Toplum Çalışmaları Enstitüsü, Türkiye’de hukuk eğitiminin mevcut durumu ve avukatlık mesleğinin geleceğine dair dikkat çekici tespitler içeren “Hukuk Fakülteleri Raporu”nu yayımladı. Rapor, son 25 yılda hukuk fakültelerinin sayısındaki hızlı artışın, eğitim kalitesi ve mesleki istihdam üzerinde ciddi baskı yarattığı ortaya koydu.
AVUKAT SAYISINDA REKOR ARTIŞ!
Rapora göre Türkiye’de hukuk fakültelerinin sayısı yüze yaklaşırken, mevcut 89 fakültenin 67’si son 25 yılda kuruldu. Fakültelerin 50’si devlet, 39’u vakıf üniversiteleri bünyesinde bulunuyor. Bu hızlı artış öğrenci sayısına da yansıdı; son 10 yılda hukuk öğrencisi sayısı yüzde 35 arttı. Son dönemde kontenjanlar yüzde 34’ün üzerinde azaltılsa da düşüşün devlet üniversitelerinde daha sert, vakıf üniversitelerinde sınırlı kalması, hukuk eğitiminin giderek “ücretli hale geldiği” tartışmalarını güçlendirdi.
Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri avukat sayısındaki hızlı yükseliş oldu. Türkiye’de 1998 yılında 36 bin olan avukat sayısı, 2024 itibarıyla 199 bini aşarak 26 yılda yaklaşık beş katına çıktı. Avukat başına düşen nüfus ise son 15 yılda bin 95 kişiden 430 kişiye geriledi ve bu oran Avrupa ortalamasının altına indi.
Avrupa ülkeleriyle yapılan karşılaştırmada Türkiye, avukat başına düşen nüfus bakımından Portekiz ve İspanya’nın ardından üçüncü sırada yer aldı. İncelenen 12 ülkede avukat başına düşen nüfus ortalaması 679 iken, Türkiye’de bu rakam 430 olarak kaydedildi.
İŞSİZLİK ONLARIN DA KAPISINI ÇALACAK
Raporda mezun sayısındaki artış nedeniyle istihdam sorunlarının ortaya çıkacağı vurgulanırken eğitim kalitesindeki azalmaya da dikkat çekildi. Fakültelerdeki öğretim üyesi sayısındaki artışa rağmen fakülteler arasında belirgin bir dengesizlik bulunduğu vurgulandı.
Türkiye genelindeki 86 hukuk fakültesinde toplam 586 profesör görev yaparken, profesörlerin yüzde 41’inin yalnızca 10 köklü fakültede toplandığı belirtildi. Beş hukuk fakültesinde hiç profesör bulunmadığı, dokuz fakültede ise yalnızca bir profesörün görev yaptığı tespit edildi.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, raporun sonuç bölümünde hukuk eğitiminde nicelik yerine kaliteyi önceleyen yeni politikalara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Öneriler arasında, hukuk fakülteleri için belirlenen tercih barajının kademeli olarak 50 bine çekilmesi, kontenjan azaltma politikasına vakıf üniversitelerinin de eşit şekilde dâhil edilmesi ve akademik kadrolara ilişkin asgari standartların belirlenmesi yer aldı.
Raporda ayrıca, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) sonuçlarının eğitim kalitesindeki farkları ortaya koyduğu belirtilerek, devlet üniversiteleri mezunlarının başarı oranının yüzde 47,28, vakıf üniversitesi mezunlarının ise yüzde 30,07 olduğu hatırlatıldı. HMGS’nin, ölçme ve değerlendirme ilkelerine uygun biçimde sürdürülmesinin orta ve uzun vadede olumlu sonuçlar doğuracağı değerlendirmesi yapıldı.