Son dakika | Ali Mahir Başarır teknede tatil görüntüsünün nasıl sızdırıldığını ve perde arkasını anlattı!

Son dakika haberi... Ali Mahir Başarır, dün iktidar medyasında yayımlanan teknede tatil görüntülerine ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek olayın perde arkasını anlattı. Başarır, söz konusu görüntülerin bir kişinin gözaltına alınıp serbest bırakılmasının ardından savcılık eliyle medyaya servis edildiğini savundu.

Dün iktidar medyasında, 12 Nisan 2024'te Antalya'da yaşanan teleferik kazası sırasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Veli Ağbaba'nın bölgeye gitmeyip Göcek'te bir teknede olduğuna dair bazı görüntüler servis edildi. Haberde, Özel'in heyet görevlendirmesi yaptığına dair sosyal medya paylaşımı hatırlatılarak, bu isimlerin 13 Nisan'da teknede olduğu öne sürüldü.

Görüntülerin dolaşıma sokulmasının ardından CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır kamera karşısına geçerek iddialara tüm detaylarıyla yanıt verdi. İddia edilen tarihlerde Ankara'da olduğunu ifade eden Başarır, sosyal medya hesabından yayımladığı videonun ardından bir de Meclis'te düzenlediği basın toplantısında söz konusu iddialara yanıt verdi.

GÖZALTINA ALINAN KİŞİNİN TELEFONUNDAN SIZDIRILDI İDDİASI

Başarır, o görüntünün gözaltına alınan bir kişinin cep telefonundan savcılık tarafından alındığını ve sonrasında belli bir medyaya servis edildiğini şu sözler ile savundu:

"Burada sorun, o görüntüler nasıl ele geçiriliyor? Biz bunun açıklanmasını istiyoruz. Biz biliyoruz. Çünkü o kişiyi gözaltına aldılar hukuksuz yere, sonra serbest bırakıldılar. Telefonu savcılıktaydı. Savcılıktan o görüntü alındı ve bunlara verildi. Bu kadar basit bakın. Bu olacak şey mi? Allah'tan bir suçumuz falan yok. Kızlarımız, ailemiz, eşlerimiz orada. Ama bana bunu kimse anlatamaz. Bunu Berna Hanım'a da, Nazmiye Hanım'a da, Erbakan ailesine de hiç kimse, derin yapı, çeteler bu kötülüğü yapmadı. Bize de yapmayacaklar, biz buna izin vermeyeceğiz. Çünkü veremeyeceğimiz cevap yok."

TATİLİN TARİHİ İLE TELEFERİK KAZASI FARKLI TARİHLERDE

Başarır, söz konusu görüntüler ile teleferik kazasının farklı tarihlerde olduğunu söyledi:

"12'sinde, 13'ünde, 14'ünde oradaydık. 15'inde yanılmıyorsam Mersin'e geçtik. Ondan sonra, çok sonra bu tatil yapıldı. Yakın bir tarih bile değil yani. Yani o kadar net ki... Ben 17:50'de Halk TV'ye bağlanmışım. 'Vay sen hemen gitmişsindir yayından sonra...' Akıl tutulması! Helikopterle, uçakla gitmem lazım, yok. Arabayla yedi saat. Yedi saatten sonra arabayla, başka bir tekneyle oraya geçmem lazım... İmkansız bir şey bu! Ama bu utanmazlığı yaşıyoruz ve bunun da hesabını vermek zorunda kalıyorum... Veririm."

"EMNİYET, MEDYA VE FİNANS AYAĞI VAR"

Başarır, devlet içerisinde derin bir yapı olduğunu ve bu saldırıların bir çete eli ile uygulandığını belirtti:

"Bir planı derin bir yapıyla birlikte, çeteyle birlikte sistematik bir şekilde uyguluyorlar. Burada emniyet, medya, finans ayağı var. Ve bunu belli bir plan dahilinde yapıyorlar. Bizler; Sayın Genel Başkan ailesi, çocukları, Malatya Milletvekili ailesi, çocukları, ben, ailem, çocuklarımız... Yani üç dört aile bir tatil yaptık. Bundan daha doğal bir şey var mı? Çocuklarımızla, ailemizle, eşlerimizle yaptık. Ve bir şekilde o görüntüler dün basına servis edildi. Ve teleferik kazasının, faciasının olduğu günde alem... yaptığımız söylendi."

"YAYIN KAYITLARI İLE DOĞRULANIR"

Teleferik kazasının olduğu gün milletvekilleri ile orada olduğunu ve 48 saat uyumadığını söyleyen Başarır, bunun televizyon kayıtları ile doğrulanacağını söyledi:

"Oysa bakın, 2024 12 Nisan, yani o facianın gerçekleştiği gün milletvekilleriyle ben oradaydım. 48 saat uyumadım. 12-13 Nisan'da oradaydım. Bunu televizyon kayıtları, sosyal medya kayıtları doğrulamakta. Buna rağmen algı böyle yapıldı. Bakın geliyorum basın ayağına. Değerli arkadaşlar bakın, yüzlerce, onlarca haber sitesi bu algıyı yapmış. Ne demiş? 'Özgür Özel ve kurmayları lüks yatta da eğlendi, teleferik faciası takıştı (çakıştı).' Oysa bu bir yalan! Bu bir montaj! Bir kez daha söylüyorum, 12-13 Nisan'da ben Antalya'daydım. Geliyorum haberlere..."

"FETÖ'NÜN AKLINA GELMEYEN NAMUSSUZLUK"

Görüntülerin servis edilmesinin ardından iktidar medya tarafından atılan başlıklara da sert tepki gösteren Başarır, bu görüntülerin ya ana muhalefet liderinin takip edildiğini ya da ele geçirilen telefonlardan alınan görüntülerin servis edildiğini söyledi:

"Can pazarında yat partisi! Utanmazlık, ahlaksızlık! FETÖ'nün bile aklına gelmeyen bir şey bakın bu. FETÖ'nün bile aklına gelmeyen bir alçaklık, namussuzluk. Şimdi medyayla, devletteki bir çeteyle özel hayatımız sorgulanmak isteniyor. Buradan İçişleri Bakanı'na sesleniyorum. İktidara sesleniyorum: Yaptığınız bu işin altında kalırsınız! Yaptığınız bu işin altında tıpkı FETÖ gibi kalacaksınız! Bu görüntüler nereden geldi? Hiç kimse bize 'Arkadaşınız çekti' falan demesin. İki ihtimal var: Ya bu ülkenin ana muhalefet lideri, grup başkan vekili, milletvekilleri takip ediliyor; ya da emniyette bir şekilde ele geçirdiğiniz cep telefonlarını, oradaki görüntüleri basınla paylaşıyorsunuz. Hangisi? Biz paylaşmadık bu görüntüleri."

"AHLAKSIZ... ONURSUZ İNSANLAR!"


"Ahlaksız, onursuz insanlar, benim ailemin, çocuğumun, genel başkanımın eşinin görüntülerini ne hakla paylaşıyorsunuz? Hadi bakalım, yapmayın! Biz kendi paramızla tatil yapmışız. Ama bugün Marmaris'teki sarayın bedeli 1 milyar dolar. Orada tatil yapan Emine Hanım'ın, çocuklarının, torunlarının görüntülerini kimse yapmasın. İçinizden biri çekip ya da ele geçirip paylaşsa, gün yüzü göremezsiniz arkadaşlar! Kimsiniz siz ki bizim ailemizin tatildeki görüntülerini telefondan... Önce kişiyi ele geçirip, telefonunu ele geçirip, adliyede sorgu numarası alıp, sonra emniyet vasıtasıyla o videoları toplumla paylaşacaksınız? Susurluk'ta mı yaşadık? FETÖ'de mi? FETÖ takip ediyordu. Siz zorla insanları alıp, telefonunu ele geçirip, savcılık kanalıyla emniyete teslim edip, oradaki görüntüleri servis ediyorsunuz. Ne yapmışız orada?"

"ÇOCUKLARIMIZIN KARŞISINDA KÖTÜ BİR ŞEY Mİ YAPMIŞIZ?"

Başarır, söz konusu görüntülerde aileleri ile beraber olduklarını ve çocuklarının karşısında kötü hiçbir şey yapmadıklarını söyledi. Başarır, sözlerinin devamında bu operasyonların FETÖ taktiği olduğunu belirten Başarır şöyle dedi:

"Kötü bir şey mi yapmışız küçücük çocuklarımızın karşısında? Tatil yapmışız kendi imkanlarımızla. Bu halkın vergileriyle 500 milyon dolarlık uçan sarayla Dalaman Havalimanı'na inip, Marmaris'teki 1 milyar dolarlık yazlıkta, 30 milyon dolarlık uçan yatta, gezen yatta tatil yapmamışız. Şimdi soruyorum: Kim bu görüntüleri yaydı? Kim bu görüntüleri aldı, servis etti? Şamil Tayyar, bakın... Operasyon çocukları. Nedim Şener, Fuat Uğur... Dünden beri yaygara yapıyor bu gazeteciler. Nereden aldınız? Nereden aldınız? Biz paylaşmadık, kimse paylaşmadı, bir kez daha söylüyorum. Bu bir sorundur. Bugün Genel Kurul'da da bu konuşulacak. Bizim ailemizin özel görüntülerini telefondan alıp sızdıran kim? Bunun hesabı sorulacak! Bu kapanmayacak, bakın, bu normal olarak kapanacak bir şey değil. Tayyip Bey, oğlunla yaptığın telefon görüşmesi, 'Paraları sıfırladın mı?' demene rağmen dünyayı yıktın! Bizim masum çocuklarımızla yaptığımız tatili sen nasıl servis ettirirsin?"


"BU BİR DEVLET KRİZİDİR! BU BİR HUKUK KRİZİDİR"

Görüntülerin servis edilmesinin bir devlet ve hukuk krizi olduğunu belirten Başarır şöyle konuştu:

"Sabah, Yeni Şafak var mı onun muhabiri burada? Kimin? İlk o yayınlıyor. Sabah, Yeni Şafak var mı burada? İlk o yayınlıyor. Kim bunlar? Damatlar... İhale, sülale bizleri mi takip ediyor? Çadır devleti mi burası? 86 milyona sesleniyorum! Suç yok, hiçbir şey yok. Evlatlarımızla, eşlerimizle yapmış olduğumuz bir tatilin görüntüleri, kirli bir algıyla, videoya montaj tarih eklenerek, Antalya'daki teleferik kazasını eşitlendirerek (ilişkilendirerek), 'facia günü lüks otelde, yatta tatil'. Öyle mi?

Bu bir devlet krizidir. Bir hukuk krizidir. Bir güvenlik meselesidir. Bu dakikadan sonra bunu ortaya koymayan Cumhurbaşkanı, bakanlar o koltukta oturamaz. Tayyip Bey, 24 yılının sonunda kendini lekeliyorsun, koltuğunu lekeliyorsun, geçmişini lekeliyorsun bu yöntemleri kullanarak. Bu çeteyi yargıya teslim et ve deşifre et! Bizleri takip eden, insanların özel hayatını cep telefonlarından alıp Yeni Şafak, Sabah ve internet sitelerine veren bu çeteyi teslim et yargıya. En yakınlarınsa bile... Bunu bir milletvekili, bir grup başkan vekili, bir hukuk insanı, bir baba olarak, bir eş olarak söylüyorum. Ne güzel değil mi? Dün buradaydınız, kim bu? Süleyman Soylu. "


"AİLELERİMİZLE HER YAZ YAPTIĞIMIZ TATİL"

Aileleri ile her yaz tatil yaptıklarını söyleyen Başarır, söz konusu yatın da Hazım Giray isimli bir çocukluk arkadaşının olduğunu söyledi:

"Ailelerimizle, çocuklarımızla her yaz yaptığımız bir haftalık tatil. O yat kiralanmış, tamamen oradaki bir iş adamının falan da değil. 'Hazım Giray' dedikleri... Bu ispatlanabilir, net bir şekilde. Hazım Giray benim çocukluk arkadaşımdır. Hiçbir sabıkası yoktur. Hayatta tek bir ihale almıştır, o da Cumhurbaşkanlığı'nın bizzat yaptığı, Özelleştirme İdaresi'nden bizzat parasını peşin vererek Cumhurbaşkanlığı'nın yapmış olduğu ihaledir. Hiçbir belediyeden, devletten işi yoktur. Hataylıdır, çocukluk arkadaşımdır benim. Dünyanın en temiz insanlarından bir tanesidir. "

"KENDİ CEBİMİZDEN ÖDEDİĞİMİZ BİR TATİL"

Başarır, yatın kendisine ait olmadığını, her sene kendi ceplerinden ödedikleri para ile tatil yaptıklarını söyledi. Bu tatilin normal bir tatil olduğunu kaydeden Başarır, burada sorunun o görüntülerin nasıl ele geçirildiği olduğunu söyledi.

"Yani 'O yat onundu' falan... Bunu net bir şekilde söyleyeyim. Her yaz Veli Bey, ben, arkadaşlarımız, bazen Genel Başkan tatil yaparız. Çok da mütevazı yerlerde yaparız. Bunu söyleyeyim. Ve bunun da tamamını kendi cebimizden oluşturduğumuz bir havuzla, yani bir suyun parası bile oradan alınır, ödenir, bu şekilde gerçekleşir. Çok da mütevazıdır o tatiller. Bu kadar. Yani bu tatil herkesin yapabileceği bir tatildir. Yani normal bir tatildir, öyle çok lüks falan bir teknede yapılan da bir tatil değil. Zaten o görüntüde yok ama... Burada sorun, o görüntüler nasıl ele geçiriliyor?"

BAŞARIR'DAN 3 GAZETECİYE: ÖZÜR DİLEYİN!

Başarır, sosyal medyada görüntüler üzerinden algı yapıldığını ve iktidara yakın gazetecilerin bu algıdan dolayı özür dilemesi gerektiğini ifade etti:


"8 tane görüntüm var benim. Valiyle, askerle, kriz masası... 48 saat vali de, Antalya Valisi de uyumadı. Emniyet Müdürü de uyumadı. Biz oradaydık. Bakın hepsini paylaştım videoda. Buna rağmen operasyon çocukları, az önce adını verdiğim üç gazeteci hâlâ sosyal medyada algı yapıyor. Özür dileyin! Bakın, özür dileyin! Utanmanız varsa özür dileyin!"


"YETER ARTIK İNSANLARIN ÖZEL HAYATINA GİRMESİNLER"

"10 milletvekili oradaydı bakın, Antalya'daydı. Heyet başkanı bendim. Hiç yani kimsenin aklına en küçük bir şüphe gelmesin. Bu arada biz 8 yıldır, dediğim gibi, bir hafta tatil olağanüstü bir şey yoksa yapıyoruz. Var mı bunda bir şey? Varsa söylesin insanlar. Ailemizle, çocuklarımızla yapıyoruz. Evet, yapıyoruz. Bunu saklayacak hiçbir şey yok. Kimse buna şey yapmasın.

'Ha, alkol alınıyormuş, şu...' Ben çok fazla alkol almam ama bunu söyleyeyim. Bazen, arada sırada alırım. Bunu saklayacak kadar da korkak, sinmiş bir insan değilim. İçen içer, içmeyen içmez. 'Sigara kullanmam', bunu soruyorlarsa... Bazı şeyleri söylüyorlar, kullanmıyorum. Alkol... Dediğim gibi kullanmıyorum ama bunun üzerinden algı yapıyorlar. Bir resmi alıyorlar, yakınlaştırıyorlar, montaj yapıyorlar. Yeter artık! İnsanların özel hayatına girmesinler!"

Haber güncelleniyor...

Türkiye Haberleri