ABD Başkanı Donald Trump, İran ile bir anlaşma sağlanamaması durumunda ülkenin enerji üretimi, su arıtma ve sanayi tesislerini vurarak ülkeyi "taş devrine" döndüreceği tehdidinde bulundu.
Önümüzdeki birkaç hafta içinde sert bir darbe indireceklerini dile getiren Trump’ın bu açıklamaları, savaşın zaten yıprattığı İran’ın sivil altyapısını tamamen çökertme riski taşıyor. Savaş öncesinde bile su ve elektrik tedarikinde ciddi sorunlar yaşayan İran halkının, altyapının yok edilmesi durumunda açlık ve susuzluk gibi temel yaşam krizleriyle karşı karşıya kalabileceği ve bu durumun Türkiye dahil komşu ülkelere yönelik büyük bir göç dalgasını tetikleyebileceği öngörülüyor.
TRUMP'IN İRAN TEHDİDİ AVRUPA'YI TEDİRGİN ETTİ
Savaştan önce hızlı şehirleşme ve iklim değişikliği nedeniyle enerji kesintileri yaşayan ve su ihtiyacının yüzde 70'ini yeraltı kaynaklarından karşılayan İran’da, tarım ve içme suyu altyapısı zaten çöküş noktasına yaklaşmıştı.
Mevcut su arıtma tesislerinin toplam ihtiyacın yalnızca yüzde 3'ünü karşıladığı ülkede, olası ABD saldırıları sonucunda yaklaşık 2 milyon 700 bin kişinin doğrudan susuz kalabileceği hesaplanıyor. ABD’li savunma analisti Brynn Tannehill’e göre, işsizlik ve enflasyonun susuzlukla birleşmesi halinde ülke nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan yaklaşık 9 milyon kişi İran’ı terk edebilir.
Savaşın başlamasından bu yana 3,2 milyon kişinin yerinden edildiğini tahmin eden Birleşmiş Milletler verileri, krizin derinleştiğini ortaya koyuyor.
Yaşanabilecek olası göç krizinin 2011'deki Suriye krizinden daha ağır sonuçlar doğurabileceği endişesi, Avrupa ve bölge ülkelerinde yankı buluyor. İsveç ve Almanya gibi ülkeler yeni bir mülteci kriziyle karşılaşmamak adına itidal çağrısında bulunurken, Körfez ülkelerinin dahi insani tesislerin hedef alınmaması konusunda ABD’yi uyardığı belirtiliyor.
İsveç Göç Bakanı Johan Forssell, "10 yıl önceki durumu tekrar yaşayamayız. Bir başka mülteci kriziyle karşı karşıya kalamayız." dedi.
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İran’ın “mümkün olduğunca çabuk istikrara kavuşması” için gerekli koşulları yaratma çağrısında bulundu
TÜRKİYE HAZIRLIK YAPTI
Suriye'deki iç savaştan kaçanların yarattığı göç dalgasından en çok zarar gören ülke olan Türkiye bu kez olası riske karşı erken önlem aldığını ve krizin ise henüz kapıda olmadığını açıkladı.
Türkiye bir yandan sınır hattında güvenlik önlemlerini artırırken diğer yandan Pakistan ve Mısır ile diplomatik temaslarını sürdürerek olası krizin önüne geçmeye çalışıyor. Trump’ın altyapıyı hedef alan stratejisi, Nisan ayında da sürmesi beklenen savaşın insani maliyetine dair küresel endişeleri zirveye taşıyor.