TÜİK'in enflasyon oyununu açıkladı: "Ateşi düşüremeyen doktor dereceyle oynarmış"
Zam oranlarının belli olduğu Aralık'ta düşüp Ocak ayında bir anda yükselişe geçen enflasyon oranları ile yine eleştirilerin odağında olan TÜİK'in nasıl hesap yaptığı merak konusu olurken yanıt ekonomist ve yazar Şeref Oğuz'dan geldi.
Şeref Oğuz, Türkiye’de açıklanan enflasyon verileriyle vatandaşın hissettiğinin arasındaki farkı TÜİK'in hesabıyla açıkladı. Türkiye’de enflasyonun dünya ortalamasından belirgin biçimde ayrışmasını “kamuflasyon” kavramıyla tanımladı. Bu süreçte TÜİK’in enflasyonu “kamufle ettiği” iddiasına açıklık getirdi.
TÜİK'İN ENFLASYON OYUNUNU AÇIKLADI
Oğuz’a göre kamu, yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar ile yeniden değerleme oranları üzerinden sürekli zam yaparken, bunun enflasyonu düşüreceği yanılgısı içinde hareket ediyor. TÜİK’in ise bu tabloyu gizlemek amacıyla çeşitli yöntemlere başvurduğunu savunan Oğuz, mızrağı çuvala sığdırma işgüzarlığı ile enflasyonun ‘kamufle’ edildiğini söyledi.
Sürekli 2 yıl atan enflasyon hedefinin niye tutmadığını açıkladı
TÜİK’in tüketim sepeti ağırlıklarının gerçek hayattaki harcama alışkanlıklarından koparıldığı ifade eden Oğuz, endekste gıdanın ağırlığının yüzde 24 olarak alındığını, oysa dar gelirli hanelerde bu oranın yüzde 50’ye yaklaştığını belirtti. Fiyat derlemesi yapılan yerlerin ve yöntemlerin de eleştiri konusu olduğunu ayrıca vurguladı.

Fiyatların belirli günlerde ve sınırlı noktalardan toplandığını kaydeden Oğuz, aynı ürün için genellikle en ucuz ya da indirimli fiyatların baz alındığını ifade etti. Web kazıma ve barkod tarama gibi yöntemlerin devreye alınmasına rağmen, bu uygulamaların da “gerçek ödenen fiyatları değil, seçilen sitelerdeki en düşük fiyatları yansıttığı” yönünde eleştirildiğini aktardı.

Şeref Oğuz, ENAG gibi alternatif enflasyon hesaplamalarının günlük internet fiyatlarını ortalama alarak çok daha yüksek oranlara ulaştığını hatırlattı. Yazıda, 2025 sonunda TÜİK enflasyonu yüzde 30,9 olarak açıklarken ENAG’ın yüzde 56 civarında hesapladığı, 2026 Ocak’ta ise TÜİK’in yüzde 30,65, ENAG’ın yüzde 53,42 oranını duyurduğu bilgisi yer aldı. Oğuz, yüksek zamlanan ürünlerin endeksten çıkarılıp yerine daha az zamlananların konulmasını “sürgün” olarak nitelendirdi.
"ATEŞİ DÜŞÜREMEYEN DOKTOR DERECEYLE OYNARMIŞ"
TÜFE’nin Laspeyres tipi bir endeks olduğuna dikkat çeken Oğuz, sabit sepet kullanılması nedeniyle tüketim alışkanlıkları değiştiğinde gerçek enflasyonun yansıtılamadığını savundu. Verilerin çarpıtılması halinde ekonomik göstergelerin tamamının sağlıksız hale geleceğini belirten Oğuz, büyüme, faiz, döviz ve OVP süreçlerinin de bu nedenle güvenilirliğini yitirdiğini ifade etti.

Maliye politikaları, Merkez Bankası ve ekonomi yönetimi için “Ateşi düşüremeyen doktor dereceyle oynarmış” eleştirisi yapan Oğuz, enflasyonun düşürülemediğini, kamu harcamalarının hız kesmeden sürdüğünü ve vergilerin belirli kesimlere aktarıldığını savundu. Oğuz, ekonominin veri merkezinin devreye girerek hükümetin hoşuna gidecek şekilde “dereceyle oynadığını” öne sürdü.
TÜİK'i “Türkiye’yi Üzmeyen İstatistik Kurumu” diyerek açan Şeref Oğuz, kurumun hükümeti üzmediğini ancak toplumun geniş kesimlerini zor durumda bıraktığını dile getirdi. Bir de "TÜİK lûgatı" paylaşan Oğuz şunları yazdı:
TÜFE: Tüketici fiyat endeksi… Her ayın 3’ünde açıklanan ve pek çok resmi işlevi olan rakamlar
ÜFE: Üretici fiyat endeksi: Üretime dair fiyat değişimlerinin takip edildiği ikincil önemdeki rakamlar
SEPET: Hanehalkı harcamalarının temsil edildiği mal ve hizmetler ki TÜİK bunu sır gibi saklı tutuyor
TÜİK’in açılımı: Türkiye’yi Üzmeyen İstatistik Kurumu diyebiliriz ki hükümeti üzmüyor ama bizi üzüyor
