Güçlü lider efsanesi çöküyor!

 Aslında Ne Oldu?
Mehmet Tezkan yazdı: Güçlü lider efsanesi çöküyor!

Dünyada güçlü lider, otoriter lider, karizmatik lider, tuttuğunu koparan lider dalgası var. Güvenlik kaygıları toplumları zaman zaman güçlü lider arayışına itiyor…

Vurdum mu ses getirecek, konuştuğu zaman korku salacak, rakiplerini diz çöktürecek, sözünü dinletecek lider sevdası hortladı… Otoriter demokrasi anlayışı kabul görmeye başladı…

Bir çok ülkede demokrasi yerini otokrasiye bıraktı.

İkinci dünya savaşı öncesi diktatörleriyle karıştırmamak lazım. Krallıkları, emirlikleri, askıda demokrasileri, din veya ideolojik temelli baskıcı totaliter rejimleri kenara bırakıyorum…

Demokrasinin kuralları ile yönetilen ama güçlü liderle zaman içinde otokrasiye kayan sistemleri kastediyorum… Halkın oyuna, halkın rızasına dayanan tek adam yönetimleri son yıllarda destek buldu…

Avrupa ülkelerinin etkinliğinin azalması, politika üretememeleri, Avrupa Birliği projesinin istenilen düzeye gelmemesi, birlik olamamaları güçlü lider arayışına zemin hazırladı…

Lafı uzatmayayım. Tek adam rejiminin, otokrat yönetimin sayısız örnekleri var. Bunlardan biride Türkiye, mesela bir diğeri Rusya…

Son dönemde ABD’de bu yolu seçti. Pasif buldukları Biden’ den sonra Trump’ı başkan seçerek tercihlerini ortaya koydular…

ABD’de güçlü kuvvetler ayrılığı rejimi olmasına rağmen Trump güçlü kişiliği ve Kongre’den aldığı güçle tek adamlığını ilan etti… ABD’yi resmen değil, anayasal değil ama fiilen otokrasiye geçirdi.

Dışarıda canı istediği ülkeye kafa tutarken içeride Göçmen ve Gümrük Muhafaza Ajanlarıyla (ICE) hesap sorulamayan kendine bağlı güvenlik gücü kurdu. Ülkesine tek adamlılığını, istediğini yapabileceğini kabul ettirdikten sonra radarını dışarıya çevirdi.

Dünyanın tek adamı olmaya soyundu. Tehdit ettikleri listesine her geçen gün yeni ülkeler ekleniyor.

Venezüella’nın Devlet Başkanı’nı katil banka soyguncusu gibi yakalaması özgüvenini arttırdı. Narsist duygularını kabarttı. Başaramayacağım iş, bükemeyeceğim bilek yok anaforuna kapıldı.

İran’a gerekçesiz saldırdı…

Halkına ve dünyaya yalan söyleyerek saldırdı. Söylediği yalanlara insanların inanmasını, kabul etmesini istedi ama günün sonunda kendi yalanına kendi inanmaya başladı. Kendi yalanını gerçek kabul edip kararlarının merkezine oturttu…

Üst üste yaptığı tutarsız açıklamalar. Birgün söylediğinin ertesi gün tam tersini söylemesi. Hata artık eğlence için vuruyoruz (insanları öldürüyoruz, binaları yıkıyoruz, İran’ı harabeye çeviriyoruz anlamında) demesi alarm zillerinin çalmasına neden oldu…

Güçlü lider, tek adam yönetimi bazı işleri hızlandırıyor ama ya o lider hata yaparsa!...

Artık herkes tek adamların daha kolay hata yapabileceğini görmeye başladı…

Artık herkes tek adamların yaptığı hataların maliyetinin çok büyük olduğunu gördü…

Artık herkes tek adam rejimlerin bedel ödetme kapasitesi olduğunu anladı…

Trump İran’a, Putin Ukrayna’ya saldırı emrini tek başlarına verdiler. Ama ikisi de bu kararlarıyla güçlü lider efsanesinin sonunu hazırladılar…

Ortalık yatışsın, bugünler tartışılacak…

Tek adam rejimlerinin, otokrat yönetimlerin verdiği zararlar masaya yatırılacak…

İnanıyorum başta ABD rejimini sorgulamaya başlayacak. Başkan’a bu kadar büyük yetki vermemiz doğru mu sorusuna yanıt aranacak… Başkanlık sistemi yeniden ele alınacak. Belki de başkanların bazı yetkileri kısıtlanacak…

Güçlü lider miti çökecek…

Güçlü lider anlayışının yerini güçlü demokrasilere bırakacak…

Siyaset Haberleri