MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün (20 Ocak) partisinin Grup Toplantısı’nda konuştu. Bahçeli, konuşmasında 17 yaşında öldürülen Atlas Çağlayan’a değinerek Türkiye’de son dönemde yaşanan ‘sosyal çürümeye’ dikkat çekti.
Toplumun dokusunun tahrip ve tahriş edildiğini belirten Bahçeli, bu örneğin ardından konuyu son dönemdeki operasyonlara getirdi.
Bahçeli, ünlü isimlere yönelik operasyonların yanı sıra sıradan vatandaşın da ‘bataklıkta’ çırpındığını belirtti ve her türlü ‘rezaletin’ yaşandığını söyledi.
ESERLER KARIŞTI
Son yaşananlara karşı “edebî bir tepki” vermek isteyen Bahçeli, bir karışıklık yaşadı.
Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü adlı eserini örnek göstererek, Bihter ve Behlül karakterlerinden söz etti.
Oysa Bihter ve Behlül, Halit Ziya Uşaklıgil’in Aşk-ı Memnu adlı eserinin karakterleridir.
MHP Lideri Bahçeli'nin konuşması da şöyle:
"İstanbul Güngören’de yaşı henüz 17 olan Atlas Çağlayan isimli evladımız yan baktın bahanesiyle 15 yaşındaki bir katil tarafından sokak ortasında katledildi.
Müteessir bir hissiyatla diyorum ki, Ahmet Minguzzi cinayeti adeta tekerrür etti.
Merhum Atlas evladımıza Allah’tan rahmet, acılı ailesine sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum.
Suça karışmış veya suç işlemiş çocuklarla ilgili ne gereksiyorsa yapmalıyız.
Farkında mısınız, kaygı ve korkuları tırmandıran olaylar her gün birbirine eklemlenerek gözümüzün ta içine kadar sokuluyor.
Farkında mısınız, Türkiye’nin toplumsal dokusu tahrip ve tahriş ediliyor.
Yine farkında mısınız, ahlak mevziimiz, bizi biz yapan değerler manzumemiz biteviye yaylım ateşine maruz kalıyor.
Cinnet, cinayet ve şiddet eşzamanlı mesafe alıyor.
Huzurumuz yutuluyor, sükûnetimiz yıpratılıyor, medeniyet mirasımız dört bir koldan hücuma uğruyor.
Bakıyorsunuz, sanatçı ve medya mensupları uyuşturucuyla anılıyor.
Ünlüsü ünsüzü bataklıkta çırpınıyor.
Makyajlanmış hayatların ne kadar çürüdüğü görülüyor, gösteriliyor.
Bakıyorsunuz, bir özel jette her rezalet, her türlü iğrençlik sahne alıyor.
Ülkemiz Merhum Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü isimli eserini adeta aratmıyor.
Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş.
Sorarım sizlere, bize ne oldu? Hangi ara bu kadar irtifa kaybettik? Bu hallere nasıl düştük? Dahası yaşananlar ve yaşatılanlar Müslüman Türk milletine reva mıdır?"