Fenerbahçe'de olağanüstü kongre kararından sonra enteresan gelişmeler yaşanıyor.
Hakan Safi ve Barış Göktürk adaylıklarını ilk açıklayan isimler oldular. Hakan Safi ne olursa olsun aday olacağını söyledi de Barış Göktürk çekimser gibi geldi bana. "Aziz Yıldırım olursa ben yokum" diyerek niyetini ortaya koydu açıkca...
Ama asıl gözler Mehmet Ali Aydınlar ve Aziz Yıldırım'da.
Mehmet Ali Aydınlar henüz resmi açıklama yapmadı. Ama olacakmış, kendisine yakın gazetecilere söylemiş bunu. Sonra ne olduysa birden çekildi yarıştan. Kim ne dedi acaba?
Aziz Yıldırım'ın da özellikle eski yönetici arkadaşlarından ve camiadan baskı gördüğü bir gerçek. Baskılardan etkilenecek bir kişi olduğunu sanmıyorum ama adaylığı düşünüyor gibi geliyor bana. Hatta yarın öbür gün resmen açıklayacak diye duydum. Camianın içinden yakın bir dostum. "Yıldırım olursa zaten Barış Göktürk çekileceğini söylemişti. Çekilmese de Aziz Yıldırım'ın olduğu yerde diğer iki ismin şansı yok" dedi.
ALİ KOÇ MEYDANI BOŞ MU BIRAKACAK?
Ben de gelişmeleri kulislerden öğrendiğim kadarıyla şunu diyorum: Peki Ali Koç meydanı boş mu bırakacak?
Görev yaptığı dönemde futbol takımı şampiyon olamadı diye eleştirilen Ali Koç'un Fenerbahçe için yaptıklarını kim inkar edebilir ki?
Hem maddi, hem manevi...
3 milyar liralık bağışının yanı sıra kulübü maddi açıdan da iyi bir yerde bırakmıştı Ali Koç; kısa sürede şu anda geldiği yer ortada.
Sezon sonu geldi geliyor da... Hem futbolda hem de diğer branşlarda yaprak kımıldamıyor hala. Ali Koç'un bıraktığından geride her şey şu anda. Belirsizlik hakim.
Ben 6-7 Haziran'da yapılacak olağanüstü kongrede Ali Koç'un kenarda durup da "Dur bakalım n'olcak" diyeceğini sanmıyorum.
Belki birilerine destek verecek.
Belki de birden çıkıp "Ben adayım" diyecek. Şaşırtmaz bu beni. Duyarsanız siz de şaşırmayın!
TEDESCO'NUN YASAK AŞKI DA NEREDEN ÇIKTI?
Peki Sadettin Saran ne yapıyor?
Yıllardır başkanlık diye yanıp tutuşuyordu, bu kadar kısa sürede pes etti. Bir de bir sürü olay yaşadı. Kongrede aday olmayacak; bu belli.
Ama ben şuna şaşırdım. Uyuşturucu soruşturmasında özel yaşamı ortalığa saçılan Sadettin Saran tepki göstermişti. Özel yaşantılara girilmesine ben de karşıyım; ne olursa olsun bu yapılmamalıydı.
Peki o zaman görevden aldığı Domenico Tedesco'nun özel yaşamının adam gittikten sonra gündeme getirilmesinin nedeni ne?
Tedesco'nun giderken taraftarların sevgi gösterileri göstermesi, Almanya'da uçaktan indiğinde yine taraftarlarca karşılanması mı?
Ligin bitmesine 3 hafta kala bir teknik direktörün gönderilmesinin eleştirilmesine set çekilmek istenmesi mi?
Madem görevi bırakacaksın, aday da olmayacaksın niye yolluyorsun adamı?
Bu sorunun cevabı mı?
"Bakın işte, onun sevgilisi vardı, hem de medyadan biriydi" diye kim fısıldadı bunu yayma kapasitesi olan kulaklara?
Belli olmuyor mu sanıyorsunuz?
Hem de aylardır varmış; öyle diyor arkadaşlar. Bu konularda o kadar duyarlıydınız da neden beklediniz o zaman?
Ayıp ayıp!
Tedesco genç bir adam. Bir gönül ilişkisi yaşamış genç bir kadınla. Peki bundan size ne? En fazla çağırırsınız, konuşursunuz baş başa, uyarıda bulunur, bunun yanlışlığını anlatırsınız.
Merak etmeyin, adam küstah ve kaba biri değil, "Bana akıl verene kadar kendi yaşantınıza bakın" demez.
Bir kulüp teknik direktörünü gönderince başında bulunanlar böyle dedikodu yapmaz.
Hele de burada hiç olmaz!
İsterseniz sizden önce başkanlık yapmış Ali Koç'a ve Aziz Yıldırım'a sorun.
Fenerbahçe'yi sağda solda böyle malzeme yapmak asla yakışmaz.