Erdoğan Netanyahu'ya yanıt verdi! "Tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür ediyorum"

Erdoğan, AKP Grup Toplantısı’nda Netanyahu’ya sert sözlerle yanıt verdi. Kendisine destek açıklaması yapan siyasetçilere de teşekkür ederek ortak tavrı “çok kıymetli” bulduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, sosyal medyadan kendisini hedef alan İsrail Cumhurbaşkanı Netanyahu’ya yanıt verdi. Erdoğan, konuşmasının sonunda, ülkesine ve şahsına yönelik açıklamalar karşısında tepki gösteren siyasetçilere de özel olarak teşekkür etti.

Erdoğan şöyle konuştu:

“Bu vesileyle Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile birlikte ülkemize ve şahsımıza yönelik hadsizlikler karşısında tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür ediyorum.

Farklı kulvarlarda millete hizmet mücadelesi veren siyasi partilerin söz konusu Türkiye ve Türkiye'nin milli gururu olunca ortaya koydukları bu müşterek tavrı çok kıymetli bulduğumuzu memnuniyetle ifade ediyorum”

Erdoğan, konuşmasında doğrudan Netanyahu’yu hedef aldı. Erdoğan, “Şahsıma ve ülkemize sosyal medya üzerinden dil uzatan bebek katillerine bazı gerçekleri tekrar hatırlatıyorum” dedi.

"TOPRAĞIN ALTINDA ŞEREFLİCE YATMAYI EN BÜYÜK ONUR GÖRÜRÜZ"

Erdoğan, şu ifadeleri de kullandı:

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanına parmak sallayamaz. Yumuşak başlı olmamızı, sağ duyulu olmamızı, uysal koyun olduğumuz şeklinde kimse yorumlamasın, kimse böyle bir vehme kapılmasın. Biz toprağın üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa gerektiğinde toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz"

Erdoğan, konuşmasının bu bölümünde İstiklal Marşı’ndan da dizeler okudu. Erdoğan şöyle dedi:

“Tayyip Erdoğan olarak şahsım ve tüm dava arkadaşlarım hepimiz İstiklal Marşı Korkma Nidasıyla başlayan kahraman bir milletin evlatlarıyız. Biz 11,5 milyon üyesiyle şu muhteşem mısraları kalplerine nakşetmiş bir siyasi hareketin mensuplarıyız. Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Olur mu? Korkma. Nasıl böyle bir imanı boğar medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.

Evet, imkansızlıklar içinde bile kükremiş sel misali bentleri çiğneyip aşan bu millete zincir vuracağınız zanneden gafiller gerektiğinde dağları yırtacak kudret kuvvet ve kararlılığa sahip olduğumuzu hiçbir zaman unutmasınlar”

Erdoğan, Netanyahu'nun "Kürtleri öldürüyor" sözleri üzerine de şunları ifade etti:

"Bu topraklarda 1000 yıldır olduğu gibi bugün de Türkler ve Kürtlerin hasımları ortaktır.
Karşılaştıkları tehdit ve tehlikeler müşterektir.

Bölgemizde oynanan oyunlara kurulan tuzaklara baktığımızda bunu çok net görebiliyoruz.
Türk'ün de Kürt'ün de Arap'ın da düşmanlarının aynı olduğunu meselenin etnik kökenlerimizden ziyade inancımız imanımız, 1000 yıllık kardeşliğimiz olduğunu her yeni gelişmeyle yeniden müşahede ediyoruz.

Değerli kardeşlerim kirli niyetlerin tek tek deşifre olduğu bu dönemde milletçe en sağlam direniş hattımız 18 ayına giren terörsüz Türkiye sürecimiz olmuştur.

Sürecin ülkemiz için stratejik değeri bu günlerde daha net anlaşılmaktadır.

Öyle ki Türkiye'nin 40 yıllık terör musibetinden kurtulmasını istemeyen odaklar artık süreçten rahatsızlıklarını gizleme gereği dahi duymuyorlar.

Ellerine ve yüzlerine yapışmış 73.000 Gazzeli'nin kanına bakmadan çıkıp bir de utanmadan Kürt kardeşlerimiz üzerinden ülkemize iftira atıyorlar.

Değerli kardeşlerim biz bu tuzağa düşmeyeceğiz.

Cumhur İttifakı olarak ülkemizin ve bölgemizin aydınlık yarınlarını karartmayacağız.
Ve şunu bir defa herkes bilmeli.
Allah'ın izniyle bizler kararlı bir şekilde geleceğe yürüyeceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın, hiç kimse tereddüt etmesin.
1000 yıllık kardeşliğimizin rehberliğinde makul ve meşru zeminde hareket edildiği müddetçe çözümsüz hiçbir meselemizin olmadığı kanaatindeyiz.
Bununla birlikte hiçbirimiz kendi enerjimizi hem de milletimizin vaktini faydasız gündemlerle heba etme lüksünü de sahip değiliz.
Sizleri bu anlamlı buluşmada en kalbi duygularla selamlıyorum."

İRAN-ABD ATEŞKESİ

Erdoğan, konuşmasında bölgedeki savaş ve İran-ABD ateşkes sürecine de değindi. Küresel sistemin belirsizlik içinde olduğunu söyleyen Erdoğan, “İkinci Cihan Harbi'nin galipleri tarafından belirlenen kurallar ve kurumlar üzerine bina edilen küresel sistem ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutuyla çatırdarken yerine neyin konulacağı neyin geleceği belirsizliğini koruyor. İnsanlık kendine bir çıkış ve kurtuluş yolu arıyor. Ancak bu yolun ufukta belirdiğini henüz söyleyemiyoruz” dedi.

Erdoğan, savaşın bölgeyi uçurumun eşiğine getirdiğini savunarak şunları ifade etti:

“İnsanlığın barış, istikrar, güvenlik ve bir parça huzur özlemi kandan ve kaostan beslenen çevreler tarafından maalesef dinamitleniyor. Bunun en son örneği 28 Şubat'ta başlayan ve bölgemizi uçurumun eşiğine getiren hukuksuz savaştır. Savaşı kimin istediği, kimin tahrik ettiği, kimlerin bundan rant ve menfaat devşirdiği aradan geçen süre zarfında ortaya çıkmıştır.”

Pakistan’ın çabalarıyla ilan edilen ateşkese değinen Erdoğan, “Savaşın ilk gününde siyonist lobinin rolüne dair yaptığımız tespitin haklılığı zamanla anlaşılmıştır. Biliyorsunuz çatışmaların 40 gününde Pakistanlı kardeşlerimizin takdire şayan gayretleriyle 15 günlük bir ateşkes ilan edildi. Böylece haftalardır yüreği ağzında yaşayan bölge halkları ile birlikte tüm insanlık 40 gün sonra ilk kez rahat bir nefes aldı. Biz de geçici ateşkes'ten memnuniyetimizi dile getirdik” dedi.

Erdoğan, ancak İsrail’in saldırılarının barış umutlarını zedelediğini söyledi. Erdoğan, “Fakat İsrail hükümetinin Lübnan'a yönelik saldırılarını devam ettirmesi barış umutlarına ilk darbeyi vurmuştur. Hafta sonu Pakistan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmelerden de ne yazık ki beklenen haberler gelmedi. Tarafların açıklamaları masa devrilmese bile müzakere sürecinde özellikle nükleer meselede bir tümseğe gelindiğine işaret ediyor. Hürmüz boğazında tansiyonun tekrar yükseldiğini görüyoruz. Gerilimin düşürülmesi, ateşkes'in uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, müzakere sürecinin devam etmesi gerektiğini belirterek, “Daha önce söylediğim gibi sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir. Ateşkes'te aralanan fırsat penceresi sonuna kadar değerlendirilmelidir. Bilhassa ateşkes'ten hiç hoşnut olmadığı bilinen İsrail hükümetinin süreci kundaklamasına izin verilmemelidir” dedi.

İsrail’e yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, “Kardeşlerim bir defa şunu artık herkes anlamak zorundadır. Şayet bölgemizde barış olacaksa bu siyonist rejime rağmen olacak. Bölgemizde istikrar sağlanacaksa yine bu vaat edilmiş topraklar hezeyanıyla hareket eden İsrail hükümetine rağmen sağlanacak. Kana bulanan coğrafyamıza huzur gelecekse bu aynı şekilde güvenliğini başkalarının güvensizlik içinde olmasına bağlayan İsrail'e rağmen olacak” diye konuştu.

Erdoğan, “Çünkü İsrail en küçük bir barış umudu belirdiğinde daha önce defalarca yaptığı gibi bunu sabote etmek için her yolu deneyecek. İnsanlık cephesi bölgemizdeki yangını söndürmek için uğraştıkça katliam şebekesi ateşe daha fazla odun taşıyacak. Elbette bunu yaparken Türkiye ve İspanya başta olmak üzere barışın sesini yükselten ülkeleri küstahça hedef almaya da devam edecekler” dedi.

SANCHEZ'E DESTEK

Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’e de destek verdi. Erdoğan, “Tetikçi kalemleriyle medyalarıyla aparat olarak kullandıkları maşalarıyla vicdan sahiplerini susturmaya çalışacaklar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar cesur yürekleri susturamayacak hakkı ve hakikati savunan kalplere zincir vuramayacaklar Buradan Gazi Meclisimizin çatısı altından Gazze Kasabı Netanyahu'nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez'i canı gönülden tebrik ediyorum. Dost İspanya halkını aynı şekilde ülkem ve milletim adına kutluyorum" dedi.

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Şunu herkes bilsin ki biz soykırım şebekesinin köpürttüğü nefret diline, husumet diline, gerilim ve kavga diline teslim olmayacağız. Vakarla, onurla tarihimizden tevarüs ettiğimiz asalet ve cesaretle en zor zamanlarda doğruları konuşmaya devam edeceğiz. Zalime zalim, hayduta haydut, katile katil demeye devam edeceğiz” dedi.

Filistin, Batı Şeria ve Lübnan vurgusu yapan Erdoğan, “Kardeşlerim Gazzel'i masum yavruların haykıran sesi olmaya devam edeceğiz. Evlat acısıyla ciğeri yanan Filistinli annelerin feryadına kulak vermeye devam edeceğiz. Batı Şeria'da toprakları işgal edilen kardeşlerimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Lübnan'da yataklarında uyurken katledilen yavruların davasının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Gizlenmek istenen tehdit ve zorbalıkla üstü örtülmek istenen hakikatleri birilerinin yüzlerine çarpmaya devam edeceğiz. Coğrafyamızdaki mevcudiyetlerini birilerinin 100 sene önce yaptığı ihsana borçlu olanların aksine biz bu topraklardaki 1000 yıllık tecrübemizin ışığında sorumluluk duygusuyla hareket etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Siyaset Haberleri