yeni Anayasa ile taçlandıralım…

Darbe Anayasası Türkiye’ye yakışmıyor…

Güzel sözler, fiyakalı sözler, etkileyici sözler ama boş sözler…

İçi boş laflar…

Neden mi?

Bir kere 12 Eylül Anayasası diye bir Anayasa kalmadı. 2017 yılında rejimi bile değiştiren Anayasa değişikliği yapıldı. O Anayasa Evren Anayasası’ydı, bu Anayasa Erdoğan Anayasası…

Erdoğan Anayasası’nı mı değiştirmek istiyorlar? Çünkü yürürlükte olan Anayasa bu…

Hukukçular ne der bilemem ama şu da bir gerçek…

Evren Anayasası birçok yönüyle Erdoğan Anayasası’ndan çok ilerideydi. En azından kuvvetler ayrılığı vardı, şimdi yok.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilerek kuvvetler ayrılığına fiilen son verildi. Kağıt üzerinde var görünüyor!

Çünkü aynı zamanda… Cumhurbaşkanlığı yasama sistemine geçildi. Cumhurbaşkanlığı yargı sistemi kuruldu.

Evren döneminde iyi kötü Anayasa uygulanıyordu. Şimdi çoğu maddesi uygulanmıyor…

Evren döneminde yasama yürütmeyi denetleyebiliyordu, şimdi böyle bir hakkı yok…

Evren döneminde yürütme yasamaya hesap veriyordu, 2017 yılında hükümet (tek kişi) sorumsuz kılındı. Yasamanın da yargının da denetiminden çıkarıldı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş görev edinmiş veya görev verilmiş, Anayasa turuna çıkmış. Kendisine soruyorum; başında olduğu yasama organının bu halinden memnun mu?

Lafı gezdirmeye gerek yok…

Evet mi hayır mı?

Eski TBMM Başkanı Çiçek; ‘zamanın ruhu nasıl bir anayasa yapılmasını gerektiriyorsa onu benimseyerek müzakere masasına oturmak gerekir’ demiş…

Zamanın ruhu daha demokratik bir Anayasayı mı öngörüyor?

Daha otoriter bir Anayasa’yı mı?

Bahçeli dersen başka havada. 100 maddelik teklifleri hazırmış. Sormadan edemeyeceğim. 2016 yılında Cumhurbaşkanı Anayasa’ya uymuyor, Anayasa’yı ihlal ediyor gelin Anayasa’yı Cumhurbaşkanı’na uyduralım diye ülkeyi referanduma götüren kendisi değil mi?

Mühürsüz oy ve zarfların geçerli sayılmasına onay veren kendisi ve partisi değil mi?

Bu sayede rejim değişikliği gerçekleşmedi mi?

Şimdi daha ne istiyorlar?

Onlara ne yetmiyor, anlamadım…

Ya kendileri de ne istediğini bilmiyor, milleti meşgul etmek, gündemi işgal etmek için yeni sivil Anayasa balonunu ortaya attılar ya da biliyorlar ve gizli gündemleri var…

İkisinden birisi…

14 Eylül’deki yazımda sormuştum… Tekrarlayarak yazıya noktayı koyayım…

Anayasa’nın hangi maddesi sizi rahatsız ediyor. Hangi maddelerinden memnun değilsiniz?

Değiştirilemez olan ilk dört maddesinden mi?

Atatürk milliyetçiliğine bağlı olmasından mı?

Demokratik laik ve sosyal hukuk devleti olmasından mı?

Anayasa’nın başlangıç bölümündeki ifadelerden mi?

Değiştirilemez ikinci maddede başlangıç bölümüne atıf yapmasından mı? Yani başlangıç bölümünün de değiştirilemezler arasında sayılmasından mı?

Temel hak ve ödevler bölümünden mi?

Kişisel halklarından mı?

Siyasi haklardan mı?

Hangisinden?

Söyleyin de boş lafları, niyet okumaları bırakıp işin özünü konuşalım…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Tezkan Arşivi