Okullarda cep telefonu kısıtlanabilir! Akran zorbalığı değil 'Nezaketi' denecekmiş

TBMM Akran Zorbalığı Alt Komisyonu, 308 sayfalık raporunu tamamladı. Şiddetin "milli güvenlik sorunu" olarak tanımlandığı raporda; okullarda cep telefonu kısıtlamasının yaygınlaştırılması ve "zorbalık" yerine "akran nezaketi" kavramının kullanılması önerildi.

Çocuklarının okulda akran zorbalığına maruz kaldığını belirterek TBMM Dilekçe Komisyonu’na başvuran iki kadının, bu konuda çalışma yapılması ve önlem alınması yönündeki talepleri üzerine Komisyon bünyesinde “İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu” kuruldu.

308 SAYFALIK TASLAK RAPORU OLUŞTURULDU

AKP İstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü başkanlığındaki Alt Komisyon, okullarda akran zorbalığının incelenmesi ve alınabilecek önlemlerin belirlenmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalarını tamamladı.

Komisyon; Milli Eğitim, Sağlık, Adalet, İçişleri ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarının yanı sıra Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi, ayrıca okullarda incelemelerde bulundu. Bu çalışmaların ardından taslak raporunu tamamladı.

Toplam 10 ana bölümden oluşan taslak raporun 308 sayfa olduğu öğrenildi.

VELİLERİN SÜRECE DAHA AKTİF KATILIMININ SAĞLANMASININ ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Raporda, akran zorbalığıyla mücadelede kalıcı ve etkili sonuçlar elde edilebilmesi için eğitim, idari ve hukuki süreçlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği ifade edildi.

Bu kapsamda, eğitim kurumlarının yetki ve sorumluluklarının net biçimde tanımlanması, rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, velilerin sürece daha aktif katılımının sağlanması ve onarıcı adalet uygulamalarının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekildi.

Ayrıca medya ile dijital platformların etkisinin göz önünde bulundurulması ve hukuki süreçlerde çocuk haklarının gözetilmesinin kritik olduğu vurgulandı.

ZORBALIK DEĞİL "AKRAN NEZAKETİ"

Raporun, eğitim ortamlarında önleyici ve müdahale edici mekanizmaların güçlendirilmesine ilişkin öneriler kısmında yer alan "akran nezaketi" ifadesi dikkati çekti.

Zorbalıkla mücadeleye yönelik çalışmalarda kullanılan dilin, çocukların davranışları ile eğitim ortamlarındaki tutumları üzerinde belirleyici bir etki oluşturduğu belirtilen raporda, şu ifadelere yer verildi:

Bu doğrultuda, 'akran zorbalığı' kavramı yerine daha olumlu, destekleyici ve davranış değişikliğini teşvik eden bir yaklaşımı yansıtan 'akran nezaketi' ifadesinin kullanılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir. 'Akran nezaketi' ifadesinin, çocukların birbirleriyle olan ilişkilerinde empati, saygı ve hoşgörüyü temel alan bir iletişim dili geliştirmelerine katkı sağlayacağı, bu kavramın rehberlik programlarına, okul etkinliklerine ve farkındalık çalışmalarına entegrasyonunun, olumsuz davranışların önlenerek olumlu davranışların teşvik edilmesini ve içselleştirilmesini destekleyeceği düşünülmektedir.

"KALABALIK SINIFLARIN ZORBALIĞI ARTIRABİLİR: SINIF MEVCUTLARI DÜŞÜRÜLMELİ"

Raporda, okullarda zorbalık olaylarının önlenebilmesi için fiziksel eğitim ortamlarının düzenlenmesinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Özellikle öğrenci sayısının yüksek olduğu okullarda kalabalık sınıf yapısının, hem öğrencilerin takibini zorlaştırdığı hem de öğretmenlerin birebir ilgi kurma, davranışları izleme ve zorbalık belirtilerini erken fark etme imkanını azalttığı belirtildi.

Bu nedenle sınıf mevcutlarının daha makul ve yönetilebilir seviyelere çekilmesinin, zorbalığın önlenmesine katkı sağlayacağı önerildi.

CEP TELEFONU KISITLAMASININ YAYGINLAŞTIRILMASI ÖNERİLDİ

Raporda, okullarda siber zorbalığın önlenmesi ve öğrencilerin dikkat dağınıklığının azaltılması amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığınca yayımlanan genelge doğrultusunda cep telefonu kullanımına yönelik kısıtlama uygulamalarının yaygınlaştırılmasının önerildiği belirtildi.

"ZORBALIK İLERLEYEN YAŞLARDA SUÇ VE ŞİDDET RİSKİNİ ARTIRIYOR"

Yapılan çalışmaların, zorbalık davranışlarında bulunmanın ilerleyen yaşlarda suç ve şiddet eylemlerine yönelim riskini artırdığını gösterdiğine işaret edilen raporda, şiddet ve zorbalığın güvenlik açısından sonuçları, kolluğa şikayet süreçleri, suça karışmanın riskleri gibi konularda çocukların bilgilendirilmesi amacıyla polis ve jandarma tarafından okullarda eğitici faaliyetler yürütülmesi tavsiye edildi.

EBEVEYNLERE DE EĞİTİM VERİLECEK

Akran zorbalığıyla mücadele konusunda ebeveynlere yönelik tavsiyelerde de bulunulan raporda, şu ifadelere yer verildi:

Okullarda 'Veli Akademisi' modelinin hayata geçirilebileceği değerlendirilmektedir. Bu kapsamda ebeveynlere eğitimler sunulması gerektiği, bu eğitimlerin yalnızca teorik bilgilendirme düzeyinde kalmaması, uygulamalı ve katılımcı yöntemlerle desteklenerek yürütülmesi, ebeveynlere yönelik empati kurma, etkin dinleme ve duygusal farkındalık gibi davranışsal becerilerin geliştirilmesine odaklanılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Çocukların sosyal-duygusal gelişiminde babaların sürece dahil edilmesinin, şiddet ve zorbalığın önlenmesinde kritik öneme sahip olduğu da değerlendirilmektedir.

'ZORBALIK İÇERMEYEN İÇERİK SERTİFİKASI' ÖNERİSİ

Raporda, çocukları hedef alan zorbalık içeriklerinin sosyal medya ve diğer dijital platformlarda hızlıca tespit edilebilmesini sağlamak amacıyla BTK bünyesinde yapay zeka destekli uyarı ve müdahale sisteminin geliştirilmesi önerildi.

Dizi, film ve dijital içeriklerin çocuklar üzerinde önemli etki bıraktığına işaret edilen raporda, "Medya kuruluşları, dijital içerik üreticileri ve dijital platformların, çocuklara ve gençlere olumlu rol modeller sunan, pozitif akran ilişkilerini güçlendiren, empatiyi, kapsayıcılığı ve işbirliğini öne çıkaran film, dizi, animasyon ve sosyal medya içerikleri üretmelerinin teşvik edilmesi önerilmektedir. Medya kuruluşları ve dijital platformlarda çocuklara yönelik hazırlanan içeriklere ilişkin olarak 'Zorbalık İçermeyen İçerik Sertifikası' uygulamasının geliştirilmesi önerilmektedir." önerisinde bulunuldu.

TBMM'de çocuklara ilişkin konularla ilgili ihtisas komisyonu kurulmasının da öne çıkan tavsiyeler arasında yer aldığı raporda, şu ifadeler kullanıldı:

Meclis bünyesinde mevcut durumda farklı komisyonların görev alanları içinde yer alan çocuklarla ilgili konuların, yetkileri kanunla çerçevelenmiş daimi bir ihtisas komisyonu çatısı altında toplanması önerilmektedir. Söz konusu komisyonun, çocukların eğitim, sağlık, adalet, sosyal hizmetler ve dijital ortamda korunması gibi alanlarda yürütülen mevzuat çalışmalarını ve uygulamaları izleme, değerlendirme, ilgili kamu kurumları, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla düzenli istişare mekanizmaları kurmasının, çocuklara ilişkin politika ve uygulamalara yönelik periyodik raporlar hazırlayarak Meclise sunmasının yerinde olacağı değerlendirilmektedir.

ON BİNLERCE ÖĞRENCİ DİSİPLİN CEZASI ALDI, “MİLLİ GÜVENLİK SORUNU” UYARISI

Raporda, 2018-2024 yıllarındaki eğitim-öğretim dönemlerine göre şiddete dayalı disiplin cezası alan öğrenci sayıları da paylaşıldı.

Milli Eğitim Bakanlığının verilerine göre, 2018-2019 döneminde 3 bin 911'i kız olmak üzere 15 bin 735, 2019‐2020 döneminde 84'ü kız olmak üzere 287, 2020‐2021 döneminde 7 bin 95'i kız olmak üzere 25 bin 20, 2021‐2022 döneminde 4 bin 76'sı kız olmak üzere 14 bin 766, 2022‐2023 döneminde de 6 bin 28'i kız olmak üzere 20 bin 39 öğrenci, okullarda şiddete dayalı disiplin cezası aldı.

Çocukların yaşadığı şiddet, zorbalık ve ayrımcı davranışların fırsat eşitliğini bozduğu ve uzun vadede toplum açısından sorunlar oluşturabileceği belirtilen raporda, şu ifadelere yer verildi:

Çocuğa karşı şiddet ve zorbalık, bir milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalıdır. Çocukların maruz kaldığı şiddet ve ayrımcı davranışların önlenmesi, yalnızca bireysel iyilik halinin korunması açısından değil sağlıklı, üretken ve dayanışmacı bir toplum inşasının temel koşullarından biri olarak değerlendirilmelidir. Akran zorbalığıyla mücadele, eğitim politikalarının yanı sıra aile, sağlık, sosyal hizmetler, güvenlik ve adalet gibi alanları kapsayan bütüncül bir politika meselesi olarak ele alınmalıdır. (AA)

Türkiye Haberleri