Binbir Surat Şerife

İsmail Saymaz yazdı: Binbir Surat Şerife

Kimilerine kendisini MİT mensubu diye tanıttı.

Kimilerine Birleşmiş Milletler Temsilcisi olduğunu söyledi.

Kimilerine “Ben diplomatım” dedi.

Güvenlik güçlerinin ‘Binbir Surat Şerife’ lakabını taktığı Şerife Yılmaz, insanları dolandırırken, resmi ve kritik ünvanları kullanınca MİT’i ve Emniyet’i alarma geçirdi.

Yılmaz, yakalanıp cezaevine gönderildi.

Bir iși var: Dolandırıcılık

Binbir Surat Şerife, 1990’da Manisa’da dünyaya geldi.

İzmir Adnan Menderes Üniversitesi’nde Gemoloji okuduğunu söylüyor.

Yani, kuyumculuk ve takı tasarımı.

Mesleği sorulduğunda “İşsizim” diyor.

Halbuki bir ‘işi’ var:

Dolandırıcılık.

‘Diplomatım’ diyerek, 135 bin TL çarptı

Yılmaz hakkındaki ilk şikayet, ocak ayından…

Ö.G. adlı vatandaş geçen yıl bir çay bahçesinde arkadaşlarının oturduğu masada Yılmaz ile karşılaşıyor.

Yılmaz, kendisini diplomat olarak tanıtıyor.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ile koordineli şekilde görevler üstlendiğinden söz ediyor.

Ö.G., kadına inanıyor.

“Bir arkadaşımın MSB’de onay beklediği bir işlemiyle alakalı bilgi alabilir misin?” diye soruyor.

Yılmaz, telefonu kaldırıp bir kişiye görüşüyor.

Telefonu kapatır kapatmaz “Onay işlemi yapıldı” diye müjde veriyor.

Ancak o gün cuma ve akşam saati olduğu için onayın pazartesi mesai saatinde sisteme düşeceğini söylüyor.

Ö.G., habere çok seviniyor.

Yılmaz, ertesi gün Ö.G.’yi arıyor.

“MSB’de onay işlemini yapan arkadaşıma vereceğim” diyerek, 100 bin TL istiyor.

Ö.G., banka hesabından yolluyor.

Yılmaz, sonraki gün 35 bin TL daha talep ediyor.

Ö.G., yine gönderiyor.

Gel gör ki pazartesi günü arkadaşını aradığında onay işleminin olmadığını öğreniyor.

O an dolandırıldığını anlıyor.

Ö.G., şikayet dilekçesinde şunları söylüyor:

“Araştırma neticesinde kendisini MİT mensubu, diplomat, üst düzey devlet görevlileriyle irtibatlı diye tanıtarak çok kişiyi dolandırdığını ve buna teşebbüs ettiğini öğrendim. Gönderdiğim paraları talep edince dayısının MİT’te üst düzey görevli olduğunu söyleyerek, geri ödememek için beni sindirmeye çalıştı. Halen paramı alamadım.”

Yılmaz ise ifadesinde, kendisini diplomat olarak tanıtmadığını öne sürüyor. Sağlık sorunlarından ötürü Ö.G.’den borç istediğini savunuyor. “Bu parayı ödünç vermişti. Ancak geriye ödeyemedim” diyor.

Yılmaz, MSB’de onay bekleyen bir işlemle ilgili görüşmediklerini, parayı geri vermemek için Ö.G.’yi sindirmeye çalışmadığını iddia ediyor.

Amerikalı zengin iş kadını!

İkinci şikayetin sahibi, estetik doktoru H.C.U.

Geçen yıl Dr. H.C.U.’nun muayenehanesine gelen Yılmaz, cilt gençleştirmesi için seans almak istiyor. Yüz bölgesine uygulanacak tedavi için 24 bin TL fiyat veriliyor.

Mart 2025’te tedavi uygulanıyor.

Yılmaz sonraki gün parayı havale ettiğine dair dekont yolluyor.

Ancak hesaba para gelmiyor.

Sonradan, ödeme emrini iptal ettiği ortaya çıkıyor.

Dr. H.C.U., ifadesinde şunları söylüyor:

“Amerika’da yaşadığından, zengin bir iş kadını olduğundan ve uluslararası ticaret yaptığından bahsetti. Kendisini ‘Ebru’ olarak takdim etti. Hesaplarının Amerika’da olduğunu, anlık para gönderimi yapamadığını söyledi.”

Yılmaz, ifadesinde H.C.U.’dan tedavi aldığını kabul ediyor. Ne var ki bankadan kaynaklı bir sorundan ötürü parayı ödeyemediğini ileri sürüyor.

Ödeyemediği borçlar varmış

“Daha önce herhangi bir suçtan yakalandınız mı, ifade verdiniz mi?” sorusu yöneltildiğinde Yılmaz, şu yanıtı veriyor:

“Hakkımda birkaç soruşturma var. Bu soruşturmalar alacak verecekle alakalı. Borçlu olduğum kişilerin şikayet konularıdır. Birkaç defa değişik konularla alakalı şüpheli olarak polis merkezlerinde ifade vermiştim.”

Yılmaz, savcıya bile yalan söylüyor.

Çünkü adli suç kaydında dolandırıcılık iddiasıyla açılan birçok soruşturma dosyası var.

Bu dosyalar hatırlatıldığında şöyle diyor:

“Hakkımda başka ve fazlaca soruşturma dosyası varsa bundan haberdar değilim. İfade verdiğim dosyaların konuları, ödeyemedim borçlarımdan kaynaklıdır. Sağlık sebeplerimden dolayı borçlarımı gününde ve zamanında ödeyemedim. Dolandırıcılık kastıyla hareket etmemiştim.”

Yılmaz, kendisini başka bir ünvanla tanıtmadığını ve bu yolla menfaat temini için hareket etmediğini savunuyor. “Devlet kurumunda görev almadım. Kimseye devlet kurumunda görevliyim demedim” diye konuşuyor.

Hacıları da çarptı

Yılmaz hakkında iki şikayetten başka iki dolandırıcılık dosyası daha var.

İddiaya göre…

Yılmaz, “Savaş gazisiyim”, “Kritik görevlerin sorumlusuyum”, “İffetli ve dürüst bir kadınım, haram yemedim” diyerek depremzedeleri ve hacı adaylarını da çarptı. Parasını geri isteyenlere “ABD vatandaşıyım, yurt dışından yeni geldim, hesaplarımdan paranın geçmesi uzun sürer” diyerek, bahaneler sıraladı. Alacak talebi arttıkça sahte dekont düzenlemeye başladı. Bu da fayda etmeyince alacaklılarını gözaltına aldırmakla tehdit etti.

Üst düzey siyasetçiler ve kamu/özel sektör yöneticilerini hedef aldı.

Asıl amacı güvenlik bürokrasisine sızmaktı.

Akademisyenleri es geçmedi.

Ünlü ekonomistler de radarına girdi.

Yapay zeka ile sahte doküman ve görsel üreterek geniş nüfuzlu bir çevreye sahip olduğu izlenimi uyandırdı.

Kamu görevlileriyle yakın ilişki geliştirme girişiminde bulundu. Sevgili olma bahanesiyle kontak kurduğu kamu görevlilerinden, ilişki teklifine olumsuz yanıt verenleri, üst düzey tanıdıklarına şikayet ederek, görev yerinin değiştirilmesiyle tehdit etti.

Ancak nüfuz ticaretinin 'Binbir Surat Şerife'ye bedeli ağır oldu. Şerife Yılmaz dolandırıcılıktan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Türkiye Haberleri