Halkçı Liseliler (Halk-Lis) üyesi Samsunlu öğrenciler, ilköğretim 1. ve 2. sınıflara verilen karnelerden Atatürk resminin çıkarılmasını protesto etti.
"ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRME RAPORU DEDİKLERİ ŞEY PEDAGOJİK BİR BELGE DEĞİLDİR"
Basın açıklaması da yapan liseli öğrenciler adına açıklamayı okuyan Yağız Demiral, karnelerden Atatürk’ün çıkarılmasının yalnızca idari bir düzenleme olmadığını belirtti.
Demiral, "Karneden Atatürk’ü çıkarmak, Cumhuriyet’ten bir sayfa koparmaya çalışmaktır. Halk-Lis Genel Başkanımız perşembe günü Ankara örgütü ile Milli Eğitim Bakanlığı önünden seslenmişti. Bizler de bugün ülkemizin dört bir yanından seslenmek için buralardayız. Öğrenci değerlendirme raporu dedikleri şey pedagojik bir belge değildir" ifadelerini kullandı.
"ATATÜRK’Ü KARNEYE SIĞDIRAMAYAN BİR ANLAYIŞ ASLA KABUL EDİLEMEZ"
Liselilerin ortak açıklamasının devamında şu ifadeler yer aldı:
"Halkçı Liseliler olarak bizim için Atatürk, İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe bu ülkenin süsü değil, temelidir. Cumhuriyetimiz, çocuklar okusun, özgür bireyler olsun diye kurulmuştur. Atatürk’ü karneye sığdıramayan bir anlayış asla kabul edilemez. Biz buna yabancı değiliz. Cumhuriyet değerleri yıllardır sistemli biçimde aşındırılmaktadır. Şimdi de işin ucu ilkokul çocuklarına kadar uzanmaktadır.
"ATATÜRK’Ü ÇOCUKLARIN KALBİNDEN ÇIKARAMAZSINIZ"
Atatürk’ün fotoğrafı, İstiklal Marşı’nın dizeleri not değildir. Baskı değildir. Hele ki yük hiç değildir. Aksine ortak hafızadır, ortak değerdir. Bu topraklarda bir arada yaşamanın sembolüdür. Karnede yer alması çocuklara 'Sen bu Cumhuriyet’in evladısın' demektir. Biz Halk-Lis’li olarak biliyoruz ki mesele bir karne meselesi değildir. Buradan açıkça söylüyoruz; Cumhuriyet’i karnelerden silemezsiniz. Atatürk’ü çocukların kalbinden çıkaramazsınız. İstiklal Marşı’nı bu milletten koparamazsınız. Herkes bilsin ki Cumhuriyet burada, Atatürk burada ve biz buradayız."
BAKAN TEKİN 'DEMODE' DEMİŞTİ
Atatürk'ün karnelerden kaldırılması kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı. Tepkiler üzerine açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Okuma yazmayı yeni öğrettiğimiz bir çocuğu notla değerlendirmek artık çok demode bir yaklaşım dünyada da pedagojik anlamda.
Biz de Türkiye Yüzyılında Maarif modeli ile beraber öğretmen arkadaşlarımızın çok kapsamlı bir şekilde yani sadece bir notla değil de kapsamlı bir biçimde öğrenciyi değerlendirdikleri, veliye rehberlik yaptıkları ve tatil dönemlerini daha faydalı geçirecekleri şekilde bir izleme tanımlama süreci başlattık.”