Siyasi dava… Sansür yasası!

 Aslında Ne Oldu?
Mehmet Tezkan yazdı: Siyasi dava… Sansür yasası!

Türk siyasetinin yarınını belirleyecek dava başlıyor. Çok ama çok önemli dava. Çünkü sonucu Türkiye’nin rejimini de belirleyecek.

İktidar kanadına göre yüzyılın yolsuzluk davası… CHP’ye göre iftira davası, Ekrem İmamoğlu’nun önünü kesme davası…

Hangi gözlükle bakarsanız bakın, sonuç aynıdır:

Bu dava siyasi dava…

105’i tutuklu 402 sanık var. İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri. 142 ayrı suçtan yargılanacak… Hakkında medeni kanuna muhalefetten tutun, çevreyi kasten kirletmek, kişisel verileri kaydetmek, icbar suretiyle irtikap, ihaleye fesat karıştırmak, dolandırıcılık, kamu malına zarar, suçtan elde edilen gelirin kullanılması kadar bir dizi suçlama var…

İddianamede siyasi bölümde var. İmamoğlu’nun asıl ve ilk amacının zenginleşme olduğu ama siyasi hedefinin CHP’yi ele geçirerek partide tek söz sahibi kişi olmayı hedeflediği belirtiliyor…

Partide tek söz sahibi olmak suç mu?

Suçsa tüm partileri bu gözle mercek altına alırsak önümüze uzun bir ‘partisinde tek söz sahibi olan liderler’ listesi çıkar…

İmamoğlu davası siyasi bir davadır. Geçen hafta karara bağlanan TÜSİAD davası da siyasi davaydı.

Eski TÜSİAD başkanı Turan ile TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ‘a TÜSİAD genel kurulunda yaptıkları konuşmayla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası verildi.

Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma aslında bir nevi sansür yasası. Ağzından iki kelime çıkan herkes bu kapsama sokularak yargılanabilir…

Çorum’da bir esnaf öğle saati oldu çoğu esnaf siftah yapmadı. Öğle oldu dönere daha bıçak değmemiş, ama Sayın Şimşek cumartesi günleri bile vergi memuru gönderiyor. Ya siftah var mı ki ben fiş keseceğim. Fiş kesmedi diye ceza kesiyorsun.’ Şeklindeki sözlerini video çekerek yayınladığı için 4,5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacak…

Suçu?

Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak… TCK 217/A….

Burada yanıltıcı bilgi çoğu esnafın öğle saatine kadar siftah yapmadığı mı, dönere bıçak atılmadığı mı

çeyrek ekmeğe kes diyen bile olmadığı mı, vergi memurlarının cumartesi denetim yaptığı mı, ceza kestikleri mi?

Hangisi?

Hepsi mi?

Bir başka örnek. Futbol yorumcusu Erman Toroğlu TV programında ‘Galatasaray Kulübü Başkanı TFF Başkanı’nı ziyaret etmiş şampiyonluk için destek istediğini’ söylemiş…

Bu bilgi doğru değilse karşılığı tekziptir. Tekzip müessesesi bunun için vardır. Kanal bu bilginin doğru olmadığına dair tekzip metnini yayınlar olur biter…

Böyle olmadı. Toroğlu’na ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan soruşturma açıldı. Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Meşhur TCK’nin 217/A maddesine sokuldu…

Nedir bu yasa maddesi?

Gelin şu maddeyi birlikte okuyalım…

Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Bu yasa maddesi TBMM’de kabul edilince iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruldu. Mahkeme reddetti ama reddederken dedi ki…

Özetle; yanıltıcı bilgi…

Korku ve panik yaratmak saikiyle yapılmamışsa, özel kasıt yoksa suç teşkil etmez.

Ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili değilse. Bu üç unsurdan birine girmiyorsa fiil suç olmaz.

Kamu barışını bozmaya yönelik olduğu delil ve olgularla tespit edilecek. Yargı makamı tarafından gerekçelendirilecektir. Aksi takdirde suç ouşmaz.

Kamu barışı ne?

Toplumu oluşturan bireylerin sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet gibi farklılıklarının barış ve güven içinde korunduğu ve birlikte yaşama duygusunun sağlandığı düzen…

Sorum şu, TÜSİAD Başkanları, Çorumlu esnaf ve futbol yorumcusu söyledikleriyle…

Korku ve panik mi yarattılar…

Ülkenin iç ve dış güvenliğin tehlikeye mi soktular…

Kamu barışını mı bozdular…

Bunu bilerek kasten mı yaptılar…

Benim yanıtım hayır sizin ki…

Üç vakaya karşıda toplumda ne bir tepki oldu, ne panik havası esti ne de kamu barışı sarsıldı.

Dilerim Yargı bu maddeyi daha titiz yorumlarlar, daha hassas yaklaşır. Doğru olmayan, yanlış içerikli her sözü bu kapsama sokmaz…

Gerçekten panik yarattı mı, halkı sokağa döktü mü, millet birbirine düşürerek kamu barışını bozdu mu diye hassasiyetle bakar.

Dilerim TCK’nin 217/A maddesi sansür yasası gibi başımızın üzerinde sallanıp durmaz…

Siyaset Haberleri