Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın 8 yıl önce İzmir’de bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmasına ilişkin davada dikkat çeken bir ifade verildi.
İzmir’de 26 yaşında hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili açılan iki ayrı dava, birleştirilmesinin ardından görülmeye devam etti. Aralarında şantiye çalışanları ve polislerin de bulunduğu sanıklar, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.
Duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar ile müştekiler anne Nihal Büyükışık ve baba Ethem Büyükışık katıldı. Taraf avukatlarının da hazır bulunduğu oturumda, bazı sanık ve tanıklar SEGBİS aracılığıyla ifade verdi. Mahkeme başkanı, dosya kapsamında ilgili kurumlardan talep edilen belgelerin tamamlandığını bildirdi.
POLİS AMİRİNDEN SAVUNMA
Olayın meydana geldiği dönemde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis merkezi amiri olarak görev yapan sanık İ.K., savunmasında soruşturma sürecinde olay yerine gittiğini anlattı. Bölgede iki farklı noktada kamera kaydı bulunduğunu ancak şifre nedeniyle görüntülere erişemediklerini ileri sürdü.
Olayı “şüpheli ölüm” olarak değerlendirdiklerini belirten İ.K., "2 bekçi vardı, düşme sesiyle bağırma duyduklarını anlattı" dedi.
Mahkeme başkanının, olay anında maktule ait cep telefonu ile araç anahtarının yerlerinin değiştirildiğine ilişkin sorusu üzerine İ.K., "O eşyaların açısını bilmem, nasıl muhafaza edilmesi gerekiyorsa öyle muhafaza ettim" yanıtını verdi.
İ.K., maktulün babası Ethem Büyükışık ve avukatlarının yönelttiği suçlayıcı sorulara ise tepki gösterdi. Sanık olarak dinlenen emekli polis memurları H.A. ile H.K. de haklarındaki suçlamaları kabul etmedi.
DÖNEMİN EMNİYET MÜDÜRÜ TANIK OLARAK DİNLENDİ
Tanık beyanlarıyla devam eden duruşmada, olay tarihinde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapan İ.Y. de dinlendi. İ.Y., olayı başından itibaren “şüpheli” olarak değerlendirdiklerini belirterek, "İnşaat sahibinin oğlu o gün beni arayarak ihbarda bulundu. Ben de 112 Acil Servis'i aramasını söyledim" açıklamasında bulundu.
İnşaat firmasının sahibi M.T., güvenlik kameralarının çalışmadığına dair bir bilgisi olmadığını savundu. Firma sahibinin oğlu T.T. ise olay yerine ulaştığında maktulün sırtüstü yattığını gördüğünü, ancak durumun kendilerine garip geldiğini, bu nedenle ilçe emniyet müdürünü aradıklarını söyledi.
“İNŞAAT DEMİRİ, COP VE KELEPÇEYLE..."
Başka bir suçtan tutuklu bulunan K.K., 2021 yılında G.A. isimli bir kişiyle tanıştığını belirterek çarpıcı iddialarda bulundu. K.K., G.A.’nın evinde kendisine cop ve ortası zincirli bir kelepçe verdiğini, daha sonra bunları geri istediğini söyledi.
Bir parkta buluşup alkol aldıkları sırada G.A.’nın kendisine şunları anlattığını öne sürdü:
"Evinde cop ile ortası zincirli kelepçe verdi. Daha sonra bunları istedi. Bir parkta buluşup alkol aldığımız sırada bana inşaat demiri, cop ve kelepçeyle bir çocuğu dövdüğünü sonra Narlıdere'de bir inşaattan attığını ve olayı intihar olarak lanse ettiğini anlattı. Çocuğun emekli bir askerin çocuğu olduğunu söyledi. Ben Dorukhan Büyükışık olayını duymamıştım, cezaevinde bu olayı duyunca G.A'nın anlattıklarıyla aynı olunca tanık olmak istedim."
ADLİ TIP UZMANINDAN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME
Maktulün ölü muayenesini yapan adli tıp uzmanı G.B. ise meslek hayatında benzerine rastlamadığını söyledi. G.B., olay yerindeki ilk izlenimlerini şöyle aktardı:
"Maktulün elbisesini çıkardım, muayene ettim ve garip bir durum sezdim. Hatta sözlerim, olay yeri kamerasına yansımış. Polisler benden, o anki ilk izlenimlerimi sormuştu. Hatırladığım kadarıyla meslek hayatım boyunca hiç bu kadar yüksekten düşüp de bu kadar az yara alan vakaya rastlamamıştım. 'Yüksekten düşme olmayabilir' dedim. Vücutta çok küçük iki sıyrık vardı."
CESEDİN POZİSYONU DEĞİŞMİŞ
Olay yeri inceleme fotoğraflarının mahkeme salonunda gösterilmesi üzerine G.B., cesedin yatış şeklinin kendi muayene ettiği andaki pozisyondan farklı olduğunu belirtti.
Söz alan baba Ethem Büyükışık ise G.B. ile daha önce görüştüğünü, o dönemde kendisine olayın üzerine gitmesi yönünde telkinde bulunduğunu ve yüksekten düşme ihtimalinin zayıf olduğunu söylediğini iddia etti. Cumhuriyet savcısı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti de sanıkların mevcut durumlarının sürmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
NE OLMUŞTU?
İzmir’in Narlıdere ilçesinde 13 Mayıs 2018’de 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık, bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmuş, olay ilk etapta intihar olarak değerlendirilmişti.
Ailenin şikâyeti üzerine yürütülen soruşturmada, olay yerine gelen polisler hakkında “görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla hazırlanan iddianame, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.
Öte yandan şantiye sahasında görevli bekçiler H.K., H.A., T.Ç. ile inşaat çalışanı B.Ç. ve yakın şantiye alanında görevli bekçi A.G. hakkında da “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle dava açılmıştı.
10 Ekim 2025’te, “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılanan 8 polisin dosyası ile müebbet istemiyle yargılanan 5 inşaat çalışanının dosyası birleştirilmiş, yargılama İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdürülmeye başlanmıştı. (AA)