Türkiye'deki sosyal güvenlik mevzuatı, kadınları ekonomik olarak korumak amacıyla çeşitli düzenlemeler içermektedir. SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı statüsü fark etmeksizin, vefat eden sigortalının hak sahibi kız çocuklarına ve eşlerine dul veya yetim aylığı bağlanmaktadır.
Mevzuata göre kız çocuklarının yetim aylığı alabilmesi için herhangi bir yaş veya öğrencilik şartı aranmamakta; yalnızca evli olmamak, boşanmış olmak veya dul kalmak şartı koşulmaktadır. Vefat eden kişinin eşinin dul aylığı alabilmesi için ise vefat tarihinde resmi bir evlilik bağının bulunması yeterlidir. Yeniden evlenen dul eşin aylığı kesilmekte, ancak bu yeni evlilik ölüm veya gerçek bir boşanma ile sona erdiğinde aylık yeniden bağlanabilmektedir.
Ancak SGK uzmanlarının raporlarına göre, bazı vatandaşlar bu yasal düzenlemeyi suistimal etmektedir. Sırf yetim aylığı bağlatabilmek amacıyla resmiyette eşinden boşanan, fakat gerçekte eski eşiyle aynı çatı altında yaşamayı sürdüren kişiler, devletin sosyal güvenlik sistemini dolandırma yoluna gitmektedir.
SON 3 YILDA 7 BİN 438 KİŞİNİN MAAŞI KESİLDİ
SGK Denetmenleri tarafından yürütülen sıkı incelemeler, hileli boşanma vakalarının boyutunu da gözler önüne serdi. SGK Başuzmanı İsa Karakaş’ın aktardığı çarpıcı verilere göre; son 3 yıl içerisinde yapılan denetimler sonucunda toplam 7.438 kişinin haksız yere yetim aylığı aldığı tespit edildi. Bu kişilerin maaşları derhal kesilerek haklarında ağır yaptırımlar uygulandı.
Özellikle emekli nüfusunun yoğun olduğu İstanbul, Ankara ve Zonguldak gibi iller, sahte boşanma vakalarının en yoğun görüldüğü merkezler olarak kayıtlara geçti.
SAHTE BOŞANMALAR NASIL TESPİT EDİLİYOR? İHBARLAR ÖN PLANDA
Hileli boşanmaların deşifre edilmesinde kurum denetimlerinin yanı sıra vatandaş bildirimleri de büyük rol oynuyor. "Alo 170" çalışma ve sosyal güvenlik iletişim hattına yapılan ihbarların büyük bir çoğunluğu, haksız kazanç sağlayan kişilerin en yakın çevresinden geliyor. Akrabalar, kardeşler veya komşular tarafından kuruma yapılan şikayet ve dilekçelerin büyük bir kısmının incelemeler sonucunda doğru çıktığı belirtiliyor.
İhbarlar üzerine harekete geçen Sosyal Güvenlik Denetmenleri, süreci yalnızca evrak üzerinden yürütmüyor. Sahada yapılan kapsamlı incelemelerin aşamaları şu şekilde gerçekleşiyor:
- Çevre soruşturması: Denetmenler, şüpheli kişilerin yaşadığı bölgedeki komşular ve mahalle muhtarı ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştiriyor.
- Mahallinde araştırma: Resmi olarak boşanmış görünen çiftin, fiili olarak aynı evde birlikte yaşayıp yaşamadığı fiziki olarak tespit ediliyor.
- Kolluk desteği: Gerekli görülen durumlarda emniyet veya jandarma birimlerinin tuttuğu raporlar da SGK denetim dosyasına ekleniyor.
HİLELİ BOŞANMANIN CEZASI NEDİR?
Uzmanlar tarafından sadece ahlaki bir ihlal değil, doğrudan "nitelikli dolandırıcılık" olarak tanımlanan hileli boşanma eyleminin tespit edilmesi halinde, ilgilileri oldukça ağır hukuki ve maddi yaptırımlar bekliyor. Uygulanan cezai işlemler şunları kapsıyor:
- Maaşların durdurulması: Tespitin yapıldığı an itibarıyla, bağlanan tüm yetim aylıkları ve gelirler anında kesiliyor.
- Faizli geri ödeme talebi: Kişiye bugüne kadar ödenmiş olan tüm haksız maaşlar ve devlet tarafından karşılanan Genel Sağlık Sigortası (GSS) primleri, yasal faiziyle birlikte kurum tarafından geri tahsil ediliyor.
- Hapis cezası riski: SGK, kurumu zarara uğratan kişiler hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlamalarıyla Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunuyor. Bu süreç, ilgililer için hapis cezası istemiyle yargılanma anlamına geliyor.
SGK yetkilileri ve uzmanlar, kurum kaynaklarının yalnızca yasal şartları taşıyan gerçek ihtiyaç sahipleri için ayrıldığının altını çiziyor. Haksız kazanç elde etmek amacıyla kurulan bu tür düzenlerin, kapsamlı denetmen raporları ve çevre ihbarlarıyla er ya da geç ortaya çıkarıldığı uyarısında bulunuluyor.