CHP'den yılın ilk İstanbul mitingi: Soğuğa rağmen on binler Beykoz'da
CHP'nin Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitinginin İstanbul'da bu haftaki ayağı Beykoz'da gerçekleşiyor.
Mitingde CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ilişkin mesajlar veriliyor.
Mart ayından bu yana 79'uncu kez düzenlenen mitinge yurttaşlar, soğuk havaya rağmen yoğun ilgi gösterdi.
20.00 ÖZGÜR ÖZEL KONUŞMASINA BAŞLADI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Beykozluları selamlayarak konuşmasına başladı. 19 Mart sabahı İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına 'darbe' diyen Özel, "Gelin seçtiğinize sahip çıkın, dedik. 10 gün boyunca yan yana gelmeyi, 3 kişi olmayı yasakladılar. Dedim ki 'Ne olacaksa bu gece olacak'. Çağrımızın arkasında durduk. Saraçhaneye ulaşımı imkansızlaştırdılar. O gün bütün engelleri aşarak 110 bin kahraman geldi ve darbeye karşı seçtiğinin arkasında durdu. O ilk gece gelen 110 bin kişiye, meydanlara sığmayanlara selam olsun, helal olsun." ifadelerini kullandı.
"SICAK SALONLARIN ADAMI ERDOĞAN, VAR MISIN?"
Özel'in konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde:
"Doğru adayı bulacağız ve bu seçimi kazanacağız, dedik. Alaattin Köseler'i size emanet etmiştim. Kime görevi verirseniz, millet değerli olduğu için o yönetir. Ama İBB'de hazımsızlık yapanlar Beykoz'u da hazmedemediler. Biz attığınız oya sahip çıktık. Durmadılar, ellerinden gelen her türlü numarayı çevirerek bu belediyeye çökmeyi hedeflediler. Alaattin Köseler'e sordukları; '67 bin lira özel kaleme yollamışsın, ne parası?' Köseler'in kendi başkanlığı boyunca uçak parasını, yemek parasını ödeyeceğim deyip toplamda kasaya geri gönderdiği para olduğu ortaya çıktı.
CHP İl Binasına 5 bin polisin girdiği 8 Eylül günü 'Baba evine sahip çıkmaya geldik, hırsızları defetmeye geldik' yazan kişi (Özlem Vural Gürzel) 9 Eylül'de AKP'ye geçti. Lanet olsun, haram olsun sizin oylarınızı AKP'ye peşkeş çekti. AKP de böyle bir rezilliği sindirdi.
Beykoz AKP ilçe teşkilatına söylüyorum; sizin seçimle kazanamadığınız yere böyle çirkin oyunlarla çökülmesi içinize sinmez. Size söz veriyorum o belediyeyi bu alçaklardan geri alacağım.
Atanmış bir savcıyla, atanmış hakimlerle belediye alacağımıza 50 yıl daha almayalım. Biz böyle bir partiyiz.
Hırsızlar, kapkaççılar, siyasi yan kesiciler belediye yönetemez. Hodri meydan, sandığı getirin. Siz onu aday gösterin benim adayım da Alaattin Köseler. Sıcak salonların adamı Erdoğan, var mısın?
"7 GÜN 24 SAAT NÖBETE GEÇECEĞİZ"
Emekliye verdiğiniz maaşa maaş denilmez. Buna açlık denir. CHP Grubu Meclis'te direnmeye devam edecek. Eğer durmazlarsa 7 gün 24 saat nöbete geçeceğiz. O kaçaklar emekliye zammı verene kadar mücadele edeceğiz. İşte siz çağırılınca gelirseniz, gerçek sorunlar için bu meydanlarda olursanız vekilleriniz de orada olacak. Hep birlikte bitireceğiz, bir devri kapatıp yeni bir devir açacağız. Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak.
Emeklinin kıyma kadar değeri olsaydı bugün emekli maaşı 26 bin lira olacaktı. Kaşar peyniri kadar değeri olsaydı bugün maaşı 37 bin 800 lira olacaktı. Bu 19 bin liralık maaşlara seyyanen zam yapılması için mücadele edeceğiz.
"SEN DÜNYA LİDERİ DEĞİL YEREL BİR OTOKRATSIN"
CHP'nin düşmanı AKP'nin kara düzenidir. Aç bırakana, yoksul bırakana, işsiz bırakana karşı CHP'liler bütün demokratlarla bir aradadır.
Bir yandan hem bu kadar kötülük yapacak hem dünya lideri pozlarını oynayacak. Sen dünya lideri değil yerel bir otokratsın. Biz cumhurbaşkanlığı makamı güçlü olsun isteriz ama Erdoğan Trump ilişkisi bir tehlikedir. Kendi için korkmakta şahsi varlıkları ile tehdit edilmektedir."
Tayfun kardeşimizi Anayasa Mahkemesi de haklı görmüştür. Hem Ak Toroslar çetesine haddini bildirmenin hem de adaleti tesis etmenin zamanı gelmiştir.
"ARKADA KAVGA BÜYÜK"
19 Mart sonrasında Tayyip Bey çıktı dedi ki; birbirlerinin gözlerine bakamayacaklar. 294 gün geçti, 8 ay iftira attılar, 'parkelerin altından para' dediler iki lira çıkaramadılar. Ekrem İmamoğlu'nun arabaları dedikleri arabalar MHP'li vekilin çıktı. 'Kasalardan dolar çıktı' dediler, belediye kasasından mühür çıktı, 'Stok görüntü kullanmıştık' dediler. Maduro'yu götürenler gibi 1 yıldır evli olmayan belediye başkanlarımızı evlerinden alıp götürdüler. Tüm belediye başkanlarımız tutuksuz yargılanmalıdır. Duruşmalar canlı yayınlanmalıdır. Savcısına güvenenler, Ak toros çetesini atayanlar iftiralarını söylemeli, biz de cevaplarını vermeliyiz. Beykoz'da yüz yüze bakıyoruz. Tutuksuz yargılama istiyoruz.
Arkada kavga büyük biliyorum. Biri bakan, biri evlat, biri damat. Birbirlerinin kuyularını kazıyor. Biz buradayız, biz bu seçimi kazanacağız. Cesareti olan çıksın karşımıza. Şimdi zaman sandığı milletin önüne getirme zamanıdır. Cumhurbaşkanı adayımızın yerine seçim kampanyası için aday arıyorum. Kim adaydır? (tüm mitinge katılanlar) CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak seçim kampanyasına hazır mıyız? Aday mıyız? Adım adım her gün dolaşmaya var mısınız? Onun yerine yürüyecek miyiz? Yürüyelim arkadaşlar!"
19:50 İMAMOĞLU: ALAATTİN KÖSELER BAŞKANIM ORADA DİYORDU Kİ…
291 gündür Silivri’de tutulan İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atarak, iktidarı istifaya davet etti. Dr. Dilek Kaya İmamoğlu da Beykoz buluşmasına katılarak, eşine ve onunla birlikte özgürlüklerinden mahrum bırakılan yol arkadaşlarına destek verdi. Buluşmada ilk olarak 315 gündür Silivri’de tutulan seçilmiş Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in hücresinden yolladığı mektup okundu. Köseler’in mektubunu, eşi Firdevs Köseler Beykozlularla buluşturdu. İmamoğlu’nun, Silivri’deki 12 metrekarelik hücresinden, 79’uncu eylem noktası Beykoz’a yolladığı mektubu da CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik kamuoyu ile paylaştı.
İmamoğlu, Çelik tarafından okunan mektubunda şunları söyledi:
“Canım Beykozlular, benim güzel hemşerilerim… Saygıdeğer hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, canım gençler, sevgili çocuklar… Hepinizi özlemle, hasretle kucaklıyorum. 2026’nın tüm dünyaya ve ülkemize mutluluk getirmesini diliyorum. Bundan birkaç gün önce, Beykoz’un değerli belediye başkanı, sevgili yol arkadaşım Alaattin Köseler’in Silivri’den gönderdiği yeni yıl mesajını gördüm. Alaattin Köseler Başkanım orada diyordu ki; ‘Makamlar geçicidir ama hayattaki ahlaki değerlerimiz ve duruşumuz kalıcıdır. Azmimiz büyük bir değer taşımaktadır.’ İşte bizim siyasete, yöneticiliğe bakışımız budur. Bizler, örnek aldığımız, layık olmaya çalıştığımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi, milletin gönlünden daha büyük ve daha değerli bir makam bilmeyiz. Ve tıpkı O’nun gibi, bir kere millete hizmet etmek için yola çıkarsak, asla yorulmaz, asla pes etmeyiz.”
“BİZLERİ YALAN VE İFTİRALARLA MAHKÛM EDEBİLECEKLERİNİ ZANNEDENLER, MİLLETİN VİCDANI KARŞISINDA ÇOKTAN MAHKÛM OLDULAR”
“Bizleri yalan ve iftiralarla mahkûm edebileceklerini zannedenler, milletin vicdanı karşısında çoktan mahkûm oldular. Biz, 19 Mart’tan bugüne, her gün daha da güçlendik. Her geçen gün, haklılığımız daha çok görüldü. Onlar ise her gün ellerinde patlayan iftiralarla, kumpaslarla milletin gönlünden, gözünden iyice düştüler. Milletin seçimle iş başına getirdiği yöneticileri haksız, hukuksuz biçimde tutuklayarak, bir zorbalık düzeni kurmaya kalkanlar, meşruiyetlerini yitirdiler. Eşit şartlarda yarışmayı göze alamayıp, siyasi rakibini güdümlü yargı eliyle saf dışı bırakmaya çalışanlar, meşruiyetlerini yitirdiler. Millete verdikleri hiçbir sözü tutmayanlar, ekonomiyi batıranlar, eğitimi, sağlığı, adaleti yerle bir edenler, meşruiyetlerini yitirdiler. Gayrı meşruluktan kurtulmanın, milletin onayını ve güvenini almanın tek bir yolu vardır: Getirin sandığı, vatandaş kararını bildirsin. Getirin sandığı, milletin dediği olsun! Milli iradeden korkanı, sandıktan kaçanı millet affetmez. Affetmeyecek. Milleti kutuplaştırarak seçim kazanmanın devri bitmiştir.”
“MİLLETİMİZ ARTIK ADALETLİ OLANI İŞ BAŞINDA GÖRMEK İSTİYOR”
“Milletimiz artık, herkesi bir ve eşit göreni, adaletli olanı, çok çalışanı iş başında görmek istiyor. Milletimiz artık halkçılık ve icraatçılık görmek istiyor. Bizim, İstanbul’da girdiğimiz her seçimi, oylarımızı artırarak kazanmamızın sırrı budur. Tüm İstanbullular gibi, sevgili Beykozlu hemşerilerim de nasıl canla başla çalıştığımızı çok iyi bilirler. Her ilçemizde olduğu gibi, Beykoz’da da devasa altyapı yatırımları yaptık. Göksu ve Küçüksu Dereleri Can Suyu Tüneli projesiyle bu dereleri kirlilikten kurtarma çalışmalarını başlattık. Yeni deniz hatlarımızla ulaşımı çok daha kolay hale getirdik. Beykoz’un tarihi kimliğine sahip çıkarak Onçeşmeler Meydanı’nı halka açtık. Anadolu Hisarı’nı, Çubuklu Siloları’nı restore ederek vatandaşın kullanımına sunduk. Kütüphaneler, sosyal yaşam merkezleri, işsiz hemşerilerimiz için Bölgesel İstihdam Ofisi açtık. Balıkçılarımıza, tarım üreticilerimize destekler verdik. İhtiyacı olan ailelerimize, gençlerimize daha önce görülmemiş düzeyde sosyal yardım ve destekler sağladık.”
“KARŞIMIZDA KREŞLER ÜZERİNDEN BİLE AYRIMCILIK, SİYASİ BÖLÜCÜLÜK YAPAN BİR AKIL VAR”
“Biz bütün bunları kimsenin partisine, siyasi fikrine, kökenine bakmadan yaptık. Ama karşımızda kreşler üzerinden bile ayrımcılık, siyasi bölücülük yapan bir akıl var. Hukuksuzca, ahlak dışı oyunlarla yetki ve makam gaspı yapan kişi ve siyasi akıl, İstanbul’u 25 yıl yönetti. 25 yıl İstanbul’u yönetip tek bir kreş yapmayanlar, Alaattin Başkan’ın umutla ve heyecanla gerçekleştirdiği, bizim Büyükşehir Belediyesi olarak destek verdiğimiz, açılışa hazır 3 adet kreşi Milli Eğitim Bakanlığı’na devrettiler. Bu, apaçık bir hak gaspıdır. Bu adımla yalnızca sandıktan çıkan oylar değil, Beykoz için verilen emek ve çaba da yok sayılmaktadır. Milli iradenin temsilcisi Alaattin Köseler Başkanımıza yapılan bu hukuksuzluğun hesabını, aziz milletimiz günü geldiğinde soracaktır. Bu böyle gitmeyecek. Her işte sadece kendi siyasi çıkarlarını gözetenler, milletimizin birlik ve kardeşlik duygusu karşısında tarih olacaklar.”
“MİLLETİN EKMEĞİYLE OYNAYANLAR, BUNUN HESABINI SANDIKTA VERECEKLER”
“Aynı kötü akıl, Beykoz’a gönül bağıyla hizmet eden belediye çalışanlarını gerekçesiz ve güvencesiz biçimde işten çıkarmıştır. Bu haksızlık, yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmakla kalmamış; ilçedeki toplumsal huzuru ve vicdanları da ciddi biçimde zedelemiştir. Ama bu böyle gitmeyecek. Milletin ekmeğiyle oynayanlar, bunun hesabını sandıkta verecekler. Her koşulda emeği kutsal gören, çalışanın alın terini koruyan bir yönetim anlayışını tüm Türkiye’de hakim kılacağız. Vatandaşın hakkını vatandaşa teslim etmedikçe, milletin parasını doğrudan millete vermedikçe, bu ülkede kimse rahat bir nefes alamaz.”
“GÜLER YÜZÜMÜZLE, EKSİLMEYEN CESARETİMİZLE KAZANACAĞIZ”
“Biz, işte bunun için ülkeyi yönetmeye talibiz. Herkes için, her yerde adalet hakim olsun diye mücadele ediyoruz. Vatandaşın hak ve hürriyetleri tam olsun, herkes emeğinin, üretiminin, yatırımının karşılığını hakkıyla alabilsin diye mücadele ediyoruz. Memleketimiz bolluk ve berekete, huzur ve kardeşliğe kavuşsun diye mücadele ediyoruz. Bu bir adalet ve hürriyet mücadelesidir. Bu bir demokrasi ve cumhuriyet mücadelesidir. Bu, aziz milletimizin haysiyet mücadelesidir. Ve mutlaka kazanılacaktır. Milletin karşısında hiçbir güç duramaz. Başaracağız. Güler yüzümüzle, hep büyüyen umudumuzla, eksilmeyen cesaretimizle kazanacağız. Hep birlikte, ele le, omuz omuza başaracağız. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”
19:30 TUTUKLU BELEDİYE BAŞKANI ALAATTİN KÖSELER'İN MEKTUBU OKUNUYOR
Miting tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in mektubunun okunmasıyla başladı. Mektubu Alaattin Köselerin eşi okudu.
Köseler'in mektubundan satır başları şöyle:
"3 kuşaktır Beykozluyuz. Beykozlular ile kurduğum bu bağ atalarımdan bana kalan en büyük mirastır. 20 yıl sonra Beykoz halkının iradesiyle tekrar seçilmem benim en büyük onurumdur. Makamlar geçicidir, ama ahlaki değerler ve duruşlar kalıcıdır. Sizlerden aldığım bu kuvvet beni burada daha azimli kılıyor. Benim alnım ak başım dik.
Eylül ayında süren 3 günlük mahkemenin ardından tahliye kararı verildi. Fakat ne yazık ki bu özgürlük sadece 24 saat sürdü. Bana ulaşan yüzlerce mektuptan anlıyorum ki bu süreç halkın vicdanında da yer bulmamış. Tüm Beykozlu komşularıma soruyorum: Yaşadıklarım üzerinden başarı hikâyeleri yazmaya çalışanların davranışları ne kadar ahlakidir, ne kadar vicdanidir?
Bana kurulan kumpasın parçası olanların isimleri Şile Belediyesi iddianamesi tapelerinde açıkça geçmektedir. Bazı kişiler bu isimleri unutturmaya çalışsa da bu kişilerin hainlikleri toplumun hafızasından silinmeyecektir.
Adil yargılanma hakkı sadece şahsım için değil bu ülkede yaşayan her yurttaşın temel güvencesi olmalıdır. Halk tarafından seçilen belediye başkanlarının kaderi yine halk tarafından seçimle belirlenmelidir.
Demokrasi, adalet ve özgürlük bizi bir arada tutan en sağlam paydalardır. Tutuksuz yargılanma hakkı hem bizlerin hem de ailelerimizin en temel hakkı olmalıdır.
Hiç kimse ümitsizliğe kapılmasın. Dayanışma içinde birbirimize inanmamız en büyük gücümüz olacaktır. Bu günler geçecek, biz yine büyük bir azimle sizlerin refahı için onurumuzla hizmet etmeye devam edeceğiz. Dayanışmanız hepimize güç veriyor. Özgür günlerde size kavuşmayı diliyorum."