10 yıl önce yine İspanya açıklarında yakalanmışlar

İsmail Saymaz yazdı: 10 yıl önce yine İspanya açıklarında yakalanmışlar

Kanarya adaları açıklarında ‘United S’ adlı gemide ele geçirilen 10 ton kokainle ilgili soruşturma sürüyor.

Narkotik dünyasında ‘Padişah-Armando-Jack’ kod adlarıyla bilinen Çetin Gören, sevkiyatın organizatörü olduğu iddiasıyla tutuklandı.

Gören’in talimatı üzerine Mehmet Murat Buldanlıoğlu’nun Honduras’ta ‘Copa Maritime Co’ adlı şirketi kurduğu, ‘United S’ gemisini şirket adına kaydedip sefere çıkardığı öne sürülüyor.

Kağıt üzerinde şirket sahibi olarak İbrahim Yılmaz gözüküyor.

Buldanlıoğlu ve Yılmaz da cezaevine gönderildi.

Yılmaz, ifadesinde, Buldanlıoğlu’nu tanımadığını ve şirketten haberdar olmadığını savunuyor. Kendisine ait pasaport numarasıyla şirketi kurduklarını anlatıyor.

Buldanlıoğlu, Yılmaz’ı doğruluyor.

Yılmaz’ın bilgilerini e-mail ortamında aldığını kaydederek, “Pasaportuna ilişkin bilgileri aldım. İki kişinin daha bilgilerini aldım. Bu bilgilerin üzerine şirketleri kurdum” diyor.

Yılmaz’ın pasaport bilgilerinin, kendisinden habersiz şekilde temin edilerek, Honduras’taki şirketin kuruluşunda kullanıldığı anlaşılıyor.

İspanya açıklarında 20 ton Fas haşhaşı

Bu yöntem ilk kez kullanılmıyor.

10 ton kokainin ele geçirildiği baskının benzeri 2016 yılında da yaşanmış. İspanya açıklarında durdurulan gemide 20 ton Fas haşhaşı, yani esrar yakalanmış.

Baş kahraman, şu ‘tesadüfe’ bakın ki, yine Buldanlıoğlu!

Uyuşturucu bağımlısının imzasıyla şirket kuruldu

‘Bataklık İddianamesi’nde yer verilen bilgiye göre Kapalıçarşı’da çalışan Kevork Durna adına Marshall adalarında Martilorr Shipping Co. Ltd. adlı şirket kuruluyor. Şirket 25 Mayıs 2016’da 1.050.000 dolar karşılığında ‘Arıkan Dadaylı’ adlı gemiyi satın alıyor.

Satış sözleşmesinde Martilorr Shipping’i temsile yetkili kişinin Buldanlıoğlu, şirket sahibinin Duran olduğu yazıyor.

MASAK raporunda, Buldanlıoğlu ile Durna’nın pasaportlarındaki ile sözleşmedeki imzalarının farklı olduğu tespit ediliyor.

Başka usulsüzlükler de var.

Martilorr Shipping’in kuruluşu 6 Mayıs 2016, Duran tarafından geminin alım satım için Buldanlıoğlu’na verilen vekaletnamenin tarihi 9 Mayıs 2016 gözüküyor. Ancak alım-satım sözleşmesi 5 Mayıs 2016 tarihini taşıyor. Yani, şirketin kuruluşundan ve vekaletnamenin verilmesinden de önce.

Ayrıca geminin satış bedelini ‘Dadaylılar Denizcilik Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortaklarından Uğur Şener ile irtibatlı Murat Özakdağ yapıyor. Bu yolla paranın izi kaybediliyor.

Baskından sonra Nejat Daş’a satılıyor

‘Arıkan Dadaylı’ adlı geminin adı satıştan sonra ‘Martı N’ diye değiştiriliyor.

Gemi 23 Eylül 2016’da İspanya’da 20 ton esrarla yakalanıyor.

Baskından sonra ‘Martı N’ adlı gemi ‘Türk Escobar’ diye bilinen Nejat Daş’ın eşi Hanife Daş adına Marshall adalarında kurulan CHS Group Of. Co. Ltd. adlı şirkete 16 Kasım 2017’de satılıyor.

Geminin adı ‘Sibel D’ olarak değiştiriliyor.

Buldanlıoğlu, 2018’de CHS Group’ta işe başlıyor.

Ukraynalı Sergey Popov

MASAK raporunda, Durna’nın malvarlığı ve bankacılık işlemi dikkate alındığında ‘Martı N’ gemisini alabilecek mali güce sahip olmadığı ifade ediliyor. Zaten Duran da gemi ve şirketten haberdar olmadığını ifade ediyor.

Durna, 10.000 dolar karşılığında Sergey Popov adlı Ukraynalıya vekalet verdiğini, şirket kurma ve gemi satın alma işlemini Popov’un yapmış olabileceğini söylüyor.

Karardan:

“Geçmişte uyuşturucu kullandığı dönemde iş ararken Popov ile tanıştığını, bu şahsın kendisine 10.000 dolar karşılığında bir gemi işi olduğunu söylediğini, kendisine vekaletname verdiğini, parayı alıp borçlarını ödediğini ve işlemlerden bilgisinin olmadığını…”

Hurda fiyatına diye almışlar!

Buldanlıoğlu ise eyleminin gemi satışının takip etmekten ibaret olduğunu savunarak, “Para alışverişi nasıl oldu, bir fikrim yok” diyor. İmza aşamasında yanında Sergey Popov’un bulunduğunu ifade eden Buldanlıoğlu, “Kevork bey orada yoktu. Kevork beyin imzası olamaz, çünkü hepsini ben imzaladım” diye konuşuyor.

Buldanlıoğlu 2016’da 20 ton esrarın ele geçirildiği geminin bir yıl sonra Daş tarafından satın alındığını kabul ederek, şöyle devam ediyor:

“Gemiyi aldıktan sonra Tuzla’da hazırladım. 6 gün sonra kendi tayfası geldi, gemiyi teslim ettim. 4 ay sonra gemi İspanya’da yakalanmış. 14 ay tutuklu kalmış. 2017 Ekim ayında Nejat Daş, denizcilik konusunda yatırım yapmak istediğini, problemli gemileri almanın daha karlı olacağını söyledi. İspanya’daki bazı kontakları verdim. Orada 3-4 gemi buldu. Biri ‘Martı N’di. Hurda fiyatına alma şansı olduğu için kaçırmamasını söyledim.”

Fransa’da 2.3 ton

Buldanlıoğlu, 22 Eylül 2015’te ‘Carib Palm’ adlı geminin Blue Marine Shipping Trading adlı şirkete 650.00 dolara satılması işleminde de şirket temsilcisiydi.

İddiaya göre bu gemiye Buldanlıoğlu’nun da aralarında olduğu bazı kişiler tarafından gizli bölmeler yapıldı. Gemide Fransa açıklarında 2.3 ton kokain yakalandı.

Buldanlıoğlu, 10 yıla kadar hapis öngörülen bu eylemden ötürü Fransa tarafından 2017’de kırmızı bülten çıkarıldı.

Tüm dünyada aranırken…

O, Türkiye’de’ydi.

Nejat Daş ve eşine CHS Group’ta çalışıyordu.

Bir yıl sonra, 2020’de ‘Bataklık Operasyonu’nda tutuklandılar.

Gören, Daş çifti, Buldanlıoğlu ve Duran’ın da aralarında olduğu 35 tutuklu sanık iki yılda tahliye edildi.

Dava 2024’te beraatle sonuçlandı.

Gören ve Buldanlıoğlu, Kanarya adaları açıklarında ‘United S’ adlı gemide ele geçirilen 10 ton kokainden ötürü yeniden cezaevine gönderildi.

Buldanlıoğlu, 10 yıl öncesinden farklı olarak suçunu itiraf ediyor. Gören’in talimatıyla Honduras’ta şirket kurduğunu söylüyor.

Gören ise Buldanlıoğlu’na şirket kurması talimatı vermediğini savunarak, “Bataklık Operasyonu’ndan dolayı kin güdüyor olabilir. İftira attığını düşünüyorum” diyor.

Türkiye Haberleri