Kurana Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismara uğrayan ve faille zorla evlendirilen Fatma Nur Çelik, yıllar sonra kızının da babasının istismara uğradığını söylemesi üzerine adalet mücadelesine başlamıştı. Sanığın tutuksuz yargılanması üzerine adliye önünde adalet nöbetine başlayan Çelik, yaptığı konuşmada “Başıma bir şey gelirse, bu karanlık yapı ve beni koruyamayanlar, sesimi duyup da susan herkes sorumludur. Başıma bir şey gelirse, üzerinin intihar süsüyle örtülmemesini, bunun peşine düşülmesini istiyorum.” ifadelerine yer vermişti.
Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler, 3 Mart günü Zeytinburnu sahilinde ölü olarak bulunmuştu. Anne kız, 4 Mart günü Ihlamurkuyu Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanmış ve tabutlarını kadınlar omuzlamıştı. Olaya ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya gizlilik kararı ve yayın yasağı getirilmişti.
ANNE KIZIN ÖLÜMÜ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI!
Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in ölümü Meclis gündemine taşındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye bir soru önergesi sundu.
Soru önergesinde, “İstanbul Zeytinburnu sahilinde 2 Mart tarihinde Fatmanur Çelik ile sekiz yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler’in ölü bulunması, kamuoyunda büyük infiale yol açmıştır. Bu nedenle, kamuoyunda kadına ve çocuğa yönelik artan şiddet eylemleri karşısında koruma tedbirleri ve destek mekanizmalarının işleyişi yeniden tartışma konusu haline gelmiştir” ifadelerine yer verildi.
“SOSYAL HİZMET MÜDAHALESİNİN ZAMANLAMASI SORU İŞARETLERİ DOĞURMAKTA”
“Basına yansıyan bilgilere göre Fatmanur Çelik uzun süredir eski eşi A.Ş. hakkında kızına yönelik cinsel istismar iddiaları nedeniyle adalet aramakta, kamuoyuna açık biçimde yardım çağrısında bulunmakta ve can güvenliğinden endişe ettiğini ifade etmekteydi” denilen önergede, “Bakanlığınızın olay sonrası yaptığı açıklamada ise mağdur çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi kararıyla sağlık ve danışmanlık tedbiri uygulandığı, 2 Mart 2026 tarihinde acil koruma kararı çıkarıldığı, aynı gün adrese gidildiği ancak kimseye ulaşılamadığı belirtilmiştir.” ifadeleri kullanıldı.
TBMM’ye sunulan soru önergesinde, “Öte yandan dava takipçileri ve sivil toplum temsilcileri, koruma mekanizmalarının geç ve yetersiz işletildiğini, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilk ve tek doğrudan temasın olay günü gerçekleştirildiğini ve tedbir kararlarının fiilen uygulanmadığını açıklamıştır” sözleri sarf edildi.
“DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER UYGULANMIŞ MIDIR?”
“Bu tablo, özellikle çocuk istismarı iddialarında sosyal hizmet müdahalesinin zamanlaması, niteliği ve etkinliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.” denilen önergede Göktaş’a şu sorular yöneltildi:
“1. Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler hakkında Bakanlığınıza veya il müdürlüğü birimlerine ilk bildirim ne zaman ulaşmıştır? Bu ilk bildirimden 2 Mart 2026 tarihine kadar herhangi bir koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanmış mıdır?”
“2. Mağdur çocuk hakkında uygulandığı belirtilen sağlık ve danışmanlık tedbirleri hangi tarihte ve hangi kurumlar tarafından yürütülmüştür? Bu kapsamda kaç sosyal inceleme, kaç uzman görüşmesi, kaç ev ziyareti ve kaç sağlık değerlendirmesi yapılmıştır?”
“3. Fatmanur Çelik’in uzun süredir adliye önünde adalet nöbeti tutarak hem kendisi hem de kızı açısından var olduğunu ileri sürdüğü ağır riskleri tüm kamuoyuna duyurmaya çalıştığı dikkate alındığında, Bakanlığınız bu süreçte hangi koruyucu ve önleyici mekanizmaları, sosyal hizmet müdahale süreçlerini, risk izleme ve vaka değerlendirme araçlarını devreye sokmuştur?”
“SÜRECE NEDEN DAHA ÖNCE MÜDAHALE EDİLMEMİŞTİR?”
“4. Fatmanur Çelik ve çocuğu hakkında hangi hukuki, idari ve sosyal hizmet tedbirleri hangi tarihlerde alınmıştır? Eğer herhangi bir etkili müdahale yapılmamışsa, 2 Mart 2026 tarihinde “acil koruma” ihtiyacı doğduğunun kabul edilmesine rağmen bu sürece neden daha önce müdahale edilmemiştir?”
“5. Bakanlığınızın açıklamasında annenin yönlendirmeleri reddettiği belirtilmektedir. Bu iddiaya dayanak olan tutanak, görüşme kaydı, sosyal inceleme raporu veya uzman değerlendirmeleri nelerdir? Anneye ve çocuğa hakları, destek mekanizmaları ve alternatif koruma seçenekleri yazılı ve sözlü olarak hangi tarihlerde bildirilmiştir?”
“6. Bu olayda koruma ve sosyal hizmet süreçlerinde ihmal, gecikme veya yetersizlik bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Bakanlığınız, il müdürlüğü personeli veya ilgili birimler hakkında herhangi bir idari soruşturma ya da müfettiş incelemesi başlatmış mıdır?”
“TEHDİT İDDİALARI KARŞISINDA HANGİ KARARLAR ALINMIŞTIR?”
Zeynel Emre, Bakan Gürlek’in yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde ise şu ifadelere yer verdi:
“1. Fatmanur Çelik’in eski eşi A.Ş. hakkında kendisine ve kızı Hifa İkra Şengüler’e yönelik cinsel saldırı ve cinsel istismar iddiaları üzerine başlatılan soruşturma ve/veya kovuşturma hangi tarihlerde başlatılmıştır? Bu dosyalarda bugüne kadar hangi adli işlemler yapılmış, kaç duruşma gerçekleştirilmiş, hangi uzman raporları alınmıştır?”
“2. Fatmanur Çelik’in kamuoyu önünde defalarca dile getirdiği can güvenliği endişesi, adliye önünde sürdürdüğü adalet nöbeti ve dosyada yer aldığı anlaşılan tehdit ve şiddet iddiaları karşısında; savcılık, mahkeme veya ilgili adli birimler tarafından anne ve çocuk bakımından herhangi bir koruyucu veya önleyici tedbir değerlendirmesi yapılmış mıdır? Yapılmışsa hangi kararlar alınmış, uygulanmamışsa gerekçesi nedir?”
“TUTUKSUZ YARGILAMA KARARININ GEREKÇESİ NEDİR?”
“3. Hakkında ağır nitelikte cinsel istismar iddiaları bulunan A.Ş. hakkında tutuklama tedbiri uygulanmış mıdır? Uygulanmamışsa tutuksuz yargılama kararının somut hukuki gerekçeleri nelerdir?”
“4. Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada; otopsi, olay yeri incelemesi, kamera kayıtları, HTS sinyal kayıtları, tanık beyanları ve dijital materyal incelemeleri tamamlanmış mıdır? Ölümün üçüncü kişi etkisi, zorlanmış intihar veya başka bir suç şüphesi yönünden hangi bulgular elde edilmiştir?”
“5. Söz konusu dosyada verilen gizlilik kararı ve yayın yasağı hangi somut gerekçelere dayanmaktadır? Bu kararların kapsamı ve süresi nedir?”
“6. Bu olayda mağdurun önceden yaptığı açık uyarılara rağmen etkili koruma sağlanamadığı iddiaları karşısında, herhangi bir adli ihmal veya gecikme bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla hâkim, savcı veya ilgili adli personel yönünden idari ya da adli inceleme başlatılmış mıdır?”
“NEDEN ETKİLİ KORUMA SAĞLANAMADI?”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Kazlıçeşme’de Fatmanur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler’in ölümü toplum vicdanını derinden yaralamıştır. Aylarca adliye önünde “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” diyerek yardım çağrısı yapan bir annenin ve çocuğunun hayatını kaybettiği bu olayın tüm yönleriyle aydınlatılması zorunludur.” ifadelerine yer verdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması talebiyle soru önergesi verdiğini ifade eden Emre, “Koruma süreçlerinde ihmal veya gecikme olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.” dedi.