Ankara kulislerinde seçim hareketliliği yeniden hız kazandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesini sağlayacak formüller üzerine yoğunlaşan iktidar cephesinde, özellikle “öne çekilmiş seçim” seçeneği öne çıkıyor.
Cumhur İttifakı ortağı MHP’nin lideri Devlet Bahçeli, CHP’nin “ara seçim” ve “erken seçim” çağrılarına net biçimde karşı çıkarken, AKP içinde farklı seçim senaryolarının değerlendirildiği belirtiliyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 30 Mart’ta Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ardından yaptığı sert açıklamalarla erken seçim tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Özel, iki hafta boyunca muhalefet partileriyle temas kurarak “ara seçim” önerisini anlattı ve son olarak TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir araya geldi.
Özel, Meclis’te boş bulunan sekiz milletvekilliği için Anayasa gereği ara seçimin zorunlu olduğunu savunurken, Kurtulmuş bu konuda son kararın TBMM Genel Kurulu’na ait olduğunu dile getirdi. İktidar kanadından ise “erken ya da ara seçim gündemde değil” mesajı verilmeye devam ediyor.
AKP ARA SEÇİME NEDEN KARŞI ÇIKIYOR?
AKP kulislerinde erken ya da ara seçime karşı çıkılmasının gerekçeleri şöyle sıralanıyor:
-Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın riskli olması; İran ve Ukrayna’daki savaşların sürmesi ve Suriye’deki belirsizliklerin devam etmesi nedeniyle ülkenin seçim atmosferine sokulmasının doğru olmadığı düşünülüyor.
-Bir önceki yasama döneminde 18 milletvekilliği boşalmasına rağmen ara seçim talebinin gündeme gelmediği, bu nedenle Özel’in sekiz milletvekilliği üzerinden yaptığı zorunluluk vurgusunun geçerli olmadığı vurgulanıyor.
-Savaş koşullarının ekonomiyi olumsuz etkilediği, emekliler ve esnafın sorunlarının sürdüğü, uygulanan ekonomik programın sonuçları görülmeden seçime gitmenin riskli olduğu belirtiliyor.
-Terörsüz Türkiye sürecinin devam ettiği ve seçim atmosferinin bu süreci sekteye uğratabileceği savunuluyor.
-Cumhurbaşkanının son kez aday olacağı, erken seçim kararının görev süresini kısaltacağı ve bunun tercih edilmeyeceği dile getiriliyor.
Buna karşın siyaset sahnesinde seçim ihtimali tartışılmaya devam ediyor. BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın aktardığına göre muhalefet cephesinde “baskın seçim” olasılığı konuşulurken, AKP içinde “seçim planını biz belirlemezsek kabul etmeyiz” yaklaşımı ağırlık kazanıyor.
İktidar kulislerinde zorunlu bir durum ortaya çıkmadıkça erken seçimin düşünülmediği ifade edilirken, Erdoğan’ın yeniden adaylığı için Meclis kararıyla seçimlerin öne alınması seçeneği de masada tutuluyor.
Erdoğan’ın üçüncü kez aday olabilmesi için ya Anayasa’daki iki dönem sınırının değiştirilmesi ya da Meclis’in erken seçim kararı alması gerekiyor. Ancak Cumhur İttifakı’nın mevcut sandalye sayısı bu adımlar için yeterli değil. Bu noktada 56 milletvekiline sahip DEM Parti’nin tutumu kritik görülüyor. Kulislerde, olası bir “çözüm süreci” zemininin bu denklemde rol oynayabileceği de konuşuluyor.
Meclis aritmetiğine bakıldığında Cumhur İttifakı’nın AKP, MHP, HÜDA PAR ve DSP ile birlikte toplam 326 sandalyeye sahip olduğu, ancak TBMM Başkanı’nın oy kullanamaması nedeniyle erken seçim için gereken 360 oya ulaşılamadığı görülüyor. Bu nedenle muhalefetten en az 34 milletvekilinin desteği gerekiyor.
Bazı AKP’li isimler ise muhalefet içinde de erken seçim kararına destek verebilecek bir kesim olabileceğini ve “seçimden kaçış” algısının muhalefet açısından sürdürülebilir olmayacağını öne sürüyor.
KASIM 2027 TARİHİ ÖNE ÇIKIYOR
Normal takvimden önce yapılacak her seçim “erken seçim” kapsamında değerlendirildiği için AKP’nin, seçim tarihini kendi lehine olacak şekilde belirlemek istediği belirtiliyor. Bu çerçevede en güçlü ihtimal olarak, partinin iktidara gelişinin 25. yılına denk gelen Kasım 2027 tarihi öne çıktığı ifade ediliyor.