"Kent Uzlaşısı" soruşturması kapsamında 28 Mart 2025’ten bu yana Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir, aylardır süren iddianamesiz tutukluluk sürecini ve cezaevi yaşamını anlattı. Özdemir, yaşadığı durumu hukuki bir süreçten ziyade "hukuksuz bir bekleyiş" olarak tanımlarken, barışın ertelenemez bir hak olduğunun altını çizdi.
Bianet'ten Evrim Kepenek'e konuşan Özdemir, cezaevinde tek kişilik bir koğuşta kaldığını ve kendine sıkı bir disiplin kurduğunu belirtti. Güne erken saatlerde yürüyüş yaparak başladığını anlatan Özdemir, günlerini şu şekilde özetledi:
"Zamanın yavaşladığı bu yerde, düşüncelerim hız kazanıyor. Yazmak, burada hem düşünmenin hem de direnmenin bir biçimi. Dışarıdaki kentin hızı içinde kaçırdığım pek çok ayrıntıya burada odaklanma imkânı buluyorum."
İDDİANAMESİZ TUTUKLULUĞA TEPKİ: "YARGILAMADAN CEZALANDIRMA"
Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunmasına rağmen hakkında hala bir iddianame hazırlanmamış olmasına tepki gösteren Ebru Özdemir, savunma hakkının askıya alındığını vurguladı. Bir hukuk devletinde insanların neyle suçlandıklarını bilmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, iddianamesiz geçen her günün fiili bir infaza dönüştüğünü belirtti. Yaşanan süreci "hukuksuz bir bekleyiş" olarak nitelendiren Özdemir, iddianame olmadan tutuklu kalmanın yargılanmadan cezalandırılmak anlamına geldiğini savundu. Ayrıca, "Kent Uzlaşısı" olarak adlandırılan sürecin bir suç değil, aksine demokratik katılımı esas alan bir yerel yönetim anlayışı olduğunu dile getirdi.
"BARIŞ ERTELENEMEZ BİR İDEALDİR"
Ebru Özdemir, cezaevinden izlediği tartışma programlarını bir "siyaset sosyolojisi laboratuvarı" olarak gördüğünü ifade etti. Toplumsal barışın hayati bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Özdemir, barışı "bugün ve şimdi savunulması gereken temel bir hak" olarak tanımladı.
ÖZGÜRLÜKTEN SONRA İLK DURAK: SEVDİKLERİ VE MÜCADELE
Cezaevinden çıktığında en çok "nereye gideceğini hesaplamadan özgürce yürümeyi" ve sıradan bir cumartesi sabahı Bomonti pazarına gitmeyi özlediğini dile getiren Ebru Özdemir, çıktıktan sonraki planlarını şu sözlerle paylaştı:
"İlk işim kalabalık bir masa etrafında sevdiklerimle buluşmak olacak. Ardından hiç vakit kaybetmeden çalışmaya döneceğim. Kadınların şehirde sadece var olabildiği değil, kendini güvende hissettiği bir yaşam için nerede olursam olayım mücadele etmeye devam edeceğim."