13.50 | BAŞARAN AKSU GÖZALTINA ALINDI
Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu gözaltına alındı.
13.40 | MADENCİLER YENİDEN YÜRÜYÜŞE GEÇTİ
Başaran Aksu:
Genel başkanla da yine ifade ettik. Biz bu sorunu bugün çözmek istiyoruz. Aciliyetimiz var. Yarına, öbür güne bekleyemeyiz. Dolayısıyla daha da bir açıklama yapmayacağız. Bir çözüm, bir çare oluşuncaya kadar madenciler susacak.
Şimdi tekrar yürümek için Enerji Bakanlığı’na, polis barikatlarına doğru gideceğiz. Ankara halkına, bugün burada şiddete maruz kalan, bize şahitlik etmeye gelen dostlarımıza çok teşekkür ediyoruz.
Onlardan ricamız, saat beşte Yıldızlar Holding’in önünde olmaları. Bizim adımıza Yıldızlar Holding’i protesto etsinler. Şayet biz içeride olursak, gözaltına alınırsak, yarın saat beşte bütün Ankara’yı Yıldızlar Holding’in önüne davet ediyoruz.
Yıldızlar Holding’in bu ülkede emekçi halkın hakkını yemek, işçinin hakkına çökmek, memleketin maden sahalarını, ormanlarını, tarlalarını maden sahası diye gasp etmek; bakanlarla iş birliği içinde rant ve servet üretmek ne demekmiş, Ankara halkı yarın saat beşte göstersin. Çok güçlü, çok kalabalık, yetmişten yetmişe herkesi yarın saat beşte Yıldızlar Holding’in önüne bekliyoruz.
Sorun çözülsün istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Derdimiz bu anlamda bir sınıf kavgası. Kimseyle şahsi bir kavgamız yok, kimseyle şahsi bir hesaplaşmamız yok. 85 milyonun ortak kavgasını temsil ediyoruz.
Hepimiz aynı durumdayız. Emeklimiz aynı durumda, asgari ücretlimiz aynı durumda. Çiftçimiz, üreticimiz aynı durumda. Mühendisimiz, avukatımız işsiz ya da işçi; mühendis de avukat da asgari ücret alıyor. Herkes aynı durumda. Bu tabloyu değiştirmek için mücadele ediyoruz.
O yüzden şimdi bir kez daha yürüyoruz. Eğer bir suç varsa da sayın Genel Başkan’a ve bana aittir. Ne suçsa bu; halkı kin ve düşmanlığa teşvik olabilir, halkı alenen yanlış bilgiyle yönlendirmek olabilir, 2911 ile ilgili herhangi bir madde olabilir. Burada işlenen bir suç varsa, onları onurla üstleniyoruz. Yürüyoruz.
13.15 | MADENCİLER OTURMA EYLEMİNE BAŞLADI
Abluka altındaki madenciler oturma eylemine başladı.
Bir madenci pazar alışverişi için hazırladıkları küçük alışveriş listesini kameralara gösterip, "Ben bunları alamıyorum ya! Yazıklar olsun" diyerek isyan etti.
Madencinin 'Ülkenin ayıbı' olarak nitelediği pazar alışveriş listesi:
- 1 kilo domates
- 1 kilo salatalık
- 3-4 kilo patates
- 4-5 tane limon
- 1 demet maydanoz
- 1 kilo soğan
Artık diyecek bir şeyleri kalmadıklarını ifade eden madenciler sustu. Tepkiler baretleri yere vurarak gösteriliyor.
13.10 | BARİKATLARDA BİBER GAZLI MÜDAHALE
Çalışma Bakanlığı'na geçişlerine izin verilmeyen madenciler kararlılıklarını sürdürerek tek şerit halinde barikatlara doğru yöneldi. Polisle karşı karşıya gelen ve yarı çıplak halde yürüyüşe geçen madencilere emniyet güçleri yoğun biber gazıyla müdahale etti.
Bölgede yaşanan son gelişmeler şu şekilde:
Günlerdir süren açlık grevi nedeniyle vücut dirençleri düşen ve sadece şeker, tuz, limon tüketebilen madencilerden birçoğu müdahale sırasında fenalaştı. Yaşanan arbedede barikat demirlerine sıkışan ve vücudunda kanamalı yaralar oluşan işçiler oldu.
Madencilerin barikatlarda daha fazla zarar görmesini engellemek isteyen milletvekilleri, işçilerin önüne geçerek bedenlerini siper etti. Alanda yaralılar ve fenalaşanlar olmasına rağmen herhangi bir ambulansın bulunmadığı bildirildi.
Madencilere destek vermek için Kurtuluş Parkı çevresinde toplanan vatandaşlar ile öğrenciler de polis ablukası altında. Çevik kuvvet ekiplerinin çift sıra etten duvar ördüğü bölgede, arka tarafta kalan destekçilere de biber gazı sıkıldığı ve gözaltı işlemlerinin uygulandığı aktarıldı.
Ankara Valiliği emniyet güçlerine "yürüyüş için resmi talepte bulunulmadı" bilgisini geçerken, madenciler ise günlerdir Ankara'da olduklarını ve bakanlığa yürüyeceklerini basına açık bir şekilde defalarca duyurduklarını belirtiyor. Bölgede gergin bekleyiş ve polis ablukası sürüyor.
12.45 | MADENCİLER YENİDEN ABLUKA ALTINDA
Halk TV Muhabiri Dilan Altürk'ün olay yerinden anbean aktardığı bilgilere göre, Ankara Kurtuluş Parkı'nda madenciler ile emniyet güçleri arasındaki tansiyon doruk noktasına ulaşmış durumda. sekiz gündür açlık grevinde olan ve eyleme başlamadan önce son sularını içip şekerlerini ağızlarına atan işçilerin fiziksel olarak güçten düşmelerine rağmen kararlılıklarından hiçbir taviz vermediğini bildiriyor. madencilerin "Bu artık bir haysiyet mücadelesidir. Gerekirse bizi gözaltına alın, tutuklayın ama haklarımızı almadan gitmeyeceğiz" diyerek tek şerit halinde doğrudan polis barikatlarına yöneldi. Ayrıca, madende çalışmaya devam eden diğer işçilerin ve vekillerin de bölgeye gelmesiyle eylemcilerin sayısı ve kararlılığı daha da artmış durumda.
Madencilerin "Barikatı aç" sloganlarıyla polis kordonuna yüklendiği ve büyük bir direnç göstererek ilk barikatı aşmayı başardığı görülüyor. Emniyet güçlerinin sabahtan bu yana önlemleri artırdığını, ilerleyen noktalarda kat kat yeni barikatlar ve çevik kuvvet araçlarının madencileri beklediği görüldü.
12.25 | "BÜTÜN BARİKATLARI AŞA AŞA HAK KAZANDILAR"
Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu alanda yaptığı konulmada şunları söyledi:
Madenciler bugüne kadar girdikleri bütün kavgaları, bütün barikatları aşa aşa hak kazandılar. Onlarca kez yasa değiştirdik, yasa iptal ettirdik. Onlarca madende mücadele kazandık.
Derdimiz kimseyle kavga etmek değil. Bakan Bey, bakanlar kavga etmek istiyorlarsa buradayız. Gelsinler kafes dövüşü de yaparız. Ama polisi, emniyeti madencinin, halkın karşısına çıkartmak çaresizliktir. Meseleyi saptırmaktır. Madencinin haklılığını gölgelemektir. Burada başka olaylar oluyor, başka dert var demektir.
"MESELEMİZ SİYASİ"
Meselemiz yeterince siyasi. Hem de büyük siyasi. Bu toplumdaki adalet sorununa, eşitsizlik sorununa, zenginlerin, holdinglerin soygununa, zenginlerin holdinglerin ülkeyi yönetmesine, parlamentoyu, yargıyı işgal altına almasına itirazdır. Gayet siyasi, gayet büyük bir direniştir bu maden işçilerinin direnişi.
Ama... Tazminatlarını istiyorlar. Özlük haklarını istiyorlar. Maaşlarını istiyorlar. Ücretsiz izin süresindeki SGK primlerinin ve maaşlarının yatırılmasını istiyorlar.
"YENİ EYLEM PROGRAMINI BAKANLIĞIN ÖNÜNDE AÇIKLAYACAĞIZ "
Günlerce anlattık. Günlerce madenciler konuştu. 8 gündür açız. 8 gündür açız! Emniyetin 24 saat gözetimi altında aç olduğumuz biliniyor. Doğru düzgün açlık grevi koşullarını yerine getiremedik. Yeterli suyu, şekeri, tuzu, limonu alamadık. Madenciler şu an ölümcül bir risk taşıyorlar açlık grevi nedeniyle. Zaten bedenleri örselenmiş çalışmayla beraber madencilikte.
Dolayısıyla muhataplarımıza, bakanlara, ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz: Biz 180 kilometre tek sıra nasıl yürüyerek geldiysek, bugün de tek sıra bakanlığa yürüyeceğiz. Halkımız burada sadece şahitlik edecek. Onlara bir çağrımız olacak bizden sonra. Onu yerine getirirse halkımızın kendi takdiri olacak. Biz bakanlığa... Heyetimiz çıkacak, görüşecek. Heyetimiz inecek. Orada toplanacağız, istişare edeceğiz, yeni eylem programını bakanlığın önünde açıklayacağız halkımıza.
"İŞ OLSUN DİYE YOLLARDA DEĞİLİZ"
Neden bakanlığa yürüyoruz? Birincisi, bu arkadaşın, Yıldızlar Holding patronunun 3.000 tane ruhsatı var. 3.000 ruhsatı bu arkadaşa kim verdi? Hangi bakanlar döneminde verildi? Bunca süredir Çalışma Bakanlığı bu arkadaşların hukuksuz, ücretsiz izin pratikleriyle soyulmasına nasıl göz yumdu? Bunun sorumluları kimdir? TMSF, KİAŞ bu arkadaşların ücretlerinden, haklarından sorumludur. Acilen ödemelidir. Aciliyetlerimiz var hepimizin. Sendika yöneticilerinin de aciliyetleri var.
Biz öyle keyif olsun diye, iş olsun diye yollarda değiliz. Büyük sıkıntılarımız var. Bu sıkıntıların muhatapları da burada. Onlarla konuşacağız, onlarla müzakere edeceğiz. Sonra, çözüm varsa evlerimize geri döneceğiz. Durum budur, tablo budur.
Dolayısıyla mesele, burada yolumuzun açılmasıdır. Biz kendimiz bugüne kadar tüm yolları açtık. Halkımızın desteği, alkışı, sloganıyla beraber. Bugün de biz çok disiplinli hareket ederiz. Günde 4 tane toplantı yaparız. Görevlendirmeler yaparız. Her tür birimi kurarız. Barikat nasıl aşılır çalışırız. Deneriz, gözaltına alınırız, çıkarız, eksikliklerimizi gözden geçiririz. Sonra aşarız. Bunu madencinin öğrenmesine müsaade edelim arkadaşlar.
12.00 | "ANKARA BİZE MEZAR OLSA DA ALACAKLARIMIZI ALMADAN BURADAN GİTMEYECEĞİZ"
Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Bağımsız Maden İş üyesi işçiler, direnişlerinin 15'inci gününde Kurtuluş Parkı'nda sürdürdükleri nöbeti bırakmadı. Açlık grevinin 8'inci gününe giren madenciler, “Artık oyalanmak değil, hakkımızı almak istiyoruz” diyerek bugün halkın yolculamasıyla yeniden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürüyüş gerçekleştirdi. Madencilerin yürüyüşü polis engeline takıldı.
Ücret ve tazminat alacaklarının ödenmesini isteyen işçiler, polis tarafından ablukaya alındı.
İşçiler; “Ankara bize mezar olsa da alacaklarımızı almadan buradan gitmeyeceğiz” diyerek yetkililere seslendi.
Yürüyüşlerine devam eden madenciler "Gerekirse gözaltına alınırız" diyerek polis barikatını devirdi.
Mücadele sürerken madenciler eyleme destek veren vatandaşlara 'polisle aramıza girip fiziksel temasta bulunmayın, bize protestonuz ve sloganlarınızla destek verin' uyarısında bulundu. Madenciler alamadıkları hakları için Ankara'da barikatı aşmak için direniyor.
AYRINTILAR GELİYOR...
DÜN NE OLMUŞTU?
Ankara'daki direniş büyürken sendikal dayanışma da genişledi. DİSK'e bağlı sendikalar, tazminat ve ücretlerinin ödenmesi talebiyle Kurtuluş Parkı'nda açlık grevinde olan madencilere destek ziyaretinde bulundu. Birleşik Metal-İş, Basın-İş, Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası, Sine-Sen, Sosyal-İş, TÜMKA-İŞ, Güvenlik-Sen, DEV-YAPI-İŞ, Limter-İş ve TÖB-DER temsilcilerinin ziyareti parktaki nöbeti kitleselleştirirken, farklı işkollarının bir araya gelmesi birleşik mücadelenin tablosunu ortaya koydu.
Ziyarette konuşan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, şirketin 'ortalama 3 aydır maaş ödenmediği' yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığını belirterek, bazı işçilerin 5-6 ay boyunca ücret almadan çalıştırıldığını dile getirdi. Dedeoğlu, bu tablonun bir yönetim zafiyeti değil, emeğin sistematik olarak değersizleştirilmesinin sonucu olduğunu vurguladı.
"Bugün yapılması gereken nettir: Bu mücadeleyi sahiplenmek, büyütmek ve yalnız bırakmamaktır" diyen Dedeoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çünkü Doruk Madencilik işçileri kazanırsa, bu sadece onların değil, tüm emekçilerin kazanımı olacaktır. Kaybederlerse, bunun bedelini de yine tüm işçi sınıfı ödeyecektir. Doruk Madencilik işçileri kazanırsa bu tüm işçi sınıfının kazanımı olacaktır. Bu mesele yalnızca dayanışma değil, taraf olma meselesidir."
Eyleme katılan bir madencinin eşi ise dikkat çeken şu soruyu sordu:
"Zengine adalet istediği gibi, fakire adalet istediğiniz gibi midir?"
"YATIRILAN MİKTAR ALACAĞIN SADECE ELLİDE BİRİ"
Sendikalara dayanışma duyguları için teşekkür eden Bağımsız Maden İş Avukatı Mert Batur, idari ve siyasi yetkililerin süreçteki tutumuna dikkat çekti. "İşçiler ne zaman haklarını almak için ayağa kalksa, bu girişimler gerek ‘sarı sendikalar' gerekse idari ve siyasi yetkililer aracılığıyla bastırıldı" diyen Batur, şirketin ödeme algısı yaratarak gerçeği gizlediğini belirtti:
"Kamuoyunu manipüle etmek amacıyla alacakların bir kısmının yatırıldığı söylendi. Yatırılan miktar, toplam alacağın ancak ellide biridir. 'İşçiye her şeyi yaparım, başıma da bir şey gelmez' mantığıyla hareket eden bu pervasız güvencenin kaynağı sorgulanmalıdır. Bu güvenceyi işverene kim veriyorsa, bugün yaşananlardan o makamlar sorumludur. Bu sorumluluğu almalı ve hakların ödenmesi için yol açıcı bir pozisyon almalıdır."
"AÇLAR GÖRÜNÜR OLMALI Kİ BU DÜZEN DEĞİŞSİN"
Batur, şirket ve yetkililer tarafından verilen sözlerin madenciler nezdinde artık bir karşılığı kalmadığının altını çizerek şu ifadeleri kullandı:
"İşçiler yeni vaatlerle değil somut ödemelerle ancak ikna olur. Açlık ve yoksulluk artık herkesin ortak meselesi. Açlık bir utanç değildir. Gizlenmemelidir. Açlar görünür olmalı ki bu düzen değişsin. Bunun yolu da örgütlenmekten ve birlikte mücadele etmekten geçer. Direne direne kazanacağız."
GENÇLERBİRLİĞİ'NDEN DESTEK
Madencilerin başkentteki mücadelesine bir ses de Gençlerbirliği taraftarlarından geldi. Süper Lig'de Gençlerbirliği'nin Kocaelispor'u konuk ettiği maç öncesinde ev sahibi takımın taraftarları, tribünde "Maden işçisi yalnız değildir" sloganı attı. Kırmızı-siyahlı taraftarlar, maç sonrasında Kurtuluş Parkı'ndaki işçileri ziyarete gideceklerini duyurarak açlık grevindeki madencilere destek mesajı gönderdi.