FETÖ'cü, AK Parti aday adayı ve Sayıştay hakimi tek kişi mi?

Dün gece Resmi Gazete'de yayınlanan FETÖ ihraçlarına ilişkin Sayıştay kararında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatları sabit görülen 8 uzman denetçi ile 11 başdenetçi meslekten çıkarıldı" ifadeleri yer aldı. Can Coşkun ihraçları yazdı...

Dün gece Resmi Gazete'de FETÖ ihraçları duyuruldu.

Sayıştay kararı, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatları sabit görülen 8 uzman denetçi ile 11 başdenetçi meslekten çıkarıldı" diyordu.

İsimler de verilmişti.

Geçmişte herhangi bir rapor ile gündeme gelip gelmediklerini kontrol ederken bir ismin arşivi hemen dikkatimi çekti.

Muzaffer Sağlık.

Sayıştay hakimi ve uzman denetçi.

Önce 2005'e uzanalım.

Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ı oğlunun sünnetine davet etmiş. Bu yüzden soruşturma geçirdiği yazılmış.

Sicil notu düşürülmüş.

Sayıştay, olumsuz sicilin Muzaffer Sağlık’ın mesleki yeterliliği göz önüne alınarak verildiğini açıklamış.

O tarihte FETÖ'nün tetikçi gazeteleri de bu sünnet haberine yoğun ilgi göstermiş. Sayıştay açıklamasından ziyade sünnet töreni daveti nedeniyle soruşturma geçirdiğini savunmaya devam etmişler.

Şimdilerde kapatılmış olan gazetelerin arşivine ulaşmak ne mümkün.

Fakat... Alıntılanmış haberler başka haber sitelerinde duruyor. Yıl yıl tarama yaptığınızda ulaştıklarınız oluyor.

Örneğin Hürriyet'ten 31 Mart 2005 tarihli alıntı:

"Sayıştay Başkanlığı'nda bugünlerde ilginç bir soruşturma yürütülüyor. Soruşturma, Keçiören'den komşusu olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan sünnetinde kirvesi olacağına dair söz alan 9 yaşındaki Ahmet Zafer Sağlık'ın Sayıştay denetçisi babası hakkında. Sayıştay Başkanlığı, oğlu, Başbakan'ı sünnetine davet ettiği gerekçesiyle denetçi hakkında soruşturma başlattı"

Dahası da var. Haberin devamında tüm olay en ince ayrıntısına kadar veriliyor.

"17 Eylül 2004 tarihinde Ahmet Zafer Sağlık'ın, Başbakan'dan sünnetine gelip kirvesi olacağına dair söz almasıyla başladı. Bu söz basın-yayın organlarına da yansıdı. 17 Eylül'de kirvelik sözünü koparmayı başaran 9 yaşındaki Ahmet, 18 Ocak 2005'te sünnet tarihini kesinleştirmek amacıyla Başbakan'ı makamında ziyaret etti. Ahmet, Başbakan Erdoğan'dan bu sefer net bir tarih istedi.

Ahmet, sünnetine Başbakan'ın gelmesini sağlamak amacıyla tüm notları pekiyi olan karnesini de getirmeyi unutmadı. Kameraların da kaydettiği görüntülerde Başbakan ile Ahmet'in arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Küçük çocuk, Başbakan'a önce Malatya'dan getirdiği kayısıdan ikram etti. Ardından karnesini gösterdi. Bunun üzerine Başbakan karne hediyesi olarak para vermek istedi, ancak Ahmet parayı kibarca reddetti. Başbakan da bunun üzerine, “Numara yapma.” diye espriyle karşılık verdi.

Ahmet, “Bize göre sünnet düğünü için 29-30-31 Ocak ile 4-5-6 Şubat tarihleri uygun.” demesi üzerine Başbakan, “Ben burada yokum, sünneti yaza bırakalım.” şeklinde yanıt verdi. Ahmet Zafer de, “Babam Sayıştay denetçisi. Nisanda şeye çıkıyor.” dedi. Araya giren Muzaffer Sağlık'ın, “15 dakika teşrif ederseniz seviniriz.” demesi üzerine Başbakan da “Hayırlısı.” şeklinde yanıt verdi."

Haberin sonunda ise Muzaffer Sağlık'ın sicilinin daha önce çok iyi olduğu savunulmuş:

"Başbakan ile Ahmet arasında geçen bu diyalog Sayıştay denetçisi olan baba Muzaffer Sağlık'ın başına dert açtı. Muzaffer Sağlık hakkında Sayıştay Başkanlığı soruşturma açtı. Soruşturmanın konusu olarak da: “Denetçi Muzaffer Sağlık'ın oğlunun Başbakan'ı sünnetine davet etmesi ile ilgili basına yansıyan görüntüler” gösterildi. 3 yıldır Sayıştay Başkanlığı'nda görev yapan Muzaffer Sağlık, 17 Eylül'de gerçekleşen görüntülerden kısa bir süre sonra, 2004 yılı sonunda daha önce hep olumlu olan sicili “olumsuz sicil” olarak verildi."

Yakın geçmişin bilinmeyen ama çok da garipsenmeyecek bu arşiv notunu bir kenara bırakalım.

Bitmedi.

2011'e gidelim. Bu kez gündemde bir "Aday adaylığı" var.

Evet aynı isim; Muzaffer Sağlık.

13 Mart 2011.

Bu kez Anadolu Ajansı arşivinden çıkardım detayları:

"Sayıştay Hakimi ve Başdenetçi Muzaffer Sağlık, memleketi Malatya'dan milletvekili olmak için AK Parti Malatya İl Başkanlığına adaylık başvurusu yaptı."

Bitmedi.

Haberde Muzaffer Sağlık'ın şu sözlerine yer verilmiş:

“Malatya'ya gelmeden önce milletvekilliği aday adaylığı düşüncemi Sayın Başbakan'ımıza bizzat ilettim. Aday belirleme sürecinin ve 12 Haziran seçimlerinin memleketimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum”.

Hala bitmedi...

Zira...

Bu uzun satırlar kocaman bir yasal soru doğuruyor...

İpucunu yine 2011 yılına ait aynı haberden, henüz aday adaylık başvurusu yapmış Muzaffer Sağlık'ın ağzından verelim:

"Sağlık, yaptığı açıklamada, seçim mevzuatı gereği eski görevine dönemeyeceğini, aday gösterilmemesi ya da milletvekili seçilememesi halinde işsiz kalmayı göze aldığını söyledi."

11 yıl sonra: Dün gece...

Sayıştay, Muzaffer Sağlık'ı FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle meslekten çıkardı.

Soralım:

2011'de AK Parti'ye aday adaylık başvurusu yapan ve bir daha eski görevine dönemeyeceğini kendisi de söyleyen Muzaffer Sağlık, Sayıştay'a tekrar nasıl dönmüştür?

Aynı görevi, dün gece FETÖ'den ihraç edilene dek yıllarca "tekrar" nasıl sürdürmüştür?

Göreve döndükten sonra hangi raporları hazırlamıştır?

Şimdi her uçuk ihtimali de dahil ederek sağlamasını yapalım:

Ya Sayıştay'da iki ayrı Muzaffer Sağlık var ve her ne hikmetse yakın zamanlarda aynı denetçilik görevini icra ettiler...

Ya Sayıştay'ın raporlarında ve Resmi Gazete'deki ihraç kararlarında inanılmaz şekilde defalarca isim hatası yapıldı...

Ya Sayıştay, milletvekili adayı olmak için geçmişte görevden ayrılanların da FETÖ ilişkisini saptarsa "11 yıl sonra" ihraç kararı verebiliyor...

Ya da...

Bu nasıl skandal?

Türkiye Haberleri