Anayasa Mahkemesi, taşınmaz satışı sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini talebiyle doğrudan notere karşı dava açılabileceği ve zararı devletin ödemesi durumunda sözleşmeyi yapan notere rücu edebileceği düzenlemesini Anayasa'ya aykırı buldu. Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, taşınmaz satışında zararın tanzimi için artık noterlere dava açılamayacak.
CHP DÜZENLEMEYİ YARGIYA TAŞIDI
İptal süreci, CHP'nin 7413 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13'üncü maddesiyle 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 162'inci maddesine eklenen fıkraların Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmesiyle başladı. CHP’nin iptal isteminde; taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini talebiyle doğrudan notere karşı dava açılabilmesinin ve zararın devlet tarafından ödenmesi durumunda kusuru bulunmasa dahi bunun notere rücu edilmesinin eşitlik ilkesiyle çeliştiği belirtildi.
"ANCAK DEVLETE KARŞI DAVA AÇILABİLİR"
İptal başvurusunda, Anayasa'da kamu görevlilerinin ilgililere verdikleri zararların tazmini için ancak devlete karşı dava açılabileceğinin yer aldığı aktarıldı. Noterlere yönelik getirilen farklı düzenlemenin bu anayasal hükümle uyuşmadığı ifade edildi. İptal istemini görüşen AYM, "Taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesinden dolayı oluşan zarardan noterler de sorumludur. Bu zararın devlet tarafından ödenmesi halinde devlet, sözleşmeyi düzenleyen notere rücu eder." hükmünü iptal etti.
AYM: NOTERLER KAMU GÖREVLİSİDİR
Anayasa Mahkemesi’nin karar gerekçesinde, noterliğin bir kamu hizmeti, noterlerin de kamu görevlisi oldukları belirtildi. Bu kapsamda, noterler tarafından taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesi nedeniyle meydana gelen zararların, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken ortaya çıkan zararlar kapsamında olduğu vurgulandı. İptali istenen düzenlemenin, doğrudan noterler aleyhine dava açılmasına imkan tanıdığına işaret edilen kararda şu değerlendirme yapıldı:
"Resmi görevlilerin haksız işlemlerinden kaynaklanan zararın devletçe tazmin edileceğini ve kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken ilgililere verdikleri zararın tazmini talebiyle ancak idare aleyhine dava açılabileceğini öngören anayasal hükümlerle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır."
ANAYASA’NIN 40 VE 129. MADDELERİNE AYKIRILIK
Mahkeme, söz konusu düzenlemenin Anayasa'nın 40'ıncı ve 129'uncu maddelerine aykırı olduğunu saptadı. Karar uyarınca, taşınmaz satış sözleşmelerinden doğan tazminat taleplerinde vatandaşın muhatabı doğrudan noter değil, devlet olacak. Kararda, bu durumun anayasal bir zorunluluk olduğu ifade edildi.