Pestisitler, çeşitli yollarla insanları hem doğrudan hem de dolaylı olarak etkileyebilir. Besinler, toksik maddelerin doğrudan tüketilmesinin başlıca kaynağıdır. Kirlenmiş tarım topraklarında yetişen sebze ve meyveler, yenebilir ve yenmez kısımlarında, hayvanlarda ve insanlarda klinik sorunlara yol açacak kadar yüksek konsantrasyonlarda pestisit biriktirebilir.
PESTİSİTTEN ARINDIRMA YÖNTEMLERİ
Sebze ve meyveleri pestisitlerden arındırmak için bazı basit yöntemler bulunur. 1 litre suya 5 yemek kaşığı karbonat ekilip iyice karıştırıldıktan sonra tüm sebze ve meyveler en az 20 dakika bekletilir; bu yöntem ürünlerdeki pestisitleri yaklaşık yüzde 90 oranında temizler. Sirkeli su veya limonlu su ile yıkamak ise pestisit miktarını yüzde 50-70 oranında azaltır.
ILIK SU PESTİSİTLERİN ÇÖZÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTIRIR
Kabuklu veya gözenekli yüzeye sahip ürünler (elma, üzüm, çilek gibi) daha fazla pestisit tutabilir; bu nedenle bu tür ürünler fırçalayarak yıkanması önerilir. Araştırmalar, ılık suyun pestisitlerin çözünürlüğünü artırdığını göstermektedir. Doğru yıkama teknikleri pestisit kalıntılarını azaltır, ancak tamamen arındırmak her zaman mümkün olmayabilir.
PESTİSİTLERİN SINIFLANDIRILMASI
Pestisitler kullanım amacına göre farklı türlere ayrılır:
- İnsektisit (böceklere karşı)
- Fungusit (mantarlara karşı)
- Bakterisit (bakterilere karşı)
- Rodentisit (kemirgenlere karşı)
- Akarisit (akarlara karşı)
- Algisit (alglere karşı)
İNSAN DOKULARI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Ticari pestisit formülasyonlarının insan dokuları üzerinde kesin kanıtlanmış olumsuz etkileri vardır. İn vitro (hücresel) çalışmalar, sinir hücreleri, plasenta hücreleri, DNA, erkek gametler, endokrin sistem, mitokondriyal ve enzim aktivitelerinde olumsuz etkiler göstermiştir.
PESTİSİTLERİN YOL AÇTIĞI SAĞLIK SORUNLARI
Vücuda alınan pestisitler, kanser gibi yaşamı tehdit eden hastalıkların yanı sıra; dermatit, endokrin bozukluklar, üreme bozuklukları, immünotoksisite, nörodavranışsal bozukluklar, astım ve konjenital defektler gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Tedavi edilmezse ölümcül olabilir ve yaşam kalitesini düşürebilir.
PESTİSİT MARUZİYETİ VE KANSER RİSKİ
Araştırmalar, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde pestisit maruziyeti ile kanser gelişimi arasında yakın ilişki olduğunu göstermektedir. İlgili kanserler arasında prostat, lösemi, Burkitt lenfoma, nöroblastom, Wilms tümörü, Hodgkin dışı lenfoma, yumuşak doku sarkomu, yumurtalık, akciğer, mide, kolon, mesane ve rektum kanserleri yer alır.
NÖROLOJİK ETKİLER
Pestisitler nörolojik sağlık üzerinde de etkili olabilir. Kolinerjik fonksiyon bozuklukları, Parkinson, Alzheimer, DEHB, anksiyete, depresyon, zeka geriliği ve gecikmiş zihinsel gelişim gibi bozukluklarla ilişkilidir. Örneğin, geniş spektrumlu herbisitlerden rotenon, Parkinson hastalığı riskini artırabilir. Organofosfatlı pestisitlerin Alzheimer gelişimi riskini artırdığı düşünülmektedir.
ÜREME VE HORMONAL ETKİLER
Glifosat gibi bazı pestisitler östrojen, testosteron ve progesteron gibi hormonları etkileyerek; sperm anormallikleri, düşük, erken doğum ve meme kanseri riskini artırabilir. Tiroid fonksiyonları ve tip II Diyabetes Mellitus ile ilişkili etkiler de gözlenmiştir.
GENETİK VE DOĞUMSAL ETKİLER
Pestisitlerin neden olduğu genetik hasarlar; DNA iplikçik hasarı, gen mutasyonları ve kromozomal sapmalar olarak sınıflandırılır. Bu genetik etkiler erken yaşlanma, kanserojenik etkiler ve doğumsal anomalilere yol açabilir. Glifosat ve benzeri pestisitler yarık dudak ve Down sendromu gibi malformasyonlarla ilişkilendirilmiştir.
SOLUNUM VE DERMO-SOLUNUM SEMPTOMLARI
Pestisitler püskürtülerek uygulandığından, özellikle tarım işçileri aerosollere doğrudan maruz kalır. Öksürük, faranjit, bronşit, astım, nefes darlığı, sinüzit, burun tahrişi, göz tahrişi, kaşıntı ve kontakt dermatit gibi semptomlar artabilir.
PESTİSİT NEDİR?
Pestisitler, tarımda bitkileri zararlılardan korumak için kullanılan kimyasal veya biyolojik maddelerdir. Tarımsal verimi artırırken bitki hastalıklarını kontrol eder, ancak meyve ve sebzelerde kalıntı bıraktığında insan sağlığı ve çevre için risk oluşturabilir.