Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmasının ardından yıllarca ilerleme kaydedilemeyen soruşturma dosyası, 2026 yılı itibarıyla yeniden hareketlendi. Aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlunun da bulunduğu çok sayıda şüpheli tutuklandı. Şüphelilerin, Doku’nun öldürülmesi, cesedin saklanması ve olayın örtbas edilmesi sürecinde kamu imkanlarını kullandıkları iddiaları soruşturma dosyasına yansıdı.
GÖZLER İÇİŞLERİ VE EMNİYET YETKİLİLERİNE ÇEVRİLDİ
Evrensel'den Zeynep Algedik'in haberine göre, Tuncay Sonel’in, görevine İçişleri Bakanlığı Müfettişi olarak devam ettiği sırada tutuklanması, dikkatlerin İçişleri Bakanlığı ve emniyet teşkilatındaki üst düzey isimlere yönelmesine neden oldu. Dönemin Tunceli İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen’in ise halen görevde olmasına rağmen soruşturmaya dahil edilmemesi dikkat çekti.
Soruşturma kapsamında kamuoyunun en çok merak ettiği konular arasında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu başta olmak üzere iktidar temsilcilerinin süreçteki tutumu yer aldı.
MECLİS GÜNDEMİNDE 94 KEZ YER ALDI
Gülistan Doku’nun kaybolması, HDP, CHP, TİP ve EMEP milletvekilleri tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yoğun şekilde gündeme getirildi. Dosya, 78 kez Genel Kurul’da, 16 kez ise çeşitli komisyonlarda olmak üzere toplam 94 kez tartışıldı.
Ancak bu süreçte, sorumlu konumda bulunan bakanlık ve bürokratların, muhalefetin çağrılarına karşılık vermediği ve olayın çoğunlukla “intihar” veya “aşk intiharı” olarak nitelendirildiği Meclis tutanaklarına yansıdı.
SOYLU’NUN AÇIKLAMALARI TUTANAKLARDA
Kadına yönelik şiddeti araştırmak amacıyla kurulan Meclis Komisyonu’nun 2021 yılındaki toplantılarında konuşan dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, olayla ilgili olarak Munzur Çayı’nda kapsamlı aramalar yapıldığını belirtti ve “bir cinayete rastlanmadığını” ifade etti.
Aynı yıl 27 Mayıs tarihli toplantıda ise Soylu, konunun siyasallaştırıldığını belirterek, “Bu konu bizim takibimizde bir iş değil... PKK ve HDP bu meseleyi siyasallaştırmaya çalıştı” dedi.
"VALİ TUNCAY SONEL HAKKINDAKİ İDDİALARIN ASILSIZ OLDUĞU ANLAŞILMIŞTIR"
2022 yılında CHP Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu’nun soru önergesine verdiği yanıtta ise Soylu, Gülistan Doku’nun en son Sarı Saltuk Viyadüğü üzerinde görüldüğünü, telefon sinyalinin burada kesildiğini ve Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların “asılsız” olduğunun anlaşıldığını ifade etti.
Soylu verdiği yanıtta bu ifadeleri kullandı:
"Gülistan Doku’nun en son olarak Uzunçayır Baraj Gölü üzerinde bulunan Sarı Saltuk Viyadüğü (Dinar Köprüsü) üzerinde görüldüğü, görgü tanıklarının beyanı ve araç kamerası görüntüsü ile tespit edilmiştir. Telefon sinyalinin köprü üzerinde kesildiğinin tespit edilmesi üzerine (…) Ayrıca bu süreçte Tunceli’de Gülistan Doku’nun ailesi ile tarafımca görüşülmüş, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın adli soruşturmasının beraber takip edildiği ve Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır.”
SORU ÖNERGELERİ BÜYÜK ÖLÇÜDE YANITSIZ KALDI
Muhalefet milletvekilleri tarafından dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Adalet Bakanları Bekir Bozdağ ve Abdülhamit Gül’e toplam 33 yazılı soru önergesi sunuldu. Ancak bu önergelerin büyük kısmı yanıtsız bırakıldı.
MECLİS TARTIŞMALARINDA SERT İFADELER
Meclis görüşmelerinde iktidar milletvekillerinin açıklamaları da dikkat çekti. 1 Temmuz 2020’de yapılan oturumda AKP Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, konunun gündeme getirilmesine tepki göstererek “Yeter artık. Her aşk intiharını burada mı konuşacağız? Her intihar, her aşk intiharı bu yerin gündemi değildir” dedi.
Aynı oturumda AKP Denizli Milletvekili Cahit Özkan ise kolluk kuvvetlerinin suçluları koruduğu iddialarını reddetti. Özkan, “Katillerin kolluk güçleri tarafından korunduğunu iddia etmek… bakınız cinayete ortak olmaktır; bunun kabulü mümkün değil, bunu kabul edemeyiz” demişti.
İlerleyen süreçte bazı iktidar milletvekilleri, olayın “HDP tarafından istismar edildiği” ve “provokasyon olduğu” yönünde açıklamalarda bulundu.
"DAĞA GÖTÜRMÜŞ OLABİLİRSİNİZ"
Genel Kurul’un 23 Şubat 2022’deki birleşiminde, HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın “Gülistan Doku meselesinin araştırılması amacıyla verecekleri önergenin kabulünü ve Gülistan Doku’nun gözaltına alınan ailesinin serbest kalmasını” talep ettikleri açıklamasının ardından dönemin AKP Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar, “HDP’nin yeni bir provokasyonu mu bu? Aylardır yoklar da niye şimdi, niye bugün?” demiş, verilen araştırma önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti.
Aynı Genel Kurul’da yine Oya Eronat, Gülistan Doku davasının baş şüphelisi Zaynal Abakarov’un ifadesinin alınması gerektiğini söyleyen HDP’li vekillere karşı “Belki de siz yaptırdınız. Dağa götürmüş olabilirsiniz” şeklinde ithamda bulunmuştu.
ARAŞTIRMA ÖNERGELERİ REDDEDİLDİ
Gülistan Doku dosyasının araştırılması amacıyla 2020–2026 yılları arasında Meclis’e sunulan toplam 6 araştırma önergesi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
23 Şubat 2022 tarihli Genel Kurul oturumunda HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş tarafından sunulan önerge de reddedilenler arasında yer aldı. Aynı oturumda yapılan tartışmalarda karşılıklı suçlamalar dikkat çekti.
SON OTURUMDA DA RET KARARI ÇIKTI
Soruşturmanın yeniden açılması ve çok sayıda kamu görevlisinin tutuklanmasının ardından, dosyanın tüm yönleriyle araştırılması için verilen yeni önergenin görüşülmesinin öne alınması teklifi de 22 Nisan 2026 tarihli Meclis oturumunda reddedildi.