Ankara Büyükşehir'e Konser Soruşturması'nda ilk duruşma!

Ankara Büyükşehir'e Konser Soruşturması'nda ilk duruşma!
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021-2024 yılları arasındaki konser harcamalarına ilişkin “usulsüzlük” iddialarıyla açılan davada, 5’i tutuklu 14 sanığın yargılanmasına başlandı. Sanıklar, kamu zararı oluşmadığını savunarak yeni bilirkişi raporu talep etti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 32 konser organizasyonu için yaptığı hizmet alımlarında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan soruşturma ile ilgili dava açıldı. İlk duruşma da bugün Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

Ankara Büyükşehir Belediyesi duruşmaya üst düzey bir temsille katılmayacak, süreç takip edilecek, Soruşturma dosyasında; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği, MASAK, Sayıştay ve bilirkişi raporları yer aldı.

Soruşturma kapsamında 23 Eylül'de aralarında eski ABB bürokratları ve şirket yöneticilerinin de bulunduğu 14 kişi “görevi kötüye kullanma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarıyla gözaltına alındı. Şüphelilerden 5’i tutuklanırken, 9 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı.

İddianamede, ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, Haluk Erdemir, Hüseyin Zehir, Celal Akbaş ile şirket yetkilileri Onur Evren, Selahattin Çelikkaya, Kaan Alp ve Sıla Evren hakkında “zincirleme şekilde nitelikli zimmet” suçundan ayrı ayrı 31 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Alp Aykut Çıngır, Kurtuluş Bakır, Arda Akman, Eren Demir, Levent Erdoğan ve Üstün Alpay hakkında da “nitelikli zimmet” suçlamasıyla 18’er yıla kadar hapis isteniyor.

YENİ 'BİLİRKİŞİ RAPORU' TALEBİ

Sanıklar ve avukatları, piyasa gerçekleri ve sanatçı kaşesi gibi ölçütler dikkate alındığında kamu zararının oluşmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, iddianamenin de hatalı rapor üzerinden hazırlandığını belirterek, yeni bilirkişi raporu talep etti.

Duruşmada ilk olarak tutuksuz sanıklardan "nitelikli zimmet" suçundan hakkında ceza istenen Craft Sanat Organizasyon Şirketi sahibi Üstün Alpay savunma yaptı. Alpay, “Sanatçı Derya Bedavacı 17 kişilik ekibiyle geliyor ve bir gün de otelde konaklayacak şekilde teklifimizi verdik. Burada sanatçının ve ekibinin hava ve kara yolu ulaşımı da dahildir. Biz de tüm masraflara yüzde 20 kar koyarak teklifimizi sunduk. Hacı Ali Bozkurt, fiyatın çok yüksek olduğunu ve biraz indirim yapılmasını talep etti. Ardından ben de verebileceğim son rakamı söyledim. Sonrasında kabul edildiği bilgisi geldi teklifimizin. Sanatçı fiyatları da pandemiden sonra fırladı. Her gün farklı ücretlerle çıkıyorlar, fiyat çok değişken ve hep artış gösteriyor” dedi.

"ZARAR ETMİŞİZ"

Proforma faturaların imzasız ve kaşesiz olduğu konusunda da savunma yapan Alpay, “Bu faturalar bilgilendirme amacıyla hazırladığımız faturalardır. Herhangi bir geçerliliği yoktur” diye konuştu. Suçlamaları kabul etmeyen Alpay, bilirkişi raporunun, eksik ve hatalı olduğunu savundu. Alpay’ın avukatı da vekilinin duruşmalardan vareste tutulmasını ve adli kontrolünün kaldırılmasını talep etti.

Tutuksuz yargılanan organizasyon şirketi yetkilisi Arda Akman, şöyle savunma yaptı:

"Kendimizi daha çok sivil toplum kuruluşu gibi konumlandırmıştık. İşin bize verilmesi açıkçası beni hem şaşırttı hem de sevindirdi. Ancak işin sonunda, bugün geldiğimiz noktada hesapladığımızda, yanlış bir maliyet hesabı yaptığımızı ve bu işten zarar ettiğimizi görüyoruz. Yani baştan sona öngörüsüz bir iş oldu. Şimdi deniyor ki, ‘Aynı sanatçı dört ay sonra daha ucuza konser verdi.’ Bu iddia ortaya atılıyor. Ancak bu iki konser aynı değildir. Mekanlar, şartlar farklıdır, teknik gereksinimler farklıdır. Dolayısıyla birebir kıyaslanabilecek organizasyonlar değildir. Biz bu süreçte birçok yerden fiyat almaya çalıştık. ‘Hızlı fiyat verin, bugün verin’ diye defalarca talepte bulunduk. Ancak hiçbir yerden net bir dönüş alamadık. Sonuç olarak elimizde oluşan rakamlar bunlardı. Bugün bakıldığında bu rakamların doğru olmadığı söylenebilir ama o günkü şartlarda ulaşabildiğimiz ve çalışabildiğimiz rakamlar bunlardı. 6 milyon 516 bin TL’ye konseri biz kar etmek yerine, hesabında yanlışlık yaptığımızı sonradan fark ettik. Zarar bile etmişiz. Belediyeden hiç kimseyle önden bir anlaşmam, görüşmem yoktur."

SUÇLAMALARI REDDETTİ

Hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirten ABB çalışanı Alp Aykut Çıngır da savunmasında, "Kültür Etkinlikleri Dış Birim Turizm Şube Müdürü olarak görevliydim ben. Tarafıma iddia edilen konser planlaması sırasında vekaleten görevliydim. Konserlerin ihalesine ilişkin bir bilgim yoktur” dedi.

Çıngır’ın avukatı da "Konser iptal edildikten sonra iş ve işlemlere ilişkin komisyonda imzası vardır. Bilirkişi raporunda sanki konser gerçekleşmiş, ödeme yapılmış gibi rapor hazırlamışlardır. Oysa zaten konser iptal edilmiştir. Kamu zararı oluşmamıştır. Bilirkişi raporları duruma uygun değil. Yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ediyoruz" açıklamasında bulundu.

Tutuksuz sanıklardan ABB çalışanı Celal Akbaş, "Teknisyen kadrosunda görev yapmaktayım. Sözleşme imzalandıktan sonra benim önüme geliyordu. Ben de gerekli yazışmaları yapıyordum. 19 ve 23 Ağustos tarihleri arasında Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili olarak geçici görev yaptım. Bu yüzden konserlerin ihale süreçlerine yönelik bir bilgim yok. Konserlerin kamu zararı oluşturduğunu düşünmüyorum” beyanında bulundu.

"HATALI BİLİRKİŞİ RAPORU ÜZERİNDEN İDDİANAME HAZIRLANDI"

Akbaş’ın avukatı da eksik ve hatalı bir bilirkişi raporu üzerinden iddianame hazırlandığını öne sürerek, "İddianame eksik, hatalı, yoruma dayalı, objektif değil. Bilirkişi raporunda 2 milyon küsürlük konserden zarar edildi söyleniyor. 2 milyon küsuru zaten o dönemde sanatçı kaşesi. Geriye 38 bin lira kalıyor. 38 bin lira ile sanatçının yol, yemek ve otel masrafları karşılanabilir mi? Burada nasıl bir kamu zararı oluşuyor? Sırf bu örnek bile bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ortaya koyuyor. Adli kontrolün kaldırılmasını talep ediyorum" savunmasını yaptı.

Tutuksuz sanık Yalınayak Gıda Organizasyon şirketinin sahibi Eren Demir de üstüne atılı suçlamaları reddetti.

Tutuksuz sanık ABB çalışanı Kurtuluş Bakır, şarkıcı Hakan Altun konseri ihalesinde imzasının bulunduğunu belirterek, "Haluk Erdemir o gün şehir dışında olduğu için işlerin yürümesi için ihale belirleme usulü evrağını ben imzaladım" dedi. Bakır’ın avukatı Aybüke Uyma da “Benim müvekkilim saha çalışanıdır. Amele gibi çalışan bir memurdur. Müvekkilim bu durumda kamuyu nasıl zarara uğratabilir? O gün belediyede başka bir memur olmadığı için vekaleten atanmıştır. Sırf bu yüzden suçlar isnat edilmiştir. Adli kontrolün kaldırılmasını talep ediyoruz” beyanında bulundu.

Tutuksuz sanık Festiva ve Enfest Organizasyon Şirketi ortağı Kaan Alp, “Konser görüşmeleri ile ben ilgilenmiyordum şirkette. İhale süreçlerine dair bilgim yoktur. Konser alımlarına ilişkin görüşmem olmamıştır. Yüzde 5 ortaklığım var. Bu süreçte zenginleşmemin olma gibi bir durumu yoktur. Hesaplarım bakılırsa görülür eksidedir zaten” şeklinde savunma yaptı.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi