Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, son günlerde sosyal medya ve bazı televizyon kanallarında yayılan “Ankara susuz kaldı” iddialarına düzenlediği basın toplantısıyla yanıt verdi. Yavaş, iddiaların “organize bir karalama kampanyasının” parçası olduğunu söyledi:
- “Tamamen yalan, yanlış bilgiler ve insanları paniğe sürükleyecek bilgiler. Bunların hepsini savcılığa intikal ettiriyoruz ama planlı bir şekilde bir organize çalışmaları olduğunu da Ankara halkının bilmesini isterim.”
Yavaş, kampanyanın arkasında İletişim Başkanlığı’ndan gelen talimatların olduğunu öne sürerek TRT, Anadolu Ajansı ve TGRT Haber’e tepki gösterdi:
- “Anadolu Ajansı her gün kuraklık haberleri yaparken, Ankara olunca ‘şehir çöktü, evlerde su yok’ gibi haberler servis ediyor. TGRT sabah haberinde ‘CHP’li belediyelerde su kesintileri yaşanıyor’ denildi. Bu bir algı çalışmasıdır.
- Cumhuriyet Halk Partili belediyelere karşı bir operasyon var. Bu, İletişim Başkanlığı’ndan başlamak üzere verilen bir talimatla yürütülüyor. Silkeleyin bunları anlayışıyla yapılan operasyonlardır.”
"SUYU KESİLEN ELİNİ KALDIRSIN" DEDİ
Basın toplantısında, salonda bulunanlardan suyu kesilen olup olmadığını soran Yavaş, yalnızca üç-dört kişinin el kaldırdığını belirterek şunları söyledi:
- “Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın. Gördüğünüz gibi, su kesintisinden mağdur olan insan sayısı Ankara’da 2.600.000 abonemizin çok çok altında. Bizim görevimiz gerçeği saklamak değil, net bir şekilde halkla bunları paylaşmak.”
MELİH GÖKÇEK AYDA 37 TON SU KULLANIYORMUŞ
Yavaş, isim vermeden AKP'li Melih Gökçek'in ayda 37 ton su kullandığını açıkladı:
- "Tabii kurum bizim elimizde olunca televizyonlara bakıp bazı siyasilerin, bazı böyle hakarete varır konuşmalar yapan yorumcuları görüyoruz. Merak ettim gerçekten bunların suyu kesilmiş mi diye. Hatta bazı siyasilerin de ekranda elimizde açıklamıyoruz ama eğer gerekirse de açıklanacağı zaman kamuoyuna açıklarız.
- O televizyonlarda bağıra bağıra konuşan ortalama 20 küp 20 metreküp su kullanmaya devam ediyor. Hiç su tasarrufu yapmamış. Su tasarrufunu hep beraber yapacağız. Bu problem bütün toplumun problemi haline geldi. O bağıran tweet atan siyasi baktık evinde tam 37 ton kullanıyor aylık. Ve bir tane bir ton dahi şey yapmamış, tasarruf etmemiş. Muhtemelen bahçesini suluyor. Yani ben şundan korkarım. Adeta Ankara halkı susuzluk çeksin diye sonna kadar muslukları açıp boş bırakırlarsa da artık bunlarla da karşılaşacağız diye tahmin ediyorum.
- Şimdi son günlerdeki bu dezenformasyonla ilgili dün sosyal medyada yayınlama yayınlar yapıldı. Ve özellikle TRT'nin görevlendirildiği, sosyal medyada yansıdı bu bir dosya haber hazırlıyorlar. Burada Ankara Halkında susuzluk var diye yalan haberler."
"KATIR DEFTERDAR EŞEK MÜHÜRDAR OLMUŞ"
Yavaş, sosyal medyada dezenformasyon yayan bazı siyasilere de gönderme yaparak şu ifadeleri kullandı: “Katır defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş. Kalkmış bunları anlatıyorlar.”
Yavaş, Ankara’nın 200 günlük suyu kaldığını daha önce açıkladığını hatırlatarak, bunun korku yaratmak için değil, tasarruf çağrısı için yapıldığını söyledi:
“Ankara’nın 200 günlük suyu var demiştim. 200 gün dediğinizde göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Şimdi siyasiler musluklara su verilemiyor gibi saçma sapan konuşmalar yapıyorlar. Su yok. Gerede Projesi’nden damla gelmiyor. Olay bu kadar basit. Ankara’da su problemi yok. Ankara’da su problemi yok. Tekrar ediyorum yayını yapacaklara: Ankara’da şu anda su problemi yok.”
TRT'YE SUÇ DUYURUSU
TRT’nin hazırladığı dosya haberle Ankara’da kriz algısı yaratılmak istendiğini öne süren Yavaş, “TRT hakkında suç duyurusunda bulunacağım” deyip şunları ekledi:
“TRT’ye sesleniyorum: Nedir bu telaşınız? Tüm musluklardan su akıyor. Telaş ne? Bu karalama kampanyasının mutlaka bir amacı var. WhatsApp gruplarında ‘su akmayan çeşme bulun, ne pahasına olursa olsun görüntü çıkarın’ diye talimatlar verildiğini bilmiyor sanıyorsunuz.”
Yavaş, sosyal medyada dezenformasyon içeren paylaşımlarda bulunan bazı siyasilere de tepki göstererek şu örneği verdi:
“O tweet atan siyasetçinin evinde 37 ton su kullanıldığını tespit ettik. Bir ton bile tasarruf etmemiş. Muhtemelen bahçesini suluyor. Ankara halkı susuz kalsın diye muslukları açık bırakırlarsa da artık bunlarla da karşılaşacağız diye korkuyorum.”
Yavaş, bazı yüksek kotlu bölgelerde yerel su kesintileri için de özür diledi:
“Mamak’ın yüksek kesimlerinde, Çankaya’nın üst kotlarında, Keçiören’in ve Yeni Mahalle’nin bazı bölgelerinde ve Lalehan’da su sorunu yaşandı. Hatta bir kişi de olsa sıkıntı yaşayan tüm hemşehrilerimizden ASKİ ve şahsım adına da özür diliyorum. Hatta Devlet Su İşleri adına da özür diliyorum.”
Yavaş, bu yatırımlar sayesinde Ankara’nın memba kalitesinde içme suyuna ulaştığını belirtti:
“ASKİ o kadar güzel çalışıyor ki, Sağlık Bakanlığı ve ASKİ tarafından içme suyu kalitesine ilişkin sonuçlar düzenli olarak yayınlanıyor. ASKİ, Ankara’ya içme suyunu musluktan içilebilir hale getirmiştir.”
Yavaş, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) görevini yerine getirmediğini söyledi:
“Biz DSİ’ye yazılar yazdık. Sarıyar Barajı’ndan su talep ettik, dönüş yapılmadı. Koyun Baba Barajı’ndan sadece 3 aylığına 100 bin metreküp verilebileceği söylendi. Gerekçeleri tarımsal sulama.DSİ’nin görevi su planlaması yapmaktır. Ancak herhangi bir resmi cevap verilmedi. Bir kuraklık var. Sayın Cumhurbaşkanı bile peyzajlarda içme suyu kullanılmaması yönünde genelge yayımladı. Bu kuraklığı neden kabul etmiyorsunuz?”
Toplantının sonunda Yavaş, vatandaşlara şu sözlerle seslendi:
“Bugüne kadar hiçbir hemşehrimizin başını öne eğdirecek bir işin içinde olmadık. Ankara’yı bir avuç insanın değil, 6 milyon başkentlinin şehri olarak gördük. Bundan sonra da böyle görmeye devam edeceğiz. Şehrin küçük bir bölümünde yaşanan sıkıntılar için sorumluluk alıyorum. Hakkınızı helal edin. Bize ettiğiniz duaları gölge düşürmedik, bundan sonra da düşürmeyeceğiz. Kimsenin hakkını kimseye yedirmedik, yedirmeyeceğiz.”
ASKİ’nin yatırımları: 2019’dan bu yana neler yapıldı?
Yavaş, 2019’dan bu yana yapılan su ve altyapı yatırımlarını da detaylı biçimde anlattı. Öne çıkan başlıca çalışmalar şöyle:
- 220 bin metre içme suyu hattı yenilendi.
- 1291 noktada sel ve su baskınlarını önlemeye dönük altyapı yatırımı yapıldı.
- 263 kırsal mahallede kanalizasyon sorunları giderildi.
- 751 kırsal mahallede su yatırımı tamamlandı.
- İvedik Su Arıtma Tesisi’nde 3,6 milyar liralık kapasite artışı başlatıldı.
- Tatlar Arıtma Tesisi için 300 milyon dolarlık kredi bulundu, meclis engel çıkardı, yeni dönemde onaylandı.
- Keçiören’de 1 milyar liralık Dünya Bankası destekli altyapı çalışması başlatıldı.
- 37 yeni kuyunun açıldığı, 100 yeni kuyunun açılması için ihale yapıldığı açıklandı.
Kuraklığa karşı alınan önlemler
- Yavaş, son dönemde yapılan acil önlemleri de sıraladı:
- 30 eski kuyu yeniden devreye alındı, 19 yeni kuyu açıldı.
- 100 kuyu için ihale yapıldı.
- Kademeli su tarifesiyle 6 milyon metreküp tasarruf sağlandı.
- Park ve bahçelerde içme suyu kullanımı sınırlandı.
- 1850 park sayacı söküldü.
- Hobi bahçelerine verilen su azaltıldı.
- Musluklara perlatör dağıtıldı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın tüm açıklaması da şöyle:
Bugün bugün burada toplanmamızın sebebi birdenbire son günlerde artan dezenformasyon, karalamalar, ve kamuoyuna yanlış aksettirilen bilgiler hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla buradayız. Dezenformasyon öyle arttı ki biraz sonra sunumun içerisinde göreceksiniz.
Tamamen yalan, yanlış bilgiler ve insanları paniğe sürükleyecek bilgiler. Bunların hepsini savcılığa intikal ettiriyoruz ama planlı bir şekilde bir organize çalışmaları olduğunu da Ankara halkının bilmesini isterim. Bu nedenle ilk başta başlarken sadece basın toplantının başında görülmesini istediğim için buraya koydum. Dezenformasyonla ilgili bir video görüntüsü var. Ondan sonra asıl toplantı konusuna devam edeceğim. Lütfen izleyin...
"AKILLARINI PEYNİR EKMEKLE YEMİŞLER"
(İzletilen video hakkında) Evet, burası Hıdırlık. Şükran Anıtı ve Şehitler Anıtı. Şimdi televizyonlara İletişim Başkanlığından talimat gitmiş. Oradan sürekli bu haliyle yayın yapın. O kuleyi iki kuleyi gösterin demiş. O iki kulenin maliyetinin de 2.2 milyar olarak yaygara edecekler. Bunlar aklını peynir ekmekle yemiş. Kim inanır buraya benim 2.2 milyar lira harcadığımı.
Henüz yarım inşallah bittikten sonra projeyi gördünüz. Ankara halkına yakışır. Cumhuriyeti kuranlara şükran anıtı.
Arka tarafında tüm şehitlerimizin isminin bulduğu Ankaralılar için çok nefis bir rekreasyon anıtı ortaya çıkacak ve inşallah açılışını hep birlikte yapacağız.
SU KESİNTİLERİ HAKKINDA AÇIKLAMA
Bugün aslında su konusunu konuşmak için bu basın toplantısını düzenledim. Dünyanın içinden geçtiği süreç sıradan bir kuraklık değil. Bu bilim insanlarının adını koyduğu şekliyle bir iklim kırılmasıdır.
Yani eski düzenin bittiği yeni ve çok daha sert bir doğa rejiminin başladığı bir dönemdeyiz. Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü ve uluslararası bilim çevreleri açıkça söylüyor. Akdeniz havzası Türkiye'nin de içinde olduğu bu kuşak dünyada en hızlı kuruyan bölge haline geldi. Yağmur yağıyor ama toprağa işlemiyor. Kar yağıyor ama barajları doldurmuyor. Buharlaşma artıyor. Yeraltı suları çekiliyor ve kaynaklarımız hızla tükeniyor.
Bu küresel tablo Elazığ'ı da vuruyor. Kayseri'yi de, Konya'yı da, Malatya'yı da Yurdun çeşitli yerlerini ve elbette Ankara'yı da. Bugün Ankara tarihinin en kurak hidrolojik dönemini yaşıyor. Bunu tahminle değil rakamlarla söylüyoruz.
Bakın nüfusumuz artarken barajlara gelen su azalıyor. 1994'te Ankara'da kişi başına düşen yıllık su miktarı 41 metreküptü. 2008'de 45 metreküptü. 2025'te bu rakam 19 metrekübe düştü. Yani Ankara su açısından oldukça yarıdan fazla fakirleşmiştir. Bir yanda 6 milyona yaklaşan bir şehir, öte yandan her geçen yıl daha az gelen su.
Az önce ekranda gördüğünüz baraj görüntüleri işte bu gerçeğin fotoğrafıdır. Geçen yıl bu noktaların tamamında su vardı. Bu tablo iklim krizinin Ankara'ya düşen payıdır. Bizim görevimiz şudur arkadaşlar. Bu gerçeği gizlemek değil, bu gerçeğe rağmen Ankara'yı ayakta tutmaktır.
"200 GÜN HEMEN GEÇER"
Ben bugün burada Ankara'ya izleyenlere korku salmak için anlatmıyorum bunları. Ankara'nın 200 günlük suyu var demiştim. 200 gün dediğinizde göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Bu süreçte de ciddi miktarda tasarruf ettik. Bunu da söyleyeyim size. Şimdi zaman zaman siyasiler var olan suyun musluklara ulaştırılamadığı gibi saçma sapan konuşmalar yapıyorlar. Dezenformasyon yapıyorlar. Şu anda suyumuz su yani barajlardan şehre gelecek suyun su alma yapısının altında. Su neden verilemiyor deyince meşhur bir barut fıkrası vardır. Hepiniz bilirsiniz. Asker gelmiş askere gelmiş komutan sormuş. Niye savaşı kaybettiniz? Anlat bakayım demiş. Bir, barut bitti. Komutan demiş ki gerisini sayma gerek yok.
"GEREDE PROJESİNDEN DAMLA GELMİYOR"
Su yok. Sizin 2050'ye kadar yetecek dediğiniz baraja Gerede projesinden damla gelmiyor. Su yok. Olay bu kadar basit. Ha bunu da mazeret etmeden elbette bir yönetici olarak şehre nasıl, ne şekilde su vereceğimizin de elbette tedbirlerini alıp projelerini yapıyoruz. Şimdi bir noktaya değinmek zorundayım.
ANADOLU AJANSI'NA TEPKİ
Bu mecralarda özellikle her gün Kuraklık Türkiye'ye vurdu diye haber servisi yapan Anadolu Ajansı. Ankara olunca enteresan bir tablo çiziyor. Şehir susuz kaldı. Evlerde su yok. Ankara çöktü. Bakın sıcak kar kuraklığı nedeniyle su kaynakları yeterince beslenemiyor diye haber yapıyor Anadolu Ajansı. Haber Türk. Acil önlem alınmazsa su krizi ilk olarak tarımı, ardından büyük şehirlerdeki yaşamı vuracak diye yazıyor. Yani ortam kuraklık, iklim krizi ortada. Hatta kameraları alıyorlar, mahalle mahalle, bina bina gezilerek sanki bir şehirde hayat durmuş gibi bir algı üretiliyor.
CEM KÜÇÜK'ÜN TGRT YAYININA TEPKİ
(İktidar medyasından Cem Küçük'ün TGRT Haber'deki yayınına tepki) Bugün sabah belediyeye gelirken TGRT'de haberde CHP'li belediyelerde su kesintileri yaşanıyormuş. Bunun için de fiyatları artmış diye haber yapılmış. Bakın görüntüyü görüyorsunuz. Şimdi bu ne demek biliyor musunuz? Benim gördüğüm kadarıyla Elazığ Belediyesi'nde su yok. Konya'da sıkıntı var. Bütün Türkiye'de bütün belediyelerde su sıkıntı var. Amaç şu: CHP'li belediyeler şehri susuz bıraktı demek.
"CHP'Lİ BELEDİYELERE OPERASYON VAR"
Ve bunun gibi dezenformasyon politikalarını devam ediyor. Aslında bütün mitinglerde yaptığım bir konuşma vardı. 2031 Mart'tan sonra yeni seçilen belediye başkanlarımızla birlikte yaptığımız çalışmalarda bir yıl sonra yapılan anketlerde başarı oranı yüzde 58 çıkmıştı. Bu ne demektir? Yüzde 58 deyince en erken yapılacak seçimde iktidarın değişmesi demektir. O zaman ne yapılması lazım? Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin bir defa puanlarının düşürülmesi lazım. Operasyonlar başladı bildiğiniz gibi. Dezenformasyon başladı. Silkeleyin bunları gibi yeni seçilen belediye başkanlarımız eskiden aldıkları sigorta, vergi borçları yüzünden hacizlere uğramaya başladı vesaire. Bütün amaç başarılı olan belediyeleri, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere karşı bir operasyon var ve bu maalesef İletişim Başkanlığından başlamak üzere verilen bir talimatla... Baktığınız zaman yazarların birçoğu da aynı konuya değinerek hiçbirisi Aski'den, Büyükşehir'den bilgi almadan rastgele bilgilerle ezbere konuşarak bu dezenformasyona katkıda bulunuyor.
"SUYU KESİLENLER ELİNİ KALDIRSIN" DEDİ
(Basın toplantısında yer alan kişilere Yavaş, suyu kesilenlerin elini kaldırmasını istedi. Yaklaşık 200 kişinin olduğu görüldüğü salonda yalnızca 3-4 kişi elini kaldırdı)
Evet, ben şimdi buradan bulunanlara bir şey sormak istiyorum. Geçen ben Belediye Meclisi'nin grup toplantısında 100 kadar arkadaşımız buradaydı sordum. Arkadaşlar çok samimi olarak söyleyin. Kaçınızın suyu kesildi dedim. O gün için 7 kişi çıktı. Çok samimi olarak söylüyorum. Evet su kesintisi oldu. Biraz sonra anlatacağız. Buradaki bütün hazır soruyorum. Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın. Kaldırsın elini. Kaldırın arkadaşlar suyu kesilenler kaldırsın. Evet kaldırıyor, kaldırın. Evet gördüğünüz gibi su kesintisinden mağdur olan insan sayısı Ankara'da 2.600.000 abonemizin çok çok altında. Biraz sonra şehre verilen suyu gördüğünüz zaman gerçek durumu göreceksiniz. Bizim görevimiz gerçeği saklamak değil, net bir şekilde halkla bunları paylaşmak. Evet, ne yazık ki bazı siyasiler bu hayati meseleyi çözüm üretmek yerine polemik konusu yapıp köpürtüyor. Haşa işlerine biri kişi var ki halk arasında bir deyim vardır. Şehrin içine halkın karşısına çıkmaya yüzü olmayan bu insanlar kalkıp Ankara Büyükşehir hakkında dezenformasyon yapıyor. Benim aklıma şu geliyor. Onları televizyon ekranlarında gördükçe katır defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş. Kalkmış bunları anlatıyorlar. Şimdi Kerbela dönemini de sosyal medyadan vereceğiz. Ben burada Ankara halkına tekrar bu paylaşımları vermek istemiyorum. Çünkü eski dönemde şunlar olduydu. Bizim dönemde de bu. Böyle bir kıyasa ihtiyacımız var arkadaşlar.
ASKİ TARİFESİNİ AÇIKLADI
Biz buraya seçilirken en iyi hizmeti yapmaya, en iyisini yapmaya talip olduk ve Ankara halkı da bize güvendiği için seçti ve aynı şekilde çalışmaya da devam edeceğiz. Şimdi Ankara'yı bu ağır küresel krize rağmen nasıl susuz bırakmadığımızı, hangi yatırımlarla, hangi tekniklerle ve hangi fedakarlıkla suyumuzu korumaya çalış çalışacağımızı anlatıyorum.
Bu bilgilerin hepsini bir şekilde telefonlarınıza indirin ki en azından burada tek tek saymaya vakit yok. Ankara halkı için neler yapmışız? Bunların birçoğunu Aski'nin o kısıtlı bütçesiyle neler yaptığımızı anlatacağım. Şimdi zaman zaman siyasilerden şunu duyuyorum. E canım 7 yıl oldu. Yapsaydın ya. Yani 7 yılda Kesiköprü'den gelen boruları değiştireceksin. Ankara'da birçok biraz sonra göreceksiniz altyapı eksiği var. Onları yapacaksın ve üstelik geçtiğimiz 5 yılda bir sürü engelleme ve bizzat en yetkili siyasi kişilerin söylemleriyle Topal Ördek haline getirilip yapacaksın. Bunları çabuk unuttuk.
Şimdi ekrana koyduğumuz bu 16 tane yapılması gereken projeyi Devlet Su İşleri çok yıllar önce Aski'ye bildirmiş ama Aski bunların hiçbirisini yapmamış. Gördüğünüz gibi burada işaretli kısımların hepsini biz 2019-2026 arasında yaptık.Su fiyatlarımız buydu. Aski konut tarifesi şu andaki rakam bu. Yüzde 85'i gördüğünüz gibi indirimli veya sabit fiyatlı zamsız kullanıyor. Öğrenci evlerine indirim var. Sosyal yardım alanlara 10 m3'e kadar 1 lira ve 51.000 aile bundan yararlanıyor.
Tabii kurum bizim elimizde olunca televizyonlara bakıp bazı siyasilerin, bazı böyle hakarete varır konuşmalar yapan yorumcuları görüyoruz. Merak ettim gerçekten bunların suyu kesilmiş mi diye. Hatta bazı siyasilerin de ekranda elimizde açıklamıyoruz ama eğer gerekirse de açıklanacağı zaman kamuoyuna açıklarız.
O televizyonlarda bağıra bağıra konuşan ortalama 20 küp 20 metreküp su kullanmaya devam ediyor. Hiç su tasarrufu yapmamış. Su tasarrufunu hep beraber yapacağız. Bu problem bütün toplumun problemi haline geldi. O bağıran tweet atan siyasi baktık evinde tam 37 ton kullanıyor aylık. Ve bir tane bir ton dahi şey yapmamış, tasarruf etmemiş. Muhtemelen bahçesini suluyor. Yani ben şundan korkarım. Adeta Ankara halkı susuzluk çeksin diye sonuna kadar muslukları açıp boş bırakırlarsa da artık bunlarla da karşılaşacağız diye tahmin ediyorum.
Şimdi son günlerdeki bu dezenformasyonla ilgili dün sosyal medyada yayınlama yayınlar yapıldı. Ve özellikle TRT'nin görevlendirildiği, sosyal medyada yansıdı bu bir dosya haber hazırlıyorlar. Burada Ankara Halkında susuzluk var diye yalan haberler. Arkasından bu Hıdırlık Tepesi ile ilgili arkasında ulaşımla ilgili sürekli olarak bunu gündemde tutacak haberler yapmaya çalışıyorlar. 7 yıldır biz hiçbir şey yapmamışız. Böyle bir haber hazırlıyorlar. Daha önce TRT'ye bir çağrı yapmıştım. Buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Nedir bu telaşınız? Şu anda Ankara'da tüm musluklardan su akıyor arkadaşlar. Hiçbir tane kesinti yok. Telaş ne? Bu karalama kampanyasının mutlaka bir amacı olması lazım. O amacın ne olduğunu biliyoruz. Ve arkasından şunu söyleyecekler. Ankara'da salgın hastalık başlıyor. İnsanlar leğenle çamaşır yıkıyor. Şehir susuz kaldı gibi sahte haberleri de bundan sonra hazır olun. Ama Aski Ankara Büyükşehir'e bağlı. O konuşan insanlar dahi ilçe yöneticileri dahi hepsinin ne kadar su kullandığını görüyoruz. Hepsini dezenformasyondan, halka panik yaratmaktan dolayı da götüreceğiz. Bunların hepsini savcılığa vereceğiz. TRT'ye sesleniyorum veya İletişim Başkanlığı'na. Sizler bu ülkenin 86 milyon vatandaşının vergileriyle yayın yapan bir kurumsunuz. Onlarla faaliyet yapıyorsunuz. Halkın parasını kullanıp halka yalan söylemeye lütfen utanın. Haber merkezlerinde kullanılan WhatsApp gruplarında su akmayan çeşme bulun. Gidin oradan yayın yapın. Tankerle su verilen bir yer bulun. Ne pahasına olursa olsun görüntü çıkarın şeklinde talimatlar verildiğini bilmediğimizi sanıyorsunuz.
WhatsApp gruplarında bizi sevenler bu yazışmaları bize gönderiyorlar. Ve şimdi de bütün Türkiye biliyor. Şunu açıkça söylüyorum. O dosya haber yayınlandığı gün TRT hakkında bir kez daha suç duyurusunda bulunacağım. Bu kadar da değil. Sabah 8 akşam 8 Ankara'nın her noktasına trafik yayını yapacaksınız diye muhabirlere emekçilere baskı kurmuyor musunuz? Onu da biliyoruz. Merak etmeyin. Ankara'da Cumhuriyet tarihi boyunca 2 milyon araç olmuş. 2019'dan 2025'e kadar 2026'nın başına kadar 1 milyon araç eklenmiş.
Şu anda 700.000 nüfus artışımız var. Elbette bunu kurumlarla işbirliği yaparak ve en son teknolojiyi kullanarak çözmek için de Ankara Büyükşehir olarak elbette geleni yapacağız. Sonuna kadar da uğraşacağız. Evet şu imalatları da 2026'ya kadar yapılanları da hızlıca geçelim.
Evet. Aski hangi çalışmaları yaptı ayrıca? Şimdi bakın Aski'nin bütçe gelir gerçekleşmeleri. Topal ördek olduğumuz dönemde Aski'nin su fiyatları çok aşağıda düşürüldü. Kendi dönemlerinde iki mislinden daha fazla para alıp bu parayı başka hizmetlere aktarırken ancak 2019'dan sonra mecliste azınlık olmamız nedeniyle gelirimiz arttı. Bir bakın. 2017'de 40 milyar lira olan Aski'nin geliri 2021'de 13.7, 2014'te 2022'de 14.7'ye indi. 2025'te seçimden sonra ilk defa biz normal fiyat zararının altında olmayan fiyatta şu anda su vermeye başlayabildik. Evet, bütçelerimizin arasındaki 2012-2018'deki Aski'nin bütçesiyle 2019-2025 arasındaki Aski'nin bütçesini de görüyorsunuz. Yapımı tamamlanan büyük çaplı içme suyu hatları var. 220.000 metre çelik içme suyu hattı...
İvedik Temelli. Bu İvedik Temelli Boru hattı 2005 yılı Aski masker planında Polatlı'ya içme suyu hattını 2014'e kadar tamamlayın denmiş. Yaptılar mı arkadaşlar? Bize geldi. Peki bize geldi. İlk belediye meclis toplantısında Polatlı'ya su götürmek için ihale yapmak için bir kredi talebinde bulunduk. Reddedildi. Mahkeme kararıyla biz ancak bu haklarımızı alıp da Polatlı'nın ihalesini yapabildik. Lütfen 7 yıldır bunları niye yapmayın diyenler ilk 5 yıldaki su fiyatlarındaki ucuzluk ve bu tür engellemeleri lütfen unutmasınlar.
Şu anda Keçiören'de Dünya Bankası kredisiyle yaptığımız 1 milyar liralık bir yatırım var. Çünkü Keçiören'de geçen insan ölüyordu. 1984 yılında yapılmış nüfus 300.000 arkadaşlar. Hiçbir kanal değişmeden şu anda 1 milyon nüfusa gelmiş. Aynı kanalların yapılması mümkün mü? Şimdiye kadar hiç kimse bu işle uğraşmamış. 1984 yılında yapılmış nüfus 300.000 arkadaşlar. Hiçbir kanal değişmeden şu anda 1 milyon nüfusa gelmiş. Aynı kanalların yapılması mümkün mü? Şimdiye kadar hiç kimse bu işle uğraşmamış. Ama biz eskiden yapılmamış ne yapalım? Biz de yapmıyorum diye bir tavra giremezdik ve derhal başladık.
Çankaya ilçesine gene aynı şekilde Mamak Boğaziçi Mahallesi'nde. Mamak'ta, Yenimahalle'de elektriken sürekli sel basıyordu. Evet, Ergazi yapıldı. Sincan Mustafa Kemal Mahallesi. Etimeskut İstasyon Caddesi'nde biliyorsunuz bir elektrik çarpmasıyla bir hemşehrimiz vefat etmişti selden dolayı. Akyurt Ulupınar Deresi. Altındağ Çevre Caddesi. Gölbaşı. Ve Aski imkanlarıyla dış kredi de bulduk arkadaşlar.
Şu anda İvedik arıtma suyu yetmiyor artık. Ankara nüfusu arttığı için şimdi 4. ünite kapasite artışı yapım işi ihale edildi 3.6 milyar lira. Kınık tünel çıkışı İvedik Su Arıtma Tesisi. Biraz sonra bunun görüntülerini göstereceğiz. 2.9 milyar. Niye biraz sonra göstereceğiz? Parasını biz ödüyoruz ama Devlet Su İşleri hiç biz yokmuşuz gibi biz yapıyoruz deyip bunu açıklıyor. Yapsın elbette onun kanuni görevidir. Macın Havzası Ankara metropol kent yine yapılan harcamalar sözleşmeleri bunların imzalanmıştır. Evet, arıtma tesisinin kapasitesi artışı. Macın Havzası 544 milyon lira. yeni yerleşim bölgelerinin artması nedeniyle İnce tarafında, Gölbaşı tarafında da müthiş bir şekilde yeniden sıfırdan yapılması gereken altyapı çalışmaları var.
Sel ve su baskınlarını önlemek amacıyla neler yapılmış? 263 kırsal mahallede kanal sorunu vardı. Bu yani Ankara başkentte kanalizasyon yoktu mahallelerin birçoğunda arkadaşlar. Hiç bakılmamış. Yine 751 kırsal mahallenin birçoğunda da su yatırımı yapılarak sorun çözüldü. 2019 yılından bu yana 1291 noktada sel ve su baskınlarının önüne geçmek adına çalışma yapıldı. Yağmur suyu altyapı mesela bizden önceki dönemde yapılmış 72 adet alt geçitte yağmur suyu ızgarası ve sistemi yok arkadaşlar. Hiç yapılmamış. Kanalizasyon hatlarının %72'si 20 yaşın altında. Yağmur suyu hatlarının %76'sı 20 yaşın altında ve birçok ana caddede ve 20 22.000'e yakın sokakta hiçbirisine ızgara yok. Sürekli mesaj gelir. Yağmur yağdığı zaman bizim sokak böyle oluyor. Hiçbirisinde yapılmamış. Keçiören ilçesi özelinde ve sokakların yüzde 94'ünde ızgara veya yağmur suyu altyapısı bulunmamaktadır.
Bir kısmını Barış Pınarı Caddesi'nde geçen dönemde yaptık. Şimdi tamamını yapmak için ihale biraz önce gördüğünüz yapılıyor. 460 noktada yağmur suyu ve kanalizasyon suyunu ayrıştırarak Ankara çayının daha temiz akması sağlanmıştır. O Ankara çayının içinden kokuyu inşallah sıfıra indireceğiz. Ankara halkının utancıdır. Yıllarca kokuyu yakınlarda oturanlar yaşamıştır. Yüzer GES projesi yapılmıştır. Türkiye'de ilktir. Çatı tipi GES projesi yapılmıştır. Bunlar daha da artırılacaktır. Bir de önümüzdeki dönem planladığımız projeler var. Ankara Tatlar Arıtma Su Tesisi 36 306 milyon dolar. Şimdi bununla ilgili de bilgi vereyim. 2014'e kadar 2010'dan itibaren kapasiteyi artırın diye sürekli Çevre Bakanlığı yazı yazmasına rağmen yapılmamış. Geldik. Sayın Cumhurbaşkanı ile görüştük. Hazine Bakanlığı ile görüştük. Bunlar şeyi onayladılar bize.
300 milyon dolar civarında krediyi onayladılar. Cumhurbaşkanı onayladığı krediyi geçen dönem burada bu belediye meclisi reddetti arkadaşlar. 2000 ta 31 Mart'a kadar reddettiler. 31 Mart 2024'e kadar halkın sağlığını ilgilendiren bu kadar vahim konuda şimdi biz yeni mecliste kararı aldık devam ediyoruz. Yine Güdül Beypazarı Ayaş 105 milyon dolar gibi . Toplam 500 milyon dolar civarında yeni yatırım projesi var. Bunlar da önemli projeler. Şehrin içerisinde yaşadığımız bunları tek tek saymayacağım.
Nasıl olsa indirirsiniz diye şehrin çeşitli kesimlerinde örneğin Çankaya'da borular artık teneke gibi olmuş değişmesi gerekiyor. Sürekli olarak arıza yapıyor yapıyor.
Buna benzer Çankaya'da, Gölbaşı'nda çeşitli yerlerdeki tek tek bütün noktalar tespit edildi. Bunlar bu yıl içerisinde inşallah ihaleye çıkacak.
Ve bir de yeni bir hat 2026 yılı için planlanan büyük yatırımlarda Kesiköprü'den yeni bir hat içinde ihaleye çıkıldı. İnşallah süreç tamamlanınca yapımına da başlanılacak.
Bu kırsal mahallelerdeki yatırımlarımız. Yani o mahallelerin bir çoğunda su yok.
Muhtarların, mahalle sakinlerinin neler dediğini, nasıl teşekkür ettiğini göreceksiniz. Yani kimse görmez deyip oralardaki halkı 50 kişi de yaşasa 100 kişi de yaşasa susuz ve kanalizasyonsuz bırakmadık. Peki şimdi son günün konusu kuraklık hakkında neler yapıldı? Belediye oturdu seyretti mi yoksa birtakım çalışmalar mı yaptı? 2019 yılında arkadaşlar gelir gelmez 8. ayda 4. ayda koltuğa oturduk. 8. ayda master plan çalışmaları başladı. Ankara 2054 master plan çalışmaları başlandı ve 2024 yılında bitirildi. Bu büyük bir çok önemli bir olaydır. Bu işte geleceği planlamak budur.
Devlet Su İşlerinin Kanunundaki görevini okuyorum. Bunu okumam lazım. Doğal servet ve kaynaklar devletin hükümet tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir. Ülkemizde su kaynaklarının planlanması, yönetilmesi, geliştirilmesi ve işletmesinden sorumlu özel bütçesi olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Ayrıntılı bir şekilde de 6200 sayılı kanunda yazılıdır. Belediye Teşkilatı olan yerlerde içme, kullanma, endüstri suyu temini DSİ'nin yasal görevleri arasındadır. Kanunda yazıyor bakın. DSİ bu amaçla İstanbul ve Ankara illeri başta olmak üzere bedelleri yapımından sonra ödenmek üzere belediyelere baraj, isale hattı ve su deposu yapmakla yükümlüdür. Yapmış. Yapmamış demiyorum. Neyi yapmış? Gerede projesini yapmış bizim için. Ankara halkı için ve 2050'ye kadar bu problemi çözdük demiş.
Biz Devlet Su İşlerine sürekli yazı yazdık. Master planımıza göre 2022 yılında Devlet Su İşlerinden Kızılırmak'tan bize ilave su verin diye yazı yazdık. DSI net bir cevap vermedi bizde. Bunu indiren arkadaşlar tamamını okuyabilirler. DSI ve ilgili kuruluşları eylem acil eylem planımı toplantımıza davet ettik. Ne zaman yapmışız? Geçen yıl daha kuraklık olup olmayacağı, yağış olup olmayacağı belli olmadığı halde ne olur ne olmaz diye Nisan ayında veya Haziran ayında toplantılara davet ettik. Toplandık geldiler.
Burada da aldığımız kararlar var. Onu da geçiyoruz. Şimdi 2021 yılında yine gelir gelmez ben Beypazarı Nallıhan arasında olduğu için Sarıyar Barajı en yakın şeyimiz orada. Baraj hazır suyumuz orada ve miadını doldurduğu söyleniyor. Bu nedenle biz Sarıyar Barajından bize su tahsis edilmesini söyledik. Şöyle cevap geldi. Bahse konusu talebinin alternatif su kaynakları ile ilgili detaylı çalışmaların yapılması ve master plan çalışmaları akabinde gerekli değerlendirme yapılabileceğinden bahisle talep uygun görülmemiştir. Ama biz buna rağmen şu anda Sarıyar Barajı'nın projesini şimdiden kendimiz ASKİ kendi imkanlarıyla gerçekleştiriyor. Şu anda orada 2 300 300 milyon metreküp su halihazırda bulunuyor.
Sarıyer Barajı için istenilen raporlar ilgili yazıda sunulmuş olmasına rağmen Devlet Su İşlerinden bu konuda bir dönüş olmamıştır. Haziranda Devlet Su İşlerini uyarmışız arkadaşlar. Ne diye uyarmışız? Bizim master planında şöyle bir sonuç çıkıyor diyor ki: 2029 yılında Türkiye'de Ankara'da herhangi bir kuraklık olmasa dahi Ankara'daki mevcut nüfusa göre mutlaka Ankara'nın suyu bitecek alternatif bir şeyler yapılsın diye rapor çıkınca biz bunu Devlet Su İşlerine bildirdik. O geride projelerine güvendiklerinden olsa gerek hiçbir resmi cevap bize verilmedi arkadaşlar. Temmuz'da Devlet Su İşlerine bir yazı daha yazdık. İçme suyu arz güvenliğimiz tehlikeye giriyor. Atın su kaynaklarının planlarını yapın bize bildirin. Biz de gereğini yapalım diye. DSI tarafından Ağustos'ta bir kez daha uyarıldı ve Kurtboğazından Kahramankazan'a su veriliyordu.
Oradaki çiftçinin de suya ihtiyacı var ama Kurtboğazı artık sıfıra iniyor. Buraya su vermeyin. Başka bir çare bulalım dememize rağmen Devlet Su İşleri tarafından hiçbir işlem yapılmamış ve Kurtboğazı da su alma yapısının altına inmiştir. Evlide Devlet Su İşlerine yazı yazdık. Koyun Baba Barajından su istendi ve en sonunda ben Sayın Bakanı aradım. Durumu arz ettim kendisine. Sayın Bakanım Ankara susuz kalıyor. Koyun Baba orada büyük miktarda su var. En azından bundan Ankara halkına kullandırmak için su verin dedim ve sonuçta bize günlük su ihtiyacı Ankara'nın 1,5 milyon metreküpe yakın. Devlet Su İşleri sadece 3 aylığına 100.000 metreküp su verebiliriz demiştir. Gerekçe tarımsal sulama olarak gösterilmiştir. Bunun da projesini yapıyoruz.
Yine 100.000 metreküp suyu oradan alıp takviye yapacağız. Evet 3 aylığına 9 milyon metreküp su tahsis edilmiştir. Kapasitesi 228 milyon metreküptür. Kuraklık için aldığımız bazı tedbirler var. Kahramankazan Akyurt Çubuk ilçelerinde 30 kuyu tekrar aktif hale getirildi. 19 adet sondaj kuyusu açıldı. 100 adet kuyu açılması için ihale yapıldı. Yüksek tüketimli konut ve iş yerlerinin suyu az tüketmeleri için kademeli tarifeye geçildi. Buradan 3 milyon metreküp su tasarruf ettik. Yeşil alan sulamalarının içme suyu şebekesinden yapılmaması için gerekli yazışmalar yapıldı. Park ve bahçelerden 1850 adet sayaç söküldü. Hobi bahçelerine verilen su miktarı düşürüldü. Musluklara perlatör dağıtımı yani daha tazyikli daha az kullansın diye perlatör dağıtıldı. Kuraklığa uygun peyzaj çalışmalarının tüm belediyeler tarafından hayata geçirilmesi için karar alındı. Tarımda vahşi sulama yerine damlama sulamaya geçilmesi amacıyla %50 hibeyle damlama sulama borusu dağıtıldı. 10 metreküpün altında su kullananlara %10 indirim yaptık arkadaşlar. 10 15 metreküp arasında kullanan konut abonelerinin tarifede değişiklik olmadı. Ancak 16 ve 30 metreküp arası kullanılan çünkü normal bir aile biraz önce şeyde gördüğünüz gibi %85'i 15 tonun altında kullanıyor. Diğer 15 sanayi tesisleri ya da havuz doldurmakta, bahçe sulamakta kullanıyor. Bu nedenle onların az su kullanmaları için de onlara zamlı tarife uyguladık ve 3 milyon metreküp tasarruf ettik. O adını anmadığımız şahıs gitti Ankara halkına zam yapıldı diye dava açtı. Halbuki ASKİ'nin gelirleri azaldı. Amaç ne? Amaç şu arkadaşlar. Ankara susuz kalsın. Sırf Mansur Yavaş'ı yıpratmak adına Ankara susuz kalsın istiyorlar. Kaldı ki önceki dönemde fiyatın yarısına verilmesine, bütçenin eski dönemde %5 fazlası -5 milyar lira olarak zararına bütçe yapmamıza rağmen geldiler belediye meclisinde su fiyatlarının %50'ye indirilmesi kararını aldılar.
O ara eski dönemden kalma bir zimmet çıkınca Sayıştay'dan hemen sesi kestiler ancak zaten mahkemede bu kararı iptal etti. Amaç sürekli olarak ASKİ'yi batırmak ve Ankara halkının susuz kalmasını sağlamak. Bunun adı siyaset falan değil. Kirli siyaset. Tabii herkes kendine yakışanı yapar. Fiziki su kayıpları ve izinsiz kaçak kullanımlarla ilgili mücadelede yapılanları da ekranda görüyorsunuz.
İdari su kayıplarıyla mücadele. Sonuç olarak sistemde görünmeyen önemli miktarda su ölçülebilir hale getirilmiştir.
Sonuç olarak asbestli boruların yenilenmesi planı yapılmış. Yani üstümüze düşenleri yapmışız. Orada metrekareleri yazılı. Hedef yasada kayıp kaçak oranını 2028 yılında %25'e indirilmesi belirlenmiş olmasına rağmen ASKİ'nin hedefi bunu %20'nin altına indirmektir. Bu konuda çalışmalar yapıyor. Ankara'nın memba kalitesindeki içme kullanma suyu ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayacak olan bu sistemden şu ana kadar Ankara'ya 312 milyon metreküp su verilmiştir. 2050 yılına kadar olan içme ve kullanma suyu ihtiyacı karşılanmış olacaktır. Gerede sistemi ile Ankara'mıza memba kalitesinde içme suyu sağlamanın yanında şehrimizin 2050 yılına kadarki içme suyu ihtiyacını da gideriyoruz. Ne kadar su aldığınız geldik mi? Tamam. Evet. 2050 yılına kadar içme suyu bunu planlayan Devlet Su İşleridir. Görev onlarındır ve planlamıştır zaten. Ama bir kuraklık vardır. Kuraklığı niye kabul etmiyorsunuz DSI olarak. Sayın Cumhurbaşkanı dahi genelge çıkarttı Ankara'ya. Bütün belediyelere bundan sonra peyzajlarda şehir içme suyu kullanılmayacak diye şeyi çıkarttı genelge çıkarttı. Eskiden yoktu böyle bir genelge.
Niye çıktı? Bir kuraklık var. İşte Gerede'den Çamlıdere Barajına gelen yıllık su miktarı arkadaşlar. Yani suyu var da biz mi vermedik? Demirelin dediği gibi suyu içtik mi yani içtik mi var olan suyu?
Ağustos ayında Kesiköprü'de su patladı. Arkadaşlar şehri ne kadar su verdiğimizi falan göreceksiniz. Kesiköprü'de ne olmuş? Bunu bir halkla paylaşalım. 2007 yılında 384 km olarak planlanmış. 192 km'si Çelik, 192 plastik cam karışımlı CTP boru olarak imalatı yapılmış. 2015 yılında CTP borularının üstü 300'ün üzerinde arıza meydana gelince 2015 yılında 81 km'si düktil boruyla değiştirilmiş. Geri kalanı sokağa atılmış. Evet onun görüntüsünü göreceğiz. Gördüğünüz gibi bunlar bağlarda, yol üzerinde atık turunda duruyor. Kimi kümes yapıyor kimi çöp kutusu yapıyor. Boş olarak orada duruyor. Neden patladı derseniz yani bunları bize diyorlar ki niye değiştirilmediniz?
Arkadaşlar bizden önceki dönemde bir proje yapılmış. Şu anda bu borunun diyelim ki 80 km'sini hala kullanıyoruz. Kullandığımız bir boruyu değiştirdiğiniz takdirde Sayıştay bunun hesabını sormayacak mı? Ancak patladığı takdirde patlayan kısmını değiştirirsiniz ya da hiç kullanılamaz hale gelirse yeni bir hat ancak o zaman yaparsınız.
İki boru yan yana yapıldığı için patlayınca birbirini patlatıyor ve üstelik çalışmada da tamiratta da son derece güçlük çekiliyor. Bunu yerinde gördük. Evet şehre verilen su miktarı arkadaşlar. O gün de dahi biz Kesiköprü'den verilemeyince Çamlıdere ve Kurtpınar'dan takviye etmek durumunda kaldık. Aski'nin Ankara için belirlediği rakam günlük 1.240.000 metreküptür. İşte verdiğimiz su 1.258.000 1.255.000 civarında ve yine neredeyse 1.240.000'nin hiç altına girmedik. Oralardan takviye ettik.
Maalesef tabii oradaki su azaldı Çamlıdere'de ve şeyde ve bu azalma günlük su kullanımının ihtiyacını tam karşılanmamasına yol açtı. Çünkü Ankara'da nüfus fazlasıyla birlikte 1.240.000 değil 1.400.000 civarında 400.000 bazen 1.450.000 metreküp civarında günlük tüketimimiz var. Bir bakın bunları geç değiştirdi diyenler oldu. Bu kadar kolay mıymış çalışmak? 8 saat sürüyor bu kaynağın yapılması ve test edilmesi...
2.6 kilometresini değiştirdik ve bu CTP borularıyla ilgili hala askı kesin kabul yapmamıştır arkadaşlar. 2007-2008'de yapılmış. Hala kesin kabul yapılamıyor. Ben de şikayet ettim. Mülkiye müfettişi sokaktaki boruları görsün. Gereğini yapsın. Kamu zararı var diye ama tahmin ettiğiniz sonuç. Şu ana kadar hiçbir şey yapılmadı ve Ankara Büyükşehir Askı o tarihte dava açmış. Demiş ki siz tanıtım ve broşürleri belirtilen boruları vermediniz. Dolayısıyla hile yaptınız bize. Hileli boruları verdiniz diye CTP'li boruları veren firmaya dava açmış ama davayı geç açtıkları için zaman aşımından dava kaybedilmiştir. Şimdi biz yine de ne olur ne olmaz? Gerede'den su gelmeyebilir. Devlet Su İşleri başka kaynak vermeyebilir diye bir takım hazırlıklara tam Nisan Mayıs ayında başladık arkadaşlar. Çünkü kışın olur ya bazı meteorolojik raporlarda kışa Ankara veya Türkiye veya dünya görmediği kışı görecek işte metrelerce kar görecek demesine rağmen biz yine de ne olur ne olmaz diye tedbir almaya başladık.
23 Mayıs'ta iç yazışmayla bu projenin yapılmasını, 100'er pompa yapılmasını talimat veriliyor. 31.7'de gerekli projeler tamamlanıyor.
. Ve 16.9'da ilk ihale yapılıyor ama ihaleye verilen tek bir firma bu işi daha önce yapmamış. 347 milyon lira teklif veriyor. İptal ediliyor. Tekrar ihale yapılıyor 2025 10. ayında bu sefer 3 firma teklif veriyor ama 3'ü de maliyetin neredeyse 2 misli. Bunun üzerine tekrar 3. ihale 28.10'da yapılıyor ve 90 milyon liraya ihale kesinleşiyor ve hemen yapımına başlanıyor. Bu arada İvedik arıtma ve barajlardan gelen sudan ne kadar su veremediğimizi de sizlerle paylaşacağız. Gördüğünüz gibi 10 milyon metreküp eksik verildi. Bu 10 milyon eksik verilen Ankara halkına elbette eksik alan yerlere eziyet çektirdi ancak 10 milyon metreküp de barajda kaldığı için ileride kullanacağımız su kasadaki para gibi hala Ankara halkının kullanımını bekliyor. Burada da günlük verilen suları görüyorsunuz arkadaşlar. Hiçbir zaman 1.240.000 altına hemen hemen hiçbir zaman düşmemiş. Yani sonuç itibarıyla Ankara halkı böyle susuz bırakıldı diye bir şey yok. Elbette su kesintisi yapıldı. Ancak su kesintisi yapılan yerleri ezbere biliyoruz.
Biraz önce 2026 için de yapılacak projelerin içerisinde biz geldiğimizden beri şehirde su sıkıntısı olmasa dahi Keçiören'nin yeni mahallenin yüksek kesimlerinde, Mama'ın yüksek kesimlerinde, Lalehan'da, Pursaklarda zaten su sıkıntısı zaman zaman yaşanıyordu. Ben oralarda sıkıntı yaşattığımız halktan özür diliyorum. Ancak Ankara'nın büyük bölümünde böyle bir su sıkıntısı filan yok. Bakın günlük ihtiyacının yüzde kaçını vermişiz arkadaşlar. Bunun bu rakamları gördükten sonra bunun tam bir operasyon olduğunu, karalama operasyonu olduğunu dikkatinizi çekmek isterim. Ankara halkının bilmesini isterim. Siyasilere bunun propagandasını yapanlara sorsunlar. Senin evinde suyun kesildi mi desinler. Sonra o ismi bize göndersinler.
Eğer samimi lerse onların suyu ne kadar kullanıp kullanmadığını, ellerinde su kesilip kesilmediğini, aylık ortalamalarını kendilerine verelim. Bunu söyleyin. Suyum kesildi susuzluk yaşadı. Bir dakika. Gerçekten kesilirse ver şeyini abone numaranı bakalım diyebilirsiniz. Ben kefilim. İstediğinize diyebilirsiniz. Bakın kesinti olan yerleri birebir biliyoruz ve rakam da biraz önce söylediğimiz gibi yüzde 6 civarında eksik verildiği zamanları olmuştur ve ASKİ'nin ekipleri bakın suyu geçen hafta cuma günü nasıl yetiştirirler? Evet gece gündüz çalışıp hizmet verip Ankara'yı susuz bırakmayan değerli personelime de çok çok teşekkür ediyorum.
Atılan iftiralar da atılan iftiralar da bu şekilde yapılan propagandalar da onları ve ailelerini son derece üzmektedir. Ben şuna üzülüyorum. Ortada bir kuraklık var. Bunun Devlet Su İşleri, bakanlıklar işbirliği yapmak suretiyle oturup nasıl çözeceğiz diye bakar. Ama şunu gördük. Birdenbire Çamlıdere İvedik İçme Suyu İsale hattı Askı tarafından yapılıyor. Proje ortak Devlet Su İşleriyle. Bir bakıyoruz proje teslimi yapılıyor. Ankara Büyükşehir bir gün önce yaz siz de gelecek misiniz buraya diyorlar. Gitmedik. Bir bakın. Proje ASKİ'nin projesi bir bakın. Devlet Su İşleri kendi yetkisinde projelendirmiş yani yetkimiz yok diyemez. Yetki zaten onlarda. Bakın gereğini yapıyor. Ama Ankara Büyükşehir hiç yok burada. Ankara Büyükşehir hiç yok. Bu da bizim yazdığımız bir yazı üzerine gelin beraber çalışalım sıkıntı yaşayacağız dediğimiz zaman hemen Devlet Su İşlerinden birisi bir yazarı şunu gönderiyor. 151 milyar liralık bütçeye sahip Ankara Büyükşehir Belediyesi 105 milyarlık Türkiye genel bütçesine sahip olan Devlet Su İşlerinin Ankara'daki su sorununu çözmesi için yeni hatlar oluşturulması için Tarım Bakanlığı'ndan talepte bu aslında bu itiraftır.
Bakın. Attığı tarih de 25 Ağustos 2025. O tarihte daha henüz şey yok. Demek ki yazıyı yazmışız. Ama bu bizim görevimiz gelin beraber yapalım diyenlere siyaset yapmak için bak Büyükşehir beceremedi bizden. Sizin göreviniz beraber yapacağız. Sudan siyaset yapılır mı? Kurumlar oturacaklar beraber çalışacaklar. Bizim hiçbir kurumla kavgamız yok. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı'na da talebimiz olduğu zaman veriyoruz. Bakanlara da talebimiz olduğu zaman bütün belediye başkanlarımız gidip kendileriyle mutlaka şey yapıyorlar. İşbirliği yapıyorlar. Evet Ankara'daki barajlar ne zaman yapıldı? Bunun listesi de burada. 23 yıllık önceki dönemde barajların Ankara toplam su içimine katkısı sadece %5 arkadaşlar.
2007 yılında meşhur sıkıntılar olduğunda hani su veremiyor Ankara Büyükşehir diye yayın yapıyorlar ya. Nüfus 4.410.000. Barajlardaki doluluk %5.
Şu anda 6 milyon nüfus var. Barajlardaki doluluk %1. İnsan suçlamak suçlarken insaf eder. Çünkü biraz önce gördüğünüz boruların çıktığı yerde ikinci hazneye kadar eskiden su vardı. Kendi cazibesiyle ile geliyordu. Şimdi onun metrelerce altına indi. Aski öyle güzel çalışıyor ki Sağlık Bakanlığı ve Aski tarafından içme suyu kalitesine ilişkin sonuçlar düzenli olarak yayınlanıyor. Aşağıda linkten bakabilirsiniz. Sağlık Bakanlığı kontrolü altında ayrıca Askı kendi raporlarında Ankara'ya içme suyunu musluktan içilebilir hale getirmiştir. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu sıkıntı ASKİ'den kaynaklanmayan, iklimden kaynaklanan bir sıkıntıdır. Bunu hep beraber göğüsleyeceğiz.
Sözlerime son vermeden önce buradan bize inanan, bize güvenen bu kente yüreğini koyan tüm Ankaralılara seslenmek istiyorum. Bugüne kadar hiçbir hemşehrimizin başını öne eğdirecek bir işin içinde olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Hiçbir zaman rantın, çıkarın, partiler üstü kirli ilişkilerin yanında olmadık. Ankara'yı bir avuç insanın değil 6 milyon başkentlerinin şehri olarak gördük. Bundan sonra da böyle görmeye devam edeceğiz. Ben su sorununu yaşadığımız bu süreçte bundan etkilenen Mamak'ın yüksek kesimlerinde yaşayan, Çankaya'nın üst kotlarında oturan, Keçiören'nin ve Yeni Mahallenin bazı bölgelerinde ve Lalehan'lı hemşehrilerimizden söz etmek istiyorum. Bu bölgelerimizde biraz önce söylediğim gibi Ankara'da kuraklıktan dolayı yaşanan su sorunu olmasa dahi problemlerimizin var olduğunu biliyorum ve biz inşallah 2026 yılından itibaren bu problemleri çözmek için neler yapıyoruz? Biraz önce bunları hep tek tek gösterdim tek tek anlattım.
Ancak elimizden gelen her şeyi yapmamıza rağmen hatamız da olmamasına rağmen bu sıkıntı yaşandı. Ben sıkıntı yaşayan az da olsa çok da olsa hatta bir kişi de olsa sıkıntı yaşayan tüm Ankaralı hemşehrilerimizden tüm abonelerimizden Aski ve şahsım adına da özür diliyorum. Hatta Devlet Su İşleri adına da özür diliyorum. İster kabul etsinler ister kabul etmesinler. Barajlarımızda yeterli olmadığı halde bunu öngörmeyen önemsemeyen Devlet Su İşleri adına da özür diliyorum. Barajlarımızda su olmadığı için görevim olan musluklara Ankara'nın küçük bölümünde suyu ulaştıramadım. Hakkınızı helal edin. Hemşehrilerim verdiğiniz oylara da ödediğiniz vergilere de bize ettiğiniz duaları da gölge düşürmedik. Bundan sonra da düşürmeyeceğiz. Bizimle çalışma arkadaşlarımızla Ankara'ya hizmet etmek isteyen herkesle uğraşıyorlar. Bir kısmını basından okuyorsunuz. Müfettişlerden biri geliyor biri gidiyor. Evet daha önce de çok müfettiş geldi gitti hiç şikayetimiz yoktu. İnceliyor gidiyordu. Şimdi öyle olmuyor artık. Müfettişler nezaketen eskiden belediye başkanı uğrarlardı. Şimdi uğramıyorlar. İki tane örnek vereceğim. Ankapark'ta bizim yaptığımız şikayet üzerine Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemişti.
O da bizi şikayet etmiş. Gelmiş güzelce incelemiş müfettiş. Normalde müfettiş incelemesini 1,5 ayda bitirir. Bitiriyor ve gidiyor. 6 ay sonra müfettiş çağırılıyor. Hele bir daha git bir şeydi bu da gel. Bir daha geldi müfettiş. Gene en övündüğümüz şey sosyal yardımlarla ilgili desteklerle ilgili daire başkanımız denetleniyor arkadaşlar. A'dan Z'ye ilgili kurumlara yazılar yazılıyor. Herkese güzelce incelemeler yapılıyor ve daha sonra tekrar o da gidiyor. 1,5 ayda bitmesi gerekirken aradan 6 ay geçiyor. Tekrar git bir şey bul da gel deniyor. Bunun adı Sayın Bakana sesleniyorum. Adil olun. İncelemeyin demiyoruz. Ama tetikçilik yapmasınlar. Gelsinler ellerini vicdana koysunlar. Adil bir şekilde çalışsınlar. Yoksa bir meşhur bir söz var. Ayarını bozdunuz kantar bir gün ölüp sizi de tartar. Herkes şunu bilmesini istiyorum. Biz bu yolda milletimizin duasını arkamıza alarak yürüyoruz. Bugüne kadar Ankaralıların güvenini boşa çıkartmadık. Kimsenin hakkını da kimseye yedirmedik. Bundan sonra da yedirmeyeceğiz. Bir gün hepimizin görevi bitecek. Önemli olan o gün geldiğinde geriye ne bıraktığımız kalacak. Başınız dik olsun bizim başımız dik sizlerin de içi rahat olsun. Değerli basın mensupları, Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da şu anda su problemi yok. Tekrar ediyorum yayını yapacaklara. Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da su problemi yok. Ben burada asıl Kerbelayı yaratanların devrin başbakanını susuz bırakanların ameliyathanelerde ameliyatın yarım bırakılıp hastaların dışarı çıkarıldığından hatta o günün Başbakanı da yağmur duasına da çıkartmışlar. Ankara'yı terk eden diyenleri tek tek anlatacak durum yok. Bunları zaten biraz sonra toplu bir halde arkadaşlar sosyal medyadan yayacaklar. Aslında göstermek isterdim ama bizim asla eski yapılan kötü şeyler bizim örneğimiz, mazeretimiz, ölçümüz olamaz. Ankara halkı bizi bunun için seçti. Eksiksiz bir şekilde ileriyi öngörerek çalışmalarımıza devam edeceğiz.