Van’da üniversite eğitimi gördüğü sırada kaybolan ve 18 günlük aramanın ardından Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş ve Diyarbakır Barosu'ndan Avukat İrem İlhan, davanın seyrine dair taleplerini iletmek üzere Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile Ankara’da bir araya geldi. Yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmede, dosyadaki eksiklikler ve şüphe uyandıran bulgular masaya yatırıldı.
NİZAMETTİN KABAİŞ: SON ÇARE ANKARA
Görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan baba Nizamettin Kabaiş, Van’da yürütülen süreçten duyduğu rahatsızlığı dile getirerek adaletin ancak Ankara’nın müdahalesiyle yerini bulabileceğine inandığını belirtti. Baba Kabaiş, "Son çare Ankara'dır. Adalet Bakanlığımızla görüştük. Görüşme olumlu geçti. İnşallah Allah'ın izniyle en yakın zamanda her şey çözülecek. Hep birlikte rahat olacağız ki bu genç kıza kim zarar verdi? Çünkü iki erkeğe ait DNA olduğu belli. Genç kızımız katledilmiş. Bir saldırıya uğramış. Biz çok acı çekiyoruz. Devletin büyüklerinden rica ediyoruz; son çare Ankara'dır. İnşallah Ankara'da her şey çözülecek. Van'da ne olmuş, neler oluyor? Niye bu dosya bu hale geldi? 15 aydır biz acı çekiyoruz." dedi.
Diyarbakır Barosu adına konuşan Avukat İrem İlhan ise görüşmenin hukuki detaylarına değinerek Bakanlığa ilettikleri somut talepleri paylaştı. İlhan, tespit edilen DNA örneklerinin bulunduğu bölgeler göz önüne alınarak soruşturmanın Türk Ceza Kanunu bağlamında "cinsel saldırı" şüphesini de kapsayacak şekilde genişletilmesini istediklerini belirtti. İrem bu ifadeleri kullandı:
"Bugün Yılmaz Tunç Bakanımızla beraber bir görüşme aldık. Dosyanın bu zamana kadar katedilmiş kısmını ve bundan sonra ne yapabilirizi konuştuk. Verimli bir görüşmeydi. Bir bir buçuk saate yakın bir görüşme aldık. Diyarbakır Barosu olarak taleplerimizi ilettik. Hepinizin bildiği üzere DNA'ların bulunduğu bölgeler bakımından dosyanın genişletilmesi, dosyanın Ceza Kanunu bağlamında cinsel saldırı kapsamı genişletilmesine; ATK görevlilerinin daha iyi rapor hazırlaması yönünde taleplerimizi Bakanlığa ilettik. Bakanlığın da bize bu konuda dönüşü çok olumlu oldu. Dosyanın takipçisi olacaklarını, tüm önerilerimizi değerlendireceklerini, taleplerimizi karşılayacağını bizzat Bakanımız iletti. Biz Diyarbakır Barosu olarak, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak dosyanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Rojin'e, bugün de burada 'Rojin'e ne oldu?' sorusunu sormak için, Rojin'e ne olduğunu bizi götürmek için biz bugün yine buraya geldik. Dosyanın sonuna kadar da Rojin'e ne olduğunu öğrenene kadar da 'Rojin'e ne oldu?' sorusunu soracağız. Dediğim gibi Bakanlıkla da görüşmemiz olumlu geçti. Umuyoruz ki bu görüşme sonucunda da dosyada daha iyi bir ilerleme kaydederiz."
DİJİTAL İNCELEMELER VE BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Soruşturmanın en önemli delillerinden biri olan Rojin Kabaiş’e ait cep telefonunun inceleme süreci hakkında da bilgi veren Avukat İrem İlhan, cihazın 17 Aralık’ta ilgili birimlere gönderildiğini ve yaklaşık bir aydır incelemenin devam ettiğini belirttiler. Telefona erişim sağlandığında elde edilecek verilerin taraflarla paylaşılacağını ifade eden İrem İlhan, şu an için dosyada herhangi bir tutuklu veya yargılanan şüpheli bulunmadığını, bu görüşmenin asıl amacının dosyanın baştan sona eksiksiz bir şekilde değerlendirilmesini sağlamak olduğunu dile getirdi. Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak "Rojin’e ne oldu?" sorusunun yanıtını alana kadar davanın takipçisi olacaklarını yineleyen heyet, Ankara’daki bu temasların soruşturmada yeni bir ilerleme kaydetmesini bekliyor.
"BELİRSİZ BİR ÖLÜM ÇOK ZOR"
Ardından yine söz alan Nizamettin Kabaiş, "Biz çok büyük acılar çekiyoruz. 15 aydır sürekli aklımızdan çıkmıyor. Bugün kalp krizi olsaydı, Allah muhafaza araba çarpsa, kaza olsa insan beynine kabul ettirebilir ama belirsiz bir ölüm çok zor" dedi.
BAKAN TUNÇ'TAN AÇIKLAMA
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da Nizamettin Kabaiş görüşmesi sonrası sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Bakan Tunç, "Acılı ailemizin her zaman yanında olacağız. Gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin tecellisi için gereken her adımı eksiksiz şekilde atmaya devam edeceğiz" dedi.
Bakan Tunç'un açıklaması bu şekilde:
"Van ilimizde hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, ağabeyi ve amcasıyla Bakanlığımızda bir araya geldik.
Ailemizin yaşadığı acıyı bir kez daha paylaştık, yürütülen soruşturmanın tüm aşamalarına ilişkin kendilerini kapsamlı şekilde bilgilendirdik.
Rojin evladımızın ölümüyle ilgili Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma, ilk andan itibaren titizlikle ve çok yönlü şekilde sürdürülmektedir.
Uzmanlık gerektiren her inceleme gecikmeksizin yapılmakta; ilgili tüm kurumlarla koordinasyon içinde, sürecin her aşaması hassasiyetle yürütülmektedir.
Acılı ailemizin her zaman yanında olacağız.
Gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin tecellisi için gereken her adımı eksiksiz şekilde atmaya devam edeceğiz."
NE OLMUŞTU?
Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yurdundan ayrıldıktan sonra kaybolduğu bildirilmiş, 15 Ekim 2024’te ise Van Gölü kıyısında cansız bedenine ulaşılmıştı.
Dönemin Van Cumhuriyet Başsavcılığı ve Valiliği Kabaiş’in intihar ettiğini ileri sürdü. Ancak ailenin cinayet olabileceğine ilişkin ısrarlı adalet arayışı sürdü.
Bir yıl boyunca sessizliğini koruyan Adli Tıp Kurumu (ATK) ise, Ekim ayı başında raporunu açıkladı ve Kabaiş’in bedeninde iki erkeğe ait DNA’ların bulunduğu ortaya çıktı.
Van Barosu ve kentteki kadın örgütleri dönemin savcısı ve ATK yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.