ALİMDER ve yöneticileri hakkında suç duyurusu: AKP iktidarı bu tarikat evine her türlü desteği sunmuştur

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Antalya tarikat yurdunda yaşanan cinayeti yargıya taşıdı. Halktv.com.tr’ye konuşan avukat Doğan Zafer Çıngı, “Ülkemizdeki her bir gencin arkasında duracağız. Onları tarikat evlerine, cemaat yurtlarına mahkûm etmeyeceğiz” dedi.

7 Aralık'ta Antalya Kepez’de, Antalya İlim ve Kültür Derneği’ne (Alim Derneği) ait öğrenci yurdunda yaşanan cinayette Üniversite Öğrencisi Mehmet Sami Tuğrul'un yurdun aşçısı İhsan Güney tarafından katledilmesinin ardından Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları olayın araştırılması ve sorumluların yargılanması için savcılığa suç duyurusunda bulundu.


5 isme suç duyurusu

HKP avukatları, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya İlim ve Kültür Derneği Yöneticileri, Antalya Valisi Ersin Yazıcı ve yurtlardan sorumlu Vali Yardımcısı hakkında, “Görevi kötüye kullanma”, “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “Anayasa’nın 2. ve 24. maddesine aykırılık” suçlarını işlediklerini belirterek Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Dilekçede, halktv.com.tr’de yer alan “Kaçak tarikat yurdu cinayetinde dudak uçuklatan iddia: O bina emniyet müfettişine ait” başlıklı habere yer verildi.

“Bu dernek laikliğe ve cumhuriyete karşı açık faaliyet içindedir”

HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen dilekçede, “Bu vahşi cinayetin işlendiği derneği denetleme görevi, İçişleri Bakanlığına bağlı Antalya Valiliğindedir. Bu dernek yasal hiçbir dayanağı olmadığı halde yurt açmıştır ve bu yasa dışılığa şüpheli olarak belirtilen resmi görevlilerce göz yumulmuştur. Bu dernek Anayasal Düzene, Laikliğe ve Cumhuriyete karşı açık faaliyet içinde olmasına karşın, ses çıkarılmamıştır. Bu laiklik düşmanlığı ve ortaçağcı gerici düşünce yapısı o kadar tehlikelidir” denildi.


“AKP iktidarı gençlerimizi tarikatların eline bırakıyor”


Suç duyurusuna ilişkin halktv.com.tr’ye açıklama yapan HKP avukatı Doğan Zafer Çıngı, “7 Aralık günü çok acı bir haberle uyandık. Antalya İlim ve Kültür Derneği isimli Ortaçağcı gericilerin tarikat evinde yurdun aşçısı yurttaki bir gencin kafasını keserek katletti. Bu katliamını da ‘Deccal’i öldürdüm’ diyerek savundu” dedi.

“Derneğin yurt kurma izni yok”
Cinayetin işlendiği derneğin İçişleri Bakanlığı’na bağlı olduğunu belirten Çıngı, “Derneğin yasal olarak yurt kurma izni yok. Ancak bu yurdun yapımında Ortaçağcı gerici Erenköy Cemaati ve Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın çok büyük bir payı var ve zaten bu sayede de bu yurdu açabilmişlerdir. Yani ortada anlayacağımız şekilde öğrenci yurdu falan yok. Asıl amacı gençlerin kafasını zehirlemek, Ortaçağcı gerici ideolojilerle bütünleştirmek isteyen bir tarikat evi var, başka hiç bir şey yoktur” diye konuştu.


“AKP iktidarı bu tarikat evine her türlü desteği sunmuştur”

Çıngı, “Açıkça görüldüğü üzere AKP iktidarı bu tarikat evine başından sonuna kadar her türlü desteği sunmuştur. Bu desteğin sonunda da bir gencimizin kafası meczup bir Ortaçağcı gerici tarafından kesilerek katledilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Çıngı açıklamasının devamında şunları söyledi: “Halkın Kurtuluş Partisi olarak bu katliama sessiz kalmıyoruz. AKP iktidarı KYK yurtları yapması gerekirken, gençlerimizi Ortaçağcı gerici yurtların, tarikatların eline bırakıyor. Biz de bu suça karşı sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduk. Suç duyurumuzun takipçisi olacağız. Ülkemizdeki her bir gencin arkasında duracağız, onları tarikat evlerine, Cemaat yurtlarına mahkûm etmeyeceğiz.”

Türkiye Haberleri