Libya'daki şehitlerle ilgili haberden sonra hesapları ele geçirilen Yeniçağ yazarları olayı anlattı

Libya'daki şehitlerin isimlerini paylaşan Yeniçağ yazarlarının hesaplarına el konulmasıyla ilgili Yeniçağ yazarı, gazeteci Murat Ağırel olayı anlattı. Batuhan Çolak ise Ağırel'in sözlerinde yanlış anlaşılma olduğunu belirtti.

Haber: Ali Isıyel

TSK ve MSB'den hiçbir duyuru gelmemesine karşın AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın dün İzmir'deki bir otoyol açılışında "Libya'da birkaç şehidimiz var" sözleriyle şehit haberlerini duyurması üzerine şehitlerin isimlerini paylaşan Yeniçağ yazarları Murat Ağırel ve Batuhan Çolak'ın sosyal medya hesaplarına ve e-posta adreslerine el konulmuştu.

Şehitlerin sessiz sedasız ve törensiz olarak defnedilmesine tepki gösteren paylaşımlar silinmiş ve gazetecilerin hesaplarının şifreleri değiştirilmişti. Yeniçağ gazetesi konuyla ilgili yaptığı duyuruda, Ağırel ve Çolak'ın hesaplarına yasa dışı bir operasyonla el konulduğunu ve gazetenin hesaplarının da aynı yöntemle ele geçirilme ihtimaline karşı halkı bilgilendirme gereği duyduklarını belirtmişti.

Yeniçağ yazarı gazeteci Murat Ağırel'e olayın perde arkasını sorduğumuzda, telefonunun yasa dışı yolla ele geçirilerek 4.5G'den 2G'ye geçiş yapıldığını ve Twitter ile e-posta adreslerinin şifrelerinin değiştirildiğini söyledi.

Kamuoyunda merak uyandıran "Yeniçağ neden haberi kaldırdı" sorusunu da Ağırel'e ilettik. Ağırel; Abdullah Ağar, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş ve ülkü ocakları teşkilatından bazı kişilerin Batuhan Çolak'ı arayarak bunun devletle ilgili bir şey olduğunu ve haberin kaldırılmasını istediklerini belirtti. Bunun üzerine Çolak, devlete zarar vermemek için haberi kaldırmış.

Batuhan Çolak'tan halktv.com.tr'ye açıklama: Yanlış anlaşılma var

Yeniçağ gazetesi yazarı ve internet sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Batuhan Çolak, Murat Ağırel'in halktv.com.tr'ye verdi demeç üzerine açıklama yaptı. Çolak, durumun yanlış anlaşıldığını ve ülkü ocaklarından herhangi birinin kendisini aramadığını dile getirdi.

Tehdit mesajlarının ve telefonlarının tamamının Twitter üzerinden ve iktidara yakın bazı gazetecilerden geldiğini ifade eden Çolak, Yeniçağ gazetesinin Twitter paylaşımının altına da gelen yorumları örnek gösterdi.

Çolak şöyle konuştu:

Abdullah Ağar da yanlış anlaşılma. Ağar'ın bir mesajı vardı ama tehdit değildi. Konuyla ilgili beni bilgilendirdi. Ben de Murat Ağırel'le bu olay patlak verince ne olduğunu konuştum. Ona dedim ki 'Gece bana böyle böyle bir mesaj geldi. Abdullah Bey'le hiçbir tanışıklığım yok ama böyle dedi.' ama yine de onunla bağdaştıramam ağır bir suçlama olur. 

 

Bilhassa ülkü ocaklarıyla hiçbir alakamız yok zaten. Tehditler tamamen Twitter üzerinden ve hükûmete yakın bazı gazetecilerden geldi. Yeniçağ'ın Twitter hesabından sabah durumu anlatan bir flood yaptık. Hâlâ daha altına 'Devletin gizliliğini açık edersen daha da beter olursun', 'İyi seni arabayla alıp gezdirmemişler' şeklinde yaklaşımlar oluyor. 

 

Ülkü ocaklarından veya teşkilatından hiçbir telefon almadım.

Batuhan Çolak'la yaptığımız bu görüşme sonrasında tekrar konuştuğumuz Ağırel, Çolak'la kendisinin de tekrar konuştuğunu ve arayanın mevcut ülkü ocakları genel başkanı değil, ülkü ocakları eski başkanı olduğunu ve Abdullah Ağar'ın da tavsiye olarak aradığını söylediğini aktardı.

Ağırel'in halktv.com.tr'ye yaptığı ilk açıklama ise şöyleydi:

"Asıl sorguladığımız şey niye devlet töreniyle defnedilmediler?"

Daha öncesinde birkaç gazetede haber oldu bunlar. Aynı zamanda şehitlerimizin devre arkadaşları ve kendi akrabaları tarafından sosyal medyada bunlar paylaşıldı. Biz tabii ki söylemedik ama cumhurbaşkanı "Birkaç şehidimiz var" dedikten sonra bununla ilgili bizim gazetemizde bir haber yapıldı. Akşam da ben sosyal medya hesabımdan şehitlerimizin ismini yazdım. Buradaki asıl sorguladığımız şey niye devlet töreniyle defnedilmediler, niye sessizce defnediliyorlar, hiçbir şehit bunu hak etmez tarzında bir serzenişte bulundum.

"Telefonum 4.5G'den 2G'ye geçirilmiş"

Akşam cep telefonuma "4.5G'den 2G'ye geçmek istediğine emin misin?" diye bir mesaj geldi. Anlam veremedim, belli bir süre sonra tekrar mesaj geldi. Sonra bir şeyler olduğunu anladım, hemen cep telefonumdan internete girmeye çalıştım ama giremedim. Turkcell'i aramaya çalıştım, arayamadım. Bilgisayardan Twitter hesabıma girmeye çalıştım, mail adresi tanınmıyor dedi. Mailime girdim; şifreler değiştirilmiş, bütün bilgileri değiştirilmiş... Hesapların gittiğini anladım.

Ardından saat 03.00 gibi Turkcell'e ulaşabildim. Onlar da benim kendi cep telefonumdan 2222 diye bir servise mesaj atılmış ve 4.5G iptal edilip 2G'ye geçilmiş. Ben bunu yapmadığımı belirttim ama bana "Yapılmış, 02.32'de bu gerçekleşmiş" denildi. Yani biri cep telefonumu kullanmış. Ardından bu olay vuku buldu zaten.

"Abdullah Ağar, ülkü ocakları genel başkanı ve ülkü ocaklarından bazı isimler Çolak'ı aramış"

Yeniçağ'da haber yapıldığı zaman; Abdullah Ağar, ülkü ocakları genel başkanı ve teşkilat içindeki bazı kişiler Batuhan Çolak'ı aramış ve "Lütfen bu haberi kaldırın. Ailesi zarar görmesin, devletle ilgili şeyler bunlar. Rica ediyoruz kaldırın" gibi şeyler söylemişler. Batuhan Çolak da gerçekten devletle ilgili bir şeyse zarar vermeyelim diye kaldırmış haberi ama kendi sosyal medya hesabından aynı haberi tekrar paylaştı.

İlgili Haberler

Libya'daki şehitleri duyuran Yeniçağ yazarlarının hesaplarına el konuldu

Özel Haber Haberleri