TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Diyarbakır Dicle Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yıl Açılış Programı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin hem iç barışını sağlamak hem de adil bir küresel düzenin inşasına öncülük etmek zorunda olduğunu belirtti.
Kurtulmuş, “Biz Türkiye'yi önümüzdeki dönemi Türkiye'nin yüzyılı haline getirmek, sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye haline getirmek mecburiyetindeyiz” dedi.
Konuşmasında Türkiye’nin önünde iki temel görev olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, birincisinin içeride adalet, birlik ve özgürlüğün sağlanması, ikincisinin ise dünyada adil bir küresel sistemin inşasında öncülük edilmesi olduğunu söyledi:
- “Silahların değil, sözlerin ve gönüllerin konuşulduğu tam manasıyla özgür, adaletli bir Türkiye'yi inşa etmektir... Dünyada yeni ve adil bir küresel düzenin inşa edilmesi için öncü olmak, sözcü olmak, tekliflerimizi hazırlamaktır.”
"BU SEFER BAŞARACAĞIZ BARIŞ HAKİM OLACAK"
Kurtulmuş, Türkiye’nin teröre harcadığı kaynaklara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
- “Türkiye yaklaşık 104, 103 yıllık tarihimizin 50 yılını terörle mücadeleyle geçirmiş... Türkiye'de bir daha kan dökülmemesini, bir daha insanların huzursuz olmamasını ve barış içinde yaşamasını sağlayacak bir sürecin kapılarının sonuna kadar açıldığını biliyoruz.”
- Bu sefer başaracağız. Bu sefer barış hâkim olacak. Bu sefer esenlik hâkim olacak. Bu sefer kardeşlik hâkim olacak.”
Kurtulmuş, TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 5 Ağustos’tan bu yana yaptığı çalışmalarla güçlü bir demokratik olgunluk sergilediğini belirtti:
- “Yaklaşık 130 küsur sivil toplum kuruluşu komisyonda dinlenmiş. Herkes ortak bir cümleyi söylemiştir: Artık biz bu memlekette çocuklarımızı değil, silahları gömmek istiyoruz.”
Kurtulmuş, Türkler ve Kürtler arasında kültürel ve gönül birliğine dikkat çekerek Mevlana, Yunus Emre, Melaye Ciziri ve Ahmet-i Hani gibi isimlerin aynı hakikat pınarından beslendiğini söyledi.
- “Bu toprakların mayası birliktir, beraberliktir, kardeşliktir... Kürtlere söz söyleyenlerle Türklere söz söyleyenler aslında farklı dilleri kullansalar da aynı gönül dillerini kullanmış insanlardır.”
"ANA DİL ANA SÜTÜ HAKKI KADAR HELALDİR"
Kurtulmuş, çok dilli ve çok kültürlü bir anlayışın zenginlik olduğuna vurgu yaparak, dil üzerinden ayrımcılığı reddetti:
- “Ana dili ana sütü kadar helaldir. Bu ülkede hiçbir kimse dilini istediği gibi kullanmak istediği için bir şekilde sorgulanamaz... Dillerin üzerinden bir ayrımcılık yapmak asla bizim lügatımızda yazmaz.”
Adaletin ve barışın bölge halklarının ortak mirası olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, Selahaddin Eyyubi’nin yönetim anlayışını övdü:
- “Selahattin Eyyubi fethettiği yerleri çoğu zaman kılıç şakırtısından daha çok adil olduğuna inanıldığı için başarılı olmuştur... Bu tecrübelerden anladığımız şey öncelikle kardeşliktir.”
"SINIR KOYDULAR AMA BAŞARAMADILAR"
Ortadoğu’nun emperyalist planlarla bölündüğünü ifade eden Kurtulmuş, halkların gönül bağlarının hâlâ sürdüğünü söyledi:
- “Bize düşen görev daha fazla bütünleştirmek, daha fazla birleştirmek, daha fazla büyütmektir. Sykes-Picot ile sınırları koydular ama gönülleri bölmeyi başaramadılar.”
"BU SEFER YA BİZ YA EMPERYALİSTLER BAŞARACAK"
Kurtulmuş konuşmasının sonunda, Türkiye’nin barış sürecinde kararlı olduğunu vurguladı:
- “Bu sefer ya biz başaracağız ya emperyalistler başaracak. Mutlaka başaracağız. Ve bunun için hiç tereddüt etmeden Türkiye olarak hep beraber birlik içerisinde, beraberlik içerisinde yolumuza devam edeceğiz.”
Kurtulmuş, konuşmasını Kürtçe dizelerle tamamladı:
- “Bihêv ne bibîn, dil bi dil, ders bi ders, aş delî î nawe merhabest.”