Birkaç adam 20 Ekim 2025 gecesi saat 23.27’de Ankara’daki ‘Mia-1001 Gece’ adlı tele-bara girdiler.
Gelenleri şef garson Y.G. karşıladı.
İçeride, orta yerde konsomatrislerin oturduğu bölüm vardı.
Bu bölümün yanında sahne kurulmuştu.
Derken, erkek müşteriler sökün etti.
Şef garsonlar müşterilere masalarına kadar eşlik etti. Bir süre sonra elleriyle kadınları gösterdiler. Beğenilen kadınları erkeklerin masalarına oturttular.
Şef garson Y.G., az önce içeri giren ve girişteki masaya oturan birkaç adamın yanına gelerek sohbete başladı. “Abi gördüğünüz bayanları yanınıza çağırabilirsiniz. Anlaştığınızda dışarı çıkıyorlar. Bakın, beğenin, bana söyleyin yeter. Abi şu esmer taş gibi” dedi.
Birkaç adam ses etmedi.
Gözleriyle tele-barı süzdüler.
Şef garson Y.G., kadınları pazarlamaya çalıştığı birkaç adamın polis olduğunu ve üzerlerinde yaka kamerası bulunduğunu nereden bilebilirdi?
Bu sırada B.K. adlı kadın, C.K. adlı müşterisiyle Mia’dan çıktı ve Demonti Otel’e gitti.
Kapıdaki polisler takibi devraldı.
B.K., bir saatlik birliktelikten sonra Mia’ya döndü.
Teknik takip 30 Kasım 2025’te operasyonla sonuçlandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye’nin en geniş kapsamlı fuhuş soruşturmasında dokuz tele-bara baskın yaptı.
Fuhuşa aracılık ettiği ileri sürülen tele-bar sahipleri, müdürleri ve şef garsonlardan oluşan 61 kişi tutuklandı, üç kişi aranıyor.
Fuhuşa itilen 72 kadın ve 140 müşterinin ifadesi alındı.
Beş tele-bar için iddianame düzenlendi.
Dördü yolda…
İhbarcı: Ankara’nın yeni genelevleri
Ankara’daki modern zamanların seks kölesi pazarı 31 Temmuz 2025’te gelen ihbarla öğrenildi.
İhbarcının adı, S.K.
İhbarında şöyle yazmış:
“Tele-bar adı altında kadın ticareti yapılıyor. Lütfen, denetimleriniz bu yönde olsun. Otellerle anlaşma yapan tele-kızlar var.”
S.K., Emniyet’e davet edildi.
Bildiklerini anlattı.
S.K.’ye göre…
12 tele-barda fuhuş yapılıyor.
Kadınlar mekanlar arasında gezerek çalışıyor.
Tüm mekanların ortak çalışanı gibiler.
Öyle ki mekanlar arasında kadın alışverişi oluyor.
S.K., şu bilgileri veriyor:
“Bu mekanlar Ulus’taki genelev kapandıktan sonra Ankara’nın yeni genelevi olmuştur. Alenen fuhuşa devam ediyorlar.”
SGK’da garson gösteriliyor
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbar doğrultusunda ‘fuhuşa teşvik, aracılık ve zorlama’ iddiasıyla soruşturma açtı.
Yapılan araştırmaya göre Çankaya’da gece kulubü veya pavyon ruhsatıyla açılan tele-barlar var.
Kadınlar SGK kayıtlarında garson, dansçı veya barmen olarak gösteriliyor. Bu mekanlarda kadınlar müşterilerle pazarlık yapıyor, ardından yakındaki bir otele giderek, ücret karşılığında ilişkiye giriyorlar.
Belirli otellerde aynı gün içerisinde farklı erkeklerle kısa süreli kaldıkları saptandı. Bazı kadınların bir gecede 7-8 kez otele giriş çıkışı var.
İki ödeme
Soruşturma kapsamında, seks kölesi pazarına içeriden bir tanık çıktı: E.Y.A.
Genç kadın ifadesine şöyle başlıyor:
“Ankara’da para karşılığı cinsel birliktelik yaşayarak hayatımı idame ettiriyorum. Farklı gece kulüplerinde ve tele-barlarda çalıştım. Şef garsonlar ve mekan sahiplerinin bedenim üzerinden haksız kazanç elde etmelerinden bıktığım için ifade vermek istedim.”
E.Y.A.’ya göre…
Eskortlar erkek müşterilerin masasına şef garsonlar tarafından yönlendiriliyor. Kadınlar müşteriyle alkol aldıktan fuhuş pazarlığı yapıyor. Parada anlaşılınca seks için otele gidiyorlar. Bu durumda şef garsonlar komisyon ücreti istiyor.
Ödeme masadaki hesap şişirilerek yapılıyor.
Komisyon verilmezse şefler kadını bir daha masaya göndermez.
Müşteri ve kadın otele çıkarken tele-barın vestiyerine uğrarlar. Müşteri, kadının çantasını ve kabanını almak için vestiyere para verir. Buna ‘çanta parası’ da deniyor.
Yaka kamerasıyla izleme
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, elde ettiği bu deliller ışığında 15 Ekim 2025’ten itibaren birden çok tele-barda teknik takip yaptı. Yaka kamerası bulunan polisler müşteri kılığında Mia-1001 Gece’ye giderek, kayıt yaptı.
O gün polis kamerası, C.K. adlı müşteri ile B.K. adlı tele-kızın
masada anlaşıp otele gitmelerini an be an kaydetti.
İki hafta sonra gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındılar.
C.K., masasına oturan şef garsonun “Bir bayan seninle tanışmak istiyor” dediğini ve B.K.’yi masaya oturttuğunu söyledi. 8.000 TL hesap gönderildiğini, itiraz edince “Bayanla tanıştırdık, onunla oturdun” denildiğini vurguladı.
B.K. de ilişkiyi doğruladı.
“Para karşılığında birlikte olduk, yeni müşteri için mekana geri döndüm. Mia’da bayanların fuhuş amaçlı çıktığı doğrudur” dedi.
Şef garsonlar ve vestiyerdekilerin komisyon aldığını belirterek, şöyle devam etti:
“Fuhuş amaçlı psikolojik zorlama ve teşvik olmaktaydı. Müşteri ile çıkmazsan bir daha işyerine almayız diye şefler ve patronlar tehdit ediyorlardı. Ayrıca komisyon adı altında müşterilerden para da alıyorlardı.”
İşletmenin mantığı!
Savcılığın ifadesine başvurduğu C.D. adlı müşteri de alışverişi doğruladı.
‘Masasına gelen şef garsonun ‘Abi beğendiğin bir kadın olursa masana getireyim, anlaşırsanız birlikte çıkarak cinsel birliktelik yaşayabilirsin” dediğini anlattı. Beğendiği bir kadını işaret ettiğini, garsonun B.G.B.’yi elinden tutup getirdiğini belirtti. Ve bu kadınla otele gittiklerini anlattı.
C.D., şu bilgileri verdi:
“Erkekler kadınlarla cinsel birliktelik yaşamak için gelmektedir. Ben de bu yüzden gelmiştim. İşletme mantığı bu şekilde kurgulanmıştır. Ankara’da yaşayan herkes bu mekanların böyle çalıştığını bilmektedir.”
Bir başka teknik takip Nirvana adlı tele-barda da yapıldı. Gizli kameraları taşıyan polis memurları 24 Ekim 2025’te saat 00.06’da mekana geldi. Bir müşterinin işaret ettiği kadının şef garson tarafından elinden tutularak masaya getirildiği kameralara takıldı.
Beş dava açıldı, dördü yolda
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet Suçları ile Cinsel Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından beş tele-bar hakkında dava açıldı.
Mia Davası’nda sekiz mağdur kadın var.
İşletmenin sahibi, müdürü, altı şef garsonu ve bir güvenlik görevlisi olmak üzere altısı tutuklu dokuz sanığa fuhuşa teşvik, aracılık ve yer temininden iki yıldan dört yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Her bir cinsel birliktelik için ayrı cezalar istendi. Suçun zincirleme şekilde işlendiği gerekçesiyle cezanın dörtte üçe kadar arttırılması talep edildi.
Nirvana Davası’nda beş mağdur kadın var.
Üçü tutuklu dokuz sanık yargılanıyor.
Diğer dört mekan hakkındaki iddianameler halen hazırlanıyor.
Savcılık şüphelilerin kolaylıkla beraat etmemesi için sıkı çalıştı.
Gizli kamera kayıtları, SGK ve otel konaklama bilgileri, hesap dökümleri çıkarıldı.
Sanıkların ceza almasına kesin gözüyle bakılıyor.
Halen dokuz tele-barın tamamı kapalı.
Tele-kızlar içinde mühendis, hemşire ve öğretmen var
Ankara’daki tele-barlarda çalışan kadınlar çoğunlukla 20 - 25 yaşları arasında.
İçlerinde üniversite mezunları ve yabancılar da bulunuyor.
İşte, bazı portreler:
R.Ö.
1997 doğumlu.
Ailesinden şiddet gördüğü için evinden ayrılmış.
B.G.B.
2003 doğumlu.
İmam Hatip Lisesi mezunu.
Bartın Üniversitesi’nde dördüncü sınıf öğrencisi.
Ailesiyle yaşıyor.
S.B.
1992 doğumlu.
Üniversite mezunu.
Bir süre İstanbul’da mühendis olarak çalışmış.
Konsomatris.
Aylık geliri 100.000-150.000 TL arasında.
Ö.B.D.
2000 doğumlu.
İki kız çocuğu ve annesiyle yaşıyor.
16 yaşında evlenmiş.
Eşi cezaevinde.
Profesyonel dansçılık yaptığını belirtiyor.
M.B.
2002 doğumlu.
Çocuk gelişimi bölümü mezunu.
Özel bir anaokulunda ücretli öğretmenlik yapmış.
Annesi ve ablasıyla yaşıyor.
Z.B.
2000 doğumlu.
16 yaşında ailesinden ayrılmış.
Kafkas Üniversitesi’nde hemşirelik bölümünden mezun olmuş.
Çocuklar koruma altındayken mi kulüpte çalıştı?
Dün 15 ve 14 yaşlarındaki E. ve N. adlı iki kız çocuğunun gece kulüplerinde çalıştırıldığını anlatmıştım. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hazırladığı görüşme raporu doğrultusunda soruşturma açıldığını belirtmiştim.
Bu soruşturma halen devam ediyor.
Kız çocuklarının koruma altındayken suça sürüklendiği iddiası ve ‘Tokatçılık- Çat Çat’ adlı seks dolandırıcılığı yönünden soruşturmanın derinleştirildiği bilgisine ulaştım.