Bahis borcu için komşusunu katletmişti: Cani çift hakkında müebbet istemi!

Siirt'te iki çocuk annesi Gülhan Börülce'nin lojmanda öldürülmesine ilişkin iddianame tamamlandı. Yasa dışı bahis sitelerinde tüm mal varlığını kaybeden komşu çiftin, cinayeti aylar öncesinden tasarladığı ve cinayet sonrası olaya intihar süsü vermeye çalıştığı ortaya çıktı. Şükrü ve Fatma K. çifti hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca, 17 Aralık 2025'te Barış Mahallesi'ndeki lojmanda 39 yaşındaki iki çocuk annesi Gülhan Börülce'nin bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Tutuklu sanıklar komşu Şükrü (33) ve eşi Fatma K. (30) hakkında hazırlanan iddianame, Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, her iki sanık hakkında "tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme" ve "nitelikli yağma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 10'ar yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası isteniyor. Fatma K. hakkında ayrıca "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan da 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, dosyada adı geçen 4 şüpheli hakkında ise "kasten öldürme" suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildi.

YASA DIŞI BAHİS SARMALI

Olayın ardındaki temel nedenin yasa dışı bahis bağımlılığı olduğu, sanık Şükrü K.'nın cep telefonu incelemeleriyle belgelendi. İddianamede sanığın durumu şu ifadelerle yer aldı:

"Sanığın yasa dışı bahis siteleri üzerinden sürekli bahis oynadığı, cep telefonunda yapılan incelemede 100'den fazla yasa dışı bahis sitesinde hesabının olduğu tespit edilmiştir. Bu hesaplar üzerinden yasa dışı bahis oynayarak büyük miktarlarda para kaybettiği ancak her seferinde bahis oynamaya devam ettiği anlaşılmıştır. Sanık ifadesinde 'Şu an olsa yine oynarım' şeklinde beyanda bulunarak bağımlılığının boyutunu ortaya koymuştur. Sanık bağımlılığı sebebiyle tüm maaşını ve mal varlığını bahiste kaybetmiş, borçlarını ödeyemediği için alacaklılar tarafından hem kendisi hem de eşi Fatma K. borçların ödenmesi hususunda sıkıştırılmıştır. Bu sebeple sanık eşi Fatma K. ile borcu yüzünden sürekli tartıştıkları telefonlarında yapılan incelemede mesajlarına da yansımıştır."

AYLAR SÜREN PLAN VE 'CANAVARCA HİSLE' CİNAYET

İddianamede, Şükrü K.'nın yaşadığı ekonomik sıkıntıdan kurtulmak amacıyla olay tarihinden aylar önce maktulü öldürmeyi ve kolundaki altınları ele geçirmeyi düşünmeye başladığı belirtildi. Savcılık tespitlerini şu şekilde aktardı:

"Sanığa ait cep telefonunda yapılan incelemede farklı tarihlerde maktule ait ikamet kapısının fotoğrafını çektiği tespit edildi. Sanık, maktule karşı gerçekleştireceği eylemi uzun süredir kafasında kurgulamış, cinayeti nasıl işleyeceğini tasarlamıştır. Eylemini gerçekleştirmek maksadıyla olay günü saat 08.30 sıralarında ikametinde bulunan yeşil-haki renkli eldivenleri eline geçirmiştir. Ardından eşi Fatma K. ile evden ayrılarak, maktulün ikametinin önüne gelmişlerdir. Fatma K., maktulün kapısını çalmış, maktul kapıyı açtığı anda Şükrü K. içeriye girerek maktule saldırmış, boğuşmaya başlamıştır. Maktul uzun bir süre direnmeye çalışmıştır."

Metinde, Şükrü K.'nın daha sonra mutfağa gidip bıçağı alarak salona döndüğü belirtilerek eylemin boyutu şu sözlerle değerlendirildi:

"Sanık bıçağı canavarca hisle saplamıştır. Maktul aldığı ağır darbeler neticesinde ölmüştür. Sanık bu eylemi ile 'kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme' suçunu işlemiştir. Ölmesi üzerine sanık maktulün kolundaki 7 bileziği almıştır. Sanık, maktulün altınlarını almak, menfaat temin etmek maksadıyla öldürdüğünden 'yağma' suçunu da işlemiştir."

İNTİHAR SÜSÜ, FONDÖTEN VE KUYUMCU DETAYI

Cinayetin ardından delillerin karartılmasına yönelik hamleler de dosyaya girdi. Sanık Fatma K.'nın kapının kırılması için çevredekileri yönlendirdiği ve "Sorumluluğu ben alıyorum, kırın" dediği belirtildi. İddianamenin sonuç kısmında şu tespitler yapıldı:

"Sanık Fatma K.'nın eve girdiği ilk anda olayın intihar olduğuna dair beyanı üzerine soruşturma başlangıcında ilk ihbarın 'intihar' olarak bildirilmiş, soruşturmaya dahi bu minvalde başlanılmıştır. Sanığın olay günü maktulün mutfağına girmediğini beyan ettiği görülmüş ise de düzenlenen uzmanlık raporunda, mutfaktaki cam bardak üzerinde, maktul ve sanık çifte ait genotiplerin karışık şekilde bulunduğu tespit edilmiştir. Sanık Fatma K.'nın savunması bu haliyle elde edilen delillerle açıkça çelişmiştir. Sanık, bu hususu bir gün önce maktule ait eve misafirliğe geldiğini ve bu nedenle bardaklarda DNA'sının kalmış olabileceğini belirterek savunsa da olay yeri inceleme ekiplerince yapılan çalışmada ve olay günü yapılan keşifte maktulün evinde kirli bulaşık bulunmadığı, tüm bardakların yıkanmış ve dolaplar içerisine yerleştirilmiş vaziyette olduğu tespit edilmiştir. Sanığın savunmalarına, suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle itibar edilmemiştir. Sanık Fatma K.'nın eşi Şükrü K.'nın eylemlerine iştirak iradesi kapsamında katıldığı ve 'kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme', 'birden fazla kişi ile birlikte konutta silahla yağma' suçlarını işlediği, olay sonrası olay mahallini kasten bozmaya yönelik hareketlerde bulunmak suretiyle 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçunu işlediği tespit edilmiştir. Her iki sanık hakkında dava açmaya yeterli delil bulunduğu anlaşılmıştır. Yargılanmalarının yapılarak, sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları kamu adına talep ve iddia olunur."

Sanık Şükrü K.'nın maktulü kasten öldürdüğüne dair açık ikrarının bulunduğu vurgulanan dosyada, cinayet sonrası hareketleri kameralarla tespit edildi:

"Sanık Şükrü K., yapılan kamera araştırmasında saat 08.55 sıralarında ikamet ettiği apartmandan ayrılmıştır. Görev yaptığı iş yerine geç kalmıştır. Saat 09.10 sıralarında iş yerine gelmiş ve akabinde aynı gün saat 12.00 sıralarında aracını Mizbah Çalapçıkay Caddesi'nde halka açık olan otopark olarak kullanılan boş araziye park etmiştir. Güres Caddesi'nden yürüyerek saat 12.11 sıralarında bir kuyumcuya girmiş, montunun iç cebinden çıkardığı patiği eline almış, patik içerisinden çıkardığı 3 altın bileziği kuyumcuda bozdurmuştur. Sanık, kuyumcudan banka hesabına 163 bin 650 lira alarak, saat 12.15 sıralarında kuyumcudan ayrılmıştır."

Ayrıca, yer gösterme işleminde sanığa ait araçta yapılan aramada, maktul ile boğuştuğu esnada yüzünde oluşan sıyrık izini kapatmak için satın aldığı fondötenin gizli bölmede bulunduğu belirlendi. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü raporunda sanığın olay günü giydiği kıyafetlerde maktule ait DNA'ya rastlandığı; otopsi tutanağında ise Gülhan Börülce'nin ölüm sebebinin kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç-dış kanama olduğu kaydedildi.

"ADALETİN TECELLİ EDECEĞİNE İNANCIMIZ SON DERECE YÜKSEKTİR"

Hukukçular Derneği Siirt İl Temsilcisi Avukat Diyaeddin Temiz, kentte yaşanan olaya ilişkin iddianame sürecini değerlendirdi. Elim olaydan üzüntü duyduklarını belirten Temiz, şunları kaydetti:

"Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının iddianameyi 79 gün gibi kısa bir sürede tamamlayıp mahkemeye sunması iddia makamının soruşturmayı etkin, hızlı ve kollukla koordineli bir şekilde yürüttüğünü net bir şekilde göstermektedir. Mahkemenin de iddianameyi incelemesi sonrasında herhangi bir eksiklik bulmadan kabul etmesi atılı suçun delil ikamesi ve olay örgüsünün iddianamede yeterli görüldüğünü göstermektedir. Atılı eylemde 2 sanık bulunmaktadır. Soruşturma aşaması şu aşamada bitmiş oluyor. Bundan sonraki aşamada savunma makamının ve mahkemenin daha aktif öne çıkabileceği bir sürece giriyoruz. İddianamede yer alan tanık beyanları, somut deliller ve şüpheli beyanları birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin önünde değerlendirmeyi sağlıklı yapabileceği, delilleri tartışabileceği bir dosya görüyoruz. Dosyanın yargılama aşamasının soruşturma aşamasında olduğu gibi etkin, hızlı ve adil yürütülmesi için her türlü koşulun mevcut olduğunu çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz. Dosyada mahkemenin kovuşturma aşamasında işini kolaylaştırabilecek nitelikte ve yeterlilikte deliller mevcut olduğundan dolayı burada özellikle savunma makamının savunmalarıyla beraber dosya kanaatimizce hızlı ve etkin bir şekilde karara bağlanacaktır. Burada adaletin tecelli edeceğine inancımız son derece yüksektir."

17 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen olayda, ekiplerin ihbarı üzerine lojmandaki dairesinde bıçaklanmış halde ölü bulunan Gülhan Börülce'nin cenazesi Ankara'da toprağa verilmişti. Soruşturma sürecinde komşu çift tutuklanırken, Şükrü K.'nın maktulden çaldığı bileziklerden 3'ünü Lise Caddesi'ndeki bir kuyumcuda sattığı anların güvenlik kamerası görüntüleri olayın çözülmesinde kilit rol oynamıştı. (AA)

Türkiye Haberleri