Başkonsolosluk saldırısının provasını 8 yıl önce yaptı

İsmail Saymaz yazdı: Başkonsolosluk saldırısının provasını 8 yıl önce yaptı

An be an izledik.

Üç terörist Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde kiraladıkları 41 AIC 024 plakalı araçla dün saat 12’de Beşiktaş’ta İsrail Başkonsolosluğu’nun bulunduğu plazanın önüne geliyor.

Yol üzerinde aniden duruyorlar.

Çelik yelek ve kamuflaj giyinmiş halde iniyorlar.

Bagajdan uzun namlulu silahları çıkarıp atışa hazır hale getiriyorlar.

Hemen arkalarındaki bir minibüs, teröristlerin silahlandıklarını görünce geri geri kaçıyor.

Teröristler iki yıldır kullanılmayan konsolosluk binasına doğru ateş açıyor.

Polisler karşılık verince çatışma çıkıyor.

İki polis yaralanırken, üç terörist etkisiz hale getiriliyor.

Uyuşturucudan kaydı var

Yaralı şekilde yakalanan Onur ve Enes Çelik’in kardeş olduğu belirlendi.

Aracı kiralayan Onur Çelik, uyuşturucu kullanmaktan sabıkalı.

Herhangi bir yasadışı örgütle bağlantıları yok.

Muhtemelen, yeni örgütlendiler.

Cinayetten sabıkalı

Ölü ele geçirilen terörist, Yunus Emre Sarban.

Adana Yüreğir nüfusuna kayıtlı.

32 yaşında.

Sarban, 2018’de Yüreğir’de babasıyla birlikte cinayete karıştı. Babası 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Üç ayda tahliye edilen Sarban, Kocaeli’ne taşındı.

Araçta cop, bere ve altı kar maskesi çıktı

Aynı yıl IŞİD ile bağlantılı selefi-tekfirci topluluklarla bağlantı kurdu.

İkinci kaydı, IŞİD üyeliğinden.

Ne tesadüftür ki…

Sarban, kiralık araçla Kocaeli’den Tekirdağ’a giden IŞİD’çilerle ilişkili olduğu, onlardan biriyle kiralık araç, maske ve silah temini için yazıştığı gerekçesiyle tutuklandı.

Olay şu şekildeydi:

2018 yılının son günü.

31 Aralık’ta Kocaeli’nden yola çıkan İstanbul plakalı araç Tekirdağ Kapaklı’da bir benzin istasyonu önünde saat 23.20’de yol çevirmesinde durduruldu.

Aracı kullanan kişi, Harun Toka idi.

Latif Demir, Ömer Bulut ve Oktay Bağrıyanık da beraberindeydi.

Araçta arama yapıldı.

Bir cop, askeri yeşil boyunluk, bere, altı kar maskesi ile dualar ve zikirler kitabı bulundu. Belli ki bir eyleme gidiyorlardı.

Bulut’un cep telefonundan intihar eylemi hakkında yazışmalar, IŞİD lideri Ebubekir Bağdadi’nin konuşma kaydı ve IŞİD marşları çıktı.

Bağrıyanık’ın telefonunda bir çocukla birlikte silahla çekilmiş, IŞİD bayrağının asılı olduğu duvarın önünde poz verdiği fotoğrafları çıktı.

Bağrıyanık’ın Toka ile WhatsApp’ta “İki gün için kiralık araç, para, ateşli silah, maske gibi malzemeler temin edip Diyarbakır’dan İstanbul’a gönderilmesi” yönünde yazıştıkları belirlendi.

Araç ve silah temini için yazışmış

Demir’in ise Yunus Emre Sarban ile çok sayıda görüşme kaydı olduğu tespit edildi. Görüşmelerde Demir’in Sarban’dan kiralık araç ve silah istediği görüldü.

Bu yazışmalar üzerine Sarban da dosyaya eklendi.

Sarban’ın evinde yapılan aramada Faruk Furkan adlı bir yazara ait ‘İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Şartları, Engelleri, ve Ahkamı’ isimli kitap bulundu.

Dijital malzemelerde “Şehadet şerbeti içmekten, Allah yolunda savaşıp can vermekten mutluluk duyacaklarını anlatan söylemler olduğu, ‘tağut’ olarak gördükleri her şeyin yıkılması gerektiği, bu yolda hayatlarını kaybedenlerin Allah katında şehit sayılacağı” ifade ediliyor.

Sarban, sorgusunda “bekar, sabıkasız, tersane işçisi” olduğunu ifade etti.

Kendisini şu sözlerle savundu:

“Terör örgütü ile irtibatım yoktur. Latif Demir ve Harun Toka’yı tanıyorum, diğerlerini ilk defa nezarethanede gördüm. Harun’u aradım, nerede olduğunu sordum. Misafirlikte olduğunu söyledi, tam nerede olduğunu söylemedi. Kesinlikle Harun ile kiralık araç ve silah temini konusunda görüşme yapmadım.”

Halbuki zaten Sarban, araç ve silah temini meselesini Toka ile değil, Demir ile konuşmakla suçlanıyor.

Demir, sorgusunda bu suçlamaya yanıt veriyor.

Çerkezköy’e gezmek için gittiklerini iddia eden Demir, şunları söylüyor:

“Harun ile Çerkezköy'e gezmek amacıyla gelmiştim. Harun’un arkadaşları Ömer ve Oktay ile burada tanıştım. Sarban, bir yıllık arkadaşımdır. Beni arayıp nerede olduğumu sordu. Çerkezköy'e geldiğimi söyledim. Kesinlikle kiralık araç ve silah temini konusunda görüşmedim. Harun, araç kiralama için beni aradı. Araç adıma kiralandığı için birşey olmasın diye geldim. Araçtaki malzemelerin kime ait olduğunu bilmiyorum. Bana ait değildir.”

Toka da malzemeleri sahiplenmedi.

“Araç kiralık araç olduğu için malzemeler hakkında hiçbir bir bilgim yoktur” diye konuştu.

Diyarbakır’dan iki eylemci

Bulut ve Bağrıyanık’ın vaziyeti ise gerçekten tuhaf.

IŞİD üyeliğinden suç kaydı bulunan iki yakın arkadaş bu ‘eyleme’ katılmak için Diyarbakır’dan uçağa binip İstanbul’a gedi. Biletlerini IŞİD ile bağlantılı Siraç Aykanat’ın aldığı belirlendi.

Bulut ve Bağrıyanık, aynı araçta yakalandığı Toka ve Demir ile Sarban’ı tanımadıklarını söylüyor.

Beş ayda tahliye

Altı kişi 11 Ocak 2019’da cezaevine gönderildi.

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nca IŞİD üyeliği iddiasıyla hazırlanan iddianamede sanıkların eylem hazırlığındayken yakalandıkları ileri sürülerek, şöyle deniyor:

“Araçta ele geçirilen bere, kar maskesi, yeşil boyunluk ve copun örgüt mensuplarının yapacağı yaralama ve tehdit gibi eylemlerde kimliklerinin tespitinin önüne geçmeye yönelik olduğu; mağdurlarının yaralanmasına, mali zarar görmesine ve tehdit edilmesine yönelik elverişli ve demokratik hukuk devletinde yasalara saygılı yaşayan insanlarda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu…”

Sarban hakkında ise şu suçlama yöneltiliyor:

“Ev aramasında IŞİD’in fikir ve eylemlerini, amaç ve felsefesini destekleyen kitap ve yayınların ele geçirildiği, bu yayınların örgütün eleman temin ve kazanımında, örgüt mensuplarının eğitiminde kullanıldığı…”

Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanıklar 10 Mayıs 2019’da tahliye edildi.

Beraat etti, tedbir kaldırıldı

Sarban’ın 7 Nisan 2021’de malvarlığı donduruldu.

Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin beraat vermesi üzerine tedbir kararı 31 Ağustos 2024’te ‘makul sebeplerin ortadan kalktığı’ gerekçesiyle kaldırıldı.

Yalova’daki hücreyle bağlantılı çıktı

Yunus Emre Sarban, mesleğini tersane işçiliği olarak açıklıyor.

Yalova’da, 29 Aralık 2025 gecesi üç polisi şehit edip ölü ele geçirilen altı IŞİD’çiden en az ikisi de tersane işçiydi.

Sarban ile tek ortak noktaları meslekleri değil.

Sarban’ın ‘Yunus2302’ adlı bir x hesabı bulunuyor.

1-7 Mayıs 2023 arasında 340 paylaşım yapmış.

Paylaşımlarda Irak’ın Rusafa Cezaevi’nde tutuklu bulunan 274 IŞİD’çi kadın için özgürlük talep ediyor.

Sarban, bu paylaşımlarından farklı olarak IŞİD’in Türkiye’deki yapılanması olan ‘Ahlak ve Sünnet Dergisi’nin videosunu alıntılamış. Videoda grubun vaizlerinden ’Ömer el Kürdi’ ve ‘Ebubekir el Azeri’nin fotoğrafları yer alıyor.

Yalova’daki IŞİD hücresi de Ahlak ve Sünnet Dergisi içerisinde faaliyet gösteriyordu. ‘Ömer el Kurdi’ lakabıyla bilinen, grubun lideri Mehmet Bal’ın operasyondan birkaç saat önce çatışma çıkan eve girip çıktığı tespit edildi. Bal, ifadesinde, evdekilerin çatışmaya hazırlandığını öğrenince “Yapmayın” diye uyardığını iddia etti. Bal, Yalova soruşturmasında cezaevinde bulunuyor.

Türkiye Haberleri