İktidar medyası Merkez’i hedef aldı

İktidar medyası Merkez’i hedef aldı

Albayrak'ın istifası ardından birçok köşe yazarı, Merkez Bankasının ve yeni ekonomi yönetimini eleştiren yazılar kaleme almaya başladı. Hedefte 'Merkez Bankası' mı var?

Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın abisinin sahip olduğu Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör, bugün “Havada bulut sen indirimi unut!” başlıklı bir yazı kaleme alarak ekonomi yönetimini hedef aldı. Naci Ağbal'ın Merkez Bankası'na atanmasının ardından Berat Albayrak’ın istifasıyla oluşturulan yeni ekonomi yönetiminin aldığı faiz kararlarını eleştiren Güngör, “galiba kaş yaparken biraz göz çıkardık” dedi. Albayrak'ın istifası ardından birçok köşe yazarı, Merkez Bankası'nın ve yeni ekonomi yönetimini eleştiren yazılar kaleme almıştı. Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur, gıdadaki fahiş fiyat artışından dem vurmuş, Sabah gazetesi yazarları da daha önce 'yüksek faiz' konusunda Merkez Bankası'nı uyarmıştı.

Fuat Uğur'dan Merkez Bankası eleştirisi

Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur, "gıdadaki fahiş artışları takip edebilmek neredeyse imkânsız hâle geldiğini" belirterek, "Erdoğan ve yakın çalışma arkadaşları acaba gelişmelerin farkında mı?" diye sordu. Yasalara göre fiyat istikrarını sağlamak Merkez Bankası'nın görevi. Uğur, isim vermese de Merkez Bankası'nı eleştiriyordu.

Sabah gazetesi yazarlarından Merkez Bankası'na uyarı!

Sabah gazetesi yazarları Okan Müderrisoğlu ve Özlem Doğaner, Erdoğan'ın yüksek faize karşı olduğunu hatırlatıp Merkez Bankası'nı uyardılar.

Müderrisoğlu yazısında, Cumhurbaşkanı'nın yüksek faize dair duyarlılığının devam ettiğini belirterek, "Türkiye gibi büyümesi dış finansman ve iç kredilendirmeyle yakından ilişkili bir ekonomide, 'piyasa dostu politika' söylemi kapsamında gelişen yüksek faizin sürdürülebilir olamayacağı da çok net. Üstelik bu tür bir inadın günün sonunda bankacılık kesiminin aleyhine olduğunu söylemek de abartılı olmayacaktır" dedi.

Özlem Doğaner de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kısa süre önce yüksek faize karşı olduğunu söylediğini hatırlatarak şunları yazdı:

"Merkez Bankası yılın ilk faiz sınavına giriyor. Ülkenin çarklarını döndüren sanayiciden, üreticiden faiz sesleri yükseliyorsa orada daha dikkatli olmak gerekir. Yatırımdan soğutmamak lazım. Görüştüğümüz reel sektör temsilcileri diyor ki 'Merkez Bankası muhalif piyasacı ve akademisyenleri dinlemesine dinlesin de bizim sesimizi de duysun."

Yeni Şafak'tan Yılmaz: Yüksek faizin ne faydasını gördük?

Yeni Şafak'ın ekonomi yazarı Levent Yılmaz ise Twitter'dan yüksek faiz politikasına yüklenmiş ve Yılmaz, "Faizleri artırınca finansal koşullar gevşiyor" tezinin bir efsane olduğunu söyleyerek, "Yüksek faizin ne faydasını gördük? Yüksek faizler kalıcı hasar dışında bu ülkeye bir fayda getirmemiştir" demişti.

“Galiba kaş yaparken biraz göz çıkardık”

Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör ise bugün kaleme aldığı "Havada bulut sen indirimi unut!" başlıklı yazısında çok sert bir şekilde ekonomi politikalarını eleştirdi. “Dün Merkez Bankası Para Politikası Kurulu politika faizinde değişiklik yapmadı ama açıklama metnine öyle bir laf girdi ki, tam da bu deyimdeki gibi bir anlama çıktı" diyen Güngör, "tam işler yavaş yavaş rayına girmeye başlamıştı ki dünyanın başına virüs belası geldi" dedi.

Güngor şunlar söyledi:

“Yüzde 7.5 faizli krediyi ödemekte zorlanan, 23-24'ü nasıl ödesin”

Şimdi herkes kara kara düşünüyor. Bankaya yapılandırmaya gitse önüne yüzde 23 faizi koyacaklar. Eee, yüzde 7.5 faizli krediyi ödemekte zorlanan, 23-24'ü nasıl ödesin? Yatırım yapmaya niyetlenen nasıl elini taşın altına koysun? Merkez Bankası'nın açıklaması bu tablonun pek de değişmeyeceğini gösteriyor. O zaman da insanın aklına şu geliyor…

Tamam, dövizi, enflasyonu dizginlemek için 6.75 puan faizi artırdık. Sonuç ne oldu? Kur 1 TL indi. Başka… Ötesi yok… Hatta şöyle diyeyim, 1 yıl önce faiz yüzde 11.25 iken dolar kuru 5.93 TL'ydi. Enflasyon da yüzde 12.15'ti. Bugün politika faizi yüzde 17, kur 7.40 TL, enflasyon yüzde 14.60. Tabii, reel sektörün kredi maliyeti de cabası…

Velhasıl, galiba kaş yaparken biraz göz çıkardık. Umarım, işlerin bir tek faiz silahıyla dönmeyeceğini anlamışızdır.”

"Hatalar yapılırken ses çıkaramayan, ses çıkaranın da başına iş açılan iş kesimi, şimdi yüksek faizlerden şikâyet ediyor"

Ekonomist Uğur Gürses, geçtiğimiz günlerde kişisel blogunda kaleme aldığı yazısında Naci Ağbal ve Lütfi Elvan hakkında yazmış ve "Hatalar yapılırken ses çıkaramayan, ses çıkaranın da başına iş açılan iş kesimi, şimdi yüksek faizlerden şikâyet ediyor" değerlendirmesini yapmıştı. 

Gürses yazısında şunları söylemişti:

"Elvan ve Ağbal’ın kendilerine çizilen alanda ‘topu oyunda tutma’ çabası anlaşılabilir. Ancak son gelişmeler bunun da süresinin dolduğunu düşündürüyor. Hatalar yapılırken ses çıkaramayan, ses çıkaranın da başına iş açılan iş kesimi, şimdi yüksek faizlerden şikâyet ediyor. Ancak sorun tek başına faiz değil. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bankaların faiz indiriminde zorluk çıkardıklarını, ancak faiz artırımına gelince daha hızlı davrandıklarını söylüyordu. Hisarcıklıoğlu çok açık ki şirketler kesimindeki derin krizi seslendiriyor."