İlanda şöyle yazıyor:
“En karlı vatandaşlık 153.000 dolara 2+1 daire alanlara.
Yüzde 50 peşin ve yüzde 50 de 60 ay faizsiz taksitle.
Tapu 3 ile 10 gün içerisinde hazır.
Vatandaşlık 4-6 ay içerisinde.
Tapuda ve ekspertizde 403.000 dolar gösteriyoruz.”
İstanbul Esenyurt’taki ‘Hayat Park’ konutları için Rusça verilen bu ilanda Türk vatandaşlığının nasıl usulsüz şekilde satıldığı iftiharla anlatılıyor!
Aynı projenin Farsça ilanında, Türkiye Cumhuriyeti pasaportu ve kimlik kartı görselinin yanında şu ifadeler yer alıyor:
“Türk vatandaşlığı için İranlılara özel paket hazırlanmıştır. Bu projeden ev ya da dükkan alırsanız altı ay sonra kolayca satabilir, isterseniz yüzde 15 kar alabilirsiniz. İranlı kardeşlerimize en büyük hediye.”
Yasaya göre Türk vatandaşlığı edinmek için 400.000 dolar değerinde bir gayrimenkul satın almak gerekiyor. Ancak Medet Anli liderliğindeki suç örgütü Rusça ve Farsça ilanlarda görüldüğü üzere gayrimenkulleri 153.000 dolara satıp tapuda 403.000 dolar gösteriyor. Hatta yabancılara gayrimenkullerini altı ay sonra satıp para kazanabileceklerini vaat ediyorlar.
‘Babatak’ adlı verilen bu yöntemle 451 satış gerçekleştirildi ve 1198 yabancı usulsüz şekilde Türk vatandaşı oldu. Devlet 143.800.000 dolar gelir kaybına uğradı.
Yaklaşık 6.310.000.000 TL!
Muammer Ceylan
Okurlarım Muammer Ceylan adını hatırlayacaktır.
Geçen yıl eylül ayında Zer Group Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Ceylan ve Afganistan kökenli Şahap ailesinin karıştığı vatandaşlık vurgununa dair art arda yazılar yazmıştım.
Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan bu davanın iddianamesine göre 2019-2023 yılları arasında sahte değerleme raporlarıyla proje aşamasındaki 555 gayrimenkulü olduğundan pahalı göstererek, 2691 yabancıya 40-50 bin dolara vatandaşlık satıldı. Hazine’nin döviz kaybı 134.690.000 dolara ulaşıyordu.
Hayatpark
Şimdi, bir şebeke daha gün tespit edildi.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 54’ü tutuklu 105 sanık hakkında hazırladığı iddianameye göre suç örgütünün lideri, 48 yaşındaki Medet Anli.
Anli’nin aile üyeleriyle birlikte yönettiği şirketler şunlar:
Hayatpark, Gerçek Star, Konut Sepeti, Medet Anli Proje İnşaat ve Meden Anli Al-Sat Emlak.
Vatandaşlık vurgunu İstanbul Esenyurt’taki ‘Hayatpark’ projesi üzerinden yapıldı.
By-Pass ve Balon
‘Hayatpark’ta kurulan çark şu şekilde işledi:
Türk vatandaşlığı işlemi vekaletname ve taahhütnameler yoluyla, alıcı resmi işlemlere karıştırılmadan satıcının adamları tarafından yürütülüyor. Bu işleme ‘By-pass’ adı veriliyor.
Tapu uygunluk belgesini temin için 18 değerlendirme firmasından ekspertiz raporu çıkarılıyor.
Para verilen bu firmalar inşaatına hiç başlanmamış ya da yalnızca temeli atılmış olan, maket halindeki gayrimenkuller için değerinin çok üzerinde ekspertiz raporları düzenliyor.
Misal, 50.000 veya 100.000 dolarlık gayrimenkullerin değerini şişirip vatandaşlık edinimi için alt sınır olan 400.000 dolar ve üzerinde gösteriyorlar.
Bu usulsüzlüğe ‘Balon’ deniliyor.
Çek-Yatır
Ardından hayali para trafiği gösteriliyor.
Banka dekontu üretmek için para yatırılıp çekiliyor.
Bu paralar alıcı tarafından yatırılmış ve ülkeye döviz girmiş gibi gösteriliyor.
Oysa gayrimenkulun satış fiyatı 150.000 dolar ise kalan 250.000 dolar Anli ya da adamları tarafından yatırıp çekiliyor.
Kimi zaman Anlı’nın kasasında tuttuğu para 400.000 doları tamamlamak üzere kullanılıyor. Dekont temin edildikten sonra para çekilip tekrar kasaya konuyor. Kimi zaman da dövizcilerden borç alınıyor ve aynı gün çekilip iade ediliyor. Bu işlemler güç içerisinde birkaç kez tekrarlanabiliyor.
Adına ‘Çek-Yatır-Yatır-Çek’ deniyor.
Bütün parayı ödemiş gösterilen yabancı aslında parayı taksitler halinde yatırıyor. Bazen senet bilgilerine yer veriliyor. Oysa tapu kayıtlarına göre alacak-verecek ilişkisi son bulmuş görünüyor. İddianamede “Bu tespit dahi tek başına muvazaa ve hileyi ortaya koyan bir durumdur” deniyor.
Taahhüt seneti
Yasaya göre gayrimenkuller üç yıl süreyle satılamayacağından şirket ile yabancılar arasında iadeyi garanti altına almak için taahhüt seneti düzenleniyor. Vatandaşlık alındıktan sonra, gerçekte hiç el değiştirmemiş olan gayrimenkul göstermelik bir bedelle şirkete devrediliyor. Aynı gayrimenkul başka satışta kullanılıyor. Bu yönteme de ‘Babatak’ adı veriliyor.
Bu isim Anli’nin excel belgelerinde geçiyor.
Anli, ‘Babatak’ ifadesi yanına “3 yıl sonra geri dönecek tapular” diye yazarak, suçunu ikrar ediyor. Anli’nin tablosuna göre 324 gayrimenkul Babatak yöntemiyle satıldı.
‘Babatak’ paketli ve paketsiz diye ayrılıyor.
‘Paketli’ ile birden çok, ‘paketsiz’ ile bir gayrimenkulün satışı kastediliyor.
Gizli Tanık Poyraz, Türk’e ayrı, vatandaşlık isteyen ve istemeyenlere ayrı bir tarife uygulandığını belirterek, şöyle diyor:
“Aynı yerdeki aynı özellikteki daireler Türklere başka, vatandaşlık talebi olmayan yabancılara başka, vatandaşlık için daire alan yabancılara başka fiyattan satılıyor.”
1198 yabancıya usulsuz vatandaşlık
Anli ve suç örgütü 451 satış işlemi gerçekleştirdi. Bu yöntemle 1198 yabancıya usulsüz şekilde vatandaşlık satıldı.
Operasyon yapıldığında 52 kişinin işlemleri sürüyordu.
Hazine 143.800.000 dolar kayba uğradı.
Anli, suçtan elde ettiği gelirin aklanması için Eytaş Kuyumculuk’tan 486.930.946,36 TL’lik, Altıner Kıymetli Madenler’den 253.222.565,25 TL’lik altın aldı.
Operasyonda el konan bu altınların Büyükçekmece Adliyesi’nin emanetinden katip Erdal Timurtaş tarafından gerçekleştirilen soygunda çalındığı iddia ediliyor. Timurtaş, 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüş çalıp İngiltere’ye kaçmıştı.
Vurgunun verdiği zarar, maddi boyutundan ibaret değil.
Bu satışlar konut kıtlığına ve fiyatların yükselmesine de neden oldu.
Ayrca haksız şekilde elde edilen pasaportların iptali, bu suçtan ötürü yakalama kararı çıkarılması Türkiye’nin kendi verdiği belgeleri sebepsiz yere iptal ettiği algısını yaratacağı için kurumlara güveni sarsıyor. Bu yolla Türk vatandaşlığı elde edip Avrupa ülkelerine iltica başvurusunda bulunanlar Türkiye’nin itibarını zedeliyor.
‘Başkaları da yapıyor’
Anli, ifadesinde, yabancılara ortalama 140.000 dolar civarında bir fiyattan satış yaptığını iddia ediyor. Ancak alıcıların çıkardığı ekspertiz raporlarının yasal sınırların üzerinde olması halinde vatandaşlık talebinde bulunabildiklerini, bu sebeple gayrimenkulleri 400.000 dolar üzerinden sattığını ve farkı iade ettiğini ileri sürüyor. Fiyatlardaki aşırı yüksekliğin eksper değerlendirmelerinden kaynaklandığını, kusurunun bulunmadığını savunuyor. Aynı satışları yapan başka firmaların olduğunu da kaydediyor.
Anli liderliğindeki suç örgütünün zincirleme şekilde dolandırıcılık, göçmen kaçakçılığı ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği ileri sürülüyor.