"Fabrika kurmamızı peygamber emretti" diyerek dolandırdılar! Kendisini "Hazreti Ali" olarak tanıttı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunan 55 yaşındaki N.C., oğlunun ağır hastalığına çare ararken bir cemaatle tanıştığını belirtti. İfadesinde, şüphelilerin düzenledikleri dini toplantılarda yardım talep ettiklerini ve bu süreçte evini cemaat yöneticilerinden Nevzat Kanbur'a devrettiğini anlattı. N.C., Kanbur'un evi ipotek göstererek kredi kullandığını ancak borç bittikten sonra evi geri vermediğini ve şüphelilerin organize bir şekilde insanların dini duygularını sömürerek menfaat temin ettiklerini iddia etti.

KENDİNİ HZ. ALİ OLARAK TANITMIŞ
Birgün'den İsmail Arı'nın haberine göre, mağdurlardan 57 yaşındaki T.E. ise şikayetçi sıfatıyla verdiği ifadede, cemaat yöneticisi Nevzat Kanbur ile bir arkadaşı aracılığıyla tanıştığını ve Fatih Unkapanı'ndaki evinde düzenlenen dini sohbetlere katıldığını söyledi. T.E., bu sohbetler sırasında cemaat yöneticilerinden İbrahim Ertok'un oğlu olan Kuntay Ertok'un kendisini "Hazreti Ali" olarak tanıttığını belirtti.
T.E. ayrıca, şüphelilerin toplantılara katılanlardan para talep ettiğini, dolandırıldığını anlayanların ise "Yezit" ilan edildiğini ifade etti. Kendisinin de bu kişilere yaklaşık 100 bin TL verdiğini ve parasını geri alamadığını, başka katılımcılardan da benzer şekilde para toplandığını öğrendiğini söyleyerek şikayetçi oldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu'nun 26 Nisan 2024 tarihli iddianamesiyle yedi şüpheli hakkında dava açıldı. Ali Dilbaz, Derviş Dilbaz, Erburak Kaban, İbrahim Ertok, Kuntay Ertok, Nevzat Kanbur ve Yusuf Kenan Ceran'ın "Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık" suçundan cezalandırılmaları talep edildi.
İDDİANAMEDEN: KENDİLERİNİ PEYGAMBERİN REHBERİ OLARAK TANITTILAR
İddianamede, şüphelilerin kendilerini "peygamberin rehberi" olarak tanıttıkları, peygamberle doğrudan iletişim kurduklarını ve peygamberin onlara gelirlerini Allah yolunda kullanmak üzere bir fabrika kurma emri verdiğini söyledikleri yer aldı.
Bu doğrultuda cemaat üyelerinden maddi destek istedikleri, destek verenlerin iki dünyada kurtuluşa ereceğini, vermeyenlerin ise "Yezit" olacağını beyan ederek menfaat sağladıkları kaydedildi. İddianamede ayrıca, şüphelilerin suçlamaları reddetmesine rağmen, mağdur beyanları, banka dekontları, devredilen evin aidatlarının mağdur tarafından ödendiğine dair makbuzlar ve WhatsApp kayıtları gibi delillerin iddiaları desteklediği belirtildi.
Yargılama aşamasında sanıklar suçlamaları kabul etmedi. Davanın üçüncü duruşmasında tanık olarak dinlenen H.Ç., 2007-2018 yılları arasında cemaat içinde bulunduğunu, sanıkların kendilerini "seçilmiş kişiler" olarak tanıttıklarını ve peygamber ile Hz. Ali'den talimat aldıklarını söylediklerini doğruladı. Ancak H.Ç., bu kişilerin dini kullanarak maddi menfaat sağladıklarına şahit olmadığını belirtti.
HAPİS CEZASI
Duruşma savcısı mütalaasında, sanıklar İbrahim Ertok, Kuntay Ertok ve Nevzat Kanbur'un birlikte hareket ederek Hz. Muhammed ve Hz. Ali ile görüştüklerini, ilahi olarak mükafatlandırılma ve cezalandırılma vaatleriyle dini inanç ve duyguları istismar ettiklerini belirterek bu üç sanığın cezalandırılmasını istedi.
İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 23 Aralık 2025 tarihinde görülen dördüncü duruşmada dava karara bağlandı. Mahkeme heyeti, oy birliğiyle sanıklar İbrahim Ertok, Kuntay Ertok ve Nevzat Kanbur'u "Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5 yıl hapis ve 25 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Diğer dört sanık ise delil yetersizliğinden beraat etti.