Polisler “Bir kadını vurdular, acil ekip istiyoruz” ihbarı üzerine geldikleri 9 Eylül Caddesi’nde Gözde Akbaba’yı ayağından vurulmuş halde yerde yatarken buldular.
“Seni kim vurdu?” diye sordular.
Akbaba, son nefesini vermeden önce eski sevgilisi Lokman Etken’in adını söyledi.
Akbaba’nın 17 gün önceki koruma isteği kabul edilse, saldırgan hakkında uzaklaştırma kararıyla yetinilmeseydi, genç kadın hayatta olacaktı.
Mahalle değiştirdi, kurtulamadı
İzmir’de yaşayan Akbaba’nın hayatı Etken’le sevgili olduktan sonra kabusa döndü.
Ayrılsa da yakasını kurtaramadı.
Babası Osman Akbaba’nın anlatımına göre…
Etken, tehdit mesajı gönderiyor, evinin camına taş atıyor, karşısına çıkıp çelme takıyor, “Benimle konuşacaksın, yoksa seni sürekli rahatsız edeceğim” diyordu.
Akbaba, kurtulmak ve izini kaybettirmek için Menemen’in Seyrek Mahallesi’ne taşındı.
Gel gör ki fayda etmedi.
Baba anlatıyor:
“Sosyal medya platformlarından kızıma tehdit mesajları gönderip rahatsız etmeye devam etti. Kızımın WhatsApp konuşmalarını ve yazışmalarını görebiliyordu. Çünkü kızıma WhatsApp’tan mesaj göndererek, ‘Senin ne yaptığını biliyorum, seni izliyorum’ diye mesaj göndermiş.”
Etken, yalnızca Gözde’yi değil, babası Osman’ı da aradı.
“Kızını seviyorum. Bizi evlendirin. Evlendirmezseniz kendimi de kızını da öldürürüm” dedi.
Koruma talebi reddedildi
Gözde Akbaba, 2 Ocak günü İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şikayetçi oldu. Etken’in tehdit, hakaret ve ısrarla takip ettiğini söyledi.
Savcılık 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun’un dördüncü maddesi gereğince koruyucu tedbirlerden biri veya birkaçına karar verilmesini istedi. Etken için de kanunun beşinci maddesindeki önleyici tedbirlerden biri veya birkaçına karar verilmesini talep etti.
İzmir 2. Aile Mahkemesi, koruma tedbirine karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Etken hakkında iki ay süreyle uzaklaştırma tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Ancak saldırgan uzaklaştırma tedbirini birçok kez ihlal etti.
“Bana jandarma da savcı da birşey yapamaz” diyerek, Akbaba’yı takip edip küfür ve tehdit mesajı yazdığı peçeteleri kadının kapısına bıraktı.
En son Akbaba’yı “Seni silahla ayağından vuracağım ve yatağa mahkum edeceğim” diye tehdit etti.
Dediği gibi de yaptı.
Kapısında bekledi, vurdu
Etken, 19 Ocak akşamı Akbaba’nın oturduğu apartmanın önüne gelip pusuya yattı. Akbaba, kapıdan çıkınca arkasından koşarak, kadını yakaladı ve belden aşağısına nişan aldı. Akbaba, sol dizinin altından yaralandı.
Çok kan kaybeden kadın kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Etken, ifadesinde yalanlar söyleyip kadını suçladı.
Akbaba ile sevgili olduklarını ve kendisini aldattığı için kadından ayrıldığını iddia etti. Tekrar birlikte olma teklifini reddettiği Akbaba’nın “Beni rahatsız ediyor” diyerek, peşine üç adam taktığını ileri sürdü. Adamlardan korktuğu için yanında silah taşıdığını savundu.
Cinayet akşamı Akbaba’nın apartman kapısında bekleyip evine bakarken görüntüleri olduğu halde yolda tesadüfen karşılaştıklarını öne sürdü. Bir aracı üzerine sürdükleri için tuzağa düşürüldüğünü zannederek önce yere, sonra Akbaba’ya ateş ettiğini söyledi.
Halbuki görüntülerde Etken’in Akbaba’nın arkasından koştuğu, kadını yakalayıp tuttuğu, silahını çıkardığı, defalarca ateş etmeye çalıştığı, en son ayağına sıktığı görülüyor.
32 yaşındaki Etken, cezaevine gönderildi.
Baba Akbaba, “Kızım uzaklaştırma kararı aldı. Erken, uzaklaştırma kararına uymayarak, kızımı takip edip hayatına son verdi” dedi.
Planlı bir cinayet
Etken Ailesi’nin avukatlığını Önce Kadınlar ve Çocuk Derneği üstlendi. Dernek başkanı Avukat Müjde Tozbey, Akbaba’nın etkin şekilde korunmadığı için katledildiğini ifade ederek, şöyle diyor:
“Talebimiz yalnızca katillerin ceza alması değil, kadının yaşam hakkının korunmasıdır. Kanunların uygulanması, koruma mekanizmalarındaki eksikliklerin giderilmesi gerekir. Bunu yalnızca Gözde’nin katledilmesinde görmüyoruz. Katillerin ceza kanununda faydalanabilecekleri, indirim sağlayabilecekleri hükümleri bilmeleri ve buna yönelik savunma yapmalarında da görüyoruz. Lokman Etken, Gözde’nin itibarını zedelemeye yönelik ifadeler kullandı, sonra da cinayetin tesadüfen karşılaşma neticesinde gerçekleştiği savunmasını yaptı. Bu ifadenin haksız tahrikten faydalanmak için verildi. Kadınların soğukkanlı planlarla ve tahrik olmadan öldürüldüğünü biliyoruz. Bu savunmalara itibar etmeyiz. Katillerden de koruma mekanizmalarını etkin işletmeyenlerden de hesap soracağız.”
Casperlar’a bilgi sızdıran çetenin polis ağı var
Dokuz polis, bir zabıt katibi, bir gümrük muhafaza memuru ve bir eski polisin aralarında olduğu 17 kişinin ‘Casperlar’ diye bilinen suç örgütüne bilgi sızdırdıkları iddia ediliyor.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tutuklamaya sevk yazısına göre kırmızı bültenle aranan Casperlar’ın lideri ‘Hamuş’ lakaplı İsmail Atız, 3 Temmuz 2025’te Almanya’da yakalandı.
Dört gün sonra bırakılan ve İtalya’ya geçen Atız’ın Almanya’da uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı Türkleri tutuklayan savcıya silahlı saldırı düzenleteceği ihbarı alındı. Savcının evinin yakınında Atız’la hareket ettiği ileri sürülen G.Ş. adlı kişi 27 Temmuz 2025’te Almanya’da yakalandı.
G.Ş.’de ele geçirilen dijitallerde kritik bir bilgiye ulaşıldı.
Atız’ın, gözaltıdan iki gün önce G.Ş.’ye kendisiyle ilgili Polis Bilgi Sistemi (Pol-Net) sorgu sonucunu gönderdiği tespit edildi. Bu bilgi Almanya tarafından Türkiye’ye iletildi.
3000 TL’ye sorguladı
Yapılan araştırmada G.Ş.’yi T.C. kimlik numarasıyla 25 Mayıs 2025’ta saat 23.19’da Pol-Net’te sorgulayan kişinin Esenyurt Osmangazi Şehit Ersoy Karacaoğlan Polis Merkezi’nde görevli A.K. olduğu saptandı.
Aynı gün A.K.’nin banka hesabına S.C.G. tarafından 3.000 TL gönderildi.
Polis A.K.’nin S.C.G.’nin eşine sahte ifade ve serbest bırakma tutanağı çıkartarak, yerine imza attığı da belirlendi.
S.C.G.’nin A.K.’ye 43.200 TL gönderildiği tespit edildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bu bilgiler üzerine 9 Ocak günü operasyon düzenledi.
Bilgi sızdırma çetesi
Savcılığın tespitine göre S.C.G., Casperlar’dan ayrı bir örgütün lideri.
Arkadaşı İ.T. ise bu suç örgütünün yöneticisi.
S.C.G., temasta olduğu kamu görevlilerden bilgi temin ederek, Casperlar’a ve diğer suç örgütlerine aktarıp finans sağlıyor.
Örneğin, Bakırköy Adliyesi’de zabıt katibi E.B.’ye iki Casper’ın kırmızı bültenlerinin çıkıp çıkmadığını, M.G.’nin aftan yararlanıp yararlanmadığını sorgulattılar.
E.B.’nin dayısının hesabına 1.086.320 TL gönderildi.
‘Kanka!’
Casperların hedefinde olan M.O.B.’nin T.C. kimlik numarasını Bursa Osmangazi Çekirge Polis Merkezi Amirliği’nden E.Ç.’den temin ettiler. Böylelikle M.O.B., Casperlar tarafından tehdit edildi.
Uyuşturucu satışında yer alıp çeteye para ödemeyen altı kişinin fotoğraflarını E.Ç.’ye gönderip adreslerini istediler. E.Ç.’ye yazdıkları mesajda “Kanka bu elemanlar İzmir’deki arkadaşların parasını ödememişler, yani bir şey koymuşlar, ulaşamıyorlarmış” dediler.
E.Ç.’ye 223.000 TL gönderildi.
Bağcılar’da geçen yıl Ş.A., aracında 8720 gram Marihuana ve 2180 gram kokain bulunan R.A.’yı silahla yaraladı. Çete Ş.A.’yı bulmak için İstanbul Güven Timleri’nden Y.B.’den konaklama bilgilerini elde etti.
Suç örgütü yöneticisi İ.T., polis Y.B.’ye 76.500 TL gönderdi.
Y.B. de İ.T.’ye 37.000 TL havale etti.
SKY listesini verdi
Baronların kullandığı ‘SKY’ adlı mesajlaşma programı Europol tarafından çözümlenince Türkiye’deki suç örgütü üyelerinin listesi ve mesajları Ankara’ya iletildi.
Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği’nden A.Ö., bu bilgileri S.C.G.’ye sızdırdı.
A.Ö., ayrıca S.C.G.’nin isteği üzerine H.K.’nin aranması olup olmadığına baktı.
Mersin Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi’nden M.A., dört kişinin pasaport, kimlik ve telefon numaraları ile adres bilgisini, suç kaydını ve araç fotoğrafını gönderdi.
M.A., bu paylaşımdan kaynaklı İ.T.’den 151.500 TL aldı.
Her nedense İ.T.’ye 932.000 TL gönderdi.
Bursa Osmangazi Çekirge Polis Merkezi Amirliği’nden E.Ç., 11 kişinin ismini, fotoğrafını, telefon numarasını, adresini sorguladı ve karşılığında 223.000 TL aldı.
Şırnak Cizre Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amirliği’nden E.K. ise bir kişinin üzerine kaç araba olduğun bakması istenince “Yarın baktırırız abim” dedi.
Van Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi Başkale Grup Amirliği’nden H.Y. de suç örgütüne bilgi verdi.
İpsala’dan uyuşturucu ticareti iddiası
İstanbul Gaziosmanpaşa Emniyet Müdürlüğü’nde Devriye Ekipler Büro Amirliğinde görevli H.D.’nin suç örgütü üyeleriyle yaptığı yazışmalarda, tırlar içerisinde İpsala Gümrük Müdürlüğü’nden uluslararası ticaret gerçekleştirdikleri şeklinde konuşmalarının olduğu belirlendi.
S.C.G.’nin H.D.’ye “20 tane ot bizim. 200 tane getirirlerse 700.000 dolara karları var” dediği tespit edildi. Bu yazışmanın uyuşturucu ticaretine ilişkin olduğu iddia ediliyor.
H.D.’ye 2.350.000 TL gönderildi.
Suç örgütünün gümrükçüsü
Suç örgütü lideri S.C.G.’nin uyuşturucu ticareti için Casperlarla görüşme yaptığı ileri sürülüyor.
Almanya’da savcıya yönelik suikast iddiasıyla gözaltına alınan Ş.G. ile bağlantılı bir şekilde Brezilya’nın başkenti Sao Paulo’dan Türkiye’ye uçan yolcuların yanlarında getirecekleri uyuşturucuyu İstanbul Havalimanı’nda Gümrük Muhafaza Memuru S.A.’nın teslim alıp ülkeye sokacağı belirlendi.
S.C.G.’nin uyuşturucu ticareti ve bilgi satma eylemlerinden elde ettiği geliri E.K.’nin soğuk cüzdanına kripto para yöntemiyle gönderdiği, yüzde üç komisyonla havale olarak geri aldığı ileri sürülüyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yedi adayın adı geçiyor
Adalet ve İçişleri Bakanları…
Ardından bakan yardımcıları değişti.
Adalet Bakanı Gürlek, İstanbul’a en güvendiği çalışma arkadaşlarından birini, Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez’i getirdi.
İçişleri Bakanlığı’nda ise Emniyet Genel Müdürü (EGM) Mahmut Demirtaş’ın görevden alınabileceği söyleniyor.
Bakanlık koridorlarında yedi adaydan söz ediliyor.
Yedi aday şu isimlerden oluşuyor:
-TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başdanışmanı ve eski EGM Özel Güvenlik Denetleme Başkanı Suat Çelik.
Çelik, teşkilatta Milli Görüşçü diye biliniyor.
-İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürü Aziz Yıldırım.
Yıldırım, en son Trabzon Valisiydi.
-Kocaeli Valisi İlhami Aktaş.
Aktaş, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala’ya çok yakın bir isim.
-Emniyet Genel Müdür Yardımsı Mustafa Çalışkan.
Çalışkan, 15 Temmuz’un İstanbul Emniyet Müdürüydü ve eski Bakan Süleyman Soylu ile kanlı bıçaklıydı. Soylu’nun emekli etmeyi başaramadığı Çalışkan’ın yıldızı Ali Yerlikaya ile de pek barışmadı.
-Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Çorumlu.
Eski Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanı Çorumlu, MHP’ye yakın diye biliniyor.
-Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ömer Urhal.
-İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız.
Emniyet teşkilatı genel müdürlerin kendi içerisinden çıkmasına sıcak bakıyor.
Bu arada, Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç’in iki ay sonra emekli olacağı ve yaş haddinden görevinden ayrılacağı belirtiliyor.