Laf başka icraat başka

 Aslında Ne Oldu?
Mehmet Tezkan yazdı: Laf başka icraat başka

Meclis Başkanı Kurtulmuş’un 23 Nisan nedeniyle Meclis’te yaptığı konuşmayı dinlediniz mi?

Veya bir yerlerde görüp okudunuz mu?

Defalarca okudum, ağzım bir karış açık kaldı. Bu ifadeler Numan beyin olamaz dedim. Danışmanları yazıp önüne koymuş o da okumuştur diye düşündüm…

Niye mi böyle düşündüm…Önce Meclis Başkanı’nın ifadelerine bakalım.

Dedi ki…

“Anayasa ve içtüzük çerçevesinde yeni bir reform perspektifine ihtiyacımız olduğu açıktır. Temsili genişleten, denetimi derinleştiren, yasama kalitesini yükselten, komisyonları daha etkili hala getiren, milletvekilliğini daha tesirli kılan ve vatandaşla temas kanallarını çoğaltan bir yaklaşım, siyasi sistemimizin önündeki şüphesiz en makul istikamettir.”

Ve devam etti…

“Kastettiğim reform arayışı bir metin değişikliğinin ötesinde, siyaset tarzı meselesidir. Amaç, milletin sesinin daha çok duyulduğu, farklı kanaatlerin daha sağlıklı konuşulduğu ve uzlaşının daha sistemli üretildiği bir Meclis düzenini yaratmaktır.”

Son noktayı şöyle koydu…

Meclisler işlevsizleştiğinde toplumlar sokaktaki gerilimle idari katılık arasında sıkışıp kalır. Oysa milli irade siyasi farklılıkların meşru zeminde konuşulmasını sağlayan en meşru zemindir."

Bu ifadeler Kurtulmuş’a ait alsa, içselleştirmiş olması gerekir. Hayaya geçmesi için caba sarf etmesi gerekir. Siyasi hayatını bu fikirler çerçevesinde şekillendirmesi gerekir…

Ama Meclis Başkanı’nın sözleriyle yaptıkları birbirine uymuyor…

Mesela işlevsizleşen Meclis’in yaratacağı tehlikeye dikkat çekiyor ama Meclis onun döneminde tarihinin en işlevsiz dönemini yaşıyor. Yasama organının adı var kendi yok…

Denetimin derinleşmesinden söz etmiş Meclis’in denetim yetkisi yok ki!.. Bırakın denetlemeyi Meclis’in hükümete (tek kişi) soru sorma yetkisi bile yok. Sayıştay denetim bile Meclis tarafından kısıtlandı.

Komisyon desen AKP/MHP oylarıyla reddediliyor. Komisyon kurma adeti rafa kaldırıldı…

Yasama yürütmenin etkisi altına girdi…

Yasama yürütme ne isterse onu yapar hale geldi…

Kurtulmuş başkanlığını yaptığı Meclis’e sahip çıkmadı/çıkamadı. Anayasa Mahkemesi kararlarına uymadı. Anayasa Mahkemesi’ni yok saydı. Hapisteki milletvekilini oradan alıp Meclis’e getiremedi. Getirmeye teşebbüs dahi etmedi…

Onun döneminde bir milletvekili milletvekilliğini hücrede geçirmek zorunda kaldı…

Neden böyle davrandı diye soracaksınız?

Konforu bozulmasın diye olabilir mi? Lüksü kaçmasın diye olabilir mi? Oturduğu koltuk altından kaymasın diye olabilir mi? Başı ağrımasın diye olabilir mi?

Meclis Başkanı’nın icraatları ortadayken söylediklerine inanmak aklı zorlamak olur.

Bu sebeple diyorum ki; bu konuşmayı Kurtulmuş yazmadı. Birileri yazdı önüne koydu o da okudu…

İnanmayarak okuduğu o kadar belliydi ki!...

Siyaset Haberleri