CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) gelen Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ile düzenlediği basın toplantısında, sağlık sorunları yaşayan tutuklular Murat Çalık ve Tayfun Kahraman hakkında açıklamalarda bulundu. Bülent Arınç’ın “Tayfun Kahraman tahliye edilmeli” sözlerinin de hatırlatıldığı soruya yanıt veren Özel, her iki ismin de derhal serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.
Özel, Genel Başkan İncirli'nin Nöroloji doktoru ve MS konusunda uzmanlığı olmasının da acı bir tesadüf olduğunu dile getirdi. Özel, sağlık ile ilgili bir soru olması nedeniyle bu soruya yanıt verdiğinin de altını çizdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son 15 gün içinde hem Murat Çalık’ı hem de Tayfun Kahraman’ı ziyaret ettiğini hatırlatarak şöyle konuştu:
- “Sayın Murat Çalık o ziyaretimden sonra ifade ettiğim operasyonla bir kitle alındı ve şimdi yeniden tabii o kitle incelenecek ama Murat Çalık'ın hastalığı Tayfun Kahraman'ın da öyle. Cezaevi şartlarında beklenilecek bir hastalık değil. İyi beslenme, stresten uzak bir yaşam ve özellikle, hem Tayfun Kahraman için hareket kısıtlamasının olmaması, Sayın Murat Çalık açısından da, düzenli olarak ve özel, diyetine dikkat ederek beslenmesi gerektiği doktorlar tarafından defalarca raporlara yazıldı.”
ADLİ TIP'A MURAT ÇALIK BASKISI YAPILDIĞI İDDİASI
Özel, doktor raporlarının Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’ın tahliyesi için yeterli olduğunu, ancak Adlî Tıp Kurumu üzerindeki baskılar sonucu ikinci raporun buna uygun düzenlenmediğini söyledi:
- “Sayın Murat Çalık için yazılan rapor, ilk rapor tahliyesi için yeterliydi ve tüm kamuoyu bunu bekliyordu ama biliyorsunuz Adli Tıp Kurumu'ndaki yaşananlar ve ardından yeni sevk ve o yeni sevk sırasında hastane üzerinde oluşturulan baskı sonucunda ikinci rapor o doğrultuda olmadı. Daha doğrusu olması gerektiği gibi düzenlenmedi ve Sayın Çalık cezaevinde kalmaya devam ediyor.”
Özel, Gezi tutuklusu olan MS hastası Tayfun Kahraman’ın hastanede kortizon yüklemesiyle tedavi gördüğünü, ancak yer açılması gerekçesiyle tekrar cezaevine gönderileceğini söyledi:
- “MS hastası ve iyi beslenmesi, hareket ediyor olması, bolca güneş ışığı alması ve stresten uzak olması lazım. Ne zaman Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmadı, ailesi yıkıldı ama, Sayın Kahraman da yeni bir atak geçirdi. Şimdi Cerrahpaşa Üniversitesi Hastanesi'nde yatarak tedavi görüyor. Dün eşinden aldığım haber, belki ilk kez duyacaksınız, kortizon yüklenmesini yapmışlar. Başka yatan hastalara yer açmak için 15 günlüğüne cezaevine yollayacaklar, cezaevinde yatacak. 15 gün sonra tekrar gelecek ve tedavisi devam edecek.”
Özel, Gezi davasında Tayfun Kahraman’ın şiddetin durması için yapıcı çağrılar yaptığını ama bunların dikkate alınmadığını söyledi:
- “Eğer Tayfun'un sözü dinlenseydi zaten Sayın Erdoğan'ın 'Gezi bir darbe girişimidir. Polisimize saldırdılar' denen son günlerde yaşanan o olayların hiçbiri yaşanmayacaktı. Tayfun'un sözü dinlenmedi diye Tayfun hapis yatıyor arkadaşlar. Bu kadar net.
- Sayın Erdoğan'a buradan bir kez daha söylüyorum. Tayfun Kahraman suçsuzdur ama Gezi olaylarında hepimiz vardık. En suçsuzumuz Tayfun Kahraman'dır. Tutmuş onu 18 yıl hapse mahkum ettirmiş. Tuttu Tayfun'u tuttu mahkum etti yani.”
"ARINÇ VİCDANIN GEREĞİNİ YAPMIŞ"
Özgür Özel, AKP kurucularından Bülent Arınç’ın Tayfun Kahraman’la ilgili açıklamalarına da değindi:
- “Sayın Bülent Arınç'ın dünkü açıklamalarını dikkatle takip ettim. Sayın Arınç vicdanın gereğini yapmış. Kendisi zaten doğru bildiğini söyleyen bir siyasetçi olarak bilinir.
Özel, Erdoğan ile iki sene önceki görüşmesinde Kahraman'ın durumunu dile getirdiğini şu sözlerle anlattı:
- "Ben de bunların hepsini Sayın Erdoğan'a hem Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi'nde hem de genel merkezimizde tane tane anlattım. Yazılı dökümanını verdim. Bir kez daha söyleyeyim. Sayın Erdoğan'a anlattığım şekliyle söyleyeyim. Biz hepimiz gezideydik. Oradaki arkadaşlar yatıyorsa hepimiz adına yatıyorlar ama en suçsuzlarımız yatıyorlar.
- Bu kadar net söylüyorum. Gezi'nin son derece haklı bir hassasiyetle başlayan ağaçlar kesilmesin diye. Son derece barışçıl son derece demokratik talepleri içeren bir protestoydu. Son günlerinde yaşanan birkaç istisnai olayı hepimize ve özellikle içeride yatan arkadaşlarımıza yüklemeniz doğru değil. Bakın, Tayfun Kahraman ne demiş deyip Sayın Erdoğan'a verdim ben bunu. Tayfun Kahraman hem Bülent Arınç'lan görüştü Sayın Arınç'la hem de Sayın Erdoğan'lan görüştü"
Özel, Kahraman'ın Gezi döneminde açıklamaları nedeniyle de şiddete uğradığını açıkladı:
- "Arada 6 gün var veya 5 gün var diye biliyorum. İki görüşmenin sonunda da son derece yapıcı açıklamalarda bulundu. Sayın Erdoğan'dan Sayın Başbakanımız diye bahseden kendisi ağaçların kesilmeyeceğini söyledi. Kendisi yargı kararının bekleneceğini söyledi. Yargı kararı bizim lehimize değil aleyhimize de olsa bir referandum sandığı koyacağını söyledi. Referandumdan çıkmadıkça İstanbul'a Topçu Kışlası'nın inşa edilme fikrinden vazgeçtiklerini halka soracaklarını söyledi. Bu vakitten sonra gezi sakinlerine geziyi boşaltmalarını takdirlerine sunuyorum dedi Tayfun Kahraman. Ben bu çıktıyı verdim kendisine. Bunun video kayıtları mevcut. Ben oralardaydım. Tayfun bu açıklamayı yapınca bazı gruplar tarafından yuhalandı. Geçen hafta öğrediğime göre fiziki saldırıya da uğramış. Sen geziyi boşaltmamızı nasıl istersin işbirlikçi diye."
"ÖLÜNCE Mİ RAHAT EDECEKSİNİZ?"
Özgür Özel, konuşmasının sonunda hukuk devletine yapılan bu muamelenin insanlık dışı olduğunu söyledi ve sorular sordu:
- "Eğer Tayfun'un sözü dinlenseydi zaten Sayın Erdoğan'ın "Gezi bir darbe girişimidir. Polisimize saldırdılar" denen son günlerde yaşanan o olayların hiçbiri yaşanmayacaktı. Tayfun'un sözü dinlenmedi diye Tayfun hapis yatıyor arkadaşlar. Bu kadar net.
- Sayın Erdoğan'a buradan bir kez daha söylüyorum. Tayfun Kahraman suçsuzdur ama gezi olaylarında hepimiz vardık. En suçsuzumuz Tayfun Kahraman'dır. Tutmuş onu 18 yıl hapse mahkum ettirmiş. Tuttu Tayfun'u tuttu Tayfun'u mahkum etti yani. Tayfun oradaki görevi Şehir Plancıları Odası'nın başkanı olarak şehirle ilgili bir duyarlılığı dile getirmiştir.
- Sürekli barışçıl protestoların arkasında olmuş şiddete karşı olmuştur. Siz Tayfun Kahraman'ı içeride tutuyorsunuz ve ölümüne içeride tutuyorsunuz. Yani ölünce mi rahat edeceksiniz. Oysa ki gezide siz FETÖ'cülere yüklüyorsunuz ama şiddeti başlayan, başlatan devleti yönetenlerin talimatlarıydı. Çadırları yakan onlar, saldıran onlar. Gaz fişeğini silah gibi kullanan onlar. Hedef gözeterek atan onlar. 20 kişiyi kör eden onlar, 8 kişiyi öldüren onlar ve onlar yüzünden iş çığırından çıktı. Şimdi Sayın Erdoğan elini FETÖ sabunuyla yıkadı diyor ki şiddetleri başlatan talimatları veren emniyet müdürü FETÖ'cüydü, vali FETÖ'cüydü, zabıtalar FETÖ'cüydü, polis FETÖ'cüydü. E tamam FETÖ'cüler tahrik etmiş, olanlar olmuş. Durun arkadaşlar şiddet olmasın diyen Tayfun Kahraman içeride. Birazcık insaf, birazcık vicdan diyorum. Daha da başka bir şey demiyorum."