Örgüt elebaşları ve yöneticileri hakkında davalar açılırken, özendirme ve kandırma yöntemiyle örgüte dahil edilen 18 yaşından küçük çocuklar, "suça sürüklenen çocuk" statüsünde ayrı dosyalarda soruşturuluyor. Söz konusu örgütlerin talimatlarıyla suça bulaşan veya henüz eyleme geçemeden yakalanan çocukların bazılarının savcılık dosyalarına yansıyan ifadeleri, çeteleşmenin ve sosyal medyadan doğan etkilerinin doğurduğu sonuçları da gözler önüne seriyor.
DEPREMDEN KAÇIP İSTANBUL'A GELDİ KENDİNİ ÇELİK YELEKLE MOTOSİKLETTE BULDU
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde evi hasar görünce iş bulma umuduyla İstanbul'a gelen Y.M. de örgütün ağına düşen çocuk şüphelilerden biri oldu. Üzerine çelik yelek giydirilip saldırıya gönderilen Y.M, motosiklet üzerindeyken polisin durdurması sonucu yakalandı.
Çocuk şüpheli Y.M. ifadesinde yaşadığı süreci tüm detaylarıyla şöyle anlattı:
"İstanbul'a gelmek için Gaziantep'te otogara gittim. Burada tanımadığım bir şahıs beni durdurdu, nereye gideceğimi sordu. 'İstanbul' deyince ve hemen gitmek istediğimi söyleyince beni otogarın dışına çıkarıp bilet kesmeden bir otobüse bindirdi. Bu şekilde İstanbul'a geldim. M.E, benim bulunduğum yere bir korsan taksi gönderdi. Taksi beni alıp Şirinevler'e götürdü. Evde başka şahıslar da vardı. Ertesi gün gece 01.00 sıralarında M. E'ye bir telefon geldi. O telefondan sonra evdekiler bir anda hareketlendi. M.E.'nin üzerinde silah görünce korktum. Sonra evdeki şahıslar iki tane çelik yelek getirdiler. Çelik yeleğin birisini M.E. giydi, diğerini bana verip giymemi söylediler. Ben de silah görüp korktuğum için itiraz etmeden giydim. Evden çıktık, aşağı indiğimizde bir araba ve motor geldi. Benim motoru sürmemi istediler, M.E. ile birlikte motora bindik. Polisler bizi yakaladı, M.E'nin beni nereye ve ne yapmak için götürdüğünü bilmiyorum. Gördüğüm silahtan korktuğum için bana söylenilenleri yaptım."
"ANNENİN TEDAVİ MASRAFLARINI KARŞILARIZ" VAADİ
Van'da yaşayan, kanser hastası annesinin tedavi masraflarının karşılanacağı vaadiyle kandırılan SSÇ A.E. ise ifadesinde çaresizliğinin nasıl kullanıldığını beyan etti:
"Biz yakalanmadan saatler önce ....... (isim) benimle WhatsApp üzerinden iletişim kurdu. Bana göndermiş olduğu fotoğraftaki mavi hırkalı çocuğu öldürmemi istedi. Ben ilk başta bunu reddettim ancak beni annemle tehdit edince kabul etmek zorunda kaldım. Bu örgüt bünyesine girdiğim için pişmanım. Yakalandığımda kimseye zarar veremeyeceğim için mutlu oldum."
Benzer bir durumdaki, suç işlediğinde 16 yaşında olan D.O. da ifadesinde, annesinin hasta ve maddi durumlarının kötü olduğunu bilen örgüt yöneticilerinin teklifiyle "joker" olarak örgüte katıldığını, eline silah verilip gönderildiği konumlara saldırılar düzenlediklerini, polis baskınıyla yakalandığını aktardı.
KURYE OLARAK ÇALIŞIRKEN "ZENGİN İŞ ADAMININ AYAĞINA SIK" TEKLİFİ GELDİ
Kurye olarak geçimini sürdürürken örgüte girip silahlı saldırılara katılan U.M. ise ifadesinde, kendisine sunulan vaatleri şöyle kaydetti:
"A... kendisinin söylediği iş yerlerine ve şahıslara yönelik ateş etme eylemlerini gerçekleştirirsek bizi yurt dışında yanına alacağını, ailemize para yardımı yapacağını, bize son model telefonlar alacağını söylüyordu. A, 'Çok zengin bir iş adamına yönelik bir eylem yapılması gerektiğini, bu eylemin gerçekleşmesi neticesinde büyük bir para kazanacağımızı' söyledi. Sadece bu şahsın ayağına ateş etmemiz gerektiği söylendi. 'Ayağına atarsanız 50-60 milyon lira paramız gelecek.' dedi. Vermiş olduğum bilgiler, bu örgütün bitmesi amacıyla vermiş olduğum beyanlardır. Yaşanan olaylardan dolayı pişmanlığımı dile getirmek istiyorum. Bu şahıslarla birlikte bir daha yan yana gelmek istemiyorum."
"DİZİDE OYNAMAK İSTEDİM, BANA GERÇEĞİNİ YAŞATTILAR"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Bürosu tarafından "Daltonlar" suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 18 yaşından küçük şüpheliler hakkında hazırlanan iddianamede, 3 şüphelinin TikTok adlı sosyal medya uygulamasındaki yazışmaları örgütün yapısını gözler önüne serdi:
- H: Gel gidelim yanlarına altımıza MT07, bir de Glock 19 versinler.
- D: Veriyorlar zaten, gidelim mi?
- H: Gidelim, bir tane ünlü adamı vuracağız. Kişi başı 600 bin lira. Motosiklet, silah, çelik yelek verecekler bize.
- S: Çok dikkatli ol, ne zaman vuracaksınız?
- H: Bilmiyorum da kesin haberlere çıkarız, yüzümün gözükmemesi lazım. Beni öldürürler yoksa o zengin adam da tetikçi falan tutar.
- S: Ya hapse girersen?
- H: Yok kanka. Adam 'Öyle bir şey olduğu anda Amerika'ya götürürüz seni' dedi. Zaten her gün görüntülü görüşüyoruz adamla. Bir de lakap taktılar bana.
- S: Senin annenler bilse ne yaparlar?
- H: Ben şey dedim adama. 'Abi beni Sokağın Çocukları'na soksana, dizide oynayayım. Adam diyor ki 'Sana onun gerçeğini yaşatacağım.'
- H: Sana da bir şey alırız parayı alınca. Annemlere veremem ki o parayı, diyecekler nerden getirdin. Zaten şüphelenirler.
Bir başka çocuk şüpheli ise suçsuz olduğunu belirterek, "Özentilikten yanlış insanların yanında bulundum. İyi ki polis abiler bizi yanlarına aldılar. Eğleneceğim bir arkadaş ortamı yaratmak istedim. Ayrı bir eve çıkıp kendi ayaklarımın üzerinde durmak istemiştim. Annemin babamın sözünden çıkmayacağım. Arkadaş ortamımı değiştireceğim. Bir daha sosyal medya dahi kullanmayacağım." ifadeleriyle pişman olduğunu kaydetti.
MOBİL OYUN ÜZERİNDEN "İŞ VE BARINMA" TUZAĞI
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, "Casperlar" silahlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 18 yaşından küçük 68 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede de gençlerin ağa düşürülme yöntemleri aktarıldı.
Şüpheli B.K.'nın ifadesinde, Şubat 2025 tarihinde Muğla'dan İstanbul'a otobüsle geldiğini anlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Benim amacım burada işe girmekti. Benim burada tanıdığım kimse yoktur. Online oynanan 'Mobil Legend' isimli bir oyun üzerinden tanıştığım, kendisini Burak olarak tanıtan bir kişi beni davet etti, 'Burada iş bulabilirsin.' dedi. Ayrıca bana barınma imkanı da sağlayacaktı. Burak isimli şahısla yüz yüze hiç görüşmedim, bir kez görüntülü olmak üzere birkaç kez telefonla görüştüm."
ŞANTAJ YÖNTEMİ: VİDEOYU POLİSE VERİRİZ
Küçükçekmece'de iki farklı iş yerinin kurşunlanmasına yönelik eylemlerine ilişkin ifadesi bulunan 16 yaşındaki A.G., arkadaşının kendisini örgüt üyelerinden biriyle tanıştırdığını, bunun sebebinin motosikleti çok iyi kullanması olduğunu anlattı.
Şüpheli A.G. ifadesinde, kullandığı motosikletin arkasında bulunan şahsın iş yerini kurşunladığından olay sırasında haberi olmadığını, olayın ardından evine döndüğünü söyledi. Kurşunlama eylemi sırasında bilgisi dışında kaska kamera yerleştirildiğini belirten A.G., bu kameradaki görüntülerde kendi sesinin ve yüzünün net bir şekilde görüldüğünü, olay sonrası yapılan bir görüntülü görüşmede söz konusu video kaydının kendisine izletildiğini, bu görüntülerin polise verilmesi halinde cezaevine gireceği söylenerek tehdit edildiğini belirtti.
Şüpheli A.G. iddianamede yer alan ifadesinde şunları belirtti:
"Kurşunlama olayıyla alakam olmamasına rağmen beni bununla tehdit ettiler. Video kaydını polise vermeme karşılığında 2025 yılında 2 iş yerini kurşunlamam gerektiğini bana söylediler. Ben de sonrasında durumu açıklayabileceğimi düşünerek kabul ettim. Yine Darıca'dan arkadaşım D.İ'ye durumu anlattım. Bana yardımcı olmasını istedim. D.İ. kabul etti. Olay günü her iki iş yerinin önüne D.İ. ve ben motosikletle gittik. Motosikleti D.İ. sürdü. Ben, her iki iş yerini de kurşunladım. Bu eylemleri tehdit edildiğim için yaptım. Eylemlerde kullanmış olduğum silahı bana Y.T. verdi. Benim 'Casperler' olarak bilinen örgütle herhangi bir bağım yoktur. 2025 tarihinde gerçekleşen olayları tehdit edildiğim için gerçekleştirdim. Diğer iki olayda da bulunmama rağmen işlenmiş olan eylemlere iştirakim söz konusu değildir. Bilmeden bulundum."
İddianamede yer alan A.G'nin dijital materyallerinin incelemesinde, telefonundaki sosyal medya uygulamaları üzerinden "Hamuş" kod adlı İsmail Atız isimli örgüt elebaşı ve yöneticileriyle görüntülü, yazılı görüşmeler yaptığı belirlendi. 16 yaşındaki A.G'nin bu eylemler için talimat aldığı, müşteki S.Ç.'nin ikamet adresinin kendisine gönderildiği, önceki eylemlerde müştekilere gözdağı ve tehdit amaçlı gönderilen fişeklerle birlikte "CASPER" yazılı uzun namlulu ve roketatarlı bir görselin de görüldüğü tespiti de iddianamede yer aldı.
GERİ DÖNMEK İSTEYENLERE TEHDİT
Örgüt, içine çektiği çocukların ayrılmasına da izin vermiyor. Suç işlediği tarihte 17 yaşında olan S.E. ifadesinde, Mersin'de yaşarken "Paraya ihtiyacın olduğunu duydum. Boş bir mekana sıkacaksın." denilerek İstanbul'a çağrıldığını, bir eve yerleştirildiğini, gece yarısı da motosikletle gittikleri bir işyerine 4-5 el ateş ettiğini anlattı. S.E, sonrasında memleketine dönmek istediğini söyleyince de örgüt tarafından "Seni polise veririz." ifadesiyle tehdit edildiğini, sonra başka bir yeri kurşunladığını beyan etti.
Bahçelievler'de, 2024 tarihinde gerçekleştirilen silahlı tehdit olayına ilişkin ifadesi alınan A.I. da soy ismini bilmediği Emir isimli birinin para karşılığında kendisine silah temin ederek saldırıyı gerçekleştirmesini istediğini aktardı. Bunu yapmaması halinde zarar vereceğinin kendisine söylendiğini beyan eden A.I, müştekiyi hedef almadığını, çelik kapıya ateş ettiğini ve pişman olduğunu söyledi.
"DAHA FAZLA SIKIN" TALİMATI VE EL BOMBASI
Bir arkadaşı aracılığıyla "Daltonlar" suç örgütüne dahil olduğunu belirten 18 yaşından küçük şüpheli Y.A. ise ifadesinde, örgütün bilet parasını ödemesi üzerine yaşadığı İzmir'den İstanbul'a geldiğini, daha sonra Esenyurt'ta bir siteye yerleştirildiğini anlattı.
Şüpheli Y.A'nın ifadesinden bazı satırbaşları şöyle sıralandı:
"Bir iş yerinin önüne geldik. Camı indirip E. Otomotiv isimli iş yerine doğru 9 el ateş ettim ve oradan ayrıldık. O, B.K.'yı aradı ve olayı anlattı, B.K. de 'Geri dönün 5-6 el daha ateş edin' dedi. Ben silaha 5 mermi daha koydum, iş yerinin önüne geldik. Okan, bu kez silahı alıp E. Otomotiv'e ve park halindeki tırlara doğru 5 el ateş etti, oradan ayrıldık. B.K. 'Size bir konum daha atacağım. Oraya da gidin ateş edin. İş yerinin adı A. Oto Ekspertiz.' dedi. Attığı konum üzerine Esenyurt'ta A. Ekspertiz isimli iş yerine elimizde kalan 6 mermiyi de kullanarak tabancayla ateş ettim. Olaydan sonra aracı aldığımız arsaya gidip bıraktık, ticari taksiye binip eve geri döndük."
Daha sonraki süreçte örgüt yöneticisinin talimatı üzerine başka bir adrese el bombası attığını itiraf eden, yakalanmasaydı eylemlerinden sonra yurt dışına çıkarılacağına inanan Y. A. ifadesinde pişman olduğunu beyan etti.