İçişleri'nin toplantısında Halk TV'den tek bir gazeteci yok! Seçilmiş 'Basın' buluşması mı?

Halktv.com.tr Yazarı İsmail Saymaz, İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul basınıyla yaptığı toplantıya Halk TV ve bazı medya kuruluşlarının çağrılmamasına tepki gösterdi. Saymaz, davet listesinin iktidara yakın medya temsilcilerinden oluştuğunu belirterek toplantıyı “basın buluşması değil, altın günü” sözleriyle eleştirdi.

Halktv.com.tr Yazarı İsmail Saymaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin basın toplantısına Halk TV ve bazı medya kuruluşlarının davet edilmemesine tepki gösterdi. Saymaz, İstanbul basını denilerek iktidara yakın medya kuruluşlarının çağırılıp Türkiye'nin en çok izlenen kanalı Halk TV'nin davet edilmemesine, "Sayın Çiftçi? Biz paydaş değil miyiz yani? Biz medya dünyasının paydaşı değil miyiz? Bizi neden çağırmıyorsunuz? Türkiye'nin en çok izlenen televizyonu biziz" dedi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "İstanbul’da medya dünyasının kıymetli Genel Yayın Yönetmenleri ile verimli bir istişare toplantısı gerçekleştirdik" sözleri ile 'Basın buluşmasını' X hesabından paylaştı. Türkiye'nin en çok izlenilen ve güvenilen kanalı Halk TV buluşmaya davet edilmedi.

Halk TV'de Ebru Baki'nin sunduğu Para Siyaset programında konuşan Halktv.com.tr Yazarı İsmail Saymaz, İçişleri Bakanlığı’nın düzenlediği basın toplantısına Halk TV’nin davet edilmemesini eleştirdi. Saymaz, toplantıya çağrılan isimlerin büyük bölümünün iktidara yakın medya temsilcilerinden oluştuğunu belirterek, bunun bir “basın buluşması” değil, partizan bir tercih olduğunu söyledi.

Saymaz, İçişleri Bakamı Mustafa Çiftçi ve yetkililerine seslenerek şu ifadeleri kullandı:

“Halk TV'nin ve diğer gazetelerin davet edilmeme sebebi nedir Sayın Çiftçi? Biz paydaş değil miyiz yani? Biz medya dünyasının paydaşı değil miyiz? Bizi neden çağırmıyorsunuz?”

Toplantıya davet edilen medya temsilcilerini de eleştiren Saymaz, “Üç gazeteyi hariçte tutarsam çağırdıklarınızın tamamı AK Partili. Ya doğrudan AK Parti tarafından finanse ediliyorlar, ya AK Partili patronlar eliyle yönetiliyorlar” dedi.

"BASIN BULUŞMASI DEĞİL ALTIN GÜNÜ"

Saymaz, toplantının basın çeşitliliğini yansıtmadığını belirterek tepkisini şu sözlerle sürdürdü:

“Çağırdıklarınız AK Partililer. Bu basın buluşması değildir. Bu altın günüdür. Yaptığınız altın günüdür. AK Partili gazetecilerin AK Partili bürokratlarla hoş sohbette hoş sohbet toplantısıdır. Bizim davet edilmediğimiz, Halk TV'nin olmadığı, Sözcü'nün olmadığı, BirGün'ün, Cumhuriyet'in, Evrensel'in olmadığı toplantı,, Türkiye'nin en az yarısının temsil edilmediği bir toplantıdır.”

Halk TV’nin izlenme oranlarına dikkat çeken Saymaz, “Türkiye'nin en çok izlenen televizyonu biziz. En çok izlenen haber televizyonu biziz. Bir diğeri Sözcü TV. Biz yokuz. Neden çağırmadınız?” diye sordu.

"MUHALİFİZ DİYE Mİ ÇAĞIRMADINIZ"

Saymaz, davet listesinin siyasi tercihlerle hazırlandığını savunarak şöyle konuştu:

“AK Partili olmadığımız için mi çağırmadınız? Muhalifiz diye mi çağırmadınız? Halbuki siz vali değil misiniz? Siz ne zamandan bu yana bu kadar partizan davranıyorsunuz? Bu davetin kendisi, eğer Mustafa Çiftçi, böyle istediyse ona.Değilse yeni atanan danışmanına hitaben söylüyorum. Bu partizan bir tercihtir”

Saymaz, toplantının tarafsız bir basın organizasyonu olmadığını belirterek, “Parti tercihleri, parti eğilimleri doğrultusunda yapılmış bir toplantıdır” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya ulaşamadığını da anlatan Saymaz, şu ifadeleri kullandı:

“İçişleri Bakanı'nın ben hafta sonu, bu Maraş olayıyla ilgili, geçen hafta Maraş olayıyla ilgili bilgi almak için Sayın Bakanı aradım. Bana dönmedi.

Bir başka AK Partili gazeteciye demeç verdi. Bunu mesele etmem. Çünkü o öyle tercih etmiş. Ama İstanbul basını diye toplanıp bizi yok sayamazsınız. Bizi yok sayamazsınız. Sizin yaptığınız altın günüdür. Sayın, Sayın İçişleri Bakanı'nın bizim telefonlarımıza dönmesi için ekrandan ona sallamamız mı gerekir yani?”

"25 YILLIK GAZETECİYİM..."

Saymaz, Halk TV’nin toplantıya çağrılması gerektiğini vurgulayarak, “Biz biz Türkiye'nin en çok izlenen televizyonu olarak o toplantıda o toplantıya davet edilmeliydik. Sayın Numan Kurtulmuş'a teşekkür ederim. Yani en azından yaptığı toplantılara bizleri davet ediyor. Sayın Çiftçi'nin örnek alması gerekir” dedi.

Görevlerin kalıcı olmadığını belirten Saymaz, geçmiş İçişleri Bakanları üzerinden de değerlendirme yaptı:

“Bu makamlar gelip geçici. Ben 25 yıllık gazeteciyim. Ne kadar İçişleri Bakanı'nın olduğunu hatırlamıyorum bile. Sayın Çiftçi'yi de hatırlamaz bir süre sonra.

Sayın Çiftçi bence kendisinden önceki iki bakanın akıbetine bakarak örnek alsın. Bu makamlar onlara tahsis etmiyorlar. Bak, Sayın eski İçişleri Bakanlarından Soylu görevde olduğu zamanlar bizlere ağzı dolusu hakaret ediyordu. Şimdi bak sosyal medyada kendi kendini savunmak zorunda kalıyor. Tek başına kaldı.”

Saymaz, Ali Yerlikaya ve Süleyman Soylu dönemlerine atıf yaparak şu sözlerle devam etti:

“Ali Yerlikaya'ya Ağam Paşam diyenlerin hepsi bakanlıktan alındığında arkasından teneke çaldılar. Bu işler böyle. Sayın Çiftçi'ye hatırlatmak isterim. Kendisi bakan, kendisi valilikten gelme bir bakan. Yani hiç değilse bir bürokrat olarak adil davranmasını umardık. Öyle davranmıyorsa bile kendisinden önceki iki bakanın hikayesine bakarak , bundan sonra ona göre bu tercihlerini yapmasında isabet olur. Dün Soylu'ya da Ali Yerlikaya'ya da "Ağam Paşam" diyenler bak, bakanlıklarını kaybettiklerinde ya ya haklarında bir kelime bile etmiyorlar ya da arkasından teneke çalıyorlar. Bu bu makamlar böyledir. Kimseye zimmetlenmiş değildir.”

"BİZ YANIP TUTUŞUYOR DEĞİLİZ"

Saymaz, toplantıya katılma isteğinden çok adaletsizliğe itiraz ettiklerini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Biz illa o toplantılarda olalım hevesi içinde değiliz. Önce onu söyleyeyim. Yani yanıp bitiyor değiliz. Ama başka bir adaletsizliğe itiraz ediyoruz. Kardeşim, bizi yok sayamazsınız. Biz Türkiye'nin en çok izlenen televizyonuyuz, haber haber kanalıyız ve bizi izleyen milyonlarca insan var. Dolayısıyla biz orada temsil ediliriz, temsil edilmeliyiz. Bizi davet et, bizi yok sayamazlar, davet etmek durumundalar. Edilmediği takdirde, edilmediği takdirde bu ancak belli AK Parti'ye entegre olmuş, AK Parti'ye angaje olmuş gazetecilerin kendi aralarında yaptığı bir zirveden ibaret olur.”

Türkiye Haberleri