Eski Demokrasi Partisi (DEP) Milletvekili ve eski Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak, Şırnak'ta son yolculuğuna uğurlandı.
Cenazede konuşan CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, uzun yıllar Sadak'ın avukatılığını yaptığını belirterek, "Mesele ölmek değil, sürgünde ölmektir" dedi.
YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINDI
Almanya'da yaşamını yitiren Selim Sadak'ın cenazesi havayoluyla Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı'na getirildi. Ardından buradan İdil ilçe merkezi girişine getirilen cenaze, karşılandı. Cenaze, Sadak'ın ailesinin evine götürülerek helallik istenildi. Güvenlik güçleri, cenazenin geçiş güzergahında yoğun güvenlik önlemi aldı.
ÇOK SAYIDA SİYASETÇİ KATILDI
Yağmurlu havaya rağmen Diyarbakır, Batman, Mardin ve Siirt gibi çevre illerden bine yakın katılımcı törene katıldı.
Törene DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Ahmet Türk, Leyla Zana, Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak dahil çok sayıda siyasetçi katıldı.
BAKIRHAN: "KÜRT'E DÜŞEN SÜRGÜN, MAHPUS, CEZAEVLERİ VE ÖLÜM"
Sadak'ın mezarı başında açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çok üzgün, kızgın ve öfkeli olduklarını söyleyerek "Selim Sadak yoldaşımız gibi yüzlerce sürgünde yaşamış arkadaşlarımızın cenazesini kaldırdık. Dünyada herkese hak var, hukuk var. Dünyada herkesin yeri var, yurdu var ama dünyada Kürt'e düşen sürgün, mahpus, cezaevleri ve ölüm. Batsın bu dünya. Kahrolsun böyle bir dünya. Belediye başkanlığı yapmış, milletvekilliği yapmış, halkın meşru resmî temsilcileri bu sistemin antidemokratik uygulamalarından, Kürt'e dönük baskılarından kaynaklı yıllarca sürgünde yaşamak zorunda kaldılar" dedi.
"FAİLİ DEVLETTİR"
Sürgünde ölümün bir cinayet olduğunu vurgulayan Bakırhan, "Faili devlettir, utancı devletindir. Bu ölümler, yitimler, sürgünler bitsin artık. 50 milyon Kürt insanca yaşamak istiyor. Eşit yurttaş olmak istiyor. Bizim kimsenin toprağında, malında, canında, gözümüz yok ama dünyanın neresinde olursa olsun Kürt'ün elde edeceği hak birilerini rahatsız ediyor. Büyük bir Kürt düşmanlığı var" diyerek şöyle konuştu:
- "Rojava'da da görüyorsunuz. Filistinli'ye hak, Arab'a hak, Kıbrıslı Türk'e hak, Nahçıvan'daki Azerilere hak, Kürt'e gelince tehdit oluyor. Güvenlik gerekçesi sayılıyor. Bu son bulsun. Selim Sadak gibi yoldaşlarımız kendi yurdunda, toprağında, insanıyla birlikte yaşasın. Önümüzdeki günler biz Kürtler için, Kürtlerle birlikte mücadele eden, dayanışan devrimciler için çok önemli bir süreçtir. Yeter Selim Sadak'ları kaybettik. Cemal Kavak'ları kaybettik. Orhan Doğan'ları, Mehmet Sincar'ları, Ahmet Kaya'ları, Yılmaz Güney'leri artık kaybetmek istemiyoruz."
"SELİM SADAK'A SÖZ VERİYORUZ SÜRGÜNLER BİTECEK"
Bakırhan, sistemin inkar eden, reddeden politikalarını sonlandırmak için Kürt'ün, devrimcinin, demokratın bir arada birlikte mücadele etmesinin artık kaçınılmaz olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi:
- "Söz veriyoruz Selim Sadak'a, söz veriyoruz Kürt halkının bu onurlu evladına.... İnşallah bu son olacak. Sürgünler bitecek. Kürt meselesi demokratik yollarla çözülecek. Dünyanın her yerinde Kürt'ün güvenliği, statüsü, hakları olacak. Kürt eşit yurttaş olacak. Bizler bu sözümüzü yerine getireceğimize eminiz. Sizler de eminsiniz değil mi? Selim Sadak'ın devam ettirdiği, bıraktığı demokrasi özgürlük bayrağını yerine ulaştırıncaya kadar mücadele edeceğimizin sözünü veriyoruz.
- Bu devlette artık bu utançtan kurtulsun. Kürt'e sürgün, mahpus, cezaevleri, statüsüzlük, dilsizlik düşmesin diyoruz. Selim Sadak son olsun. Tekrar bu yağmurda, karda, çamurda, Türkiye'nin Kürt illerinin dört bir yanından İdil'e akan, Selim Sadak yoldaşı yalnız bırakmayan sizlere de teşekkürlerimi sunuyorum. Sizler bizimle olduğunuz müddetçe emin olun. Kimse bizi yok sayamayacak, yenemeyecek, yok edemeyecek. Bu topraklarda Kürt'ün adı, dili, kimliği, statüsü muhakkak olacaktır. Tekrar başta Resul Sadak şahsında Sadak ailesine başsağlığı diliyorum, hepimizin başı sağ olsun. Selim Sadak bir demokrat şehididir. Demokrat şehidi olarak kalmaya devam edecek."
CHP'Lİ TANRIKULU: "MESELE ÖLMEK DEĞİL, MESELE SÜRGÜNDE ÖLMEKTİR"
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Selim Sadak'ın 35 yıldan fazla bir süredir dostu olduğunu belirterek şu sözleri sarf etti:
- "Avukatlığını yaptım, siyasette kendisini tanıdım. Mesele ölmek değil, mesele sürgünde ölmektir. Sadak ve birçok dostumuz maalesef Türkiye'nin Kürt meselesinin büyük acısını çektiler. Milletvekiliyken 3 Mart 1994'te dokunulmazlığının kaldırılmasından sonra milletvekilleriyle birlikte Meclis'ten gözaltına alındılar. Yaklaşık 10 yıl cezaevinde kaldı. Belediye başkanlığı yaptı ve son 7 yıldır da iradesi dışında Türkiye'yi terk etmek zorunda kaldı ve Almanya'da dostlarından, halkından, ailesinden uzak bir biçimde yaşamını yitirdi. Hiçbir yurttaşımız artık sürgünü de, ölümü de hak etmiyor."
Sadak ailesi ilçe merkezine taziyeleri üç gün boyunca kabul edecek.