Pir Sultan Abdal Cemevi yıkılma tehlikesi yaşıyor

Tunceli’nin Pülümür ilçesi Hacılar köyünde bulunan ve tarihi 500 yıldan fazla olan Pir Sultan Abdal cemevi gerekli bakım ve onarımları yapılmadığı için yıkılma tehlikesi altında.

Muhabir
Yayınlanma:
Güncelleme: 11 Şubat 2022 10:32
Pir Sultan Abdal Cemevi yıkılma tehlikesi yaşıyor

Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1500’lü yıların başında Aleviliği yaydığı ve halkı örgütlediği gerekçesi ile Sivas’tan İran’a sürgüne gönderilen ve buradan gizli yollar ile Pülümür ilçesi Hacılar köyüne gelen Pir Sultan Abdal halkı örgütlemek ve Aleviliği yaymak için yapımında bizzat kendisinin alarak yaptırdığı ve günümüze kadar ayakta duran Pir Sultan Abdal Cemevi gerekli bakım ve onarımları yapılmadığı için yıkılma tehlikesi altında.

whatsapp-image-2021-10-03-at-16-21-57-1.jpeg

Cemevinde, Pir Sultan Abdal'ın kullandığı 3 esas direkte yer alıyor

Hiçbir tarihi belgede yer almamasına rağmen bölgede yaşayan Pir Sultan Aşireti mensuplarının sözlü tarih ile günümüze kadar yaşattıkları bilgide Pir Sultan Abdal’ın yaşadığı dönem Aleviliği yaydığı ve Alevileri örgütlediği için sürekli Osmanlı ile ters düştüğü bu nedenle 1500’lü yılların ilk çeyreğinde İran’a sürgün edildiği ve bugün Tunceli olan bölgeye gelerek Aleviliği yaymak için çalıştığı belirtiliyor. Yerleştiği ve en az 10 yıl kaldığı Pülümür Hacılar köyünde yaşayanların hepsinin Pir Sultan Abdal’ın torunları olması nedeniyle köy halkının aşireti de Pir Sultan Abdal aşireti olarak biliniyor. Bölgede yaşayan Alevilerin yüzyıllar boyunca gizli olarak kullandıkları ve gizli ibadetlerini yaptıkları 500 yılık Pir Sultan Abdal cemevinin ortasında bulunan ardıçtan yapılan ana direğinde ise Pir Sultan Abdal’ın kullandığı 3 asası yıllardır cemevinin ortasında bulunan ana direkte asılı bulunuyor.

whatsapp-image-2021-10-03-at-16-21-57.jpeg

Cemevinin dedeliğini ise Pir Sultan Abdal’ın 8’inci kuşaktan torunu yapıyor

Tunceli’nin Pülümür ilçesi Hacılar köyünde bulunan ve tarihi 500 yıldan fazla olan Pir Sultan Abdal tarafından yaptırılan ve ismini Pir Sultan Abdal’dan alan Cemevinin dedeliğini ise Pir Sultan Abdal’ın 8’inci kuşaktan torunu olan Mehmet Çelebi, yapıyor. Mehmet Çelebi artık 88 yaşında olduğunu ve yürümekten zorluk çektiğini yıllardır atalarının bu cemevini koruyup burada ibadet yaptıklarını ancak kendisinin artık bu görevi yapamayacağını ve cemevinin tarihi dokusunun değiştirilmeden restore edilmesi gerektiğini belirtti.

500 yılık tarihi olan ve yüz yıllar boyunca bölgedeki Alevilerin gizli ibadet yaptığı Pir sultan Abdal cemevi, Osmanlı imparatorluğu döneminde Alevilerin ibadet yapması yasak olduğu için cemevi yeri fark edilmesin diye yer seviyesinde inşa edilmiş ve içerde ibadet yapıldığında dışarıda ses duyulmaması için cemevine hiçbir pencere konulmamış. Cemevine cumhuriyet döneminde 1939’de Pülümür’de yaşanan büyük deprem sonrası cemevinin ön duvarının yıkılması sonrası yıkılan duvar yapılırken, cemevine 3 pencere konulmuş durumda.

whatsapp-image-2021-10-03-at-16-21-55-2.jpeg

'Cemevinin yapımında bizzat Pir Sultan Abdal yer alıyor'

Pir sultan Abdal’ın 8’inci kuşaktan torunu olan ve Cemevinin dedeliğini yapan 88 yaşındaki Mehmet Çelebi Pir sultan Abdal cemevinin nasıl yapıldığını atalarından öğrendiğini belirterek konuyla ilgili Halk TV mikrofonlarına şu açıklamayı yaptı; “ Köyümüzün asıl ismi Pir Sultan köyüdür. Burada yaşayanlar Pir Sultan Abdal’ın soyundan geldikleri için bizler Pir Sultan Abdal aşiretindeniz. Köyümüzdeki cemevinin yapımında bizzat Pir Sultan Abdal yer alıyor ve kendisi yaptırıyor. Cemevi yapılırken çalışan ustalar diyor ki; ''Pirim bu cemevine bir ulu direk gerek nasıl yapacağız?''. Bunun üzerine Pir Sultan ustalara “siz oturun yemeğinizi yiyin ben bir yere gidip geliyorum” deyip çıkıyor ve birkaç saat sonra geri geldiğinde sırtında bu ulu direk ile gelip cemevinin duvarının üstünde durarak bu direği kendisi tam cemevinin ortasına atıyor ve direk orada orta kısımda dikilip kalıyor sonra ustalara dönerek ; “şimdi bu direğin üzerine cemevinin tavanını kurun” diyor ve daha sonra inşaat tamamlanıyor.''

whatsapp-image-2021-10-03-at-16-21-53-1.jpeg

'Bölgede Aleviliğin yerleşmesine öncülük ediyor'

Pir Sultan Abdal Cemevinin dedesi Mehmet Çelebi açıklaması sırasında Halk Tv muhabirinin, tarihi kitaplarda Pir Sultan Abdal’ın gelerek kaldığı hiç yazılmıyor. Bu cemevini gerçekten o mu yapmış sorusunu ise şu şekilde cevapladı “ Pir sultan Sivas’ta yaşadığı sırada Osmanlı ile anlaşamıyor onların karşısında duruyor, sürekli Aleviliği yaymak için çalışmalar yapıyor Osmanlı buna engel olamıyor. Halkın çıkarlarını düşünüyor fakiri düşünüyor, yoksulu düşünüyor. Bunun üzerine Osmanlı ya bizim yanımızda olursun yada sürgüne gidersin diyerek önce zindana atılıyor daha sonra Pir Sultan Abdal açılın kapılar şah’a gidelim diyerek zindan kapıları açılıyor ve zindandan çıkıyor, sonra sürgüne gönderiliyor. Osmanlıya itaat etmiyor, itaat etmediği içinde İran’da bir tekkeye sürgün ediliyor. O tekkeye gittiğinde tekkede ve yörede yaşayan halk, ''Senin yerin burası değil senin yerin Anadolu’dur'' diyorlar bunun üzerine Pir Sultan Abdal gizli yollardan yani Pülümür’e gelerek Hacılar köyüne yerleşiyor. Bu cemevini inşa ederek halkı örgütlüyor ve Aleviliği yaymak için çalışmalar başlatıyor. Zaten o dönemde yörede bulunan ve Osmanlı ile anlaşamayan birçok Alevi aşiret varmış, onlar ile iyi ilişkiler kurarak bölgede Aleviliğin yerleşmesine öncülük ediyor.”

whatsapp-image-2021-10-03-at-16-21-53-2.jpeg

Bu cemevi neden inşa edildi?

Mehmet Çelebi Pir Sultan’ın bu cemevini neden inşa ettiğini de şu şekilde açıkladı; “Pir Sultan Abdal buraya gizli geliyor ve Cemvevini gizli inşa ediyor. Cemevinde hiç pencere yoktu yakın bir zamana kadar. Cemeviinin hemen arkasında harmanlık alan var o harmanlık alan ile aynı seviyede inşa edilmiş ve cemevinde kullanılan ağaçların tamamı ardıç ağaçı ve ardıç yüzyıllar boyu çürümediği için özellikle kullanılmış. Pir Sultan Abdal duvarların yapımında bizzat kendisi yer almış bu cemevi tamamen onun eseri. Bizler Pir Sultan’ın 8’inci kuşaktan torunlarıyız ben Pir Sultan Abdal’ın burada evlenirken olan 3 oğlu Seyit Mehmet’in 8. Kuşak torunuyum ki köyümüzün tamamı Pir Sultan soyundan geliyor. “

Mehmet Çelebi Pir Sultan Abdal’ın Pülümür’de yerleştikten sonra evlendiğini ve 3 erkek çocuğunun olduğunu bu gerçeğin yüzyıllardıradalarımızın çocuklarına aktardığı bilgiler ile öğrendiklerini ve bu gerçekğin bugüne kadar geldiğini belirterek ; “ Ben Pir Sultan Abdal’ın 8.’inci kuşaktan torunuyum. Pir Sultan burada kaldığı sırada evlenmiş ve 3 çocuğu olmuş bunların ismi seyit Mustafa, Seyit Ahmet ve Seyit Mehmet. Seyit Mehmet burada kalarak evlenmiş ve Seyit Ahmet isminde bir oğlu olmuş Seyit Ahmet’in burada 7 çocuğu olmuş biz o yedi çocuğun oluşturduğu ailenin torunlarıyız ve Aşiret 7 çocuktan bugüne gelmiş ve 7 koldan oluşuyor.”

Mehmet Çelebi Pir Sultan’ın Pülümür Hacılar Köyünde yaşayan çocuklarının akıbetini ise şu şekilde açıklıyor; “ Pir Sultan’ın 3 oğlu uzun yıllar burada yaşamış sonra Osmanlı’nın baskısı ile buradan kaçıp başka diyarlara gitmişler Seyit Mehmet’ten olan torunu Seyit Ahmet burada kalmaya devam etmiş ve Seyit Ahmet 7 çocuk babası olmuş bizlerde onun torunları olarak yüz yıllardır burada yaşamaya devam ettik. Bizim Köyümüzde yaşayan herkes Pir Sultan Abdal aşiretindendir ve bizler Türkmeniz Türkçe konuşuruz buradaki yerel dili olan zazaca’yı bile uzun yıllar kaldıktan sonra öğrendik.”

'Pir Sultan Abdal burada gizli cem törenleri yaptırdı'

Mehmet Çelebi Pir Sultan Abdal’ın cemevini inşa edip bitirdikten sonra burada gizli cem törenleri yaptırdığını ve halkı örgütlediğini ve daha sonra tekrar Sivas’a geri döndüğünü de şu şekilde anlattı; “ Pir Sultan Abdal buralarda uzun yıllar kalıyor tam olarak hangi tarihte gelmiş hangi tarihte gitmiş bilmiyoruz ama 1500’lü yılların ilk çeyreğinde geldiği biliniyor. Bu cemevini bizzat kendisi yapıyor. Evleniyor 3 çocuğu oluyor ve burada yıllarca cem törenleri yapıyor. Aleviliği anlatıyor ve Sora yine gizli olarak Sivas'a doğduğu topraklara geri dönüyor ve daha sonra Hızır Paşa ile yaptığı mücadele sonrası Osmanlı' ya itaat etmiyor ve idam ediliyor. Şu an sanırım Pir Sultan Abdal’a ait somut bir eser olarak sadece köyümüzdeki cemevinde üç adet asa var. Bu asaları pir Sultan Abdal cem törenlerinde kaldığı sürede kullanmış. Buradan gittiğinde bu asaları cemevine bırakmış. Üç asa'yı üç çocuğu için bırakmış, çocukları da asaları cemevine teslim etmiş ve asalar günümüze kadar hiçbir özelliğini yitirmeden günümüze kadar gelmiş durumda.

whatsapp-image-2021-10-03-at-16-21-51.jpeg

'Yüz yılar boyunca bu cemevinde gizli cem törenleri yapıldı'

Mehmet Çelebi atalarının yüz yılar boyunca bu cemevinde gizli cem törenleri yaptığını belirterek; “Osmanlı döneminde Alevilerin ibadeti yasaktı. Hatta cumhuriyet döneminde de uzun yıllar yasaktı. Cem törenli yapılırken gizli yapılırdı. Dışarda bekçi ve gözcü olurdu , bir durum olunca içeriye haberci gelirdi. 1990’lı yıllara kadar cemevinde ibadetleri gizli yapardık. Atalarımıza cem törenleri yapıldığı için çok fazla baskı yapılmış, buraya karanlık dam diyorlarmış gizli ve pencereleri olmadığı için. Cem törenleri bu penceresiz cemevinde yapıldığı için buraya yöre halkı ''karanlık dam'' ismini koymuş.”

'Bunu gördükten sonra ölmek isterim'

Pir Sultan Abdal’ın torunu Mehmet Çelebi son isteğim ise şudur diyerek sözlerini şöyle tamamladı; “ Ben ve atalarım yüz yıllardır bu cemevini koruyarak, hizmetkarlığını yaparak günümüze kadar getirdik. Cemevimiz tarihi önem taşıyor. Bu cemevi yüzyıllar boyu yaşamalı. Bunun için yetkililerden, duyarlı kesimlerden ve insanlarımızdan rica ediyorum, bu cemevi koruma altına alınsın ve aslına uygun restore edilsin bunu gördükten sonra ölmek isterim.''