Halk TV Canlı Yayın
Boşandığı erkek tarafından katledilen Ayşe Tuba Arslan'ın babasından 'hızlı yargılama' çağrısı
Eskişehir'de boşandığı erkek tarafından satırla yaralandıktan 1,5 ay sonra tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Ayşe Tuba Arslan'ın babası Serdar Arslan konuştu.

Eskişehir'de eski eşi tarafından satırla yaralandıktan 1,5 ay sonra tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Ayşe Tuba Arslan'ın babası Serdar Arslan, "Bir baba olarak canım yanıyor ama ne yapabilirim. Yetkililere tekrar sesleniyorum, bu olay bir an önce sonuçlansın, karar ne çıkarsa. Şeriatın kestiği parmak acımaz." dedi.

Arslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, tutuklanan Yalçın Özalpay hakkında 23 dosya ve 4 uzaklaştırma kararının bulunduğunu belirterek, zanlının süreç boyunca ceza almamasının üzüntü verici olduğunu söyledi.

Kanunları çok iyi bilmediklerini, süreci basın yoluyla takip ettiklerini aktaran Arslan, "CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer'in anlattığı kadarıyla o kadar dosya varken savcılık uzlaştırma yolunu seçmiş. 4 uzaklaştırma kararı varken, uzaklaştırma kararının ayrı ayrı ceza müeyyidesi olduğunu söylüyor ama bunlar hiç uygulanmamış, hiçbir ceza kesilmemiş. Sadece 3 bin lira cezası kesilmiş. Ne önemi var, giden gitti. Bu işin geri dönüşü yok." ifadelerini kullandı.

Arslan, kızının ölümüne ilişkin Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün açıklamasını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu konuyla ilgileneceğine inandığını dile getiren Arslan, şöyle devam etti:

"Bir an önce suçlunun cezalandırılmasını istiyorum. Bundan sonra yetimler olmasın, yuvalar sönmesin, ocaklar sönmesin, yavrularımızın canına kıyılmasın. Kızıma ayrı bir sevgi besliyorum. Kızımın bundan sonra Türkiye'de ve dünyada kadınların idolü oldu gözüyle bakıyorum. İnşallah bundan sonra cinayetler son bulur, yetkililer de yasa ne gerektiriyorsa bunları uygularlar. Temennimiz bu yönde.

Bu olayı takip eden herkese teşekkür ediyorum ancak kızım gitti, başka canlar gitmesin. Daha ne diyebilirim ki. Söyleyecek çok şey var ama ne söylesek artık boş. Bir an önce dava açılarak uzatmadan suçlu cezasını alsın, kamuoyu da bunu duysun, herkese bir emsal karar teşkil etsin. Bir baba olarak canım yanıyor ama ne yapabilirim. Yetkililere tekrar sesleniyorum; bu olay bir an önce sonuçlansın, karar ne çıkarsa. Şeriatın kestiği parmak acımaz. Rabbim mekanını cennet eylesin, nur içinde yatsın, Allah gani gani rahmet eylesin."

- "Gazete alıyorum, okuyamıyorum"

Arslan, olayla ilgili gazete haberlerini takip etmek için gazete aldığını ancak okumak istemediğini belirtti.

Çok büyük bir acı yaşadıklarını vurgulayan Arslan, "Bakmayayım diyorum ama gözüm kayıyor. Nasıl bakmayacaksın, bakıyorsun işte. Sen bakmazsan için bakıyor, yüreğin bakıyor. Ne uyku var ne durak var. Morgda gördüm ben onu... O an, ölene kadar gitmez artık benden. Eceliyle ölürse eyvallah, takdiri ilahi öyle. Bu da takdiri ilahi ama eceli kaza da diyemiyorum, eceli muamma da diyemiyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Serdar Arslan, ölenin öldüğüyle kaldığını, ateşin düştüğü yeri yaktığını anlattı. Hiç kimsenin böyle bir acı yaşamasını istemediğini belirten Arslan, şunları kaydetti:

"Hem beni yaktı hem kendini yaktı hem çocuklarını yaktı hem sülalesini yaktı. Ben bunların hepsinden şikayetçiyim, nasıl olmayayım. 90 yaşında babası var, yarın hakim karşısına çıktığında 'Bu benim oğlum' mu diyecek? Aklımızın ucundan bile geçirmezdik böyle bir şey yapacağını. Hepimiz bu adama yardım ettik, icradan eşyalarını kurtardık. Kızımın maaşını da oğlu çekermiş, harcarlarmış. Eski komşuları da söyledi, 'Rahmetli bu adamın kahrını çok çekti' dediler."

- Başsavcılığa yazdığı dilekçede korkularını anlatmış

Ayşe Tuba Arslan'ın çantasından, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı şikayet dilekçelerinden biri çıktı.

Dilekçesinde, tedbir kararı olmasına rağmen hiçbir şekilde sonuç alamadığını kaydeden Arslan, şu ifadelere yer verdi:

"Yalçın Özalpay tekrar fiziksel şiddet gösterdiği için hayatımdan endişe ediyorum. Yalçın Özalpay'dan korkuyorum. Her gün işe gelip giderken beni takip ediyor. Yalnız sokağa çıkamıyorum, bu nedenden dolayı işe babam getirip götürüyor. Babamın yanımda olmadığı zamanlarda şahsıma yönelik ağza alınmayacak hakaretlerde bulunuyor. Artık namusuma dil uzatıyor. Sokaklarda bağırıyor, herkes bize bakıyor ve bütün arkadaşlarımı rahatsız ediyor. Beni çocuklarımdan uzaklaştırdı, 'Anneniz kötü kadın' diye anlattı. Ben evimden çıkmayacaktım uzaklaştırma kararı olduğu halde, zorla eve girdi. Ben evi terk etmek zorunda kaldım. Can güvenliğim hiç yok. Kezzap atmakla, öldürmekle tehdit ediyor. Dayanacak gücüm kalmadı. Bunun gibi birçok tehditlerde bulunuyor. Bana artık iftira atıyor. Bankada param varmış, başka bir adamla yaşıyormuşum. Bana para vermiş, ev almış. Artık çok yoruldum, ne yapacağımı bilmiyorum. 25 yıllık evliliğimde ne kadar altın varsa elimden aldı. Ben 25 yıldır iyiydim, evi terk edince kötü oldum. Herkese böyle anlatıyor. Artık bu iftiralara dayanamıyorum. Cumhuriyet Başsavcılığından rica ediyorum bir kadın olarak ben öldükten sonra mı bana yardımcı olacaksınız?"

- Olay

Vişnelik Mahallesi'ndeki bir anaokulunda yardımcı personel olarak çalışan iki çocuk annesi Ayşe Tuba Arslan (45), 11 Ekim'de mesai bitiminde evine dönerken, 6 ay önce boşandığı Yalçın Özalpay'ın (52) saldırısına uğramıştı. Eski eşini satırla yaralayan Yalçın Özalpay, kaçmaya çalışırken çevredekiler tarafından darbedilmişti. Ağır yaralanan Arslan hastaneye kaldırılmış, 44 gün süren tedavisinin ardından hayatını kaybetmişti. Hastanede iki gün süren tedavisi sonrası gözaltına alınan Özalpay ise tutuklanmıştı.