Kanarya adası açıklarında ‘United S’ adlı gemide yakalanan 10 ton kokaine ilişkin Çetin Gören dahil 11 kişi tutuklandı.
Gören’in talimatıyla Honduras’ta ‘Copa Maritime Co’ adlı bir şirketin kurulduğu, ‘United S’ gemisinin bu şirket adına kaydedilerek, Brezilya’dan kokain seferine çıkarıldığı ileri sürülüyor.
Adliye kaynaklarından öğrendiğime göre “Emniyette yardımcı istihbarat elemanı olduğunu” iddia eden A.A. adlı bir kişi bu operasyon kapsamında gözaltına alınıp yurt dışına çıkış tedbiriyle serbest bırakıldı.
A.A., 21 Ocak’ta alınan ifadesinde bir emekli subayın aracılık etmesiyle üç ay önce Gören’le tanıştığını söylüyor.
“Gören çok medyatik bir isim olduğu için belki bilgi alabilirim diye kendisiyle tanışmak istedim. 4-5 defa görüştüm, yemek yedik, muhabbet ettik” diye konuşuyor.
United S gemisi yakalandıktan sonra Gören’i aradığını anlatan A.A., şöyle diyor:
“Çetin, İspanyol basınından öğrendiği kadarıyla gemide silahlı Sırp mürettebatın olduğunu, birkaç Türk vatandaşın çalıştığını, geminin Libya’dan tuz yükü alarak ayrıldığını, en son Brezilya’ya uğradığını, orada bozulduğunu, Türkiye’den tamirci gittiğini söyledi. Bu bilgileri irtibatta olduğum kolluk kuvvetlerine bildirdim. Ertesi gün Çetin, ismini haberlerde görünce beni arayarak, bir dahlinin olmadığını söylemesi üzerine şikayetçi olması gerektiğini söyledim. Başka görüşmem olmadı. Çetin’in bu olayla bir ilgisinin olup olmadığını bilmiyorum. Belki malın taşınmasında organizatör olabilir ama tam emin değilim.”
“Narkotik’e git”
A.A., 29 Ocak’ta bir ifade daha verdi.
United S adlı gemi yakalanmasından bir buçuk ay önce, geçen yıl kasım ayında Gören’in kendisini aradığını anlatan A.A., “Devlet büyükleriyle tanıştırmamı ve onlara yardımcı olmak istediğini söylemesi üzerine devletime yardımcı olmak için Gören’le Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gittik” diyor.
A.A., bu ziyarette Gören’e emekli polis memuru Z.S., işadamı A.B., ‘Kürt Ahmet’ diye bilinen Ahmet Turgut’un yeğenin de eşlik ettiğini ileri sürüyor. Akşam 21 sularında Gören ve Z.S.’nin üst düzey bir emniyet yetkilisiyle görüştüğünü ifade eden A.A., şöyle devam ediyor:
“Z.S.’den öğrendiğim kadarıyla Çetin, devlete yardımcı olacağını, Daltonlar, Casperlar ve Siirtli Naci olarak bilinen uyuşturucu kaçakçısı hakkında bilgi vermek istediğini söylemiş. Emniyet yetkilisi, narkotik dairenin bu konuyla ilgilendiğini, o bölüme gitmeleri gerektiğini söylemiş. Bunun üzerine oradan ayrıldık. Daha sonra narkotik daireden randevu alamadık.”
‘7 bin ton kapasiteli gemi arıyordu’
Aynı soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan K.A.B. ise Gören’in geçen yıl kasım ayında bir yemek sırasında kendisine “7 bin ton kapasiteli gemisi olan bir armatör tanıdığın var mı?” diye sorduğunu kaydederek, şöyle diyor:
“Kendisine ‘Ne iş yapıyorsunuz?’ diye sorduğumda bana gemi kiralayarak, Afrika ülkelerinden tuz ve hububat nakliyesiyle uğraştığını söyledi. 7 bin ton kapasiteli gemiyle tuz taşıyacağını söyledi. ‘Araştırayım’ dedim. Yemekten sonra arkadaşlarım adamın ne tarz olduğunu söyleyince gemi araştırma işine girmedim.”
Başkomiser Cengiz, neden canına kıydı?
Hakkari Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Başkomiser Mehmet Cengiz, 12 Şubat’ta mesai saatinde kafasına ateş ederek, hayatına son verdi.
Cengiz, makamı odasında ya da bürosunda değil, müdürlüğün girişinde x-ray cihazının bulunduğu bölümde canına kıydı.
Burada tesadüf eseri beklemiyordu.
Ailesi Cengiz’in mobbinge uğradığı için bu muameleyi gururuna yediremediğini ileri sürüyor.
Mobbing iddiası
35 yaşındaki Cengiz, dün Yozgat’ın Kadışehri ilçesinde toprağa verildi.
Taziyeleri kabul eden ağabeyi Ertuğrul Cengiz ile kardeşinin intiharı üzerine konuştuk.
Cengiz, cenaze için Hakkari’den Yozgat’a gelen arkadaşlarının “Mehmet mobbingden öldü” dediğini söylüyor. Hakkari Emniyet Müdürü Attila Ataya’yı sorumlu tutarak, şu iddialarda bulunuyor:
“Beş ay önce emniyet müdürü değişmiş. Ayata, çarşıda gezerken polise denk geliyor. Polisin kepi yok. Çağırıyor, ‘Komiserin kim?’ diyor, başkomiserin ismini alıyor. Daha sonra kardeşimizi fırçalıyor. Bir başka zaman kardeşimin görevli olduğu karakola geliyor. Polis tanımıyor, yeni geldiği için. ‘Beni nasıl tanımazsınız’ diye kardeşimi çağırıyor ve fırçalıyor. Kardeşime milletin içinde devamlı şunu diyormuş: ‘Rezil karakolun rezil amiri.”
Cengiz, 9 Şubat günü kardeşine ve bir başkomisere jandarmalar tarafından uyuşturucu operasyonu yapıldığını, bu arama işleminin kumpas olduğunu iddia ediyor.
Operasyondan sonra kardeşinin emniyet müdürlüğünün girişinde görevlendirildiğini ileri süren Cengiz, şöyle devam ediyor:
“Nizamiyede x-ray cihazına veriyor ve ‘her gelip geçende bana selam vereceksin’ diyor. Diğer polisler gelip kontrol ediyor başkomiser yerinde duruyor mu durmuyor mu diye. Gururuna yediremiyor. Narkotik olayına çok canı sıkılmış. Çünkü itibarsızlaştırılmış.”
Cengiz, vali ve emniyet müdürünün kendilerini aramadığını ve cenaze için tören yapılmadığını belirterek, şunları söylüyor:
“Bizim çocuğumuz kaç yüz kilometre karayoluyla geldi. Devlet hava atıyor ya, kadın doğum yapıyordu, hastaneye yetiştirdik diye… Benim kardeşime bir helikopter ayarlayamadılar. Devlet bana bu zaman lazımdı. Ölümde bile yardımcı olamıyorsa… Bize kimse izah bile etmedi. Cenazemizi almaya gidiyorduk. ‘Gelmeyin’ dediler. Büyük ihtimalle olayları öğreneceğimizden korktular. ‘Cenazeyi aldık, çıkacağız birazdan, zahmet etmeyin’ dediler.”
Cengiz, kardeşinin başından geçenleri kendilerine anlatmadığını ifade ederek, şöyle diyor:
“Ancak geçen aylarda şöyle bir şey oldu: Biz ticaretle uğraşıyoruz. Mehmet, diğer kardeşime ‘Bıraksam gelsem, ticarete devam etsek, nasıl olur’ demiş. Kardeşim de ‘Şark görevin bitti, bu tarafa geldiğin zaman beraber devam ederiz’ demiş. Şark görevinin bitmesine üç ay kalmıştı. Kardeşim silah taşımazdı. Evimize geldiği zaman silahını getirmezdi. Dağda hayvana bile sıkmazdı, kendi canına sıktı.”
Cengiz, suç duyurusunda bulunacaklarını vurguluyor.
‘Uyuşturucu sevkiyatında adı geçiyor’
İçişleri Bakanlığı, iki müfettiş görevlendirdi.
Bakanlık kaynakları Cengiz’in bir komiserle birlikte uyuşturucu sevkiyatında adının geçtiğini, arama yapıldığını ve pasif göreve çekildiğini kaydediyor. Başkomiserin operasyondan sonra bu durumun ortaya çıkmasından kaygılanarak, hayatına son verdiğini belirten kaynaklar intiharı özendirmemek için tören yapılmadığını söylüyor.
Solda: Ağabey Ertuğrul Cengiz
Sağda: İntihar eden başkomiser Mehmet Cengiz