İsa Karakaş tarih verip uyardı: Emekli maaşları kesilecek, sistem değişti
SGK uzmanı İsa Karakaş, 1 Ekim 2008 sonrası işe başlayanlar için kritik uyarıda bulundu. Emeklilikte ikili sistem başlarken, yeni dönemde bağlanan maaşlar düşüyor ve emekli olduktan sonra çalışanların aylıkları tamamen kesiliyor.
Sosyal güvenlik sisteminde hayata geçirilen reformlar, kamu çalışanlarının emeklilik haklarında köklü bir ayrımı beraberinde getirdi. Konuyu değerlendiren SGK Başuzmanı İsa Karakaş, 1 Ekim 2008 tarihinin emeklilik mevzuatını ve hak edişleri tamamen değiştiren temel bir milat olduğuna dikkat çekti. Bu tarihten önce işe girenler ile sonra göreve başlayanlar, aynı unvanda ve aynı kurumda çalışsalar dahi tamamen farklı yasal kurallara tabi tutuluyor.
1 EKİM 2008 MİLADI İLE BAŞLAYAN İKI AYRI SİSTEM
1 Ekim 2008 tarihinden önce kamu görevine adım atan memurlar, mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki mevcut haklarından yararlanmaya devam ediyor. Bu tarihten sonra ilk defa memuriyete başlayan çalışanlar ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uyarınca 4/1-c maddesi kapsamında sigortalı sayılıyor. Göreve başlama tarihine bağlı olarak ortaya çıkan bu yasal ayrım; çalışanların emeklilik yaşlarının, hizmet sürelerinin ve alacakları emekli aylıklarının bütünüyle farklı yöntemlerle hesaplanmasına yol açıyor.
SİGORTALILIK BAŞLANGICI VE 18 YAŞ SINIRININ YASAL DETAYLARI
5510 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışan yeni nesil memurların emeklilik hesaplamalarında 18 yaş sınırı temel kriter olarak kabul ediliyor. Bu doğrultuda, memuriyetten önce veya memuriyet sırasında 18 yaşın altında ödenen prim günleri geçerliliğini koruyor ve toplam prim gün sayısına dahil ediliyor. Ancak resmi sigortalılık süresinin başlangıcı olarak 18 yaşın fiilen doldurulduğu tarih baz alınıyor.
Bu kuralın tek yasal istisnasını ise kazai rüşt kararları oluşturuyor. Meslek veya sanat okullarını bitirip mahkeme kararıyla ergin kılınan memurların, 18 yaşını doldurmadan önceki fiili işe başlama tarihleri doğrudan sigortalılık süresi başlangıcı olarak tescil ediliyor.
AYLIK BAĞLANMA ORANINDAKI DÜŞÜŞ VE MAAŞ HESAPLAMA FARKI
İki kanun arasındaki en dikkat çekici fark, emekli maaşı bağlama kriterleri ve Aylık Bağlanma Oranı (ABO) üzerinde görülüyor. Eski sistem olan 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli olan kamu çalışanlarında ABO seviyesi yüzde 75 ile yüzde 85 aralığında uygulanıyordu. 5510 sayılı Kanun’a tabi memurlarda ise bu oran, her 360 günlük prim için yüzde 2 olarak hesaplanıyor ve 9000 prim gününü dolduran bir memur için aylık bağlama oranı yüzde 50 seviyesine kadar geriliyor.
Emekli maaşının hesaplanma yönteminde de belirgin bir değişim bulunuyor. Eski sistemde personelin emekli aylığı belirlenirken son görevdeki derece, kademe ve ek gösterge rakamları esas alınıyordu. Yeni sistemde ise bu unvan ve dereceler yerine personelin bütün çalışma yaşamı boyunca Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilen prime esas kazançlarının genel ortalaması dikkate alınıyor. Bu hesaplama tarzı, yeni nesil memurların emekli olduklarında alacakları maaş miktarının belirgin şekilde daha düşük kalması sonucunu doğuruyor.
EMEKLİLİK SONRASI YENİDEN ÇALIŞMA YASAĞI VE MAAŞ KESİNTİSİ
Emekli olduktan sonraki çalışma şartları açısından da iki nesil memur arasında farklı yasal uygulamalar bulunuyor. 5434 sayılı Kanun kapsamında emekliye ayrılan kamu personeli, Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödeyerek emekli maaşları kesilmeksizin yasal olarak çalışmaya devam edebiliyor.
1 Ekim 2008 sonrasında göreve başlayıp 5510 sayılı Kanun kapsamında emekli olan memurlar için ise bu imkan geçerli sayılmıyor. Bu kapsamdaki yeni nesil memurlar, emekli olduktan sonra 4/1-a (SSK) veya yeniden 4/1-c kapsamında sigortalı bir işe başladıkları anda bağlanan emekli maaşları tamamen kesintiye uğruyor.