Belgeselin fragmanında, gökkuşağı renkli hortumu olan bir filin, içinde çocuk oyuncaklarının bulunduğu camdan bir evi yıktığı görüntüler yer alıyor. Görüntülere eşlik eden "Duyuyor musunuz? Bunlar faşizmin ayak sesleri" ifadesi dikkat çekerken, TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı da yapımı "Aile kurumuna savaş açan bir ideolojik kuşatmanın ifşası" olarak tanımladı.
ANKARA BAROSU'NDAN TEPKİ
Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi Üyesi Avukat İdil Arslanbaş, TRT’yi eleştirdi. Arslanbaş, kamu kaynaklarının hukuka aykırı şekilde kullanıldığını belirterek, bu durumun halkın bir kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik unsurları içerdiğini savundu. Arslanbaş, "Son yıllarda gündeme gelen LGBTİ+ karşıtı anayasa değişikliği ve yasa tasarıları önerilerinden toplumsal tepki sonucu vazgeçilse de kamu kurumları kamu kaynaklarını hukuka aykırı şekilde kullanarak toplumu halkın cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet karakteristiği bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimi olan LGBTİ+lar aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik eden faaliyetlerde bulunmaktadır. Örneğin, bu kapsamda 2024 yılında TRT World tarafından hazırlanan 'Cinsiyet İdeolojisinin karanlık yüzü: Gerçek Renkler' isimli belgesel LGBTİ+ karşıtı bir içerik taşımaktadır. Bu yayınları denetlemesi beklenen RTÜK ise yetkisini genişleterek dijital platformlarda yayınlanan LGBTİ+ temalı içerikler hakkında yaptırımlar uygulamaktadır. Üstelik 2022 ve 2023 yıllarında LGBTİ+ karşıtı yürüyüşe yönelik çağrı bizzat RTÜK tarafından kamu spotu olarak yayınlanmıştır" dedi.
YAYIN İLKELERİ VE EŞİT YURTTAŞLIK YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Avukat Murat Karaçor ise TRT’nin anayasal tarafsızlık şartına dikkat çekti. Anayasa’nın 133. maddesi ve TRT Kanunu’nun yayın esaslarını hatırlatan Karaçor, "Tabii isimli platform tarafından hazırlanan ve fragmanında LGBTİ+’ları aileyi parçalayan bir faşizm olarak gösteren belgeselin Anayasa Madde 133’te yer alan TRT açısından yayınların tarafsızlığı şartına ve 2954 sayılı TRT Kanunu’nun 5’inci maddesinde sayılan 'Kişilerin özel hayatlarına, şeref ve haysiyetlerine saygılı olmak', 'Haberlerin toplanması, seçilmesi ve yayınlanmasında tarafsızlık, doğruluk', 'tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak' şeklindeki yayın esaslarına aykırılık teşkil etmesinden endişe etmekteyiz. Yine bu yaklaşım, ötekileştirmeyi önlemeye yönelik ceza hükümlerinin unsurlarını da içermektedir.
Kamu kurumlarına Anayasa madde 10 ve 17, Anayasa Mahkemesi ve yüksek yargı organları kararlar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM kararları, uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve normları gereğince ortaya çıkan LGBTİ+’lara insan onuruna ve insan haklarına sahip eşit yurttaşlar olarak davranma yükümlülüğünü hatırlatarak sürecin takipçisi olacağımızı duyuruyoruz" dedi.