Rize’nin İyidere ilçesinde, kamu ihalelerinin değişmez ismi Cengiz İnşaat tarafından yapımı sürdürülen Lojistik Liman Projesi, bölge halkını sokağa döktü. Proje kapsamında yapılan kamulaştırmaların "mülkiyet gaspına" dönüştüğünü savunan vatandaşlar, "İyidere Birlik Platformu" çatısı altında örgütlenerek Yaylacılar köyünde eylem yaptı. Seslerini duyurmaya çalışan köylüler adına konuşan İyidere Birlik Platformu Sözcüsü Abdulkadir Şinoforoğlu, bölgede yaşanan huzursuzluğu ve çözüm önerilerini çarpıcı ifadelerle dile getirdi.
RİZELİ İSYANDA
Platform Sözcüsü Abdulkadir Şinoforoğlu, halkın talebinin proje karşıtlığı değil, yaşam alanlarını koruma mücadelesi olduğunun altını çizerek yetkililere şöyle seslendi:
"Hak sahipleri olarak bizler, kamulaştırma yerine kiralama modelinin uygulanmasını talep ediyoruz. Bu modelin hem devletimiz hem de bölge halkı açısından sürdürülebilir, daha adil ve mülkiyet haklarını koruyan bir yöntem olduğuna inanıyoruz. Talebimiz projeye karşı olmak değildir. Arazilerimizin ve yaşam alanlarımızın bizde kalmasını sağlayacak bir çözümün hayata geçirilmesini istiyoruz."
"BELİRSİZLİK HALK ARASINDA CİDDİ BİR TEPKİYE DÖNÜŞMEYE BAŞLAMIŞTIR"
Bölgedeki mağduriyetin boyutlarını gözler önüne seren Şinoforoğlu, biçilen değerler hakkında şu detayları paylaştı:
"Bugün gelinen noktada bölgede ciddi mağduriyetler bulunmaktadır. Halihazırda kiraya verilmiş işletmeler vardır. Burada evi olup başka hiçbir yerde arazisi olmayan aileler mevcuttur. Evi burada olan ve gidecek başka bir yeri bulunmayan vatandaşlarımız vardır. Arazilerin büyük bir kısmı hisselidir ve bu durum süreci daha karmaşık hale getirmektedir. Bazı aileler arasında devam eden tapu uyuşmazlıkları bulunmaktadır. Buna karşılık tapulu ve mülkiyeti net olan araziler de vardır. Ancak belirlenen rayiç bedeller gerçek değerinin çok altındadır ve hak sahiplerini mağdur etmektedir. Hayvancılık ve besicilik yapan ailelerimiz vardır. Bu ailelerin faaliyetlerini sürdürebilecekleri başka bir arazi ya da alternatif yaşam alanı bulunmamaktadır. Uygulama mülkiyet endişelerine yol açmış, belirsizlik halk arasında ciddi bir tepkiye dönüşmeye başlamıştır."
"DEVLETİMİZLE KARŞI KARŞIYA GELMEDEN ORTAK AKILLA BİR ÇÖZÜM ÜRETİLMESİNİ İSTİYORUZ"
Halkın devletin yatırımlarına değil, uygulama biçimine ve ranta kurban gitmeye karşı olduğunu vurgulayan Şinoforoğlu, sözlerini yetkilileri ortak akla davet ederek noktaladı:
"Devletimizin yol, demir yolu ve benzeri altyapı yatırımları yapmasına karşı değiliz. Güzergâh üzerinde zorunlu olan kamulaştırmaların gerekliliğinin farkındayız. Ancak liman sahası kapsamında zorunlu olmayan alanlarda kamulaştırma yerine kiralama modelinin tercih edilmesini ve alternatif güzergâhların ciddi şekilde değerlendirilmesini talep ediyoruz. Mevcut uygulama bölgede mülkiyet endişelerine yol açmış, yaşanan belirsizlik halk arasında ciddi bir tepkiye dönüşmeye başlamıştır. Bizler bu sürecin daha fazla toplumsal huzursuzluğa neden olmadan, karşılıklı anlayış ve diyalogla çözülmesini istiyoruz. Hak sahipleri olarak çağrımız nettir; toprağımızı, evimizi ve geçim kaynaklarımızı kaybetmeden devletimizle karşı karşıya gelmeden ortak akılla bir çözüm üretilmesini istiyoruz. Kiralama modeli başta olmak üzere mülkiyet hakkını koruyan tüm seçeneklerin değerlendirilmesini talep ediyoruz."